Otomatik Portakal (Ciltsiz)
Otomatik Portakal (Ciltsiz)

Kitapyurdu Fiyatı: 64,13TL

Ürüne Git
4065Yorum
Gitaristanbul
Kitapkurdu
İnsanların, yanlış ve doğru ayrımı konusunda da özgür olması gerektiğini de güzel bir şekilde örneklendiren bir roman.
...!!!...
Sonradan filmi çıkan birçok kitabı okuduğunuzda filmindeki keyfi alamazsınız ve bu nedenle bir bakıma bir romanın filminin çıkması o kitabın okunurluğunu da düşürmesi anlamına gelir ancak gerçek anlamda başyapıt olan kitapları diğer tüm sanat dallarıyla işleseniz de o kitabı okurken verdiği keyfi hiçbir şekilde alamazsınız. Bu kitap da işte onlardan bir tanesi... Filmini izlemiş bile olsanız hiç tereddüt etmeden okumanızı tavsiye ederim. Hem anlatımın edebiliği hem de güçlü olması sayesinde okuruna, sadece kitaptan alabileceği bir hazzı sunabilen bir kitap. Gerçekten başyapıtlardan bir tanesi. Bu kitabı okumamak bir okur için kayıp diyebilirim.
okuyozdahane
Kitapkurdu
Okumaya değer diye düşünüyorum,size mantıksız ve uzak gelen davranışları bu kitapta anlayabiliyorsunuz
buişte1yalnızlıkvar
Ahlaki problemlerin irdelendiği,biraz psikolojik roman niteliğinde bir kitap. Karakterlerin iç seslerini duymak müthiş keyif verici. Kitap bittikten sonra,hayatımda bir şeylerin değiştiği hissiyatına kapılmıştım. Okuyun,okutun.
ilkselim
Beğenerek okuduğum bir kitaptı. Herkese tavsiye ediorum.
SamiGiray
Okunması gerekenler arasındaydı.Keşke daha önce satın alsaymışım diyorum.Tavsiye ederim
peride3
Koşullanmanın nerelere gidebileceği, toplumsal adalet sisteminin nasıl sağlanabileceği gibi konuları düşündüren, iyi bir kurguya sahip kitap. Ama asla okuduktan sonra filmini izlemeyin derim.
btlgrbz
BİR KLASİĞE YORUM YAPMAK KÜSTAHLIK SAYILIR MI? AMA KENDİNİ ÇOK TEKRAR EDEN BİR KİTAP, OKURKEN ÇOK ZORLANDIĞIMI SÖYLEMELİYİM
draroz
Çok başarılı bir distopya örneği. Okurken düşündüren, kendi doğrularınızı sorgulamanızı sağlayan, belki de yanıldığınızı size gösterecek kendi türünde bir başyapıt.
assange
Otomatik portakal ortaya koyduğu etik problemlerle birlikte düşünülerek okunması gereken , okurken de zevk alabileceğiniz bir kitap , okuyun ğişman olmazsınız
karbeal
Kitap gerçekten çok iyi. Ve genelin aksine filmi de çok hoş.Öyle ki ikisi de birbirini tamamlıyor.Önce kitap olmak şartıyla filmi izlememezlik yapmayın.Kitabın içeriğine gelirsek de Alex' e hissettiğim duygularla ilk ve ikinci bölümde kendimle çelişmeme neden oldu.Oldukça karamsar bazen rahatsız edici ama okunması gereken bir eser.
zuzu1453
Sıradışı bir eser... Keşke orjinal dilinde okuyup anlayabilseydim. Lakin yine okunmaya fazlasıyla değer diyorum.
Ozan Yavuz
iyi ya da kötü olmanın bir seçim meselesi olduğundan bahsederek olaya biraz "hazcılık" açısından bakıyor ve bununla beraber 'iyi' kavramı da "toplumsal normlara ayak uydurma zorunluluğu" bağlamında anlam buluyor kitapta... doğrusunu söylemek gerekirse alex'in neden 'kötü'yü tercih ettiği kitapta felsefi bir derinlik kazandırılarak süslenseydi kitap oldukça renkli ve dolu bir hale gelebilirdi. ancak yine de anlatımı ve dili gerçekten hoş, çevirmeni kutlamak gerek. kitabın içine girdiniz mi bi çırpıda bitiresiniz geliyor. sorgulatan eğlenceli bir kitap. okunmaya değer...
Cepnioglu
Kitapkurdu
Filmi ve kitabı muhteşem! Önce kitabı okumanız tavsiye ediliyor tarafımdan. Topluma uymayan davranışları istenilen hale getirmeye çalışan bir sistem yaratmış yazar. Ve bu sistem insanı aslında bir makineye dönüştürüyor. Bunun getirdiği ciddi sorunlar ortaya çıkıyor, insanın artık seçim yapamamaı gibi. Kitap bir argo eseri bir yerde ama Türkeçinde bu tadı pek yakalayamıyorsunuz. Önce filmi izlediyseniz şu aklınızda olsun kahramanımız Alex aslında 14 yaşında bir ergen. Gerçek bir kült eser!
acilarin
Kitapkurdu
Kitap ta okunmalı daha sonra filmide izlenmeli diye düşünüyorum
aysemu
Kesinlikle sisteme getirilmiş en iyi eleştirilerden biridir bu eser. Önce filmini izledim. Sonra kitabını okudum. Enfesti. Gün boyu elimden düşürmedim. Bir baktım ki günün ortasında bitivermiş...
zafer_ozcan
Kitapkurdu
Otomatik Portakal, en çok kullanmış olduğu dili ile cezbetti beni.Hayal dünyama yeni bir pencere açtı. Kahramanımız Alex' in kendine özgü fikirleri, hayatı derinlemesine sorgulayan bakış açısı ve bu fikirleri ile örtüşmeyen yaşam biçimi, eylemlerimize yön veren yozlaşmış toplumun otomatikleşmiş birer portakalı olduğumuzu hatırlattı. Ağaç misali insanlar, doğası gereği kendine has olan özelliklerde meyve vermeye meyilli olsa da, dışarıdan yapılan aşılamalara müdahale edecek güç ve iradeden yoksundur. Kitapta bu duyguyu sonuna kadar hissediyorsunuz.

Kabullenmekte zorlansak da, bizler içinde bulunduğumuz toplumsal yapının maalesef mimarlarındanız. Alex içine düştüğü çelişkiler yumağından kendini kopartıp çıkarabilme imkanını elde ettiği an, başka bir yumağa sarıldığını farkedip mücadele gücünü kaybediyor. İçine düşen yalnızca otomatik portakal imgesi ve bu imgenin dayanılmazlığı oluyor. Yine de kendini özgürleştirme çabasından ziyade kendisine tanınmış sınırlar içerisinde gücün tadını çıkartıyor.
kalemkağıt
iş bankası yayınlarını gerçekten tebrik ediyorum. nereden buluyorlar böyle yaratıcı kapakları anlamak mümkün değil. kutluyorum, zor zanaat.
KY-1167881
Dikizleyip bitirdiğinizde, suratınzın ortasına dehşet bir zumzuk falan yediğinizi hissedeceğiniz şahane Burgess romanı. Kitabı okuduktan sonra, Kubrick'e de muhteşem uyarlamasından ötürü şapka çıkartmamak imkansız.
belpo
Günümüzde toplumun davranışları nasıl etkileniyor ve yönlendiriliyor merak ediyorsanız, kitabın ana kahramanı Alex'i (belki de gelecekteki bir) toplumun sembolü olarak düşünebilirsiniz. Aslında orijinal dilinde mükemmel olan eser, Türkçeye fazla gelmiş olacak ki kitabı okurken saçma cümelelerle karşılaşabiliyorsunuz; ayrıca çok fazla "çakozlamak" kelimesi tekrarı da cabası. Oysa ki Türkçede argo, övünç kaynağı olacak derecede gelişmiştir. :)

Bunların dışında kesinlikle okunması gereken bir eser diyebilirim. Çünkü günümüzden çok da uzak olmayan bir süre önce Ivan Pavlov denen fizyoloğun, şartlı koşullandırma kurallarını bularak önünü açtığı, günümüzde ise dallanıp budaklanıp "davranış değişikliği teorisi" adı altında bir dizi tekrarlanan uyarıcı bombardımanı ile gerek bireyin gerekse koca bir toplumun "düşüncelerini ve davranışlarını" nasıl belirli bir kesimin istediği doğrultuda manipule edilebileceğini gözler önüne seriyor.