Amat
Amat

Kitapyurdu Fiyatı: 230,75TL

Ürüne Git
567Yorum
Aymiyet
Kitapkurdu
08.06.2013
Biraz fantastik ögerle süslenmiş olsa da müthiş sürükleyici bir deniz yolculuğu. Kitap bittikten sonra dahi etkisinden kurtulunamayanlardan.
Harun Süzgün
Kitapkurdu
09.05.2013
Yine harikulade bir esele İhsan Oktay karşımıza çıkmaktadır. Okur olarak akıllarda kalan, belki de, tek soru; diğer romanlarda karşılaştığımız Uzun İhsan karakteri bu kitapta var mı, varsa kim...? İyi okumalar..
betülbeyza
19.04.2013
bu yazarın ilk defa bir kitabını okuyorum. kelime kelimesine takip etmelisiniz, ince olmasına rağmen ağır bir dili oldğundan hemen bitmiyor. ben beğendim çünkü yazarın anlatımı, dili kullanışı, tasvirleri harikaydı.
andy86
29.03.2013
Amat, Anar'ın şeytanın tanrı ve insanla olan ezeli mücadelesi gibi meseleleri, Amat adlı bir gemi ve onun etrafında şekillenen olaylar dizisi aracılığıyla roman yapısına dahil ettiği zevkle okunacak bir kitap. Kitapta yer alan, korku unsurları, korsan hikayelerine ve geleneksel anlatılara yapılan göndermeler, okur için daha da merakla okunan bir romanı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında Diyavaol paşa ile, belki de Türk romanının en ilgi çekici karakterlerinden birinin okumuş olmak ilgi çekici.. Her kitap meraklısı için görülmesi, edinilmesi gereken bir kitap..
eia123
27.01.2013
İhsan Oktay Anar'ın en iyi kitabı diyebilirim ,başlangıçta ağır gemicilik terimleri olacağını düşünüp tereddüt etmiştim ama gayet rahat okunabilecek bir kitap.
ferrou
Kitapkurdu
17.01.2013
günahkar ve ganimet sevdası ile yanıp tutuşan yüzlerce gemicinin amat adlı efsunlu bir gemi ile yaptıkları yolculukları ve başından geçenleri anlattığı yazarın sade dili ve yüzlerce verdiği bilgi ile yine harika bir ser. kesinlikle tavsiye ederim. iyi okumalar...
dido6432
Kaşif
08.01.2013
Rüyamda bile gördüm, günlerce hayalinden çıkmadım, O kadar diyorum sizlere :D<br />Sanki öteki hayatınızda gemiciymiş siniz gibi bir his uyandırıyor.. Harika bir İhsan Oktay klasiği..
harunarslan
03.01.2013
Fantastik bir anlatımla süslenen bir eser. Puslu kıtalar Atlası'nın yazarı bizleri denizlere sürüklüyor. Oktay İhsan Anar ve eserlerini onu yaşadığı dönemde tanıma fırsatı bulan bir nesiliz . Gerçeklik algınızı bir tarafa bırakıp Amat'ın varlığı ve yokluğu arasında kaybolmaya hazır olun ...
seyyah1657
28.12.2012
Fantastik bir roman...Takip etmekte insan zorlanıyor,gerek kişiler,gerek olaylar arasında bağlantı kuramıyor,olanları sonraya taşıyamıyorsun.Uzun zaman belki yarısına kadar boş okuyorsun.Dilinin ağır oluşu-gemiciliğe dair tabirler- bir yana haddinden fazla tasvirlerle dolu.Biraz kopukluk olur da öyle boş boş okursan iyice boğuyor bu kısımlar.Bir de farklı bir kurgu var,romana konu olan olaylar birtakım kitaplarda verilen bilgilerle zenginleştirilmiş ki,anlatılanlar gerçek gibi bir izlenim oluşturulmuş.Eleştirilebilecek pek çok şey var belki; ama bütün bunlara rağmen böyle insanı çeken bir havası var,okumaya başladığında bırakmak zor oluyor.Bir de şahıs kadrosu çok zengin...

AMAT,kalyonun ismi..romanın ilerleyen sayfalarında anlamının “gerçek” olduğunu öğreniyoruz; başındaki elif çıkarıldığında kalan “mat” ise ölüm anlamına geliyor.Bu gemi adeta günahkârların toplandığı bir yer.Kaptanlarından miçosuna kadar herkesin haklı ya da haksız bir vukuatı var.Sefere çıkma amacı iki Türk gemisini batıran siyah sancaklı bir kalyonun batırılması; ancak öyle şeyler yaşanıyor ki zaman içinde bu Amat siyah sancak çekiyor ve iki Türk gemisini batırıyor.Tayfalardan bir kısmı burada bazı şeyler seziyor,bu anın daha önce de yaşandığını fark ediyorlar, bu sefer bizi yakalaması için de bir kalyon çıkarırlar herhalde diyorlar.Kaptan Diyavol Paşa,kitaplarda verilen bilgilere göre kendisine zamanı geri döndürme gücü verilen bir mahlukat,bu özelliği ölümsüz gibi görülmesine sebep oluyor.Kaptandan sonra iki reis var: Süleyman ve Ali reisler…Bunlardan Süleyman reis hırsıyla,gücüyle koca reis oluyor..Ali reis ise bu karara itirazından dolayı tayfaların arasına gönderiliyor ve zelil bir hayat sürüyor yolculuk boyunca.Venedik ve İspanya kalyonlarıyla savaşlar oluyor,fırtınaya yakalanıyorlar,Malta’da savaşlardan dolayı oluşan hasarları tamir ediliyor.Tüm bunlar olurken sık sık Diyavol Paşa ortadan kayboluyor,ama kimse buna anlam veremiyor.Bu olaylar yaşanırken Süleyman reisin ölümsüzlük merakı ile kaptanın odasındaki kitapları okuduğu ve kaptanla ölümsüzlük üzerine konuştuğu yerler var ki kitapta bu kısımlarda da ilginç bilgilere rastlıyoruz.

Sonlarına doğru kalyondakilerin çoğu veba hastalığına yakalanıp ölüyor; ama Süleyman reisin cezalandırılıp bunların yanına atıldığı zaman,onların ölmediğini görüyoruz.Diyavol Paşa bunları canlandırıp tekrar tekrar istediğini yaptırıyor.Süleyman reis oradan kurtulup daha önce ganimet olarak ele geçirdikleri küçük gemiye geçerek oradaki bir toptan amat yazısının başındaki elif harfini vuruyor ve kalyon paramparça oluyor.Bu bilgiler romanın bütünlüğü içinde verilmiyor ama,başka kitaplardan bilgi olarak aktarılıyor.Yani sanki roman okumuyor da tarih kitabı okuyor gibi…Değişik bir kurguydu işte,anlaması da anlatması da zor….
turkoglu61
Kitapkurdu
23.12.2012
kitabı okurken öyle bir içine giriyorsunuz ki sanki yıllardır amat'ın gemiciymişsiniz gibi geliyor yazarın anlatış tarzı çok orjinal<br />
KY-862568
20.12.2012
Bir yazarın deniz ilmine bu kadar vakıf olmasına şaşırırken bir taraftan da kitabı dine ve silahlara ait bilgilerle süslemesini hayranlıkla seyrediyorsunuz...
shabbule
04.12.2012
dallanıp gelişen hikaye bir çemberi takip eder gibi başladığı yere geri dönüyor.güzel ve orjinal bir hikaye.
hsynakdgn
Kitapkurdu
28.11.2012
Kitap, tanıyanlar için Anar'ın bildik tarzını bulabilecekleri bir kitap. Tanıtımında da denildiği gibi olağanüstü dünyalar kurmak ve okuyucuyu onların içinde diyardan diyara, zamandan zamana sürüklemek konusundaki maharetini bu kitapta da göstermiş yazar. Diğer eserlerinde olduğu gibi hiçbir tarih dersinde duyamayacağınız tarihi olay ve şahısları burada da bütün gerçekliğiyle karşınızda bulmanız mümkün fakat konusu itibariyle çok fazla denizcilik terimi kullanıldığından bir süre sonra bir terimler sözlüğü aramaya başlayabilirsiniz. Bunun dışınnda sürükleyicilik, imgeler, karakterler ve olaylar üzerinden anlatılmaya çalışılan öğretiler bakımından dolu dolu bir hikaye okuyacaksınız.
KY-587062
28.11.2012
Puslu Kıtalar Atlası ile tanıdığım Anar'ı Amat'la takip ettim..Aynı tadı alamadım...Deniz savaşlarını sevenlere önerebilirim...
lkmnsglr
15.11.2012
ihsan oktay anar kitaplarında çok ilginç karakter insanları tanıtıyor ama kitapta daha sonra o karakterlerden bir daha bahis edilmiyor o karakter o cümlede kalıyor ve kitapta birdahada geçmiyor.
mkite
26.10.2012
Kimse bir gecede okunur bu kitap demesin. Yanına kalınca bir terimler sözlüğü alsın ve sabırla okusun sonuç mükemmel olacak emin olun. Gemiye son anda kaçak olarak binen ve tayfa olan bir yolcu ve dillere destan bir deniz seferi...
SALTY
11.10.2012
Kitaba bir türlü ısınamadım. Konusu pek sarmadı beni. Bir olay örgüsü kurgusu olmayan kitapları oldum olası pek sevememişimdir. Kişiler çok silik kitapta. İçinde bulunduğu durumu anlatan olay vurgusu olmayan bir kitap. Ben çok sevemedim.
dnzyr
25.09.2012
okunması hayli zor bi kitap, çok fazla denizcilik terimi var neyin ne olduğunu anlayayım derken konudan uzaklaşıyorsunuz. Sırf bu kitap yüzünden yazarın diğer kitaplarına da önyargılı yalşalmıştı. ama yorumları okudukça en azından 1 kitabını daha okumak istiyorum şimdi yazarın. Bu kitapsa denizciliğe meraklı olanların hoşuna gidecektir daha çok...
Mehmet Akif Öztürk
Kitapkurdu
İlginç bir kitap.Anar'ın okuduğum ilk kitabı.Daha önce de yazıldığı gibi oldukça fazla denizcilik terimi içeriyor.Anlamlarını bilmeseniz bile akıcılık devam ediyor ama yine de terimlerin anlamlarını küçük bir kağıda yazıp kitabın arasına sıkıştırmanızı tavsiye ederim.Kitabın özellikle son kısmı oldukça ilgi çekici.Dili akıcı ve insanı sıkmıyor.Denizcilerin hayatları hakkında bir fikir edinebiliyor insan.Anar'ın diğer kitapları nasıldır bilmem ama bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
KY-696647
30.08.2012
İhsan Oktay Anar'ın 2005'te kaleme aldığı AMAT, Anar bu kitabını yazmadan önce denizcilikle uğraşmış fikrine itiyor insanı. Kim bilir belki de bilgi hazinesindeki denizciliğe ait dağarcığını açmıştır okuyucularına Anar. Lakin şunu söylemek gerekir ki bu güzide roman, muhtevasındaki ihtişama ters düşerek bitiyor.