Amat
Amat

Kitapyurdu Fiyatı: 248,34TL

Ürüne Git
576Yorum
maidream
Amat ın dili diğer kitaplarına göre biraz daha ağır. Sizi sürekleyen ve gerçekten de ah keşke biraz daha sade dili olsaydı da biraz daha şehvetle okusaydık diyebileceğiniz türden bir kitap.
Gatekeeper
İhsan Oktay Anar her zamanki gibi beni büyüledi.Tavsiye ederim.
Kürşad Göktürk
İhsan Oktay Anar'ın okuduğum ilk kitabıydı:Amat.Yazarın nefis bir Türkçesi var, hayran olmamak mümkün değil.Her ne kadar gemicilikle ilgili pek çok terim olmasına rağmen sayfalar avuçlarınızdan kayıp gidiyor.Amat/Emet yani yahudi dilindeki karşılığıyla gerçeklik gemisi mürettebatı, tayfaları, yeniçerileriyle birlikte sizi Akdenizde maceralı bir yolculuğa çıkaracak.Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Baaaat
Kitapkurdu
İhsan Oktay ile tanışmam Amat ile başladı. Kitap akıcı şekilde ilerliyor. Yer yer denizcilik terimleriyle karşılaştığınızda biraz boğulabilirsiniz fakat bu kitabın güzelliğine gölge düşürmüyor.
Evren Polat
değişik bir hikaye, ben yazarı çok başarılı buldum.
m.akalın
Kitapkurdu
İhsan Oktay Anar ın kitapları arasında en çok hoşuma giden kitap...hiç sıkılmadan okudum herkese tavsiye ediyorum...
obahadir
Şeytanın elinde birer oyuncak mıyız? Elma olayından beri hiç bir şey değişmemiş gibi bir hava veriyor yazar. Kendi hırsımızla günah işliyoruz. Gerekirse bir camiiyi bile topa tutabiliriz. Ya sonra, sonrası kitapta.
leventpolat20
Bilinmeyen kelimeler fazla da olsa öğretici ve akıcı bir kitap. Özellikle Osmanlıca kelimeler öğrenmek isteyenler için eşsiz bir kitap...
m.uyanıklar
gemicilik terimlerinin başta size yabancı gelmesi kitaba karşı önyargı oluşturmasın, hikaye ilerledikçe o kadar güzel ve ilginç bir döngü içinde olacaksınız ki kitap bittiğinde tadı damağınızda kalacak. yabancıların karayip korsanları varsa bizim amatımız var, yaşasın oktay anar!
Aymiyet
Kitapkurdu
Biraz fantastik ögerle süslenmiş olsa da müthiş sürükleyici bir deniz yolculuğu. Kitap bittikten sonra dahi etkisinden kurtulunamayanlardan.
Harun Süzgün
Kitapkurdu
Yine harikulade bir esele İhsan Oktay karşımıza çıkmaktadır. Okur olarak akıllarda kalan, belki de, tek soru; diğer romanlarda karşılaştığımız Uzun İhsan karakteri bu kitapta var mı, varsa kim...? İyi okumalar..
betülbeyza
bu yazarın ilk defa bir kitabını okuyorum. kelime kelimesine takip etmelisiniz, ince olmasına rağmen ağır bir dili oldğundan hemen bitmiyor. ben beğendim çünkü yazarın anlatımı, dili kullanışı, tasvirleri harikaydı.
andy86
Amat, Anar'ın şeytanın tanrı ve insanla olan ezeli mücadelesi gibi meseleleri, Amat adlı bir gemi ve onun etrafında şekillenen olaylar dizisi aracılığıyla roman yapısına dahil ettiği zevkle okunacak bir kitap. Kitapta yer alan, korku unsurları, korsan hikayelerine ve geleneksel anlatılara yapılan göndermeler, okur için daha da merakla okunan bir romanı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında Diyavaol paşa ile, belki de Türk romanının en ilgi çekici karakterlerinden birinin okumuş olmak ilgi çekici.. Her kitap meraklısı için görülmesi, edinilmesi gereken bir kitap..
eia123
İhsan Oktay Anar'ın en iyi kitabı diyebilirim ,başlangıçta ağır gemicilik terimleri olacağını düşünüp tereddüt etmiştim ama gayet rahat okunabilecek bir kitap.
ferrou
Kitapkurdu
günahkar ve ganimet sevdası ile yanıp tutuşan yüzlerce gemicinin amat adlı efsunlu bir gemi ile yaptıkları yolculukları ve başından geçenleri anlattığı yazarın sade dili ve yüzlerce verdiği bilgi ile yine harika bir ser. kesinlikle tavsiye ederim. iyi okumalar...
dido6432
Kaşif
Rüyamda bile gördüm, günlerce hayalinden çıkmadım, O kadar diyorum sizlere :D<br />Sanki öteki hayatınızda gemiciymiş siniz gibi bir his uyandırıyor.. Harika bir İhsan Oktay klasiği..
harunarslan
Fantastik bir anlatımla süslenen bir eser. Puslu kıtalar Atlası'nın yazarı bizleri denizlere sürüklüyor. Oktay İhsan Anar ve eserlerini onu yaşadığı dönemde tanıma fırsatı bulan bir nesiliz . Gerçeklik algınızı bir tarafa bırakıp Amat'ın varlığı ve yokluğu arasında kaybolmaya hazır olun ...
seyyah1657
Fantastik bir roman...Takip etmekte insan zorlanıyor,gerek kişiler,gerek olaylar arasında bağlantı kuramıyor,olanları sonraya taşıyamıyorsun.Uzun zaman belki yarısına kadar boş okuyorsun.Dilinin ağır oluşu-gemiciliğe dair tabirler- bir yana haddinden fazla tasvirlerle dolu.Biraz kopukluk olur da öyle boş boş okursan iyice boğuyor bu kısımlar.Bir de farklı bir kurgu var,romana konu olan olaylar birtakım kitaplarda verilen bilgilerle zenginleştirilmiş ki,anlatılanlar gerçek gibi bir izlenim oluşturulmuş.Eleştirilebilecek pek çok şey var belki; ama bütün bunlara rağmen böyle insanı çeken bir havası var,okumaya başladığında bırakmak zor oluyor.Bir de şahıs kadrosu çok zengin...

AMAT,kalyonun ismi..romanın ilerleyen sayfalarında anlamının “gerçek” olduğunu öğreniyoruz; başındaki elif çıkarıldığında kalan “mat” ise ölüm anlamına geliyor.Bu gemi adeta günahkârların toplandığı bir yer.Kaptanlarından miçosuna kadar herkesin haklı ya da haksız bir vukuatı var.Sefere çıkma amacı iki Türk gemisini batıran siyah sancaklı bir kalyonun batırılması; ancak öyle şeyler yaşanıyor ki zaman içinde bu Amat siyah sancak çekiyor ve iki Türk gemisini batırıyor.Tayfalardan bir kısmı burada bazı şeyler seziyor,bu anın daha önce de yaşandığını fark ediyorlar, bu sefer bizi yakalaması için de bir kalyon çıkarırlar herhalde diyorlar.Kaptan Diyavol Paşa,kitaplarda verilen bilgilere göre kendisine zamanı geri döndürme gücü verilen bir mahlukat,bu özelliği ölümsüz gibi görülmesine sebep oluyor.Kaptandan sonra iki reis var: Süleyman ve Ali reisler…Bunlardan Süleyman reis hırsıyla,gücüyle koca reis oluyor..Ali reis ise bu karara itirazından dolayı tayfaların arasına gönderiliyor ve zelil bir hayat sürüyor yolculuk boyunca.Venedik ve İspanya kalyonlarıyla savaşlar oluyor,fırtınaya yakalanıyorlar,Malta’da savaşlardan dolayı oluşan hasarları tamir ediliyor.Tüm bunlar olurken sık sık Diyavol Paşa ortadan kayboluyor,ama kimse buna anlam veremiyor.Bu olaylar yaşanırken Süleyman reisin ölümsüzlük merakı ile kaptanın odasındaki kitapları okuduğu ve kaptanla ölümsüzlük üzerine konuştuğu yerler var ki kitapta bu kısımlarda da ilginç bilgilere rastlıyoruz.

Sonlarına doğru kalyondakilerin çoğu veba hastalığına yakalanıp ölüyor; ama Süleyman reisin cezalandırılıp bunların yanına atıldığı zaman,onların ölmediğini görüyoruz.Diyavol Paşa bunları canlandırıp tekrar tekrar istediğini yaptırıyor.Süleyman reis oradan kurtulup daha önce ganimet olarak ele geçirdikleri küçük gemiye geçerek oradaki bir toptan amat yazısının başındaki elif harfini vuruyor ve kalyon paramparça oluyor.Bu bilgiler romanın bütünlüğü içinde verilmiyor ama,başka kitaplardan bilgi olarak aktarılıyor.Yani sanki roman okumuyor da tarih kitabı okuyor gibi…Değişik bir kurguydu işte,anlaması da anlatması da zor….
turkoglu61
Kitapkurdu
kitabı okurken öyle bir içine giriyorsunuz ki sanki yıllardır amat'ın gemiciymişsiniz gibi geliyor yazarın anlatış tarzı çok orjinal<br />
KY-862568
Bir yazarın deniz ilmine bu kadar vakıf olmasına şaşırırken bir taraftan da kitabı dine ve silahlara ait bilgilerle süslemesini hayranlıkla seyrediyorsunuz...