Yazar, bize bir insanın hapisten çıktıktan sonra insanlara kendini kabullendirmek için çektiği güçlükleri ve insanların onu dışlamalarını anlatmış. Ayrıca insanlığın, yoksulluk sorunuyla gelen sefilliğine de değinmiştr. victor hugo'nun en beğendiğim eseri olan sefiller herkesin kitaplıgında olması gereken bir kitap .<br />
sefiller gerek gerek anlatım dili gerekse işlediği konu yönüyle gerçekten mükkemmel bir eser. okuru uzun süre etkisinde bırakan etkileyici bir roman herkese tavsiyemdir.
Kürek Jan Valjan'ın başından geçen olayları konu edinen roman, dünya klasiklerindendir.<br /><br />Kitabın bence en iyi yönü, kahramanlarını birbiriyle karşılaştırma tarafı.. Hiç beklemenilmezken, beklenmeyen kişilerle karşılaşıyor.<br />Güzel bir roman...
Sefiller...hüzün ve heyecanın bir arada güdüldüğü nadide klasiklerden...Her yaşa,her seviyede okuyucuya estetik duygu kazandıran bir kitap..Victor Hugonun eşsiz hayal dünyası ve gerçek senteziyle birleşen bi klasikj...<br />Yastık altı kitabı olabilecekler için mükemmel...<br />Özellikle 500-600 sahife arası içerik bakımından mükemmel..Bazı yayınevleri 5-6 cilt şeklinde sunuyorlar piyasaya,tamam,bu orjinal ancak okuması çok zor..Özellikle genç beyinler için sıkıcı olabilir...her bireyin okuması gereken bir roman..mutlaka..
sefiller insanı sıkmayan sürükleyen ve hayretler içinde kalmasını sağlayan bir kitap kitaba ilk başladığım da daha ön sayfalarında din adamının yaptıkları mükemmel bi anlatım ve yaşanan sefillikler bir annenin kızı için ilk başta saçlarını satması sonra ön dişlerini satması ve kendini satması hayretler içinde kaldım yada kuru ekmek yemekten kırılan dişler çok etkileyici ve sürükleyici bi kitap okumanızıTAVSİYE EDERİM
bu roman asla okunulmaktan usanılmayacak derecede müthiş diye düşünüyorum çünkü eski tarihlerdeki aslında bugünün moda teknoloji tasarım başkenti olan parisi ne kadar güzel anlatmış viktor hugo o eski paristeki sefilleri ne kadar güzel işlemiş kitabında bence dünya edebiyatında yer almayı %100 haketmiş bir kitap ve tüm kesimden her insan okumalı diye düşünüyorum
Tersanede kürek mahkumu olan Jan Valjan’ın, gangsterlikten fakir babalığına giden yaşam öyküsü. Yanlış anlaşılmasın bir biyografi yada kişisel roman değil bu, bir dünya klasiği olma unvanını taşıyan Sefiller. Hasta yatağında son isteği küçük Kozete’sini görmek isteyen bir kadına yardım etmek için küçük kızın yaşadığı şehre giden Madlen Babanın insanlığa olan vefa borcunu ödeme gayreti. İbretlik olaylar dizisi. Kasabada Piskopos Mösyö Miryel ile karşılaşması sizce tesadüfmü, Jan Valjan gibi bir gangsteri gerçek kimliğine ancak Mösyö Miryel kavuşturabilirdi ki öyle de oldu. Bütün kasaba ahalisi ondan kaçarken o Jan Valjan’a kapısını açtı ve ekmeğini paylaştı, ama Jan Valjan Mösyö Miryel’in gümüş tabaklarını çaldı, belki de çalması kaderi gereğiydi belki de gerçek Madlen Baba olmak için o tabakları çalması gerçekten gerekiyordu… M Kasabasına Belediye Başkanı olması ve kasabayı refaha kavuşturması, insanların barış içinde yaşaması ve fakirlerin mutluluk içinde hayatlarına devam etmesi. Biraz ütopik geliyor değil mi insana romanın bu bölümleri. Nasıl olurda bir adam bütün kasabayı ve insanları baştan aşağı değiştirebilir üstelik sadece bedenlerini ve yaşam şartlarını değil ruhlarını da… Jan Valjan, Madlen Baba olduktan sonra kötü geçmişi peşini bıraktı mı peki; tabiî ki hayır Javer isimli polis müfettişi romandaki ifadeyle bir av köpeği gibi Jan Valjan’ı takip etti ve her zaman onu enselemek için uğraştı. Aslında Sefiller üzerine çok şey yazılıp çizilebilir nitekim geçen yıllarda sinema filmi de yapıldı. Benim Sefiller üzerinde asıl durmak istediğim nokta; Bir insan ne kadar kötü olursa olsun, hangi suça bulaşırsa bulaşsın bu durumun onun insan olduğu sonucunu değiştirmemesi. Çaresiz bir kişinin elinden tutmak belki de o kişiyi suçtan alıkoyacaktır ve o kişinin kirlenmesini ve yanlış yola sapmasını engelleyecektir. Romanda olduğu gibi suça sürüklenmiş ve ceza çekmiş bir kişiye el uzatmak aynı şekilde o kişinin hayatını kurtarabilir ve bu şekilde tekrar suça sürüklenmesini engelleyebilir. Sözün başında da belirttim; Jan Valjan’ın elinden Mösyö Miryel tutmasa idi kasabadaki diğer insanlar gibi ona kapısını kapatsa idi Jan Valjan ne yapabilirdi yada ne yapardı… Dünya Klasikleri budur işte, aradan yüzyıllar geçse de verdiği mesaj güncelliğini korur ve insanlara yol gösterir. Arada bir düşünmeden edemem; Bu dünya klasikleri neden birer ilahi metine benzer yoksa onları kaleme alanlarda ilahi bir güç mü vardır, ilahi bir mesaj yeteneğimi. Sonuca ulaşamayınca çokta düşünmem ve aldığım mesaj doğrultusunda yol alırım. Aziz Mösyö Mirye’e, Küçük Kozete’ye, (Pek hoşlanmasam da) Müfettiş Javer’e, Madlen Baba’ya ama en önemlisi JAN VALJAN’a en derin saygılarımla…
Sefiller dünyada yazılan eşsiz romanlardan birisidir, zaten klasiktir. Sefiller tarihi olaylar içerisinde geçen romantizm ve acı toplumsal olayları işliyor. Kitabın değişik uzunlukta çevirileri var ama ben size uzun olanları değil 400-600 sayfa civarında olanı tavsiye ederdim; zira uzun olanlar konu olarak dağınık gelebilir ve sıkılmanıza sebep olabilir.