Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kesinlikle sisteme getirilmiş en iyi eleştirilerden biridir bu eser. Önce filmini izledim. Sonra kitabını okudum. Enfesti. Gün boyu elimden düşürmedim. Bir baktım ki günün ortasında bitivermiş...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Otomatik Portakal, en çok kullanmış olduğu dili ile cezbetti beni.Hayal dünyama yeni bir pencere açtı. Kahramanımız Alex' in kendine özgü fikirleri, hayatı derinlemesine sorgulayan bakış açısı ve bu fikirleri ile örtüşmeyen yaşam biçimi, eylemlerimize yön veren yozlaşmış toplumun otomatikleşmiş birer portakalı olduğumuzu hatırlattı. Ağaç misali insanlar, doğası gereği kendine has olan özelliklerde meyve vermeye meyilli olsa da, dışarıdan yapılan aşılamalara müdahale edecek güç ve iradeden yoksundur. Kitapta bu duyguyu sonuna kadar hissediyorsunuz.
Kabullenmekte zorlansak da, bizler içinde bulunduğumuz toplumsal yapının maalesef mimarlarındanız. Alex içine düştüğü çelişkiler yumağından kendini kopartıp çıkarabilme imkanını elde ettiği an, başka bir yumağa sarıldığını farkedip mücadele gücünü kaybediyor. İçine düşen yalnızca otomatik portakal imgesi ve bu imgenin dayanılmazlığı oluyor. Yine de kendini özgürleştirme çabasından ziyade kendisine tanınmış sınırlar içerisinde gücün tadını çıkartıyor.
Dikizleyip bitirdiğinizde, suratınzın ortasına dehşet bir zumzuk falan yediğinizi hissedeceğiniz şahane Burgess romanı. Kitabı okuduktan sonra, Kubrick'e de muhteşem uyarlamasından ötürü şapka çıkartmamak imkansız.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Günümüzde toplumun davranışları nasıl etkileniyor ve yönlendiriliyor merak ediyorsanız, kitabın ana kahramanı Alex'i (belki de gelecekteki bir) toplumun sembolü olarak düşünebilirsiniz. Aslında orijinal dilinde mükemmel olan eser, Türkçeye fazla gelmiş olacak ki kitabı okurken saçma cümelelerle karşılaşabiliyorsunuz; ayrıca çok fazla "çakozlamak" kelimesi tekrarı da cabası. Oysa ki Türkçede argo, övünç kaynağı olacak derecede gelişmiştir. :)
Bunların dışında kesinlikle okunması gereken bir eser diyebilirim. Çünkü günümüzden çok da uzak olmayan bir süre önce Ivan Pavlov denen fizyoloğun, şartlı koşullandırma kurallarını bularak önünü açtığı, günümüzde ise dallanıp budaklanıp "davranış değişikliği teorisi" adı altında bir dizi tekrarlanan uyarıcı bombardımanı ile gerek bireyin gerekse koca bir toplumun "düşüncelerini ve davranışlarını" nasıl belirli bir kesimin istediği doğrultuda manipule edilebileceğini gözler önüne seriyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
suçu anlatırken insanı dehşete düşüren bir kitap okurken çok gerildim.Makineleştirilmeye çalışılan insan beyninin bu uğraşa verdiği tepki anlatılıyor, çok müthiş...
Önce kitabını okudum sonra filmini izledim. Kitaplar bir başka güzel oluyor tabii ki. Bir insanın elinden seçim yapabilme özgürlüğünü alırsanız onu duygusuz bir makineye çevirirsiniz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
modern hayatta insanın nasıl değiştiğini ve değerlerini nasıl kaybettiğini anlatan güzel bir kitap. filmini izledikten sonra aldım ve iyiki almışım diyorum <br />
İngiliz edebiyatçı Anthony Burgess tarafından yazılan bu eser 71 yılında Kubrick tarafından beyaz perdeye aktarılmış. Çeviri kitap okumayı hiç sevmiyorum. Fakat, çevirinin Aziz Üstel tarafından yapılmış olması bu sevimsizliği biraz olsun azaltıyor. Kitapta yer alan bazı kelimeler rahatsız edici! "Ulu Tanrı" yerine "Koca Tanrı", "televizyona bakmak" yerine "televizyonu dikizlemek", "bu konu artık iyice anlaşıldı" yerine "bu konu tanıtlandı" gibi ifadeler kulak tırmalayıcı. Bahsettiğim olumsuzluklara rağmen ilk sayfalarından itibaren kitabın esiri oldum. Uykunun sınır kapısında pasaportu damgalatmak üzere olan anti kahraman henüz 15 yaşında ve bir sokak çetesi lideri. Anlatılan şiddet sahnelerinde, içiniz ürperiyor, tüyleriniz diken diken oluyor, nefret ve hayretle okuduğunuz kahraman, kitabın 2. bölümünde acınacak hale geliyor. Bu çete liderinin en ilginç özelliği tüm suçlarını Mozart, Bach ve Beathoven dinlerken ya da dinledikten sonra işlemesi. Tam bir klasik müzik hayranı. Klasik müzik, onun ruhunu doyururken aynı zamanda hayvani içgüdülerini harekete geçiriyor. Kitap, temel bir sorunsala ışık tutuyor, önemli bir felsefe üzerinde duruyor. Yaratıcı, daima iyi davranışlar sergilememizi isteseydi, bizi otomatik makineler gibi yaratırdı.İyi ya da kötüyü seçme şansı bırakmazdı. İnsanoğlunun sadece iyiyi seçmesi gerektiğinde!!!, bu seçme hakkı elinden alındığında, ne olur? O zaman bir hayvandan ya da cansız bir varlıktan ne farkımız kalır? İnsanlar sırf kendi mantığına ters gelen hareketleri yaptığı için, bir insanın öz benliğinin getirisi olan davranış örüntülerini engelleme hakkına sahip midir? Gerisi kitapta...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
filmi izlemiştim ve sonrasında filmin kitaptan uyarlama olduğunu öğrendiğimde kitabını da edindim. anthony burgess ceza, suç, iyi, kötü kavramlarının değişkenliğini çarpıcı bir şekilde anlatmış. konu olarak sıradışı bir kitaptı. okumanızı ve filmini de izlemenizi tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çeviri yaparken aslına sadık kalmak uğruna bir şeyleri bozmuşlar sanırım... dikizlemek fiilini görmek, bakmak ve izlemek fiiilerinin karşılığı olarak çevirmişler. "bir film koydular, ben de onu dikizledim... karşımda korkuyla beklediğini dikizledim..." gibi, kulak tırmalayan bir çeviri olmuş. Bu ayrıntıyı atlarsak, kitap çok başarılı. <br /><br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Otoriteye, makinalaştırmaya büyük bir başkaldırı... Kişi ne kadar toplumca kabul edilemez de olsa onu kendi benliğinden tamamen kopardığınızda bunun daha büyük bir felaket olduğunu gözler önüne seriyor Burgess.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı, uzun süre, filmini fazlasıyla beğendiğimden, okumaktan çekindim. Kitabın bu beğenime zarar vermesinden ve filmi, kitapla kıyaslamaktan korktum. Ne büyük hata etmişim! Mükemmel bir roman; mükemmel bir anlatım; mükemmel bir bakış açısı. Tek kusuru çok kısa olması. Keşke ciltlerce yazılmış bir seri olsaydı.
karar mekanizması elinizden alınırsa,yani iyiyi seçmek zorunda kalırsanız, gerçek anlamda ne kadar 'iyi' bir insan olabilirsiniz?? yada iyi olmak erdemli davranmakla eşanlamlı mıdır? bu ve bunun gibi milyon tane soru eşliğinde okudum kitabı,filmini de izlemiştim. bence çok çok başarılı
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu eserde anti-kahramanlık, şiddet gibi unsurlara takılmayın. bence hapishane papazı dikkat ile değerlendirilmeli, onun söylemleri önemli bence. herkez iyimi olmak zorunda mı ? insanları insan yapan öğelerden biride düşünmek ve analiz etmek değilmi. karar vermek değil mi. eğer karar verme unsurunu elinde alırsan ki toplum için faydalı olduğunu düşünüyorsun ( iktidarın kendi kafasında kurmuş olduğu toplum ) neler olacağını görüyorsun . insan kendi karar vermeli birşeyin iyi yada kötü olduğuna dışardan yönlendirme olmamalı eğer olursa tabiatın dengesi bozulur. zaten bozmadık mı o dengeyi. Eser muhteşem , normalda kitapların filmleri çekildiğinde kitap daha ağır basar fakat bunun filmide etkileyici . Totaliter yada baskıcı rejimlerin olmassa olmazıdır eserde anlatılanlar. insanın hayatını elinden alıp rejimin kendi istediği gibi bir hayat yaşatmak,toplum için daha faydalı olacağı düşüncesiyle. bu tür kitaplar yazılırken ( 1984, Ben v.s. ) belki hayal ürünüydü belki yazarların öngörüleriydi fakat o kadar yakınızki hemde tahmininizden çok daha yakınız böyle bir geleceğe . diğer arkadaşında dediği gibi okuyun , okutturun ve artık farkına varın bunlar sadece romanlarda yok, etrafınıza bakın ve ne kadar yakın bir gelecek olduğunun farkına varın.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendine has anlatımı var. Kahramanın konuşma tarzı bir süre sonra sizinde dilinize dolanıyor. Sizde onun gibi konuşuyorsunuz. <br />Konusu ise çok ilginç. Beyni yıkanan bir suç makinesi......