Ahmet Ümit okumaya BEYOĞLU RAPSODİSİ ile başladım. Ve o günden sonra hayranı oldum. Ve şimdi evimde Ahmet Ümit serisi var. İstanbul Hatırası, Patasana, Kavim... kesinlikle tavsiye ettiğim kitapları arasında.. Eminim büyük bir merak ve zevkle okuyacaksınız..
Kitap ancak sonlara doğru -son 50,60 sayfada- insanda merak uyandırıyor.Sonu hiç tahmin etmediğim şekilde bitti bana pek mantıklı da gelmedi açıkçası ancak yine de şaşırttı diyebilirim. Ayrıca bu kitapta Beyoğlu hakkında pek çok bilgi sahibi olunabilir.
her ahmet ümit kitabı gibi çok sürükleyici ve sade bir dille yazılmış fakat sonu çok zorlama geldi ve hala cevapsız sorular vardı kafamda kitabı bitirdiğimde yinede okuduğuma pişman olmadım...
Kitabın akıcılığına Ahmet Ümitin kaleminin ustalığına diyecek yok ama sırf kimsenin beklemediği bir son yakalamak için saçmalamaya da gerek yoktu.Güzelim kurguya yazık olmuş.
Ahmet Ümit bu kitabında Beyoğlunu ayrıntılı bir şekilde anlatmış. Ele aldığı üç arkadaş karakteri, yaşam biçimleri ve bunların tam ortasında işlenen bir cinayet. Ve cinayetin altında yatan hiç beklenmedik bir sonuç. Kitabı severek ve sonunu merak ederek okudum.
Çok ilginç bir polisiye roman. Kitabı okurken sonuna yönelik birçok tahminde bulunuyorsunuz. Katil şu vaya bu derken sonunda bir de bakıyorsunuz o da ne? Katil hiç tahmin etmediğiniz biri. Bu kurgunun yanına edebi dili de eklerseniz harika bir kitap çıkıyor ortaya. Tavsiye ederim.
Başlarda çok ağırdan alan bir anlatım var, ama sonunda o kadar ağırdan alınmasını ve tüm olayları tek tek açıklayan bir kitap, sonu muhteşem. Sadece bu kitabı değil her kitabı okunmalı ahmet ümitin :)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilk baslari agir gecmekte fakat olaylar ilerledikce ve karakterlerin hayati desildikce kitap akiciligina ulasiyor. yazar sis ve gece romanindaki gibi bir ters kose yaptiriyor romanin sonunda. zannimca bu kitabi okuyarak bosa zaman harcamis olmazsiniz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
öncelikle, bu kitabın dili çok iyi. çok sade, günlük konuşma dili kullanılmış ama genel olarak rahatsız edici bi laubalilik yok. kitabın sürükleyiciliğinin bir numaralı nedeni bu diye düşünüyorum.
İlk başları bir Beyoğlu belgeseli,ikinci yarısı heyecanlı bir koşuşturma olan kitap.Dili gayet sade.Herkes rahatça okuyabilir.Ayrıca Beyoğlu'na dair verilen bilgiler müthiş.Okumanızı öneririm.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabın düğümü son 50-60 sayfada çözülüyor ama o zamana kadar okuru düşündürecek ne bir ipucu ne de bir ima var. okur polisiye romanda olmaması gereken ölçüde pasif durumda. okunabilir ama beklentiyi yüksek tutmamak lazım
Kenan,Selim ve Nihat..Galatasaray Lisesinde başlayan ve uzun yıllar devam eden bir dostluk.Üçü de farklı özelliklere sahip,yazara göre bu dostluğun varlığı bu farklılıklara dayanıyor.Birbirlerini tamamlıyorlar.
Kenan ve Selim varlıklı ailelerin çocukları.Kenan hukuk,Selim mimarlık okuyor.İkisi de okullarını bitirdikten sonra babalarının işlerini devralıyor ve büyütüyorlar.Nihat ise kıt kanaat geçinen bir ailenin oğlu,üniversite okuyamıyor,belli bir işi gücü de yok.Arkadaşları sürekli yardım ediyorlar buna,bir kitapçı dükkanı açıyorlar.Bu Nihat'ın bir karısı var Melek,tam bir şirret.Şiirle filan ilgileniyor,dergi çıkarma peşinde.Selim'in karısı Gülriz,ev hanımı,özürlü çocukları var,tüm mesaisini onun eğitimi için harcıyor.Kenan ise ilerlemiş yaşına rağmen halen bekar ve evlenme gibi bir niyeti de yok.Hayatı doya doya yaşıyor,aklına ne geliyorsa gerçek kılıyor. Dünya turu,dağcılık,paraşüt,uçak vs. her heyecanı yaşıyor işte.
Kenan pilotluk öğrendiği zamanlarda,tam eğitimini tamamlamadan tek başına uçuyor ve bu ilk denemesinde kaza yapıyor ve ölümden dönüyor.Bu olay hayatını sorgulamasına sebep oluyor.Düşünüyor ki öldüğünde kısa bir zaman sonra unutulacak,kimse bilmeyecek bu dünyada Kenan diye biri yaşadı.Arkadaşları aklına geliyor,hiç yoktan diyor,onlar öldüğünde isimlerini yaşatacak çocukları olacak arkalarında.Ölümsüzlük mevzusuna takılıyor,ismini yaşatmak.. Fotografçılığa merak sarıyor,sergiler filan açıyor ama istediği yankıyı uyandıramıyor bir türlü.
Bir buluşmalarında Nihat'ın bir fikri kafasına yatıyor.Cinayet mahallerinin ve maktüllerin resimlerini çekmek...Bu düşünceyle emniyetteki bir amirden olay yeri fotograflarını alıyor,60 kadar fotograf...Sanat danışmanı arayışlarına giriyor ve Melek'in arkadaşı Katya'ya ulaşıyor.Nihat'ın vasıtasıyla bu bayanla tanışıyor, aralarında bir aşk da oluyor çalışmalar süresince.Beraber fotografları incelerken iki cinayet mahallindeki bir benzerlik dikkatini çekiyor ve aklına bu cinayetleri çözdüğünde sergisinin büyük yankı uyandırabileceği geliyor.
Selim ve Nihat'ın karşı çıkmasına rağmen araştırmalara başlıyor,hep olduğu gibi bu sefer de iki arkadaşı onun yanında yer almak zorunda kalıyorlar.Zanlılarla görüşmeler,olay yerinde yapılan incelemeler,Fransa'daki yaşlı bir kadınla kurulan bağlantı filan derken Kenan hep inandığı düşüncenin gerçek olduğunu görüyor.Emniyetteki bilgilerin aksine cinayetlerin aynı kişi tarafından işlendiği. Fakat karşısına çıkan isim hem kendini hem okuyucuyu şaşırtıyor.
Kurgu,anlatım,tahlil ve tasvirler çok güzel.Arkadaşlar arasındaki bağ,Beyoğlu sokakları,barlar,restoranlar,deliler,ayyaşlar,küfürler,sevişmeler,korkular...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazar her kitabında olayın geçtiği yerleri ve detayları çok çok iyi anlatıyor bu kitapta da beyoğlunun her yönünü görüyorsunuz ve her tip insanla karşılaşıyorsunuz gerçekten sıkılmadan okunacak bir kitap ahmet ümit'in diğer kitapları gibi bunu da mutlaka tavsiye ederim
Başlangıçta üç arkadaşın iyi dostlukları anlatılırken sıkılabilirsiniz. Ancak sıkılıp bırakırsanız çok şey kaybedersiniz. Roman ortalarından itibaren yeniden başlıyor ve beklenmedik bir sonla bitiyor. Ahmet Ümit bu işi biliyor dedirten bir kitap. Tavsiye ederim.