Gelecek hepimiz için merak konusudur aslında. Örneğin Türkiye'nin geleceği! Bilimkurgu filmlerinden aşina olduğumuz görüntüleri görmeye ömrümüz yetecek mi bilinmez ama Türk edebiyatının usta kalemlerinden Tahsin Yücel'in yazdığı Gökdelen belki de gelecekle ilgili sorularımızın cevabı olabilir. Yücel'e göre gelecek pek de iç açıcı değil. Usta yazar bugünkü verileri bir potada toplayıp geleceği anlatıyor. Elbette mekikler, gökdelenler, teknik gelişimler var ama Gökdelen'de insanı heyecanlandıran fantastik bir dünya değil. Yücel'in kitabı 17 Şubat 2073'teki başlıyor. Meraklısı için 17 Şubat Yücel'in doğum günü. 2073'ün açılımı ise yazarın söylemiyle "Bir fantezi aslında. 100'ncü yaşımda başlatayım dedim. 2033'e denk geliyordu. Yakın geldi, kırk yıl daha ekledim". O günün İstanbul'u gökdelenlerin yuttuğu, bırakın köprüleri, fabrikaları, okulları; havanın, suyun, denizin bile özelleştirildiği para babalarına satıldığı bir kent Yücel'in kitabında. Temel Diker adında tutkulu bir müteahhitin en büyük emeli İstanbul'u New York'tan da modern, gökdelenlerle dolu bir kent yapmak. Ve Sarayburnu'na yüzü annesinin yüzü olan kocaman bir Özgürlük Anıtı dikmek. Bunları yapmak için yasal yardıma ihtiyacı var. Ve ülkenin en ünlü avukatı onun yanında yani Can Tezcan. Tezcan eski devrimci ama servetini patronlara borçlu. O yüzden hep çelişkide. Bir yandan bugüne hizmet ediyor ama devrimci rüyaları da devam ediyor. Ve hem bu rüyalar hem de müvekkilinin önündeki yasal engelleri kaldırmak adına yargıyı özelleştirme fikrini atıyor ortaya. Başarıyor da. Yargı onun eline geçiyor. Can Tezcan böylece adaleti sağlayacağını sanıyor. Ama 2073'te bu o kadar da kolay olmuyor. Umutsuzluğa düşüyor. Tek umut ise bu düzende kendine yer bulamayan tabiri caizse sistemin safraları, paraları olmadığı için yaşam hakları da olmayan kendilerine kirlenmiş doğada yaşam alanı bulmaya çalışan yılkı adamları. Devamı ise kitapta. Bütünüyle bir yergi kitabı Gökdelen. Yücel'in ustalığını her an gösterdiği bir ironi kitabı. Yücel ise mütevazı kişiliğiyle "Bugünün Türkiye'sinden esinlendim. Naçizane benim geleceğe cevabım" diyor. Sohbet böyle başlıyor ancak ilerleyen zamanda Yücel esinlendiği Türkiye'ye ilgili kaygılarını da paylaşıyor.