Köy Enstitüleri’nin anlatıldığı bu roman yüzünden Kemal TAHİR, çok defa eleştirilmiştir. Kimileri hiç tanımadan, araştırmadan kulaktan dolam bilgilerle yazdığını söyler; kimileri de bir önyargı romanı olarak bakar. Peki, ben okudum da ne çıkardım:
Cumhuriyetin yeni yeni filizlendiği, halkını çoğunluğunun okuma yazma bilmediği bir dönem içinde böylesine bir eğitim modelini geliştiren Hasan TONGUÇ ve Hasan Ali YÜCEL, herkesten ilk başta büyük destek görmüştür. Ve Anadolu’nun birçok yerinde çekirdekler yeşermeye başlamıştır. Dünya eğitim tarihinde, saygın bir yeri vardır bu projenin. Ve gerek siyasi baskılar gerekse işin zorluğu zamanla bu kurumun yıpranmasına sebep olmuştur. Can DÜNDAR:” Köyde Çehov oynandığı günler” diye tanımlar ESDÜDÜ’leri…
Yazar, Müfettiş Şefik ERTEM’in ağzından bu işleyişi şöyle adlandırıyor: “Bozkırda çekirdek olsaydı yetişmez miydi?” Bundan, yazarın bu olaya HİÇ OLMAYACAK gözüyle baktığını da çıkarabiliriz, yönetime güvenmediğini de… Ama romanda yazar, bu işin TUTMAYACAĞI üzerinde sık sık duruyor. Ve köy çocuklarının bu okulların açılma sürecinde çalıştırıldığını söylüyor.
Roman genel hatlarıyla güzel. Ben okurken oldukça keyif aldım. Yusuflu Esef, Yıldız, Hanım, Molla Hıdır öğrenciler; Cemal eğitmen, Emine Hanım, Müfettiş Şefik ERTEM, Müdür Halim AKIN, Nuri Çevik eğitmen, Murat eğitmen eğitim kadrosu; Zeynel Ağa, Cinci, Kara Derviş, Yanığın Sultan ise köy ahalisi… Karakterler oldukça güzel işlenmiş. Sanki köşeden çıkıp geleceklermişçesine canlı her biri.
ESDÜDÜCÜLER, elden geldiği kadar hem doğa şartlarıyla hem de siyasi zorluklarla mücadele ederken yaptıklarını da aynı zamanda köylüye kabul ettirmeye çalışıyorlar. Sürekli bir çatışma var. Ben tavsiye ederim. Kemal TAHİR ismi bile yeter diyorum.