arkadaslar bu kitap mizah dolu yani bizimde bir mizaha saygımız olsun öyle değilmi biliorum bu kitap türklerle ilgili ama lütfen okuyun bu kitabıokumaya baslayınca bir daha elinizden düsürmiceksiniz saygılarımla...
bu kitabı satın almadım ama bir şekilde elime geçti, okudum.Yazık...Burada harcıalem bir milliyetçilik vurgusu yapacak değilim ama artık bu halkla dalga geçmeyi yazarlık sananlara da üzülüyorum...Güzel eserler meydana getirin sizi ayakta alkışlayalım ama artık sıktı kendi insanınla dalga geçme modası...
Yazılan yorumlara baktığımda arkadaşların bu kitabı fazlaca abarttıklarını düşündüm. Henüz bu kitabı okumadım. Ama tanıtım yazısından ve okuduğum yorumlardan anladığım kadarıyla Türk kültürü, Türk insanını mizaha alarak anlatmaya çalışmış yazar. Mizah yaparken öz eleştirilerde bulunulması bence gayet normal. Kesinlikle Kendime ve Türklere hakaret gibi algılamadım ben bunu..
Ben bu kitabı okuduğumda gerçekten YALÇIN PEKŞEL adına çok üzüldüm.TÜRKLERİN yaptığı herşey kötü mü?Hİç bir iyi yanımız yok mu?Herşeyi olumsuz olarak eleştirmiş.Örneğin Türklerin bıyık bırakmasını bile eleştirmiş.Bıyık bırakmak bile bu kadar kötü dimi?Bu kitaptan sadece bir örnek kitapta bunun gibi önemsiz şeyler bile eleştirilmiş.Tabi yazdıklarının hepsi de böyle değil ama hiçbir şeyi olumlu olarak eleştirmemiş.Osmalı padişahlarını bile eleştirmiş.Bence bu kitabı yazmakla hiç de iyi etmemiş.Ayrıca hiç de güzel espiriler yapamamış.Bir de kitabın arka kapağında Yalçın Pekşen ile ilgili yorum yapan yazarların çoğu Yalçın beyin gazeteciden çok mizah yazarı olduğunu söylüyorlar.Bana göre hiç alakası yok.
Öncelikle Yalçın Pekşen'i cesaretinden dolayı tebrik etmek gerekiyor. Alacağı tepkileri bilerek bu kitabı yazdı ve zaten tahmin ettiği tepkileride aldı. Benim okuduğumda kitap 10. baskıdaydı ve bazı yerleri kırpılmıştı buna üzüldüm. Tepkiler normal çünkü biz kendimizi eleştiremeyen bi toplumuz. Biri çıkıp eleştirmeye başladığı an duygusalığa, tarihe vurup kimse böyle diyemez biz şöyle bi milletiz tarihimiz böyle gibi düşüncelere kapılıp ahkam kesiyoruz sadece. Kitaba gelince mizahtan çok eleştiri kitabı olmuş ben fazla mizah göremedim. Kitabın bazı yerleride abartılı olmuş. Yok o kadarda değil dediğim oldu. Ama yinede okunması gereken, güzel yerlere parmak basan bir kitaptır.
Bazı sayfalarda bir intihal duygusuna kapılmadan okumak elde değil. Çoğunun tekrarlanmaktan suyu çıkmış, orta zekâlı birinin bile gülmekte zorlanacağı espri denemeleri.. Gülümsemekten ziyade hani nasırınıza basıldığında yüzünüzde bir ifade belirir ya, işte onun gibi bir şey. Zaten bu arkadaş kültür birikimi, kabiliyet ve parlak bir zekânın üstün mizahın olmazsa olmazları olduğunu bir türlü kavrayamadı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arkadaşlar tamam hepimiz Türküz ama neden Mizaha,Eleştiriye saygımız yok? Kitap Türkleri kötülemiyor,hanginiz kitabı okuyarak yorumları yazdı.Ben Türküm ve kendi adıma hiçbir kompleksim yok bu kitabı bir mizah kitabı olarak okudum bu yüzden kim ne derse desin bu kitap çok iyi bi mizaha sahip.Türklük böyle şeylerle ölçülmez bu mizahtır.
Kitabın adı bize;Türklerin bir "meta" gibi kavranabileceğini işaret ediyor;işaret etmekle kalıyor.Arka kapaktaki yazıda da bunu görüyoruz;Amerikan tipi espri mantığıyla Türkleri aşağılayıp kendi halerine gülmeleri beklenmiş.İnanın o yazının tek damlası bile gülümsetmiyor kişiyi.Bu mizah değil;ısmarlama bir yazıdır. Her ülkenin,her ırkın kendine has,bazen absürd olan yanları vardır;amacınız aşağılamaksa başka olur tabi... Ayrıca Türkler kara kaşlı kara gözlü bir millet değil;sarışın,yeşil gözlüydüler.Yazar eğer biraz araştırma yapmaya karar verirse bu sonuca ulaşacaktır. Yalçın Pekşen biraz tarih bilseydi;tarihin büyük çoğunluğunun Türkler tarafından yapılan etkinliklerden oluştuğunu da kavrayabilirdi.Bu kitap için yapılan reklama yazık...
The Türkler adlı kitap mizah bakımından çok güzel bir kitap. Bu kitabı okuyanlar gülmekten kırılıyor. Mizah zevkini tatmak isteyen gülmek isteyen kişilein yanından ayırmaması gereken bir kitap bu. Bu kitabı herkese tavsiye ederim. Gülmeyi çok sevenler mutlaka bu kitabı okumalı. Yazar gerçektende çok güzel noktalara temas etmiş. Bundan dolayı yazara teşekkürlerimi sunarım.
Aslında editörlerden ve sitenin diğer takipçilerinden özür dilemem lazım çünkü ilk defa okumadığım bir kitabın eleştirisini yazıyorum sadece tanıtım metnindeki saçmalıklar bile mizah ile patavatsızlık arasındaki farkın yazar tarafından bilinmediğine ya da hususen böyle davranıldığına işaret ediyor. Klasik Amerikan espri tarzıyla kurgulanmış; ve ne amaç taşıdığı anlaşılmamış bir kitap gibi duruyor. Belki de ben yanılıyorumdur ama pek sanmıyorum... Yazar şimdi ne mutlu The Türküm diyene dememizi mi bekliyor acaba?
Mizah,insanların değerlerine ve inançlarına saldırmak olarak algılanır oldu.Bu beyfendi kendini mizah ustası zannediyor.Yazdıklarıyla insanların inançlarıyla kendince dalga geçen tüm yazar geçinenlere tavsiyem önce kendilerini tanımalarıdır.Kendilerini tanıdıklarında görecekleri;dalga geçtikleri değerlerin ne kadar yüce olduğunu ve kendilerinin de aslında kendilerini okumaktan aciz cahiller sürüsü olduğudur.Bu kitabı okumadığım için mutluyum.Sitenizde çok değerli kitaplar var iken,bu saçmalıkları giriş sayfanızda vermenizide anlamıyorum.Üstadın dediği gibi;Sanat Allahı aramakmış,anladım.Gerisi çelik çomakmış,anladım.
Yalçın Pekşen'in yıllar önce, şu an ismini hatırlayamadığım gezi-anı türünde bir kitabını okumuştum. Hoşuma da gitmişti. Ancak bu kitap tam bir skandal. Yazar, Tanrı'nın yaratıcılığıyla bile alay edercesine mizah yaptığını sanıyor. Bu ne gaflet, bu ne aymazlık!.. Yüce Yaradan kainatta yaratıklarında zerre bir eksiklik bırakmış mı ki, Türkler'i yaratırken eksiklik bıraksın? Yalçın Pekşen bunları yazarken özellikle genç beyinlerde yaratacağı tahribatı hiç hesap etmedi mi, yoksa kasıtlı mı hareket ediyor? Mizahın da bir ölçüsü olmalı. Mizah yapacağım derken birtakım manevi değerlerin rencide edilmesi ne kadar doğru? Saçma sapan düşüncelerle dolu bu kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye etmiyorum.
Kitabın tanıtım yazısı bile bunun nemenem bir kitap olduğunu göstermeye yetiyor. Yok tanrı bütün ırkları yaratıp Türkleri yaratmayı unutmuş da, yok sonradan yalapşap yaratıp eksiklikleri telafi etmek için bol bıyık verip geriisini koyvermiş de-bir de insanlar bu kitaba "aaa harika bir kitap, çok güldüm vallahi" demiyorlar mı...Evet kitaptaki çoğu şey doğru, ama Türkler aptal oldukları, kafaları çalışmadığı, eksik yaratıldıkları için doğru değil (yazarın tarihten bihaber olduğunu düşündürtüyor bu kitap); toplumumuz eğitimsiz olduğu için, ekonomimiz kötü olduğu için, maalesef bazı konularda geri kalmış olduğumuz için doğru. Komik olacağım diye aşağılayıcı olmak ne kadar zekice ise; aşağılanmaktan hoşlanmak da o kadar zekice görünüyor. Mesele tespitte bulunmaksa, bunu yapmanın daha kaliteli yolları var tabii. Kitabın başlığının İngilizce olması da (ve de sanki Türkler nesneymiş gibi ,başına İngilizce'de sadece nesnelerin başına getirilen bir "the" eklenmesi) yabancıların dikkatini çekecek ve en azından içeriğini merak etmelerine neden olacaktır. İçerik de malum. Yazık.
Mizah varolan sorunları sergileme ve onları abartarak sunma sanatıdır. Ama burada abartmaya da gerek kalmamış. Kompleksli bir toplumun bir bireyi oluşumuzu hiciv sanatının dünyada milyonlarca benzeri bulunan bir örneğini kabullenemeyerek gayet güzel gösteriyoruz. Geniş perspektifli olamadığımız sürece "The Türkler" olmaya devam edeceğiz. Kitapta anlatılanlar her gün yaşadığımız, tanık olduğumuz şeyler. Bunlar yok diye iddia eden varsa bir aynaya baksın.<br />
Mizah yolu ile kişi kendini; kendi milletini eleştirebilir. Her milletin gülünecek yönleri var, mizah yapıyorsanız bunları da doğal olarak dile getirebilirsiniz. Günlük yaşantımızda bile çokça karşılaştığımız, yaşadığımız gülünecek (aynı zamanda ağlanacak) olaylar ne kadar varsa, bu kitap da o kadar yerli ve gereklidir. Abartıya kaçmamış gülümseme ile konunan bir kitap.
Kitabı okumadığım halde sadece tanıtım metninden ne türden bir saçmalık olduğunu anladım.Yazar olduğunu sanan bu arkadaşımız komik olmak istiyorsa bir sirkte kendine iş bulsun.Türk soyunun üstünlüğü hem bilimsel olarak hem de tarih önünde bir çok kereler kanıtlanmıştır. İnternet aleminde de bunlara benzer saçmalıklara sık sık rastlıyoruz.Bir işçi sigarasını yakmak için 6500 santigratlık sobanın yanına gidip sigarasını yakmış ve ölmüş..Bak sen.Hatta bir kişide ağzına sinek ilacı sıkmış..Neden?Sineği öldürmek için.. Bu ve bunun gibi birçok şey..Bu yazıların yazarları tüm dünyayı gezip,ender bir bilgi birikimine ulaşmış insanlardır..Bir Türkü antropologlardan bile iyi tanırlar.Zekaları üst seviyededir,iyi birer de gözlemcilerdir zaten.. Bu ve bu tip yazıları okuyup gülmüş bir kişiyseniz yazının devamını okumanıza gerek yok..Çünkü siz aşağılanmaktan hoşlanan,entel gibi takılan,sanki hiç orda söylenen şeyleri yapmamış kişisinizdir. Şöyle ki; Diyelim ki isminiz X olsun. Ve çevrenizdeki kişilerin sizi sürekli aşağıladıkları sizle alay ettiklerini düşünün. Örneğin ''...o X var ya,musluğun ağzına sabun sürüp yıkıyor,ee ne de olsa su sabunlu diyor..'' dediklerini düşünün. Güler misiniz? Gülüp gülmemeniz önemli olan şey değil.Sürekli aşağılanma yavaş yavaş bilinçaltınıza ''ben bir şey olmaz'' mantığını yükler.Aldığınız ilk yenilgide bile,aslında bunun normal olmasına rağmen özgüveniniz kırılır.. Neden? Çünkü o şaka diyip geçtiğiniz şeyler,hatta belki de güldüğünüz şeyler bilinçaltınıza işlemiştir. İşte mikro düzeyde sizin için yani bir birey için geçerli olan şey,bir arada yaşayan insan topluluğu anlamına gelen toplum için de geçerlidir. Bu tip yazılarla,mizahi yoldan toplumun biliçaltına ''benden bir şey olmaz'' mantığı yüklenir. Gülüp geçilir.. Belki buradaki nedenler gelmez akla ama,sizin aklınıza bir kere işe yaramaz bir toplum olduğunuz işlenmiştir bile.. Bu türden saçmalıklar tıpkı metal fırtınada olduğu gibi düşmanlarımızın bizi yıpratmak,kendimize olan güvenimizi ve saygımızı sarsmak için uyguladığı beşinci kol faaliyetinden başka birşey değildir.Lütfen bu kitabı okuyup buna alet olmayalım. Ayrıca kitapyurdu.com'a da bu kitapla ilgili tanıtım metnini siteden sildiği için teşekkür ederim,satıştan da kaldırılsa daha da iyi olur.
pek tabi böle bir kitabın satın alınması hatta yorum yazılması bile popülaritesini arttırmaya giriyor.Ancak hayatını kediler aleminde fare olarak yaşamadığını mizah yapamayacağından mükemmel yaratılışıyla mizah yapabilir.Bu dünyada fare olamayacağı kesin ama sonsuz dünyada çığlıklarını duymak yine de üzücüdür.Hz.Ebubekir bir duasında "Allah'ım bedenimi öyle büyüt ki cehennemde başka insana yer kalmasın" der.Eminim ki ozamanlarda böyle yazarların insanların olsaydı bu duayı etmezdi.Allah günahlarımızı affetsin.
Okunmayan bir kitap hakkında yorum yapmak ne kadar doğru olur bilmiyorum ama kitabın künyesi, hiç bir inanç sisteminin kabul etmeyeceği inançsızlıkla bezenmiş olunca tepkisel yorumumu yazmadan geçemedim. "Mizah" adı altında her şeyin "mübah" görüldüğü bir anlayışın ürünü olan bu kitabı okumayacağım için çok mutluyum...
bu ne biçim laflar aklım dimağım durdu yüce yaradan bu adamın düşündüğünü düşünemiyomu?? haşa!!unutmuş ne kadar basit bi kelime kendisini yaratan rabbin özelliklerini bilmeyen birisi kalkmış onun hakkında yorumlar yapıyor bu ne acizlik!!!!kendisinin kim olduğunu unutmuşluğu açıkça belli oluyor!!Acaba sırf espri yaptığını düşünmek için DÜŞÜNMEDEN laflar mı söylüyor sadece tanıtım yazısını okuduğumu belirtmek isterim ama tanıtımda böyleyse içeriği nasıldır kim bilir??Hatalı yapılan işlerin getirdiği sonuçlardan habersiz bir insan olmalı!!bence yazar yazarken lafın nereye gideceğini bilerek yazmalı yazık ya o kadar kişi para verip alacak böyle densiz densiz laflar görecek gerçekten yazık okuyucu olarak üzüldüm böyle kitaplar böyle yazı yazanlar var diye!!!Dİkkat edilmeli seçilen laflara!!Sonra dönüşü olmayan kargaşalar bizleri bekliyor!!