Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap zaman içinde birçok tartışmalara yol açmış ve belki günümüzde hala edebiyat çevrelerinde tam olarak sonuçlanmayan tartışmaların da konusu. Belki de modernizmle ilgili olumlu veya olumsuz -ya da hem olumlu hem olumsuz- bu kadar evrensel bir mesaj içerdiği için durum bu şekilde ve zaten bu yüzden de çok büyük bir eser. Mevzu belki de içerikten çok biçimle ilgili. Her şeyin ötesinde o karanlık atmosferden etkilenmemek mümkün değil.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazıldığı dönemin devamında birçok eleştirmen tarafından irdelenen, bir yere konulmaya çalışılan, suçlanan bir roman Karanlığın Yüreği. Conrad’ın bir ırkçı olduğuna dair üzerinde birleşilmiş bir görüş bile var. Kitapta Marlow’un ünlü Kurtz’u araması sırasında daha çok değinilen beyaz-siyah çatışması bu eleştirilerdeki odak noktadır diyebiliriz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam bir klasik, dili biraz ağır olsa da okunması gereken bir eser. Başlarda okumakta zorlanırsanız akıcı, okuması kolay başka bir kitapla birlikte okumayı deneyin daha rahat ilerler böylece kitabı yarım bırakmamış olursunuz. 7/10
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sömürgecilik okumaları yapmak üzere aldığım bir dizi kitaptan ilkiydi. Romana odaklanmakta güçlük çekenler olabilir, lakin sömürgecilik veya kolonyalizm okumaları amacıyla eline alanlar şaşırtıcı bir çok tasviri göreceklerdir.
Eseri okuyanların devamında; 1) Max Havelaar - Multatuli
2) Latin Amerika'nın Kesik Damarları - Eduardo Galeano'dan devam etmesini öneririm.
kitabın şişirilmiş olduğunun düşünülmesi kitabın vermeye çalıştığı mesajın anlaşılamamasından ya da ilgi alanı kısmına girmemesinden kaynaklanmaktadır diye düşünüyorum. kapitalizmin, ingiliz sömürgeciliğinin, bunun sonucunda insanların yaşamış olduğu zulümlerin, sorunların bu kadar güzel bir şekilde anlatıldığı kitaplara ender rastlarsınız çünkü türünün ilk örneklerindendir. conrad sadece medeniyet getireceğiz diye afrika'ya gelip insanları sömüren ingilizleri eleştirmez, aynı zamanda afrika'nın da aslında o kadar parlak bir yer olmadığını anlatır. kurtz karakterini ele alırsak şöyle açıklayabiliriz: afrika'nın durumu o kadar vahimdir ki, kurtz gibi avrupa uygarlığının içinde doğmuş, büyümüş, yetişmiş birini bile bir canavara dönüştürebilecek kapasiteye sahiptir. yol kenarlarına dizilen kafatasları kısmını okurken ne dediğimi anlayacaksınız. eğer kitabı anlamakta zorlanacağınızı düşünüyorsanız, artık her evde internet olduğunu varsayarsak, eğer hala sömürgecilik ve kapitalizm kavramlarına yabancıysanız, bu kavramları araştırıp ondan sonra okumaya devam edebilirsiniz. çok daha sağlıklı olur. ama daha önce de dediğim gibi tamamen ilgi meselesi. bu konular sizi boğuyorsa veya bu konulara aşikar değilseniz pek tabii ki sıkılacaksınız. :)
Hikayede yerlilere yapılan zulüm ve çilenin insan doğasındaki önemi işlenmiştir..İnsanın amacı uğruna can alabileceği..Sakin kafayla okunursa birçok şey anlaşılabilir..Conrad için söylenilen övgüler bence yerinde..Klasik bir başyapıt
Yani şimdi klasik denilen bu kitaba ne yazsam da çok kötü bir kitap olduğunu sizlere anlatsam. Kitabın girişinde yazar hakkında gayet güzel bir açıklama var onu okuyorsunuz ve diyorsunuz ki "evet güzl bir kitap okuyacağım kesin" ama kitapta hiç bir şey bulamıyorsunuz. Marlow adında bir adam HİKAYE anlatıyor, hem de ne hikaye. Hiç bir özelliği ve cazibesi yok. Ya da o kadar derin ki ben hiç bir şey anlamadım. Bence çok şişirilmiş bir kitap.
Bazı bölümleri Conrad’ın bizzat katılıp tanık olduğu Kongo seyahatinde yaşanan gerçek olaylara dayanan “Karanlığın Yüreği” romanı, hem bilinmeyen Afrika kıtasının derinliklerine, hem de insanın yine bilinmeyen yüreğine bir yolculuğa dairdir. Afrika kadar insanın yüreği de kara, yani kötüdür Conrad için. Marlow’un çıktığı yolculuk sadece Kongo nehrini değil, kendisini de tanımasına neden olacaktır. Kuntz’la benzer bir kültürü paylaşan Marlow, bu saldırgan ve sınır tanımaz sömürgeci açgözlülüğünün kendi ideallerinin de yerini alabileceğini fark etmiştir.