17 Haziran
17 Haziran

Kitapyurdu Fiyatı: 216,00TL

Ürüne Git
69Yorum
Gündüz Rüyası
Kaşif
Bir günü, sıradanlıktan uzaklaştıran faktör ya da faktörler neler olabilir? Bir çocuk düşünün, çocukluğunu hatırlamıyor ancak çocukluğunun geçtiği yerlerin kokusunu, seslerini en ince ayrıntısına kadar betimleyebiliyor. Bir telefon yalnızca bir telefon mudur? Yazar, okurlarına öyle güzel psikanalitik ipuçları bırakmış ki hiçbir nesne boşuna değil, geçmişe gidip geldiği çocukluğu ile konuştuğu telefon başta olmak üzere. Karakterin mesleği, ilişki dünyası, hayatındaki insanlarla iletişimi… Hepsinin olağan bir günü sıradanlıktan uzaklaştıran faktörün sonucu olduğunu ve satır aralarına ilmek ilmek işlendiğini takip etmek büyük bir haz verdi. 17 Haziran bazıları için öylesine bir gün belki doğum günü, belki doğum gününden bir sonraki gün… Bazılarına göreyse takılı kalınan bir şeyin yıllarca uzantısı, dönüp dolaşılan ama asla uzaklaşılamayan bir anın başlangıcı.
bmk1203
Kaşif
kimileri için sıradan bir cümle bazıları için travmaların tetikleyicisi olabilir...Bazen zihnimiz bize oyunlar oynar.Unutmak ve yaşanmamış saymak istediğimiz şeylerin üzerini örter.ama öyle anlar vardır ki tek bir cümle ile o örtüler kalkabilir.Etkileyici...
1ülkü
Kaşif
sonunu böyle düşünmemiştim sonuna kadar gizemini koruyan bir kitap
1kahve1okur
Kitapkurdu
Kitabın ana karakteri Vidar, orta yaşlı bir öğretmendir. Okulda yaşadığı bir olay nedeniyle hayatı normal akışından sapmışken evinde eski aile eşyaları içerisinde ailesiyle yazlarını geçirdiği eski yazlıklarına ait numarayı bulur ve çevirir. Geçmişi ile konuşmaya başlar. Her defasında fark eder ki onun hayatında yer edinmiş 17 Haziran 1986 gününü aramaktadır. “O gün ne olmuştur?” bunun izni sürmeye başlar. Anlatı, aslında bir zaman yolculuğundan ziyade travmaların insan zihninde nasıl bir yeri olduğunu ve bugünkü davranışlarınıza olan etkileri üzerinde durmaktadır.
Songül  Kızılay
Kitapkurdu
iyi kitap ama sonu sıradan
Nilüfer Aydın
Üstat
17 Haziran, daha ilk sayfalardan itibaren merak duygusunu canlı tutan, kurgusu ve atmosferiyle beni içine çeken bir kitaptı. Olayların ilerleyişindeki incelik ve parçaların zamanla birbirine bağlanması oldukça başarılıydı. Sadece sürükleyici bir hikâye okumadım; karakterlerin seçimleri ve olayların ardındaki nedenler üzerine de düşündüm. Akıcı anlatımı sayesinde kısa sürede biten ama etkisi kolay geçmeyen kitaplardan biri oldu. Uzun zamandır okurken bu kadar keyif aldığım kitaplardan biriydi.
Birgul Akdag
Kitapkurdu
Çocukken geçirilmiş travmaların içimizde bir yerde saklı kalsada,yaşamın bir yerinde çıkacağını gösteren bir kitap
Nur Kaya
Kaşif
Yazar ile tanışma kitabım oldu yorumları okudum birçok kişi çok geçmediğini yazmış. Benim açımdan böyle olmadı Vidar’ın bugünkü halini okurken okulda bir çocuğu darp etmekle suçlandığını görüyoruz bir yandan kolilerde bulduğu eski yazlıklarının numarasını her aradığında şahit olduğu o günü 17 haziranı. Bu iki olay o kadar güzel bağlanıyor ki. Kitap altı çizilecek cümlelere eşlik etmiyor öylesine sade yazılmış ki bir günde okudum ama olayın sadece cümleler olmadığını sade bir anlatımla ve güzel bir olay örgüsüyle çok güzel geçirdi Alex Schulman. Küçükken yaşadığımız olayların bugünümüze nasıl bağlandığını görmek içimde ince bir sızı bırakmasına ek olarak okumaktan da keyif aldım.
Sema Tibik
Bilge
çok beğendim dili çok akıcı yazarım
Fatma Çiçek
Hezarfen
Alex Schulman’la ilk kez bu kitapta tanıştım ama ne yazık ki benim için çok etkileyici bir okuma olmadı. Yazarın dili sade, akıcı ve anlaşılır; bu açıdan okuması zor bir kitap değil. Olaylar zaman zaman karışık ilerledi ve aynı noktaların tekrar tekrar anlatılması okuma keyfimi düşürdü. Kurgunun merkezindeki travma ve yüzleşme teması birçok okuru etkilemiş olsa da bende aynı etkiyi bırakmadı. Finalde büyük bir kırılma beklerken, anlatılan olay bana çok çarpıcı gelmedi. Bu yüzden duygusal ağırlığını tam hissedemedim. Açıkçası kitabı severek değil, bitirmek için okudum; biraz daha uzasa yarım bırakabilirdim. Benim için ortalama bir kitaptı ve maalesef yazarla devam etme isteği uyandırmadı.
ŞERİFE NUR AYDOĞAN
Kitapkurdu
mükemmel bı kitaptı bayıldım, tereddüt eden varsa mutlaka alsın. Dili, akıcılığı,konu muazzamdı. Uzun zamandır bu kadar etkilendiğim kitap olmamıştı.
Ayşe Esra Şen
Kitapkurdu
Yazarın eski bir telefon bağlantısı ile çocukluğuyla konuşabiliyor olması oldukça dokunaklıydı. Bir yandan yazarken bir yandan kendine psikoterapi uygulamış gibi hissettim. Acaba çocukluğumda beni gerçekten yaralayan bir güne gitsem ve kendimle konuşabilsem ben neler söylerdim? Bunu düşündürebilmesi oldukça hoşuma gitti.
emine.zeynep
Üstat
Alex Schulman, 17 Haziran romanında sıradan bir zaman yolculuğu hikâyesi anlatmıyor; yetişkin bir adamın eski bir telefon hattı üzerinden sekiz yaşındaki çocukluğuyla, yani kendi yaralarıyla konuşmasını sahneliyor. Kitap, fantastik bir kapı aralasa da asıl gücünü aile içi sevgisizlik, erken büyümek zorunda kalmak ve geçmişin hayaletleriyle yüzleşmek gibi çok insani travmalardan alıyor. Yazarın süssüz, doğrudan ve melankolik dili sayfaları hızla çevirtirken, okuyucuyu da ister istemez kendi çocukluk anılarını ve bastırdığı kırgınlıkları sorgulamaya iten dokunaklı bir hesaplaşmaya dönüşüyor.
Merve abacı
Kaşif
Yazarın, kurguyla travmasını irdelemesi harikaydı. Kalemini çok sevdim. Bittikten sonra bir süre hafızamda olayları tekrar tekrar canlandırdım. Çocuk Vidar'ın çaresizliği, yetişkin Vidar'ın travmasını hatırladığındaki yıkımını hissetmemek imkansız. Çok iyi bir kitap, çok iyi bir çeviri! Herkese öneriyorum...
Zeynep KK
Kitapkurdu
Gerçekten çok beğendim. Akıcı ve sürükleyici buldum.
Büşra Erdal
Bilge
Popüler olduğunh görünce herkesin de beğendiği yorumlarını okuyunca aldım. Evet çocukluk tramvalarından bahsetmiş iyileşmeye çalışan genç halinden bahsediyor fakat bana duygusu geçmedi. Kitabi maalesef çok sevdimi söyleyemeyeceğim !!!
edalı
Bilge
Sanırım yine gündemde olan bir kitabı okudum ve ağladım, güldüm, hassaslaştım. Kendi çocukluğumu düşündüm... acaba konuşabilseydim nasıl olurdu diye sordum kendime, farklı güzel ve akıcı bir kitap ️
nuran_kmnds
Üstat
Güzel bir kitaptı.Çocukluğunuzla konuşabilseydiniz ona ne söylerdiniz.Kavgalı bir ailede büyüyen çocukların bundan nasıl etkikendiğini , çocukluğumuzun bugün nizi oluşturan kişiyi ne kadar etkikediğini çok güzel anlatmış .. Ben yazarın en çok malma istasyonu kitabını sevdim..
Hüsniye Kılınçarslan
Bilge
Anne sevgisinden mahrum kalmış küçük bir çocuğun yalnızlığını iliklerinizde hissettiren bir roman. Çocukluktan kalma travmaların küçük bir dokunuşla nasıl tetiklendiğini anlatıyor.
HacerSC
Kaşif
Bazı kitaplar büyük finallerle değil, içimizde yıllardır taşıdığımız sessiz sızılarla etkiler. Alex Schulman'ın 17 Haziran romanı da bunlardan biri. 44 yaşındaki Vidar'ın çocukluğunun yazlık evine ait bir telefon numarası bulmasıyla başlayan hikâye, fantastik bir zaman yolculuğundan çok geçmişle psikolojik bir yüzleşmeye dönüşüyor. En çarpıcı ayrıntı ise dilde saklı: Vidar, annesi, babası ve ablasından aidiyetle söz ederken sekiz yaşındaki kendisi için asla "ben" demiyor, yalnızca "çocuk" diyor. Bu tercih, çocukluk travmasının yarattığı yabancılaşmayı güçlü biçimde hissettiriyor. Yetişkin Vidar'ın o "çocuğa" şefkatle yaklaşması ise aslında kendi yaralarını onarma çabası. 17 Haziran, büyük sürprizlerden çok psikolojik derinliğiyle öne çıkan, sessiz ama kalıcı bir etki bırakan bir roman.