Tek kelime ile mükemmel !!! Çizgi ötesinde bir eser. Sarsıcı, sorgulayıcı, düşündürücü. Heri Helır'ı ( Harry Haller ) bir yerden tanıdık bulacaksınız. Ve tabi ki onun Bozkırkurtluğunu. Kendinizle özdeşleştireceksiniz öykü kahramanını. Bu çok doğal çünkü bu kitap insan hayatını anlatıyor, sizi anlatıyor. Satır aralarındaki o sarsıcı sözler tekrar tekrar okunmaya değer bence. Yaşamınızı tekrar gözden geçirmeye hazırsanız okuyun. Kitabı ilk başlarda sıkıcı bulabilirsiniz ki; bu hiç mühim değil. Okumaya devam ettikçe elinizden bırakamıyorsunuz. Hepimiz hayatımızın bir döneminde kendimize şu soruyu sormuşuzdur. "Hayatın anlamı ne?" Bu soruyu çoğunlukla hayatın anlamsızlığını keşfederek cevaplamaya çalışırız, bazen de anlamını bulduğumuzu düşünürüz. Hayatın anlamsızlığını ve anlamını ruhumuzda bir arada yaşatabiliyorsak, düşüncelerimizde uyumunu sağlayıp kaosa sürüklenmeden yaşamımızı sürdürebiliyorsak; işte o zaman bir insanın kendisine sorabileceği tüm soruların yanıtlarını bulabiliriz. Hangi soru bu sorudan daha zor olabilir ki?
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yapı Kredi Yayınları'nın bir çok kitabını beğenmişimdir. Bu da onlardan biri, bozkırkurdu insanın yaşadığı psikolojik süreci gözlemlemek ve bunu hikayeleştirmesi açısından Hermann Hesse gibi usta bir kalemden dökülmüş, iyi bir eser. Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Demian ve Knulp gibi Bozkırkurdu'nu da muhakkak tanımak lazım. Yazarın deyişiyle yolunu şaşırıp bizim aramıza düşmüş, kentlerde ve sürü yaşamında soluğu almış olan bu bozkırkurdu pek çok şey katıyor insana. Yazarın daha önce bir kitabını okumamışsanız Demian'dan başlamanızı öneririm yine de. Yazarın bütün kitaplarının okunması gerekiyor gerçi, düşünmek, irdelemek, eleştirmek için.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Varoluşçuluğu okuyucuya anlatmak,hissettirmek pek kolay bir meziyet değildir falkat Hesse bu kitabıyla resmen (felsefe ve resim kadar) edebi alanda da ne kadar usta olduğunu gözler önüne sermiştir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harry... Bozkırkurdu hisseden adam. Şiddetli bir eleştiri ve kült bir eser. Edebiyatın dahilerinden Hesse'yi bu eseriyle tanıdım ve diğer eserleriyle de mest oldum.
" Öğrenemediği tek şey, kendisinden ve yaşamından memnunluk duymaktı, bunun üstesinden gelememişti." Haryy böyledir yaşamdan memnuniyetsizdir sorgular. Yer yer yalnız ve hoyrat bir bozkırkurdu olark çıkar karşımıza yer yer sıradan bir insan. Burjuvaziyi eleştirir ama rahatlığından da faydalanır. Çelişkidir ama bir o kadar güçlü sınırları olan dünya edebiyatının en sağlam karakterlerinden biridir. Kitabı okuduktan çok sonra ara ara aklınıza gelir ve Hesse'ye içten bir selam gönderirsiniz.
Alman Edebiyatı'na bayılan biri olarak, bu edebiyatın temsilcileri arasında en beğendiğim iki yazar: Thomas Mann ve Hermann Hesse'dir. Bu roman zor okuttu kendini, Ulysses'i devirmiş bir adam olarak, böylesi büyük bir destan beklemiyordum doğrusu, hâlâ bitiremedim, sağlam kafayla ve gerektirdiği emeği vererek okumalı. Öyle "Dur bir Hesse okuyayım." deyip alırsanız eline, asla okutmaz kendini; büyülü bir kitap, karmaşık.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
On yılı aşkın bir sürede şu anki haline kavuşmuş bir kitap. Hermann Hesse gibi uzun soluklu düşünme sevdalısı, yeri geldiğinde bu uğurda Hindistan'ı mesken edinen bir yazarın kaleminden çıkmış çok yoğun bir kitap aynı zamanda. Yazar, Haller'in hayata bakışını yansıtırken birçok sorunsala derinden yaklaşıyor. Çözüm arayışları uğruna zihnini derin düşüncelerle yormayı seven insanların okumaktan lezzet alacağı bir eser.
Hess okumayalı yıllar olmuştu. Yıllar önce okuduğum Siddhartha ile Narziss ve Goldmund romanları beni öyle etkilemişti ki; o yıllarda Demian, Knulp, Boncuk Oyunu derken birer birer okumuştum tüm kitaplarını ama sıra gelmemişti Hesse'in bu deneysel, yarı-fantastik otobiyografik romanına.
Harry Haller: Sıra dışı bir adamın hikayesi... Hess, kitabın içerdiği yalnız yaşamın ifadesini isabetli bir şekilde vurgulayan Bozkırkurdu adını, toplumun değer yargılarına ve yüzeysel yaşamına uyum sağlayamayan insanı tanımlarken "yalnız kurt" simgesinden yararlanabilmek için vermiş olsa gerek:
Harry'nin kendisini bir kurt-insan olarak algılaması, birbirine düşman ve karşıt iki parçadan oluştuğunu sanması, işi basite indirgeme amacına yönelik mitolojik bir yaklaşımdır.
Bozkırkurdu, tüm dağınık yaşamına rağmen, düzenli bir hayata, burjuvazinin türlü nimetlerine bilinç-altı özlem duyan biri. İçindeki çelişkiler ve zıtlıklar onu sürekli gelgitlerle dolu bir hayata taşımakta, ani mutluluk ve hazları ani sıkıntı ve bulantılar kovalamakta. Hem herkese yabancı hem de herkes gibi bir karakter Harry. Kendini en yabancı, en vahşi hissettiği anda bile aslında bir yandan da herkes gibi olabilmeyi içten içe isteyen biri:
...bir cenaze alayına rastladım. Tabut yüklü arabanın ardından ağır ağır yürüyen ölü yakınlarının yaslı yüzüne bakınca, kafamda bir düşünce uyandı: Ölümü benim için bir kayıp oluşturacak insan, bu kentin, bu dünyanın neresinde yaşıyordu? Ve benim ölümüm kendisi için önem taşıyacak insan neredeydi?
Hesse sıradan bir roman tarzından uzak, düşsel bir yolculuk ya da upuzun bir rüya anlatır gibi yazmış. Otobiyografisinde belki de herşeyi pek açık seçik hale getirmemek için seçmiş de olabilir bu tarzı. Sıkıcı başlayan ama merak uyandırarak devam eden bir üslup. Hesse işte...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitabı bana birisi tavsiye etti ama kim? hala onu düşünüyorum.bu tarz kitaplardan bana suç ve ceza yetti, fazlasına gerek yok diyorsanız dokunmayın bulaşmayın.tabi sürekli o kafayı yaşamak isteyenler için farklı bir roman deneyimi.
Kitap herkese hitap etmeyebilir. kişilik çözümlemesi ve olaylararası bağlantısızlık biraz yorabiliyor.bir anda neye uğradığınız şaşırıp bir önceki sayfaya dönüş yapabiliyorsunuz.
Hesse'nin türkçeye çevrilmiş tüm kitaplarını okudum. bu sonuncusuydu. başka kalmadı diye çok yavaş yavaş sindire sindire okudum. çok beyendim. benim için en değerli eseri çarklar arasında; ancak onun hakikaten her kitabında ayrı bir tat var. savaştan bu kadar tiksinmesi, doğu felsefelerini bu kadar derin bir şekilde anlamış olması, müzik tutkusu ve bu konudaki engin bilgisi onun yazdıklarını eşsiz kılıyor. ayrıca dünyasını eleştirirken kendini de eleştirmeyi elden bırakmıyor. bence onun en büyük farkı da bu!