Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
472Yorum
endergültekin
15.01.2007
kızıl sultan diye nitelendirilen ve halkımıza acıamsız bir şekilde hakkı yenilerek anlatılmış bir sultanın, nasıl idealist ve ve üztün siyaset sahibi olduğunu gözler önüne seren güzel bir kitap. kızıl sultan diye nitelendirilen bu şanlı sultanımızın aslında o dönemde yaptıkları olmasa bırakın dış kuvvetleri içimizde bulunan ve patlamaya hazır olan gerçek vatan hainlerinin nasıl bizleri kızıl kanlara bulayacaklarını anlayacaksınız.
...!!!...
15.01.2007
Kızıl Sultan dendi,hain dendi,yönetimi bilmiyor dendi..Bence hepsi desteklenmeden ortaya atan boş İddalar.Kurtuluş dönemini oluşturan herkesin Abdülhamit döneminde yetişmesi,Abdülhamit'in harika eğitim politikası,geleceğe yatırım yapması bile bu iddaları boşa çıkarır.Bence Mustafa Armağan'ın Abdülhamit hakkında çok doğru saptamaları var.Mustafa Armağan'ın Abdülhamit üzerine yazdığı tüm kitaplar okunmalı.Özellikle Abdülhamit'in Kurtlarla Dansı en güzel kitaplardan birisidir..
organik26
04.01.2007
kitabı yanlı yazmanızda bir mahsur yok bence ''bana abdülhamid'ini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim ''sözüne katılıyorum.kitapta bizim abdülhamid'imiz ama her açıklamanın arkasından mutlaka bir övgü var ve bir ara abdülhamid ile röportaj yapıyorum sandım sürekli mustafa beyin yorumları ve said-i nursi konusundada ne şiş yansın ne kebap olayı var.yazar doyurucu bir bilgi vermemiş kimseyi incitmemiş biraz daha radikal söylemler ve bilgiler olsa memnun olurdum saygılar<br />
beyazboga
Kitapkurdu
27.12.2006
Bu kitab bence açklayan en önemli söz, kitabn nsözünde bulunan ve beni şoke eden şu bilimsel gerçek oldu. "Kurtlarla karşlaştğnızda, eğer kurt sesi çkartamazsanız kurtların hedefi haline gelir ve onlar tarafından parçalanırsınız. Eğer onların taklidini yaparsanız onlarda sizi kurt sanp yanınızdan geçer giderler. ve sizde kurtulursunuz." Kelimeler aşağ yukarı böyleydi. Abdülhamit'in o tarihte kimlerle, hangi ülkelerle ve nasl savaştığını, akl ipinde onlardan her zaman bir adım önde olduğunu sanırım bu bir kaç kelimelik söz en iyi anlatıyordur. Osmanlı imparatorluğunun gerilemem dönemine ait, hasta adam olarak nitelendiren bir imparatorluğun nasıl didimdik ayakta kalmaya çalışytığını ve bunu başarma eğilimine refleksine girmeye başladığı zaman, içte ve dışta bulanan vatan hainlerinin- bugünde olduğu gibi- nasıl devreye girdiğini, tüm bunlara rağmen sultanın yinede anlam veremedğim bir şeklide bu kişileri cezalandırmak yerine, yeri geldiğinde mükafatlandırıldığını gördüm. Osmanlının hiçte banaz sayıacak bir kapasite de olmadığını hatta ilk kız okullarının sultan Abdülhamit döneminde olduğunu öğrendim. Sultanın giriştiği akılcı ve kendinden emin bir tavırla giriştiği hamlelerle ülkesini nasıl savaşa sokmadığını, tüm düşmanların niyetlerini akıl almaz bir şekilde geri püskürttüğünü gördüm. Böyle güzel bir manzaranın nasıl son bulduğunu ise gözlerimde hafif bir nemle karşıladım. Ama tarihim hakkında bana öğretilmeyen, kitaplarımda okutulmayan, ve üstün körü anlatılan bir çok olayın iç yüzünü okudukça tarihimi ve geçmişimi büyük bir sevinçle bir kez daha kucakladım. Eminim diğer okuyucularda bu kitaba ulaştığında ne demek istediğimi anlayacaklardır. sözlerime devrini kapatan bir sultanın sözleriyle, kitaptan bir alıntı ile son vermek istiyorum. "Millet birbirini krıp geçireceğine bırakın beni öldürsün."
Yasin özcan
Kaşif
27.12.2006
Mustafa armağan,hiç süphe yokki tam bir abdülhamid hayranıdır.Bunun böyle olmasıda gayet doğal sanırım,kendisininde önsözde ifade ettiği gibi,kitabı akademik bir tarzda mı yoksa popüler bir tarzdamı yazacağı zihnini biraz meşgul etmiş,sonuçta ortaya popüler bir kitab çıkmıştır.Tarihte popülerlik olmaz tabii vesikalara ve delillere istinad etmeyen bir tarih elbette duygusal olacaktır.Ama yinede güzel bir çalışma.
SALTY
27.12.2006
Ulu Hakan'a Neden Kızıl Sultan denildiğini öğrenmek isteyenler varsa bu kitabı hemen okumalarını tavsiye ederim. Tarihini bilmeden tarihine küfredenler önce okusunlar, okusunlarki siyonistlerin, emperyalistlerin 100 yıl önce yapmak istedikleri şeyleri yaptırmayan karşılarında dimdik ve tek başına başarıyla duran Ulu Hakanın başarılı hikayesine şahit olsunlar.
aydasun
20.12.2006
Alev Alatlı,düşüncesi.Alev Alatlı kalemi.Eğer biliyor ve beğeniyorsanız,bu makalelerde de çok şey bulacaksınız.Farkındalık seviyenizi bir çıta daha yükseltecek,okunması gereken bir eser.
burak.yilmaz
Kitapkurdu
17.12.2006
sultan abdulhamit han ile ilgili tasvirler anlatımlar çok sıcak ve ilgi çekici.çok detaylı olmamasına rağmen genel bir fikir sahibi olunması açısından hoş bir kitap...ancak kitabın bir yerinde tayyip ile yapılan bir benzetme sonucu kitaptan anında soğudum...bu kadar öznel yazan bir yazarın başka bir kitabını okuyacagımı sanmıyorum...yorum bize bırakılmalı...daha çok duygusal bir kitap olarak yazılmış oldugunu düşünüyorum...yine de han hakkında pozitif fikir sahibi olmamı ve hakkında daha cok araştırma yapmamı sağladğı için sayın armağan'a teşekkür etmeliyim sanırım..
KY-386798
10.12.2006
Bu kitap akademik bir çalışma olmasa da, ihtiyaç duyulan pekçok konuya aydınlık getirmiş. Yazarın Sultan İkinci Abdülhamid Han'a beslediği derin sevgi ve saygı sayfalara yansımış. Tarih sevabıyla günahıyla bizim tarihimiz. İnsanımızın birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğu sıralarda Abdülhamid'i kötüleyenler elbette olacaktır. O'nu göklere çıkaran da olacaktır. Önemli olan yiğidi öldürsek bile O'na hakkını vermektir. Sultan Abdülhamid iade-i itibarını kazandı. Vefatının ilk yıllarında Rıza Tevfik ve Süleyman Nazif'in yazdığı şiirlerle kazandı. <br /><br />Saygılarımla...
KY-284923
10.12.2006
2.abdülhamid'e dair günümüz türkiyesindeki sayısız ezberi tek başına bozmaya yetecek akdar güzel bir kitap. çok konu var esasen yine de eleştirilebilecek kitaba ve abdülhamid'e dair fakat yine de büyük bir adamın büyük yönlerini başarılı bir şekilde ortaya sermiş yazar. özellikle şahsi hayatına dair mçok önemli notlar var ve genelde kesinlikle pek bilinmeyen şeyler. ilgilileri okumalı. abdülhamid'e şeytan gibi bakanlar kesinlkile okumalı. çağın gördüğü en büyük adamlardan biri hakkında büyük bir kitap. elbette çok sıkıntı var abdülhamid'in yöneticiliğiyle ilgili fakat bunlar çok cüz'i şeyler olarka kalıyor onun hayırlı icraatını ve tertemiz niyetini görünce.
Berat Güleryüz
06.12.2006
abdül hamidin kurtlarla dansı bence şu ana kladar yazılmış 2. abdülhamid ile ilgili eserlerden birisi ben 2. abdülhamidin zaten hayranıydım bu kitabı okuduktan sonra hayranlığım dahada arttı<br />
E&S
06.12.2006
Tarihçiliğine ve bu uğurda araştırmacı kişiliğine güvendiğim Mustafa Armağan,Osmanlı'nın kanayan yarası Abdülhamit Han'ı anlamayanlara,anlamak istemeyenlere anlamlı bir armağan sunmuş.'Armağan' diyorum bakın 'ders vermiş' demiyorum;anlamak istemeyenler gözümde cahillerdir.Cahillere de ders verilmez öğretilir bazı şeyler.Can-ı gönülden tebriklerimi gönderiyorum Mustafa Armağan'a.Her zaman belgelere dayandırarak,akademik tarih anlayışınla daha nice eserlerini bekliyor Osmanlı'nın torunları.
Namık ÖZGEÇİT
Kitapkurdu
06.12.2006
Tarihimizin bu dönemini anlatan kitaplarda genellikle II’nci Abdülahamid’ten iyi bahsedilmez. Çünki gerçekten de şartları çok zor bir dönemde yöneticilik yaptı ve bu şartlar altında, alınan her kararın doğru olması, hem toplumu memnun etmesi hem de devletin idamesini sağlaması çok zordu. Ben; II’nci Abdülhamid’in akıllı, siyaseti bilen ve Osmanlı İmparatorluğunu kurtarmak için çok radikal önlemler alınması gerektiğinin farkına varmış ve bunları uygulamaya çalışmış bir Padişah olduğu kanaatindeyim. Avrupa’nın ve Rusya’nın düşmanca siyaseti karşısında Balkanlar’da, Ortadoğu’da, Ortaasya’da ve hatta Afrika ve Japonya’da, siyasi ve diplomatik bir takım girişimlerde bulunmuş. Bu girişimlerle, hem ekonomik ve teknolojik gelişimi sağlamayı, hem de Avrupa Siyasetine karşı bir denge oluşturmayı amaçlamış. Ancak, bu maksadını tahakkuk ettirmekte başarılı olduğu söylenemez.
(O dönemde de çıkış yolu olarak görülen bu politikanın, bugün, Avrupa Birliği Siyasetine karşı; hem siyasal konjektür, hem de teknolojik olarak, o döneme nazaran çok daha uygun bir konumda bulunmamıza rağmen, neden uygulamaya çalışılmadığını merak ediyorum. )
Kitap hakkında düşündüklerimi de kısaca ifade etmek istiyorum:
Yukarıda belirttiğim gibi, bazı kitaplarda II’nci Abdülhamid’in, her yönü ile kötü bir Padişah olduğu, baskıcı, acımasız olduğu değerlendirmelerini okursunuz. Muhafazakar düşünceye daha yakın olan kesim ise, övmekle bitiremez. Bu kitapta da bilimsellikten ziyade değerlendirmelerle övgüler dizilmiş. Ben, tarimizi anlatırken ve yorumlarken, artık siyasi düşüncelerden arındırmamız gerektiğini düşünüyorum. Doğruları anlatırken abartmayı ve övünmeyi, yanlışları anlatırken başkalarını suçlamayı veya bahaneler üretmeyi bırakmamız lazım. Bunu yapmayı başarırsak ‘’Tarih tekerrür etmez’’
Muhtar Ravi
Kitapkurdu
03.12.2006
II. Abdülhamit'in siyasi bir deha olduğunu ispat eden muhteşem bir eser. II. Abdülhamit'in ülkenin geleceğini görüp aldığı kararların kritikliği ülkenin yıkılmasını geciktirmiştir. Geciktirmiştir ancak önleyememiştir. Bu da ülkenin içten ve dıştan sürekli yıkılması için uğraşanların hiç de az olmamasından kaynaklanmaktadır. O dönemde sürekli küçülen bir devleti hiç toprak kaybetmeden 33 sene yöneten bir siyasetin fikir babası olan II. Abdülhamit'in durdurulması ancak tahttan indirilip ülkeden çıkartılmasıyla mümkün olmuştur. Bu toprakların böyle siyasetçilere ihtiyacı olduğu aşikardır. II. Abdülhamit'i tam olarak tanıyamamış olanların bu kitabı mutlak okumalarını tavsiye ederim.
minstrel
01.12.2006
Oku ve okut türünden bir kitap olduğu için bitirince hemen bir arkadaşıma verdim.Son bölümde Atatürk'ün Abdülhamit görüşleri çok ilginç. Ne kadar üstü örtülmeye çalışılsa da gerçekler birgün günyüzüne çıkıyor. Artık resmi tarih bile ulu hakanın hakkını ister istemez usulca teslim etmeye başladı.Mustafa Armağan'ın da eline sağlık.
ismtrn
28.11.2006
II. Abdülhamidi daha iyi tanımak bu eserle daha da güzel oldu diyrbilirim. Mustafa Armağan'ın sürükleyici diliyle hiç sıkılmadan okunabilecek bir kitap. O tarihte neler olduğunu bir film izler gibi görebilmekte insan. Gerçekten çok değerli bir eser. Tavsiye ederim.
haci23
25.11.2006
II. Abdulhamid ve dönemi günümüzde popüler bir tarih konusu olmakla birlikte, Cumhuriyetin kurulduğu temellerin II. Abdulahmid dönemindeki pek çok icraatın üzerinde yükselmiş olması bu hem II.Abdulhamid i hemde dönemini çekici kılmaktadır.Artık yakın tarih üzerinde çalışan araştırmacıların da artmasıyla geçmişle ilgili pek çok yanılgı düzeltilmeye başlamıştır. Mustafa Armağan her zamanki gibi kalemini sakınmadan eseri kaleme almıştır. Anlattıklarını belgelerle desteklemiş ve okuyucuyu da her zamanki gibi araştırmaya sevk etmiştir. II. Abdulhamid'e dönemine ilgi duyanlar için güzel bir özet eser...
ahmetozay
22.11.2006
Adbülhamid'i bu kadar net bir dille anlatan başka bir eser okumadım.Hakkında söylenen asılsız söylentilere ispatlarla çok güzel açıklık getirmiş.O'nu her yönüyle ele alarak nesnel anlatılmış.Ben Abdülhamid'i şahsen bu eserle tanımaya başladım ve araştırılarım devam ediyor.Buna katkısı olduğu için Mustafa Armağana teşekkür ediyorum.
Ninja_Kedi
Kitapkurdu
21.11.2006
Abdulhamid devrine dair sadece bir mum ışığı...Abdulhamidi anlamak bir devri anlamaktır...En şedid muhalifleri dahi ona karşı yaptıklarından,söylediklerinden nedametlerini dile getirirken günümüzde hala tenkit edip o muhterem insana "kızıl sultan" diyen ve ipleri emperyalistlerin elinde olan zavallılara acımak gerekir...beğeniyle okuduk..teşekkür ederiz Mustafa Bey...
Ahmet KURTULUŞ
Kitapkurdu
21.11.2006
bu kitap son zamanlarda ulu hakan ile ilgili en kapsamlı araştırma.tarafsız bir düşünce akıcı bir uslsp herkese tavsiye ediyorum