İki Cami Arasında Aşk & Mihrimah ile Sinan Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ikra16 08.01.2012
Böyle bir aşk gerçekten inanılmaz;fakat bu aşkın gerçek olduğunu bilmek insana bu dünyanın ha biraz yaşanabilir olduğunu fark ettiriyor. Güzel bir kitap ama arka sayfalarının kullanılmamış olması bana biraz tuhaf geldi.Arka sayfaları kullanılıp kağıttan tasarruf edilseydi daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KF06 06.01.2012
iki cami arasında aşk. merakla okuduğum bir kitap dili sade ve anlaşılır mimar sinan ın mihramah sultana duyduğu aşkı anlatan güzel bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Konusu ilgimi çekmişti ve okudum. Aşklar insanlara yapılması imkansız eserler verdirir. Aşkı aşk yapan da erişilmezliğindendir. Güzeldi. Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-783918 05.01.2012
hikayeyi önceden biliyordum. güzel bir aşk hikayesi. ama yazarın üslubu biraz basit geldi bana. gene de okunabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
basakonak 05.01.2012
okuyun ve okutturun derim süper
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
feyza_10120123 05.01.2012
kitap güzel ama çok üstün körü geçilmiş konular daha kapsamlı olabilirdi diye düşünüyorum
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kitaplasalimmi 05.01.2012
Size Serkan AKIN isminde bir eleştirmenin eleştirisini takdim ediyorum arkadaşlar. Bu kitabın bu kadar satmasına ben de kitabı okuyan biri oalrak hayretler içerisindeyim. İşte bu kitaba dair yazılmış güzel bir eleştiri. Keşke kitap da bu kadar güzel olsaydı yazık çok yazık...

“İki Cami Arasında Aşk” Kanuni Sultan Süleyman Han’ın dillere destan kızı Mihrimah'a Mimar Sinan'ın gizli aşkını anlatan bir hikâye. Kitabın ismini gördüğümde ilgimi cezbetti; hemen rafa uzandım bir tanesini aldım. Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan'a olan gizli aşkını anlattığını gördüğümde ise düşünmeden satın aldım. Okudukça okuyasım gelmedi ama sizler için kendimi zorladım.



Öncelikle belirtmek isterim ki amacım ne yazarı ne de yayınevini incitmek. Güzele güzel, çirkine de çirkin diyeceğim; ama güzel diyecek çok bir şey bulamamak da benim suçum değil diye düşünüyorum.



Kitabın ismi okuru cezbetmeli. Başlık kitabın vitrinidir. Ardından kapak gelir. Kitabı elde taşımaya layık bir kapakla okuyucuya sunmak gerekir. Kapağı yüzünden evden çıkartamadığım, satın almadığım kitaplar var. Basitlik ve gelişi güzellik kapakların en büyük düşmanı. Altın elbette yere düşmekle pul olmaz; ama onun altın olduğunu anlamak özel bir çaba sarf etmeyi gerektirmemeli. Belki de o yüzden sarraflar gündüz vakti bile bol ışıklar içerisinde altınları sergiliyor. Kitapta övgüye dair iki yer bulunmakta: Kapak ve başlık. Gayrısı olmasa da olurdu.



İnternet üzerinden bir kitap almak için girdiğim herhangi bir sitede yayınevlerini tıkladığımda yüzlerce yayınevi olduğunu görünce sevineyim mi, üzüleyim mi bilemiyorum. Seviniyorum; bolluk, berekettir. Üzülüyorum; çokluk, niteliği kaybettiriyor. Basılı bir eserde bariz yazım ve noktalama yanlışları görmek beni kahrediyor. Kâğıda basılmış bir şekilde hayat bulan her şey benim için değerlidir. Ona verdiğim değer münasebetiyle onda kusur gördüğümde üzülüyorum. Artık ortalama bir lise öğrencisinin bile bildiği “de, da” bağlaçlarının yazımını basılı bir eserde yanlış görmek çok üzücü. Eserin yazarı elbette ki sağlam bir Türkçe bilgisine sahip olmalı. Tashihe gerek kalmayacak derecede bir Türkçe kullanımı iyi bir yazarın, şairin özelliği olmalı. Diyelim ki yazar bu konuda eksik; peki, yayınevinin görevi matbaa gibi davranmak mıdır? Yayınevleri kitapları basmadan önce dil kurallarına ve edebi üsluba uygunluğu mutlaka kontrol etmelidir. Yayınevlerinin görevi yalnızca, yazarın yazdığı eseri matbaada çoğaltıp dağıtım şirketleriyle anlaşarak kitabı okuyucuyla buluşturmak değildir. Kitap belli ki bir denetimden geçmemiş. Yazar nüshaları yayınevine vermiş ve yayınevi de matbaaya yollamış. Ve hatta biraz aceleye bile getirmiş.



Yazar, eserini oluştururken, eserin başlıkla satacağını düşünmüş ve üslup ile içeriği 2. hatta 3. plana atmış. Eserde bir akıcılık söz konusu değil. Gizlice yaşanan ayan beyan ortalığa serilmekte ve gizli sevdanın büyüsü hissedilmemekte. Bu devirde bile gizli sevdalar bu derece aşikar edilmezken o devirde hele ki Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan’ı gizlice (neredeyse apaçık bir şekilde) sevmek pek de akla uygun olmasa gerek. Kitabın cümleleri; ne ismi ne de bu büyük aşkı sırtlayacak güce sahip değil. Basitçe kurulmuş edebilikten uzak art arda sıralanmış kelimelerle yazılmış bir kitap.



Kitapta yer alan mantık hataları ise bırakın bir yazarı, lise öğrencisinin bile yapmayacağı cinsten. 189. sayfada Mihrimah Sultan ile Rüstem’in bir yıl önce evlendiği söylenirken 197. sayfada bu evlilik daha gerçekleşmemiş gibidir: “… Mihrimah’la Rüstem’i evlendirme konusunda yol alacağını düşünerek sevindi.” Mihrimah’ın kızının dünyaya gelişi ile Mihrimah için yapılan caminin süreleri hesaplandığında da süreler konusunda bir sıkıntı olduğu görülmekte. Zigetvar dönüşü saraya güle oynaya giren Sokullu Mehmet Paşa tasviri ise mantık sınırlarının çok uzağında. Bir veziriazam düşünün ki Padişahın kaybedildiği bir savaşın dönüşünde saraya eğlenerek girmektedir. Mimar Sinan’ın, Kanuni’nin yanında Mihrimah Sultan’ı süzmesi kadar büyük bir mantık hatası…



Kitabın her yaprağının neden sadece bir yüzünün kullanıldığı da merakımı cezbeden bir başka soru? Oralara not mu tutmamız gerekiyor yoksa kitabın 125 sayfaya düşecek olması mı engellenmiş. Yayınevi elbette sorumuza bir cevap verecektir.



Kişiler ve kurumları karalamak için değil edebiyatın ciddi bir iş olduğunun farkına varılması temennisiyle yazdıklarım; isme aldanarak alınan bir kitabın oluşturduğu hayal kırıklığının eseridir. “Aşk Neyin Kısaltması?” kitabının yazarı Tuna Kiremitçi, kitabın ismiyle içeriği örtüşmediği için okuru kandırmakla suçlanmıştı. Şimdi ben aynı suçu, okuru kandırmak suçunu, yukarıda belirttiğim sebeplerden dolayı yazara ve yayınevine yöneltiyorum. En çok satanlar raflarında yer alan bu kitaptaki tek kaygının “satmak” olması çok acı.



Kitap sevdalılarına saygı ile…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ene_leyli 05.01.2012
bi gecede okuduğum kitap İki Cami Arasında Aşk !dili çok akıcı ve hikayesi çok ilgi çekici.Mimar Sinan'ın Kanuni Sultan Süleymen'ın kızı Mihri'ye aşık olması ve Hürrem Sultan'ın kızını paşa olduğu için Rüstem Paşaya vermesi :( Mimar Sinan'ın Mimar Sinan olmasını sağlayan gerçek,kendini aşk yüzünden mimariye vermesinin sebebi..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
bravex89 04.01.2012
Mihrimah, Farsça’da ay ve güneş demektir. O zamanlar devlet dilinin de Fasrça olduğunu düşünürsek ne kadar anlamlı olduğu ortaya çıkıyor. Ve bir rivayete göre Edirnekapı’daki camiinin minaresinden güneş batarken Üsküdar’daki caminin minaresinden ay doğuyormuş. Bunların ayrıntısını bilmek için bu güzel eseri okumak gerek
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
izocan 04.01.2012
Emek verilmiş belli her kitap hop deyince yazılmaz ama bu kitap sanki tek gecede yazılmış gibi ne yazık ki bende öylesine büyük bi hayal kırıklığı yasattı ki böyle güzel ve muhtesem bi hikaye ancak bu kadar basit anlatılabilirdi sanki ilkokul kitaplarını karıştırıyormuş hissi yarattı bende malesef.


Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ridvankajmeran 04.01.2012
kitabın konusu güzel ama daha etkileyici bir dille anlatılabilirdi bence
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
perdita 04.01.2012
çok bilindik bir hikaye çok sıradan bir anlatım. beyenmedim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
akın%man 04.01.2012
aşk olmasa mimar sinan koca sinan olmayacak mıydı yani,tarihe geçmiş bu karakterlerin bu şekilde gösterilmesi bana biraz tuhaf geldi, aşk sürükleyici bir şekilde anlatılmış
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Meps 03.01.2012
İlham kaynağı popülizm olan kitaplar, okuyupta değerli kılmamak lazım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
04fosil 02.01.2012
bu kadar naif bir konu ancak bu kadar özentisiz ,basit anlatılabilirdi.yine de yazarın emeğine sağlık bir şekilde bize bu ince,zarif aşk hikayesini hatırlattı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitap Kurdu 02.01.2012
Çarpılacağımı düşünerek başladım ama o kadar etkilenmedim. Ayın aşağı inmesi çok güzel olmuş. Daha sonra okuduğum kitabı da sol sayfasını atlayarak okumaya çalıştım:)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ercancan06 31.12.2011
konu olarak güzel çekici ama işleniş anlatım çok zayıf
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
melike86 30.12.2011
Kitabı okurken zaman zaman çocuk hikayesi okuduğunuzu zannedebilirsiniz. Yazarın Türkçe öğretmeni olmasında bu basitliğin rolü olabileceği kanısındayım.Çok basit bir dille yazılmış ve Mimar Sinan'ı depresif, bencil bir kişi gibi tanımlamış. Böylesi muhteşem eserler veren bir kişinin sürekli ağlayan, hayata küsmüş bir kişi olabileceğine ben inanamadım. Kitapla ilgili tek beğendiğim nokta iç sayfalarındaki tasarım. Kitabın sayfalarında okuyucuya hoş bir sürpriz var. Onun dışında önerebileceğim bir kitap değil.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
siteKULE 30.12.2011
İki cami arasında aşk neden bu kadar çok sattığını biliyorum... Çünkü türk halkı olarak böyle bir roman bekliyorduk lakin beklediğimiz roman bu değil, içnde ne bir AŞK var nede bir TARİH var oysaki bir dönemi anlatıyorsun ki bu dönem Divan edebiyatının zirve yaptığı bir dönem, Fuzililerin Bakilerin yetiştiği bir dönem şiir yazıyor diye maaş verilip devlat erkanına şair kişilerin tercih edilip maaşlarına fazladan bir bedel verildiği bir dönemde, kanuni gibi birinin konuşması şiirsi olan bir insan hiç mi güzel bir söz edemez koskoca sinan taşları nakış gibi inci gibi dizen bir insan hiç bir bir çift aşk sözü edemez mihrimahın penceresinden hiçmi bakılamazdı.... Yazarımızın ellerine sağlık emek yapmıştır tabiki ama bence okumak zaman kaybı...En azından yaptığı camiler hakkında birazcık olsun sanatsal bir anlatım olabilirdi, Ben eleştirmen değilim sadece bir okurum bunlar benim fikrim...Tşkler
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
....EsiLa ... 30.12.2011
anlatım güzeldi ama derinlikli değildi... internette öğrendiklerimden öteye gidemedi... yalnızca duygular hayal edilerek yazılmış bir kitap
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
FUNDAGL 29.12.2011
anlatım konusunda bıraz zayıf kalsada, bi aşkın neler yaptırabileceğini gözler önüne seren bir eser olmuş, si
nanın imkansız aşkı ona imkansız gibi görünen yapılar yaptırmayı başartmiş, zaten az olan sayfalarıyla bi öğlen molasında bitirebileceğiniz ve zevk alacagınız bi kitap dşye düşünüyorum..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
oms 29.12.2011
Bende hayal kırıklığı yaratan bir kitap.Sürükleyici değildi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
glce85 29.12.2011
güzel bir konu işlenmesine rağmen anlatım oldukça zayıf kalmış. okunması gerek bir kitap değil açıkçası.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
m3sut 29.12.2011
Kitabı okumadım ama merak ettiğim bir şey var. Kitapta mihrimar ile sinan'ın yaş farkından bahsediyor mu?
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
julyad 28.12.2011
tarihte yaşamış güçlü karakterler ama konusu zayıf kalmış .almayanların kaçırdıkları birşey yok.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
duranyolcu 28.12.2011
ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu tam olarak anlayamadım, ama gerçekten çok kurgu olduğunu düşünüyorum..böyle büyük alimler bu tür insani aşları aşmış kişilerdir,en büyük sevgileri yaradanadır. kurgu olarak düşünerek okuduğumuzda güzel ve sürükleyici bir kitap mimar sinan'ı birazda olsa tanıma adına hiç düşünülmeden alınması gereken bir kitap bence.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
fikr-i baki 27.12.2011
kitabın konusunu merak ederek internet üzerinden aldığım bu kitap, 2. sayfasını çevirdiğim anda beni hayal kırıklığına uğratmıştır. yazarına, baskıda emeği geçenlere ve konusuna saygım sonsuz. fakat sadece sağ tarafa texti dayayıp, sayfaların arkası boş kaldığı zaman müsrif davrandığınızı ve doğaya karşı duyarsız olduğunuzu düşünüyorum.(evet arka sayfalardaki görsellerin sayfaları çevirdikçe oluşturduğu espiriyi anladım, ama bunu başka bir şekilde de elde edebilirdiniz.)
açıkçası ziyan olan sayfalara üzüldüm, ayrıca maliyeti de arttırdığının farkındayım
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
hdikbas 27.12.2011
Kitap özünde çok güzel bir yaşanmışlığı anlatıyor fakat anlatımındaki kopukluklar bağlantı kurmakta insanı zorlasada 2bucuk saatte okuyup zevk aldığım bir kitap tavsiye ederim..sayfaların arka kısmının Mihri(ayın) batımı olması hoş bir ayrıntı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
canmustaffa 27.12.2011
Yazar, türk dili ve edebiyatı mezunu olmasına rağmen basit imla ve anlatım hataları yapmış ve hikaye başında gayet ağır işlerken sonlara doğru aşırı derecede hızlanmış.. Çok iyi planlanmış bir kitap değil ancak hikayesi ve verilen duyguyu beğendim.. Çok fazla beklentiye girmeden bir solukta okursanız, zevk alabileceğiniz bir kitap..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
CAN_L 27.12.2011
çok sade dille yazılmış, bir günde okuduğum kitaplardan birtanesi ancak iki cami arasında aşk kitabında dikkatimi çeken mimar sinanın mihrimah sultan için yaptırdığı iki caminin özelliği tam olarak vurgulanmamış konu hemen geçiştirilmiş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
zeyneperkan88 27.12.2011
bazı kitaplar vardır ismine aldanır, bu kesin güzeldir dersiniz sonuç hüsranla biter bu kitapta benim için aynen öyle...yazarın bu kitapa emek verdiği mutlak ancak o kadar basit ve mantık hatalarıyla dolu ki o yüzdn bu kitabı çokk basit buldum... örneğin savaşa gidilirken hiç bir köprü sorunundan bahsedilmezken dönüş güzergahı aynı olduğu halde birden bire bir köprü sorunu nasıl peydah oluyor ? burda hiç bi açıklama yok gidiş-dönüşteki yollar farklı mı aynı mı?... anlamadığğım hiç düşünülmeden hangi amaçla yazıldı bu kitap ?... okuyucu neden bu kadar basite alınıyor acaba...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Nietzsche67 27.12.2011
bana göre içerik olarak eksik kalmış bir kitap.Mimar Sinan oldukça önemli bir şahsiyet sadece hayatının bir bölümü alınmış, ancak okumaktan zekv alınacak bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
_hiilalll_ 26.12.2011
Hala okumadıysanız bir ana önce okumalısınız. Gerçekten beğeneceksiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
GULNIH 26.12.2011
GERCEKTEN BU ANLATILANLAR DOGRUMU BOYLE BISEY YAŞANDIMI YOKSA OYLESINEMI YAZILDI
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
VysllVysll 26.12.2011
Kesinlikle Okumanızı Tavsiye ederim Duygu Yüklü Bir Roman
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-773086 26.12.2011
mimar sinan'ın aşkını nasıl yaşadığını merak edip konu hakkında bilgi sahibi olmak için almıştım kitabı ama beklentilerimi karşılayamadı.bence büyük isimleri kullanarak kitabın okunması düşünülerek yazılmış.içerik olarak çok boş bir kitap.anlatım ise boğuyor insanı.konuya ilginiz varsa başka kitaplar deneyin derim.herkese bol kitaplı günler..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ADİLE35 26.12.2011
okuyucuyu sıkmayan sürükleyici kitap.emek verilen tarihimizi anlattığı için okunmaya değer.ben severek ve isteyerek merak ederek okudum..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
SAVAŞ IMZALI 26.12.2011
Tarihi şahsiyetlere uyduruk kurgularla roman yazmak, birisine iftira atmaktan farklı bir şey değildir. Bir insan hiç yoktan "Sinan Mihrimah Sultan'a aşık olmuş" diye nasıl uydurur. Mimar Sinan yazardan ahirette davacı olursa, bunun hesabı kolay olmasa gerektir. Edep ya Hu! Bu türden kitapları satın almayalım ki, yazarın dünyalık beklentisi de heder olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
okkesh39 25.12.2011
mimar sinan ve mihrimah sultan konusu birçok tarihçi tarafından efsane olarak değerlendiriliyor, o yüzden dikkatli okunması gerekir bu eserin
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
mmmerak 25.12.2011
tarihle ilgilenenlerin çok seveceği akıcı bir kitap
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-1231794 24.12.2011
Hoş bi kitap, dili basit olsada tarihsel açıdan bilgilendirici...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
.esra. 24.12.2011
tarihsel kimliği ikinci planda,aşk ön planda osmanlı hakkında biraz yanlışlıklar sezmişte olsam kattığı bilgiler kafi..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-1030241 24.12.2011
ne tarih bilgisi adına bir doyum yaşanıyor ne de aşk adına... tamamen geçiştirme olduğunu düşündüğüm ve sadece kitabı bitirmiş olmak adına okuduğum kitap.. emeğe saygısızlık etmek istemem ama böyle maalesef.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-1231375 23.12.2011
Güzel bir kitap fakat sayfalar boşa harcanmış bir tarafı boş bırakmak iyi bir fikir degil...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
simgemat 23.12.2011
Eşim tarihi çok seviyor,bu kitap onun ilgisini çekmişti ondan sonra ben başladım ve kitabı 2 günde bitirdim gerçekten akıcı bir dille yazılmış. Çok tarih okumayan biri olarak bende tarihe karşı merak uyandırdı diyebilirim. Gerçekten emek verilen büyük bir aşk görüyoruz fakat ben Sinan ın karısı Mihri yi göz ardı edemeyeceğim Mihrimah hanım için imrenilecek bir aşk varken Mihri hanım için üzüntüyü gördüm..İki duygu ve bir adam..Güzeldi.Bu arada kitabın bir yüzündeki resim boşyere değil arkadaşlar çok anlamlıydı..Çevremdekilerden aldığım izlenim şuydu boşuna sayfa israfı yada her sayfada bu resmi koymaları niye? Bu soruyu bulmaları için sadece biraz dikkat etmeleri yeter..Beğendim..Emeğinize sağlık..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
reyhan7232 22.12.2011
çok güzeldi ben beğendim.istanbula gidersem mutlaka o camileri görmek isterim.iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
g.buse 21.12.2011
Akıcı bir kitap akıcılığına bir şey demiyorum. Ama yazar kitabı kısa tutmuş Olayların pek içine girmemiş. Kitap 255 sayfa ama asıl okunulacak sayfa sayısı 127 civarı.Yazar sayfadan kısmış ama olmamış. Çerez denebilecek bir kitap. Mimar Sinan ile Mihrimah'ın aşkını merak edenler varsa okuyabilirler ama meraklarını gidereblicek bir kitap bence değil.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
gul.7 21.12.2011
Kitap çok uzun bir dönemi anlatmasına rağmen olaylar kısa sürede olup bitmiş hissi veriyor. Tarih vererek bölümlenebilirdi. Ayrıca son kısmında Mihrimah Sultan"ın caminin sırrını farketmesi kısmı yeterince iyi anlatılmamış Bir de mekan özelliklerine değinmemiş örneğin Mimar Sinan ın evi ilk etapta bir apartman dairesi gibi canlandı gözümde ta ki avlusunda şadırvan olan küçük bir konak olduğunu okuyana kadar. Betimlemeler daha kuvvetli olabilirdi.
Ama aşkın ve azmin bir araya gelmesi ile ortaya çıkan şaheserler elbette büyüleyici. Tabi Mimar Sinan"ın dehası da ayrıntılansa harika olurdu. Yazara teşkkürler..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kafkasianfurki 20.12.2011
tavsiye edebileceğim güzel kitaplardan biri
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Emre SÖNMEZ 19.12.2011
Bu kitabı almaktan vazgeçtim neden mi? Cevabı Mustafa ARMAĞAN Hocam da...

(Bir de güya Mimar Sinan, Kanuni''nin sevgili kızı Mihrümah Sultan''a o kadar âşıkmış ki, adına inşa ettiği iki cami de Mihrümah''a duyduğu gizli aşkını ilan ediyormuş vs.

Bütün hikâye mükemmel ama bir tek kusuru var: Gerçek değil! Zira Sinan''la veya Mihrümah Sultan''la ilgili hiçbir kaynakta bu hikâyeyi doğrulayacak bir tek satıra dahi rastlanmaz. Mimarlık tarihçisi dostum Prof. Uğur Tanyeli''nin deyişiyle, bırakın gerçekliğine dair bir ipucunu, dedikodusuna dahi rastlayamazsınız.

Kaldı ki, Mihrümah Sultan''ın 17 yaşında Rüstem Paşa''ya verildiği yıl Sinan, 47 yaşında evli barklı biriydi. Üsküdar''daki ilk cami bittiği tarihte Mihrümah 25, Sinan 55; Edirnekapı''daki cami bittiği tarihte ise Mihrümah 43, Sinan 73 yaşındaydı. Üstelik Sinan, Mihrümah''ın ölümünden sonra 10 yıl daha yaşamıştır ki, hayal gücü kuvveti yazarlarımız Sinan''a "maşuk"unun anısına bir cami daha inşa ettirmeyi kurgulayabilirlerdi. Nasılsa akıllarına gelmemiş.

1) Bir padişah kızını Sinan gibi bir bürokratın bile olsa görme şansı yoktu. Harem, dizilerde gösterildiği gibi bir yol geçen hanı değildi ki, Sinan oraya girip Mihrümah''ı görebilsin! Vahdettin''in kızı Ulviye Sultan''ın İsmail Hakkı Okday''la evlendirilişini hatırlayın, son padişah zamanında bile evlenmeden bir sultanla karşılaşma imkânı bulunamıyordu. Nerede kaldı ki, Kanuni zamanında görebilsin.

2) Mihrümah Sultan''ın gerçek hayatı hastalıklarla geçmiştir.

3) Kaldı ki, Rüstem Paşa gayet kıskanç biriydi. Hanımının hastalıklarından birinde onu erkek doktora muayene ettirmemek için bin türlü yol aramış, ancak çaresiz kalınca İspanyol asıllı saray doktoruna muayene ettirmeye razı olmuştu. Doktorun bile giremediği hareme Mimar Sinan nasıl girecek de, padişahın kızını görecek, ona âşık olacaktı?

4) Sinan''ın her iki camisinde ortaya koyduğu özgün çözümlerin değerini böylesine yüzeye çekmeye kimsenin hakkı yoktur.

Sanırım daha fazla söze hacet yok: Sinan''ın Mihrümah''a âşık olduğu ve iki eserini ona olan aşkını dile getirmek üzere yaptığı yakıştırması, tarihin nasıl yağmalandığına parlak bir misal teşkil eder yalnızca ve bütün değeri de bundan ibarettir vesselam.)

Yazının tamamını http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1176057 linkten okuyabilirsiniz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir