bazı hadisle hz. Ali'nin sözü gibi verilmiş. ayrıca Hz. Ali'yi basit ve sıradan bir insan gibi anlatıyor. bence orada yazılanlar sonradan o büyük insanın adına birileri tarafından evrilerek yazılmış. dilide çok ağır. arkadaşım bana önerdi aldım okudum. keşke almasaydım.
Beğeniyle okuduğum ama yine de içinden İmam Ali'ye dair ilmin, zerresinin zerresine dahi ulaşamadığıma inandığım bir kitaptı.. İmam, hilafette uğradığı akıl almaz tavırlardan, Resullah'tan (s.a.a) sonra uğradığı yalnızlık ve ağır ihanetlere kadar birçok şeye değiniyor. Kitabın çoğunda melankolik bir hava hakim. Allah'tan yana asla ümidini kesmeyen ama çevresindekilerden ümidini kesmiş bir melankoli... Adnan Demircan'ın çevrisini beğenmekle birlikte İmam'ın Nehcu'l Belağa'sının bu kadarla sınırlı olduğunu sanmıyorum.. Sünnilerin birçoğuna göre imha edilmesi gereken bir kitap.. Bu bile onu daha çok okunmaya değer kılar.. Her zamanki gibi ilimle orta yere çıkmak yerine karalama ve bid'at ehli olmakla suçlamak sünni ekolün yaptığı en iyi şey.. Aşağıda yorumu bulunan GERÇEKLİKYANLISI adlı yorumcuya da aynen katılıyorum..
Dili biraz ağır, puntosu böyle bir kitap için çok küçük. Dolayısıyla okumak biraz güçleşiyor. Ama içerik olarak çok dolu bir kitap. Yavaş yavaş sindire sindire okunmalı, hep elinizin altında olup, O'nun sözlerinden ders alınacak bir eser.
kesinlikle her müslümanın okuması gereken müthiş bir kaynak hele hz hüseyine yaptığı öğütler ve muaviye ye göndermiş olduğu mektuklarda göstermiş olduğu asalet ; bir baba , bir lider, nasıl olması gerektiğini biz ehli beyt sevdalıları için çok güzel örnekler taşıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapda geçen bazı konuşmaların Hz. Ali (r.a) ait olduğu tartışılmasına rağmen , bazı vaazları varki bunu ancak Hz. Ali efendimiz söyleyebilirdi diye içinden geçiriyor insan. EFENDİMİZ (s.a.v) onun hakkında ' Ben ilmin şehriyim o'da kapısı' diye boşu boşuna dememiş.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hz. Ali'ye ait tüm yazılı metinlerden ve bunların ötesinde nam salmış hutbelerinden ve sözlerinden oluşan bir kitap. Okurken kendinizi maneviyat deryasında eşsiz bir kaptanın gemisinde gibi hissediyorsunuz. Yol almaya doyamıyor sanki dümen kabiliyetine hayran kalıyorsunuz. Günümüzde özellikle gençlerin en azından belirli kısımlarını mutlaka okuması gereken bir kitap. Ayrıca çeviriyi yapan Adnan Demircan'ın da iyi bir iş çıkardığından bahsetmek mümkün, zira aklınızda hiç soru işareti kalmayacak şekilde gerekli tüm açıklamalar sayfa altlarında yapılmış. Eleştirilere katılmıyorum, siyasi kısımlarını bir kenara bırakıp kitapta verilmek istenen ahlaki öğütlere dikkat etmek gerek diye düşünüyorum.
peygamber ailesinin bir ferdi olan Hz. Ali'nin eşşsiz sözleri ve yol gösterici konuşmaları insanlığın muhtaç olduğu en önemli beyanlardır. insanlık unnuttuğu için temel değerlerini dünya bir zulmet deryası içinde zalimlerin elinde acı çekiyor. Hz. Ali'nin sözleri insanın aklını başanı getirme yönü bu kaynak çalışmayı önemli kılıyor. okunmalı okunurken yaşanmalı yaşanırken de hal diliyle örnek olunmalı ki insanlık yeni bir dirilişi görsün.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
(Ehlibeyt kaynaklı kitaplara ulaşmak nihayet teknolojinin de ilerlemesiyle kolaylaşır oldu.Doğrusu yorumlara bakıyorumda insanlar da benim gibi bu kitabı ACABA NEDEN? Şimdiye kadar duymadıklarını anlayamamışlar..ACABA NEDEN?!!!!!!!! TEŞEKKÜRLER KİTAPYURDU ….UMARIM BİR GÜN SANSÜRLER KALKAR……Aşağıdaki metinlerdeki hadisleri SUNNİ kaynaklardan alıntı olduğuna dikkatinizi çekerim.Kontrol etmeniz için sayfa numarasına kadar kaynak gösterilmiştir...AYRICA bu kitabın tanıtımı yapılırken ;neden önsözünde Hz.ALİ'nin EHLİBEYT'TEN olduguna deginilmemiş anlamadım!!!!???Bu önemli konu pas geçilmiş.Size bu kitabı taraflı bulduğum BEYAN yayınlarının yerine FECR veya KEVSER yayınlarından temin etmenizi tavsiye ederim.Artık o kitaplarında ülkeye girişlerinde ne kadarı sansürleniyor bilmiyorum ama karşılaştırmanız açısından faydalı olacağını düşünüyorum.Ayreten size ALİ ŞERİATİ'nin kitaplarını hem dünya hemde mezhepsel açıdan bakış açınızı geliştirmesi bakımından ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM.OKUDUGUNUZDA BENİ DAHA İYİ ANLAYACAKSINIZ!!!! İyi Okumalar..... )
EHL-İ BEYTİ SEVMEK İMANIN ALÂMETİDİR
Allah Teâlâ, müminlere Resûlü’nün sevilmesini farz kıldığı gibi onun parçası olan ve kendisine inanan yakınlarının da sevilmesini, bu şekilde Peygamber’in (s.a.v) sevindirilmesini istiyor. Bir ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur:
Bismillahirrahmanırrahim “Resûlüm onlara de ki: Ben bu davetime karşılık olarak sizden bir karşılık ve ücret beklemiyorum; sadece yakınlarıma sevgi göstermenizi istiyorum.” (Şûrâ/23)
Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Ashâb-ı kirâmı ve ümmetim Ehl-i Beyt’in hukunu iyi koruma konusunda şiddetle uyarmıştır:
Zeyd b. Erkam (r.a) anlatıyor: Allah Rasûlü (s.a.v), Mekke ile Medine arasında Hummen denilen suyun başında bir hutbe verdi. Allah’a hamd, sena ve zikirden sonra şöyle buyurdu:
“Ey insanlar! Dikkat ediniz; ben bir beşerim. Rabbimin ölüm elçisinin gelmesi ve benim ona icabet edip aranızdan gitmem yakındır. Sizlere hukuku ağır iki kıymetli emanet bırakıyorum. Birincisi Allah’ın Kitabı’dır. Onda nur ve hidayet vardır. Allah’ın Kitabına sımsıkı sarılın. Onunla meşgul olun, onu öğrenin, öğretin; hükümlerini anlayın. İkinci emanet Ehl-i beytimdir. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım. ” Zeyd b. Erkam’ı dinleyenler arasında bulunan Husayn b. Sebre,
“Ey Zeyd, Rasûlullah’ın (s.a.v) zevceleri de Ehl-i Beytten midir?” diye sordu, Zeyd (r.a),
“Tabi ki Efendimizin hanımları da Ehl-i Beyttendir. Fakat Rasûlullah’ın (s.a.v) haklarının korunmasını istediği Ehl-i Beyt, kendilerine sadakanın haram olduğu kimselerdir” dedi. Husayn,
“Onlar kimdir?” diye sorunca Zeyd b. Erkam (r.a),
“Ali’nin ailesi, Akîl’in ailesi, Cafer ve Abbas’ın âilesidir” dedi. Husayn,
“Bunlara sadaka haram mıdır?” diye sorunca, Zeyd (r.a),
“Resûlüm onlara de ki: Ben bu davetime karşılık olarak sizden bir karşılık ve ücret beklemiyorum; sadece yakınlarıma sevgi göstermenizi istiyorum” âyet-i kerimesi (Şûrâ/23) Resûlullah’ın (s.a.v) Eh-i Beytini ve Ashabını sevmenin vacip olduğunu göstermektedir. Allah Resûlü (s.a.v) sahih hadislerinde: “Fatıma benden bir parçadır; onu üzen beni de üzer” (Ibnu Kesir, Tefsir, VII, 201) buyurmuş, Hz. Ali’yi, Hasan ve Hüseyin’i sevdiğini belirtmiştir. Efendimizin sevdiği kimseleri sevmek, bütün ümmete vaciptir. Sonra, her namazın sonunda Hz. Peygamberin Ehl-i Beyti’ne salât ve selâm okunması, bütün ümmete emredilmiştir. Bu büyük bir makamdır; onlardan başka hiç kimseye nasip olmamıştır. Bütün bunlar gösteriyor ki, Hz. Peygamberin Ehl-i Beyti’ni sevmek vaciptir.
Resûlullah (s.a.v) Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’le yemek yedi. Yemekten sonra, onları üzerindeki elbise ile sardı ve,
“Allahım! Bunlara düşman olana sen de düşman ol; bunları seveni sen de sev!” diye duâ etti. (Ebû Ya’lâ, Müsned, No:6951; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, IX, 166-167.)
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz’in amcası Abbas (r.a) bir gün üzüntülü bir şekilde, Efendimiz’in huzuruna geldi ve,
“Yâ Resûlellah! Kureyş bizden ne istiyor; birbirleriyle karşılaşınca güler yüz gösteriyorlar, bizimle karşılaşınca yüzleri değişiyor!” diye şikâyet etti. Allah Resûlü (s.a.v) bu hâle çok gazaplandı; yüzü kıpkırmızı oldu. Sonra, “Allah’a yemin ederim ki, bir kalp sizleri Allah ve Resûlü için sevmedikçe o kalbe iman girmiş olmaz” buyurdu ve şöyle devam etti:
“Ey insanlar! Kim amcama eziyet ederse, bana eziyet etmiş olur. Hiç şüphesiz bir kimsenin amcası babası gibidir.” (Tirmizî, Menâkıb, 28; Ahmed Müsned, I, 207.)
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hz. Ali’ye hitaben: “Yâ Ali, seni ancak mümin olanlar sever; sana ancak münafıklar buğzeder.” buyurmuştur.( Müslim, iman, 131; Tirmizî, Menâkıb, 20; Nesâî, iman, 19.)
İçinde Sunni kaynaklara ait hadislerin de oldugu bu bilgilerden sonra ve ilgili ayeti kerimeden sonra ortada tartışılacak bir şey kalmıyor.Size GADİRİHUM olayını hangi mezhepten olursanız olun iyi araştırmanızı tavsiye ederim.
NOT: Hadis Kaynaklarına ulaşmada ehlibeytin önemi acaba ne kadar?Tartışılması gereken önemli noktalardan birisi budur.Ebu Hüreyre'nin peygamberimizin ölmeden önce sadece 3 sene yanında bulunmasına ragmen Sahihi Buhari ve Müslim de 5000 den fazla hadisi varken Hz.Ali'den 500 tane bile hadisin olmayışı düşündürücü degil mi?Bu bilgileri araştırmanızı ve düşünmenizi tavsiye ederim.İmamı Azamın Ehli Beyt ten olan Caferi Sadıkın ögrenci oldugunu biliyor muydunuz?
Hz Alinin mektuplarından tavsiyelerinden, valilerine gönderdiği resmi yazılardan ve özlü sözlerinden oluşan bir eser... Özellikle devrindeki muaviye çekişmesine birinci elden ışık tutan bir çalışma
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Böyle hacimli kitaplarda keşke puntolar biraz büyük olsa. Kitap hızlı okunamayan kitap, birde yazı puntolarının küçüklüğü eklenince bir defada okunmayı zorlaştırıyor. Hz. Alinin mektupları, tavsiyeleri, aforizmalarını içeriyor. Hz. Ali insan bilmediğinin düşmanıdır.
keinlikle güzel bir kaynak. fakat önsözde de belirtildiği gibi bazı bölümlerin sahihiyeti hakkında şüpheler var. hatta okurken bazen bunu Hz.Ali söylemiş olamaz diyor insan. Bir de dönemin siyasi olayları ciddi yer tutuyor kitapta. herşeye rağmen güzel bir kitap, tavsiye ederim..