Yazar Coetzee, bu eserde ilginç bir öykü anlatırken, insanı insan yapan nitelikleri ve özellikleri, yaşlanmanın ne demek olduğunu irdelimiş. Yazar romanın eksenine aile kavramını yerleştirmiş ve göçmenliğin, yurtsuzluk duygusunun alternatifi olabilir mi sorusuna cevap arıyor.güzel bir eser. herkese tavsiye ederim.
Ölmekte olanın hemen yanı başında durur akbaba. Yorgun kalp atışlarını, hırıltıyla alınıp verilen soluğu dinler. Feri tükenmekte olan gözlerdeki ışığı ölçüp biçerken ölümün o gözlerden bakmasını bekler. J. M. Coetzee'nin başka birçok yapıtında başkişi olan yazar Elizabeth Costello, Yavaş Adam romanının akbabası... Başında beklediği kişi ise altmış yaşındaki fotoğrafçı Paul Rayment. Rayment'ın can çekişme nedeni, romanın daha ilk cümlesinde örtük bir cevap buluyor: "Darbe sağdan geliyor, sert ve şaşırtıcı, acı verici, elektrik çarpması gibi; adamı bisikletten düşürüyor." İlerleyen sayfalarda tekrar tekrar karşılaşacağımız bisiklet, Rayment'ın bedensel özgürlüğünün sembolü. Uzun yıllardır görünürde bir şikâyeti olmadan yalnız ve mutlu yaşayan adam, rutin bisiklet turlarından birinde genç bir sürücünün bisikletine çarpmasıyla sağ bacağından oluyor. Kazadan hemen sonra söylediği ilk şey bisikletim olsa da, parçalanan dizi gibi, hurdaya dönen bisikleti de bir daha görmek istemiyor. Avustralya Rayment'ın yaşamındaki nihai durak. Göçmenlik deneyiminin benliğine kazındığını söyleyen adam, çocukluğunda Fransa'dan Avustralya'ya getirilmiş. Bir süre sonra bağımsızlığını ilan edip Fransa'ya dönmüşse de orada aradığını bulamayıp bu kez kendi isteğiyle Avustralya'ya geri gelmiş.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
boşa geçirilmiş yaşamın son deminde hayatını anlamlandırabilme çaresizliğine düşmüş bir adamın çaresizlik deniziinde boğuşması.yaşayacaklarımızı hiç bir zaman ileriye atmamalı, zamanı dolu dolu yaşamalı.İleriye daha iyi görebilmek için herkes okumalı.