Bozkırkurdu
Bozkırkurdu

Kitapyurdu Fiyatı: 181,12TL

Ürüne Git
437Yorum
HİDİŞKO
30.09.2011
Oya gibi işlenmiş,karakter analizleriyle dolu okunması emek isteyen bir eser.Anlayabilmek ve zevk alabilmek için sindire sindire okunması önerilir.Sabırlı okurlar için...
Aylin Çağlar Bilman
Akıcı, sürükleyici bir kitap değil, çerez gibi otobüste orada burada tüketilecek bir kitap -hiç- değil. Konsantre olup okursanız büyük haz alacağınız, okurken her şeye asık suratlı bir ciddiyetle yaklaşılması gerekmediğini öğreneceğiniz / hatırlayacağınız, bitirdikten sonra kendinize itiraflarda bulunmanızı sağlayacak ilginç bir kitap bu.
sssara1286
Kitapkurdu
19.07.2011
Kitap pek bir şey katmıyor okuyucusuna!Hani intihar üzerine derin fikirler vb. iddialar bu kitapta arayıp da bulamadığım şey. Okunmasa da olur.
zoraki
Kitapkurdu
04.07.2011
Rahat bir okuma istiyorsanız başka tercih yapın ancak biraz konsantre olabilecek durumunuz varsa kitabın sonuna dığru aslında sizin de bir bozkırkurdu olduğunuz çıkacak ortaya vaktiniz enerjiniz varsa tavsiye ederim
demirkaya
23.06.2011
kitabı okuyacagım.merak ediyorummm
Ilhan Gerimterli
10.06.2011
Narsizz ve goldmund eserinde olduğu gibi insanları parçalara ayıran yeri geldiğinde, dalga geçen, yeri geldiğinde hesap soran bir eser. İnsanın kendini tanıması ve bireysel anlamda yaşamasını bilmesi gerektiğini vurgulayan derin bir kitap. beğenmeyen arkadaşlar kendilerine daha kurgusu bol olan kitaplar alsın derim. çünkü bu tarz kitaplardan onlar anlamaz. Zaten onlar için en çok satan kitap okunabilir bir kitap mantığı var.
ali.sir.nevai
Kitapkurdu
09.06.2011
Tek kelime ile mükemmel !!! Çizgi ötesinde bir eser. Sarsıcı, sorgulayıcı, düşündürücü. Heri Helır'ı ( Harry Haller ) bir yerden tanıdık bulacaksınız. Ve tabi ki onun Bozkırkurtluğunu. Kendinizle özdeşleştireceksiniz öykü kahramanını. Bu çok doğal çünkü bu kitap insan hayatını anlatıyor, sizi anlatıyor. Satır aralarındaki o sarsıcı sözler tekrar tekrar okunmaya değer bence. Yaşamınızı tekrar gözden geçirmeye hazırsanız okuyun. Kitabı ilk başlarda sıkıcı bulabilirsiniz ki; bu hiç mühim değil. Okumaya devam ettikçe elinizden bırakamıyorsunuz. Hepimiz hayatımızın bir döneminde kendimize şu soruyu sormuşuzdur. "Hayatın anlamı ne?" Bu soruyu çoğunlukla hayatın anlamsızlığını keşfederek cevaplamaya çalışırız, bazen de anlamını bulduğumuzu düşünürüz. Hayatın anlamsızlığını ve anlamını ruhumuzda birarada yaşatabiliyorsak, düşüncelerimizde uyumunu sağlayıp kaosa sürüklenmeden yaşamımızı sürdürebiliyorsak; işte o zaman bir insanın kendisine sorabileceği tüm soruların yanıtlarını bulabiliriz. Hangi soru bu sorudan daha zor olabilir ki?
okuyacak
Kitapkurdu
22.05.2011
Roman, intihar kartı cebinde gezen burjuva düşmanı Harry'nin burjuvazinin güven ve konfor içinde yaşamak için sunduğu hazır ve yapmacık değerlere nefretini anlatarak başlıyor.
Batılı aklın en iyi ihtimalle ikiye bölebildiği benliği genç-yaşlı, zengin-fakir, ciddi-gülünç binlerce parçaya ayırıyor. Parçalar zaman ve mekanda dolaşıyor, goethe'nin, mozart'ın karşısına çıkıp tabiri caizse silkeleniyor.
Yaşamı kavradı dediğiniz bir anda nefsini hesaba çeken veya çektiren sanki karşımızda yaşamın acı gerçekliğinin farkında hakiki bir üzüntünün sahibi mutsuzluğun müptelası bir derviş var.
Sonra sürreal bir tiyatro binasından içeri girerek bütün tecrübelerini test ediyor.
Bütün bu seyri sülukunu bir kadın ve bir erkek rehber eşliğinde yapıyor. Serencamın sonunda sonsuzluğa erişebilmek için ne kadar saçma da gelse yaşayabilmek ve en sonunda gülümseyebilmenin öneminin idrakinde tekrar insanların içine ve hayata geri dönebilmek. Benliklerin birer oyun taşı olduğu satranç tahtası misali hayatta ölümsüzlüğün sırrını da paylaşarak meraklarımızı bir nebze olsun gideriyor.
resulakinturk
01.05.2011
Hesse okumak bıçak sırtı bir duygudur.İnsan ya kendi girdabında kaybolur ya da sırılsıklam sahile vurur.Bu durum rafine zevklere sahip olmakla ilgili değil insanın kendini nasıl konumlandırdığıyla ve gerçek bir algı zenginliğiyle ilgilidir.İşte tam da bu yüzden herkese tavsiye edilmez.
09efe
Kitapkurdu
19.04.2011
Oldukça ağır bir kitap. Dolu dolu bir eser okumak istiyorsanız ve kişilik analizlerinden hoşlanırım diyorsanız mutlaka okuyun.eğer baştan sona akıcı, konulu bir hikâye arıyorum diyorsanız pek yanaşmayn...
aliakseki
Kaşif
24.03.2011
Harry Haller'in içsel yolculuğu öyle bir anlatımla karşımızdaki insan okudukça kendini tamamen anlatının tam ortasında kaybolmuş buluyor.Tüm bu kayboluşlar,girdaplar,duymaktan rahatsız oldukalrımız,görmekten kaçındıklarımız...herşey tamamen hayatımızda yok sayamayacağımız şeyler.Harry'nin içinde bulduğu insansı kurt ya da kurtsu insanın anlatımı,çağdaşlık ve barbar. insandan kaçan yapısı,kaosun anlatımı hem dil bakımından hem anlatı bakımından sizi alıp götürüyor.İnsanın hayatında bu zıtlıklar uyumlu kalabilir mi ? Hermann Hesse ustalığını konuşturmuş...Bence gerçek bir başyapıt BOZKIRKURDU.
dark-wiseman
24.03.2011
Yalnızca yalnız değil yaban bir adamın romanı. Gerek psikolojik tahliller gerekse de replikleriyle etkileyici olsa da üslubu nedeniyle yer yer sıkıcı hale gelebiliyor.
KY-204368
01.03.2011
herman hesse anlatım tarzı ve uslubu kimi zaman sıkıcı ve iç konuşmalar uzun ve yorucu bir okuma serüveni veriyor. iyi bir kurmaca değil psikolojik tahliller ve öğretiler ile bezenmiş bir kitap.
okurçizeryazar
Bilge
13.02.2011
İmge dolu bir kitap. Sabırla, belki uykusuzca okumanız gerekiyor.
BLaCKBoaRD
08.02.2011
50'li yaşlarını yaşayan Harry, içinde kibiri ve kendini beğenmişliği temsil eden bir Bozkırkurdu yaşadığına inanmaktadır. Harry ne zaman insana dair güzel şeyler yaşasa ya da düşünse, içindeki bozkırkurdu, bu düşünceleri dağıtıyor ve kibirli kişiliğini baskın kılıyor. İşte içinde hem insani hem de bozkırkurduna özgü kişilikler barındıran ve bunun şizofrenik bir durum olduğunun kabullenen Harry günün birinde kendisi üzerine bir incelemenin yer aldığı bir not alıyor. Notun içeriğinde Harry'nin içinde yaşattığı Bozkırkurdu olgusunun aslında kendi kurgusu oldugu ve bir kuruntu olduğu söyleniyor. Karşıt olarak insanın içinde onlarca hatta binlerde kişilik olduğu savunuluyor.
Kitap 200 sayfa olup benim görüşüme göre, ilk 100 sayfası, insanın iç dünyası üzerine oldukca güzel betimlemeler içermesine karşın, ikinci 100 sayfası ise biraz daha hayal dünyası içinde geçmektedir. İlk 100 sayfası için söyleyeceğim tek şey, oldukça güçlü bir yazım olduğudur.
cokegokhan
Kitapkurdu
16.07.2010
Thomasn Bernhard'ın kasvetli anlatısına benzer bir yoğunlukla ve Unamuno'nun 'Sis'inin sonuna deneysel açıdan benzer bir sonla biten roman, unutulmazlar arasına girmeyi elbette hak ediyor.
şevket erçil
Kitapkurdu
11.03.2010
Hermann Hesse, imgesel bir anlatım tarzı kullanıyor. Bu nedenle de, Onun eserine nüfuz edebilmek için; söz konusu eseri sonuna kadar sabırla kovalayarak bitirmek ve bitirdikten hemen sonra da üzerinde ince ince düşünmek gerekiyor. Kitap taki saklı tad, ancak o zaman yavaş yavaş ele veriyor kendini okuyucuya. Belli bir emeğin ve yaşanmışlığın ürünü olan eserler, yeterli bir düşünsel emeği de talep ediyor okurdan. Bozkırkurdu; Kitap okuma serüveninin henüz emekleme aşamasında bulunan okur nezdinde tam da bu nedenle sıkıcı ve anlamsız bulunabilecek türden bi kitap. Hermann Hesse nin Bozkırkurdu, Geothe nin Faust unu anımsattı bana. İnsanın içindeki asil ve hayvani yönlerin, İnsan ile Şeytanın mücadelesini, Nefsi Emmare ile Nefsi Levvame arasındaki o biteviye gerilimin hikayesini sezinletiyor.. Bu kitap; İnsanın Ontolojik arayış ve mücadele serüvenine, sancılı bir bilgenin içten ve şairane bir katkısı olmuş zannımca...
nbayulken
04.02.2010
Oldukça başarılı bir yapıt , bir çırpıda bitirdim . <br />Özgür ruhunu önüne gelen yeni fırsatlarla değerlendiren bir yaşamın güzel anlatımı . <br />Hesse'nin en iyilerinden .
Diğerlerinden biri
Kitapkurdu
04.07.2009
Hayallerin; realize edilmeye başlandığı üniversite yıllarımda 1. sınıftayken okumuştum bu kitabı, sükut-u hayale uğramasına daha çok ara durakların olduğu. İçsel yolculuk dönemlerinin yetişkinlik sorunlarını pek anlayamamıştım açıkcası ama iş hayatında yaşadıklarımdan sonra anlam verebilmiştim yazdıklarına. Endüstriyel Alman toplumunun yaşadığı iç acıların bir kısmının bizim topraklarımızda yeşermeyeceğini düşündüm sonra gelişmişlik ve diğer farklardan ötürü. Yazarın Doğu mistizminde kendini sorgulaması ve anlam araması okuyanı kendisiyle muhasebeye çekiyor ister istemez. Roman ama anlatılanlardan izole olamıyorsunuz. Arayış bitmez belki ama huzuru hala arayan ruhlar okumalı, bulduğuna inananlar da test etmeli kendini.
rc198111
12.06.2009
sabredip de kitabın ilk 100 sayfasını okuyup geçebilenler kitabın sonlarına doğru hiç bitmemesini isteyebilirler.