Tozkoparan (Bir Selahaddin Eyyubi Romanı)
Tozkoparan (Bir Selahaddin Eyyubi Romanı)
35Yorum
masefov
Kitapkurdu
10.08.2007
Frankların değimiyle "Saladin" üzerine yazılmış kısa bir roman. Romanda Selahaddin Eyyubi'nin kayıp yüzüğünü bulan bir adamdan bahsediliyor. Adam tarihte kısa bir serüvene -çöl fırtınlararı arasında at koşturmuş o naif kahramana, Selahaddin Eyyübüye- yola çıkıyor. Kısa olması ve ansiklopedik bir tarih bilgisi -yüzeysel- sınırını aşamadığı için çok da ihtişamlı değil.
gok36
20.07.2007
Müthiş bir kitap değil. Mehmet Uzun'un kürtcülüğüne sahip çıkmasından başka bir özeeliği yok kitabın. Birbiriyle zorlama bir ilşiki kurulmaya çalışılan iki ayrı hikaye sırayla geliyor karşımıza.
Borzum
08.07.2007
Yazar iki hikayaeden oluşmuş biri Selahaddin Eyyubi diğeri ise Eric(Galiba bu kendisi oluyor yada başka birşey).Burada asıl eleştirim kitabın ilk kısmın "BİR SELAHADDİN EYYUBİ" romanı yazılması.Bu olmasa anlayışla karşılardım ama Selahaddin Eyyubi çok kısa geçilmiş ve detay verdiği kısımlar çok gereksiz.Ayrıca Selahaddinin İnsanlığından bahsediyor ama neredeyse Kudüsü alan başka Selahaddin mi acaba? sorusu akla geliyor.Eğer Roman için okunacaksa kısa geçilebilir ama Selahaddin Eyyubi hakkında bilgi için yanlış kitap olur.
sheherazade
Kitapkurdu
12.06.2007
kitap çok güzel diyemeyeceğim çünkü iki farklı hikaye anlatıyor bence ilk hikayeye gerek yoktu.sadece selahaddini anlatsa daha çok beğenirdim.yavuz bahadıroğlunun tüm kitapları çok güzel ve insanı sıkmıyor.bence bu kitabı alacağınıza yavuz bahadıroğlunun selahaddin eyyubi kitabını alın daha iyi.
jeanpardaillan
30.04.2007
Kitapta iki ayrı hikaye anlatılıyor.Bunlardan birisi norveçli bir yazarin kazandigi ödülle seyahate çıkmasi,yolculugun Lizbonda başlayıp Şam uzaması arada ingiltereye gitme olasılıgından sonra Norveçte son bulması.Dönüşte arkasında bıraktıgı ailesiyle yaşadığı beklemedik olaylar,yolculukta yaşadıgı aşk.Diğer hikayede ise S.Eyyubinin hayatndan bir özet anlatılıyor.Tarihe mal olmuş bu kahramanı ne kadar az tanıdıgınızı kitabı okurken anlıyorsunuz.Hayatı ile ilgili çok ilginç ve küçük notların aktarıldıgı sürükleyici bir roman.
Yazı dili çok temiz ve akıcı.Bir gecede kitabı okuyablirsiniz.Kitaptaki iki hikayenin parça parça birbiri ardına sıralanması kitaptan sıkılmanızı engelliyor.Yazarın ülkemize yabancı olmamasıda özel bir not.Okumanızı tavsıye ederim.S.Eyubinin hakkında çok şey ögrenirken yanında bonus olarak güzel bir hikayeye tanık oluyorsunuz.
Nuşirevan
24.11.2006
Yazar kitapta iki ayrı şahsın hikayesini anlatmış ve bu hikayelerin birbiriyle alakası yok. Ayrı ayrı iki kitap şeklinde yayınlasaydı daha başarılı olabilirdi. Selahaddin Eyyubi içinse bilinmeyen bir bilgi vermemiş anlatımı da mükemmel değil. Okunmasa da çok şey kaybedilmez.
corc
15.03.2006
biz tarihimizden bir haber yaşıyoruz.Yazar bizim tarihimizi bizden daha net algılayıp gerçekçi bir yönü ile kitap yazmış.Okunması ve düşünülmesi gereken bir kitap derim.Tavsiye ederim.Neden bizim yazarlarımız da tarihimizden doğru alıntılar yapan veya doğruları içeren kitaplar yazmıyorlar.Yabancıya karşıyızdır ama "yiğiti öldür, hakkını yeme" deyişini de unutmamalıyız.
bagercik
25.01.2006
Sadece Selahaddin Eyyubi için aldım ama içinde onun hayatına paralel olduğu iddia edilen başka bir öykü daha okudum.Hiç ilgisi yok,Norveçlinin hayatını bilmem ama Selahaddin'in hayatı böyle geçmemistir,buna eminim.Çok yavan anlatılmış,Hümanist yanı anlatılırken nerdeyse korkak biri gibi gösterilmiş.Olayların tarihsel sıralanışı arasında çok büyük boşluklar var,daha çok şey yazılabilirdi çok.Bu kadar bu bir kişiliği başka bir öyküyle birleştirmek için en az 700 sayfalık bir kitap olması gerekirdi.olumlu bir şey söylemek gerekirse Norveç gibi,ortadoğuya ve hatta dünyanın geri kalanına çok uzak bir ülkeden birinin bu konuya ilgi duyup kitap yazmasını ise tebrik etmek gerekir.Fakat yazarında şunu bilmesi gerekirki,tarihsel kişiliği çok büyük yaşamları konu alırken çok daha fazla araştırma ve veri toplamak gerekir,sadece kurgu yetmez.Birde bir şiir hoşuma gitti,hani sen bana benim olmayan eli ver,ben bakarım yüreğimin çaresine gibi biten...
ozgurb
02.11.2005
sinemaya gidip "cennetin krallığı" nı izlediyseniz size bir sürü ortak nokta bulacaksınız. eğer izlemediyseniz bir avrupalının araplara bu bakış tarzına şaşıracak; öncekilerden farklı bakan yorumlar ve araştırmalar yapabilen birileri olduğunu, müslüman toplum ve liderlerin övülebildiğini de göreceksiniz. eleştirim ise sanki sonu biraz aceleye gelmiş ve çabuk bitmiş. ama okunmaya değer bir kitap.
omerhayyam
22.10.2005
Isminden dolayi Selahaddin'in tüm yasamini güzel bir sekilde anlatan bir kitap sanmistim. Acikcasi hayal kirikligina ugradim. Tariq Ali'nin Selahaddinin Kitabi adli kitap ile karsilastirilmayacak kadar vasat kaliyor. Ayrica yazarin Selahaddin'in yasamindan haric anlattiklari yerler yani kendi hayati cok cabuk gelisiyor. Mesela Sam'a bir Kürt kizi ile röportaj yapmaya gelen Ingiliz bayan yazarin ilerde bu röportajdan bahsedilmiyor. Yine de okuyun :)
ahmetoral
18.10.2005
Bu aynı kitapta iki ayrı roman okuyor hissini daha önce de Patasana' da yaşamıştım.İkisi arasında kıyaslama yaparsam tercihim tabiiki Patasana olur.<br />Steen iki farklı kurgu işini bence biraz daha düşünmeli.Günümüzde geçen öyküye önce değinirsek vasat öteye geçemiyor derim.Selahaddin kısmına gelince olaya derin bir anlatım havası vermeye çalışmış ama yüzeyden taş sektiriyor gibi hissettirdi bana.<br />Ama bu kadar eleştiriden sonra bu çalışmanın pazarlamasını üstlenenleri de ayrıca tebrik etmek ve başarılarının devamını dilemek isterim.
websman
Kitapkurdu
16.10.2005
Steen bu kitabı ile de yaşamı ile de bizi tanıyan biri.Kitabı açtığınızda yakın türk arkadaşının önsözü ile karşılaşmanızla bu olguyu anlamaktasınız.
Kurtulamayan Kudüs hakkında çabalayan birilerinin olduğunu gösteren ve başarının yakın olabileceğini anlatan bir eser. Küçük nüfusu ve büyük edebiyatı ile norveç'ten çıkan bu Edebiyatçı gerçekten bizi bu kitabında iyi teşhis etmiş ve hikayesel anlatımıyla sürükleyiciliğini korumus...
Farklı bir gururu da farklı bir millete mensup olan bir şahsın bizim tarihimi araştırarak bir eser oluşturmasından kazandığımı söylemeden geçemeyeceğim. Cünkü geçmiş tarihimiz günümüze nice ışık tutucu örnekler saklıyor...
Ancak aklıma takılan bir hususu da sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim... bir kitabın gazetelerde boy boy reklamının çıkması; bu işin para için yapıldığı zannını, zhnimde oluşturma. Ama ne diyelim "Ekmek Parası"
swiss
27.09.2005
Yabancıların bizim tarihimizle ilgili yazdıkları bizde çok merak uyandırıyor. Bir kitapta Selahaddin adının geçmesi bile onu okumamız için yeterli olabiliyor. Buna bir de kitabın ustaca tanıtımı eklenince "Tozkoparan" bir an önce kavuşmamız gereken sevgiliye dönüşüyor.
Tarihi roman yazmak edebî birikimin yanında tarihî birikimi de gerektirir. Yazarın bu konuda ne kadar amatör kaldığını her okuyucu kolayca anlar. Kitapta Selahaddin hakkında okura ilk verilen mesaj onun kararsızlığı oluyor. Sonra korkaklığı, sonra da zayıflığı. Buna rağmen başarıları, tarihî bir gerçek olduğu için inkar edilemiyor. Bir yabancının bizi övmesini beklemiyoruz ama olayara biraz daha mantıklı yaklaşmak gerekmez mi? Ayrıca Norveçli yazarla Selahattin'in yaşamının tuhaf bir biçimde iç içe geçmesinden bahsediliyor. Burada gerçekten bir tuhaflık var. Yazar bunun için konuyu çok zorlamış ama ikisinin yaşamları arasında bana çok saçma gelen küçük bir olaydan başka bir şey yok. Bu arada kitabın tanıtım yazısını hazırlayanı tebrik ediyorum.
Sir Walter Scott... Bu İngiliz yazar, tarihi romanın babası olarak anılıyor. Onun Sultan Selahaddin'i konu alan "Selahaddin-i Eyyubi ve Arslan Yürekli Rişar" adlı eserini okumanızı tavsiye ederim.
Tozkoparan için vakit harcamaya değmez.
Taner Ural
26.09.2005
bence kitap yeterince duygusal konulara girip kişiyi sürükleyen yapısıyla okunabilecek bir kitap. gerçi ben çift tarflı öykü değilde tek boyutttan bir öyküyle karşılaşmayı bekliyordum ama yinede okunmaya değer. kitabı okuduktan sonra bazı olaylara adım atarken düşünmemiz gerektiğinin imajı yaratılmış. bu arada ilk defa norveçli bir yazarı okudum, hiç beklemediğim kadar bize yakınlarmış tavsiye ederim.
muallimnizam
Kitapkurdu
08.09.2005
merhaba sevgili kiştapsever arkadaşlar
selahaddin eyyubi geçenlere de yapılan filmde de hekesin gördüğü gibi tarihin en büyük komutanlarından biridir. affetmek büyüklüğün şanındandır düsturunu ilke edinmiş, bu büyük islam adamı islam adamı bu dünyadan ayrılırken bir adamına kefenini bir sopaya sararak sokaklara çıkmasını ve selahaddin vefat ediyor ve yanında görütdüğü sadece bu bezdir diye bağırtmıştır. evet böyle büyük bir insanın hayyatından hrkes kendinde bişerylar bulacaktır buna eminim. kitabı okumadım ama ilgimi çekti.
konusu ile okunmayı hak eden bir kitap ibi geliyor
hepinize mutluluklar dilerim
1 2