Nurettin Topçu, Anne-marie schimmel, Muhammed Hamidullah, Cinuçen Tanrıkorur gibi son yüzyılda Türkiye'nin fikir ve kültür dünyasına büyük katkılar sağlamış büyüklerin vefatlarından sonra kaleme aldığı parça parça yazıları büyük bir vefa duygusuyla bir araya getirip kitap haline getirmiş İsmail Kara. <br /><br />Okunmasını hararetle tavsiye ediyorum.
Gerçekten son dönemde okuduğum güzel kitaplardan biri.İsmail Kara Bey'e teşekkürler nice tanımadığımız ya da az tanıdığımız değerleri bize daha yakından tanıttığı için.
Ismail Kara, kitabin kendisi açisindan ne anlama geldigini su sözlerle anlatiyor: “Bu kitapta tesadüf edeceginiz zevat hakkinda hatira-deneme metinleri kaleme almanin benim için vazife diyebilecegim bir tarafi var. Onlar, kaderin sevkiyle tanidigim, bilgi ve görgü itibariyle istifade ettigim, dünya tasavvurlari hakkinda fikirler ve intibalar edindigim, bir ilmî ve fikrî çabanin nasil yürütülecegiyle alakali tutamaklar yakaladigim hayatimin tesadüfleri oldular. (…) Yapmak istedigim sey klasik manada bir hatirat yazmak degil. Yazdigim metinlerde her ne kadar belli kisiler etrafinda bir takim hadiseleri gevsek bir kronoloji içinde aktarmak olsa da birkaç neslin hangi bilgi dagarcigi, nasil bir hissiyat, ne tür bir Türkiye ve gelecek arzusu içinde yeserip serpildigini vermek benim için daha önemli ve öncelikidir. Çünkü o bilgi dağarcıği, o hissiyat ve gelecek tasavvuru içinde baskalari gibi ben de bir sekilde varim.''diyor. Bizlerde onu takdirle karşılıyor ve okunmaya değer buluyoruz.
Sözü Dilde Hayali Gözde" kitabı, son zamanlarda okuduğum en tatlı kitaplardan bir tanesi olmuştur. Genelde kitapları vasıtasıyla irtibatım olan, tanınmış büyüklerimiz ile adına bu kitap haricinde hiç rastlamadığım ve kendileri hakkında bu kitapta sunulan bilgiler kadar tanışıklık kurduğum zevatla sanki aynı mekanları, zamanları yaşamış gibi oldum. İsmail Kara Beyefendinin, kitapta bahsi geçen “İstanbul” Beyefendileri ve Hanımefendilerinin nezaketini, kitabın üslubuna naklettiğini, kitabın kendini okutur edasından anlıyorum. Kitapta bahse konu olan kişilerin incelikle bezenmiş ilişkilerinin veya onlara karşı gösterilen hürmet ve muhabbetin toplumumuzda artık müşahede edilmediği gerçeği karşısında, bu tür kitapların kültürel anlamda bir aktarım sağladığını ve bundan dolayı da önemli sayılması gerektiğini düşünüyorum. Günümüz Türkiye’sinin, içerisinde bulunduğum genç kuşağının maddi kaygılarla hayatlarını inşa ettiğini müşahede ederken, İsmail Kara Beyefendinin kitabın önsözündeki “ .. Beklide kendimi yeniden inşa edecektim.” sözüyle, kişilik inşasının gerçek mahiyetini bir kez daha fikretmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bir kitabı okurken, okumam için sunulan hadiseler karşısında bazen gülmek, bazen ağlayabilmek hissine kapılıyorsam, o kitapta anlatılan hadiselerin aslında benden hiç uzak olmadığını düşünüyorum. İşte bu kitap, benim, bizim, medeniyetimizin birbirinden ayrılmaz yanlarından hisseler muhteva ediyor. Devamı, hususi tesadüflerin umumi hisselere dönüştüğü bu kitabın sayfaları arasında…… İyi okumalar.