Vatan Millet Samatya
Vatan Millet Samatya

Kitapyurdu Fiyatı: 178,68TL

Ürüne Git
34Yorum
Seray Şahiner kitapları , kafam dağılsın okuyup geçeyim tarzında yazılmış gibi görünen kolay okunan aynı zamanda derin ve ince anlamlar barındıran paragraflardan oluşuyor. Vatan,Millet ,Samatya'yı okurken Ayfer TUNÇ' un Dünya Ağrısı'ndaki gibi kasvet çöktü içime.Baskı,şiddet,cinsel tacizler... Yine de okuma serüveni sürsün istiyor elinizden bırakamıyorsunuz Karakterlerin çeşitliliği yine Ayfer Tunç 'un "Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kışa Tarihi kitabı'nı anımsattı bana . Düşündüren,sorgulatan, ülkemizin yakın tarihininin kısa panoramasını anne Melek,çocukluğu, ve kendi çocuğu İnci 'nin gözünden, duygularıyla aktarması etkileyiciydi. Büyük puntolarla sayfa doldurulmasını kağıt israfını ben de sevmiyorum ama bölüm geçişlerinde büyük boşluklar bırakılabilirdi.Hızlı geçişler zorladı ,kafa karışıklığına sebep oldu.
Etkileyici ve akıcı bir kitap ama bir Ülker Abla değil. Akış çok güzel ama arada bir boşluk kalmış gibi hissettim, daha tamamlanmış ve hatta mutlu bir son görmek istediğimden belki de.
Bu kez olmamış. Oysa Seray'ın kitaplarını çok severek okudum ama bu kitap kendini tekrar ediyor gibi. Sadece dille, somut gerçeklikle kotarılmak istenmiş ama olmamış. Edebi lezzet yok, kurgu yok. Yaşanılanı olduğu gibi anlatmış. Okura hissetme, hayal kurma, sahne oluşturma alanı bırakılmamış. Bitsin diye okuyorum.
Öteki kitaplarındaki tadı bulamadım
Genç, ödüllü bir yazarın, senaristin hayatından birçok iz ve kesit taşıyan eseri. Otobiyografik bile denebilir. Hayatının büyük bir kısmınının geçtiği Samatya.
yazarın okuduğum ilk kitabı, okumanızı tavsiye ederim
bayılıyorum yazarın diline… bu eseri de gayet güzel
Çok dokunaklı, çok sahici bir anlatım, büyük bir bağ kurdum kitapla. Ama hikâyesi neydi bilemiyorum. Nitekim herhangi bir yerde bitti kitap, bir başı olmadığı gibi bir sonu da yok. Üzücü.
Hayatın içinden karakterleri ve keskin gözlemleriyle dikkat çeken bir eser. Yazarın dili akıcı ve samimi, anlattığı hikâyeler gerçekçi ve yer yer sarsıcı. Kadınların toplum içindeki mücadelesi, mahalle kültürü ve sınıfsal sıkışmışlık gibi konular güçlü bir şekilde işlenmiş. Ancak, karakterlerin karmaşıklığı ve olay örgüsündeki ani geçişler beni zaman zaman zorladı. Bir hikâyeye tam adapte olmuşken farklı bir karakterin dünyasına girmek, bazı noktalarda akıştan kopmama neden oldu. Konular arasındaki hızlı değişimler, olayların içselleştirilmesini güçleştirse de Şahiner’in güçlü anlatımı ve mizahi dili bu durumu bir nebze dengeliyor. Bazı hikâyeler zihnimde yer etti ama bazıları tam anlamıyla oturmadan son buldu. Yine de toplumsal gerçekçiliğe ilgi duyanlar için okunmaya değer, düşündüren bir kitap.
Seray Şahiner in birçok kitabını okudum ancak bu kitabını bitirmekte çok zorlandım. Benzer konuları akıcı bir dille işlemiş. Bir şekilde akıyor ama konular herhangi bir sona bağlanmış değil. Bir eleştirim de yayinevine olacak. Basım stilini hiç beğenmedim. Sayfaya çok şey sığdırmak için sayfa düzenini okuru yoracak şekilde tasarlamislar.
2 yerde konuların ucu açık kalıyor, melek dedesinin tac,z,nden sonra ne oldu da böyle bir adama kaçtı ve hikayenin sonu. konular hep aynı çerçevede ilerliyor , sıkıldım okurken
Seray Şahiner’in daha önceden “Ülker Abla” ve “Antabus” kitaplarını da okuyup çok beğenmiştim. Ama bu bambaşka olmuş hem çok güldüm hem çok ağladım. İyi ki keşfettim dediğim bir yazar oldu…
seray şahinerin kalemini de kafasının icini de cok cok seviyorum
Kitap bir Anne Kızın iki dönem şeklinde hayat hikayesini anlatıyor.İlk dönemde Melek karakterinin çocukluğunu okuyoruz.Ailesinin sevgisizliği,ilgisizliği küçük benliğinde öfkeye dönüşen kimsesiz ruhunu mizahla karışık kendş ağzından dinliyoruz.Seray hanım aterkiyi, kadın sorunlarını çok güzel anlatıyor.İnsan ruhuna arkeolojik bir kazıntı yapıyor adeta.Psikolojik tahlillerini her zaman başarılı buluyorum tüm kitaplarını okumuş biri olarak.İkinci kısımda kızı İnci’nin hikayesi anlatılıyor.Kendi yaşadıklarını çocuğuna yaşatmak istemeyen daha bilinçli bir anne var bu sefer karşımızda.İnci’yke annesinin diyologları çok güzel.Dede evine döndüğünde yaşananlar başa sarıyor.Melek bu seferde işsiz kocasından yine çekiyor.Ataerkilliğe burada da bir atıf var.Tek eleştirim konuların hep aynı ataerki,alevilik,kadın sorunları çerçevesinde kalması.Daha farklı konular bekliyorum artık.İki kısımda da sonu çok açık kalmış eee ne oldu şimdi dedim.
1 2