Yüreğinin Götürdüğü Yere Git (Ciltsiz)
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git (Ciltsiz)

Kitapyurdu Fiyatı: 204,16TL

Ürüne Git
457Yorum
Talhakutlu
14.10.2004
yüreğinin götürdüğü yere git güzel bir kitap ama haftalarca best seller olmasına bir anlam veremedim.<br />kitap bazı mesajları iyi vermiş ve edebiyat açısından bayağı iyi ama kitabın sonu insanda moral bozuyor.<br />böyle bir kitap daha güzel bir şekilde sonlandırılabilirdi bence.<br />zaten kitabın sonlarına doğru yazar sanki yazmaktan sıkılmışta bitirmek için yazıyormuş gibi bir hava var.<br />yinede okunbmasi gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Funda Otruş
Kitapkurdu
06.08.2004
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git... Kitap adı ile zaten insanı kendine çekiyor. Okumaya başladıkça kendinizi bir duygu selinin içinde buluyorsunuz. Yazar, okuyucuyu sarmayı o kadar iyi başarmış ki kendinizi büyükanne yerine koyarken birden torun oluyorsunuz. Hikayede taraf olmaktan çok iki karakteri de yaşayarak iki tarafın duygularına ortak oluyorsunuz ve kendi ilişkilerinizi daha net görebiliyorsunuz. Sıcacık, duygu dolu bir hikaye. En kıymetlimiz de yüreğimiz değil midir zaten ve en ihmal ettiğimiz???
neslidil
28.06.2004
Gencler bilebilse, yaslılar yapabilsesözünün örnegi bir kitap herkese tavsiye ederim. Cok mantıklı ama bir o kadarda duygu yüklü bir kitap..Dogrularımızdan sasmamamızı anlayan cok güzel bir yayın.
ginza
30.04.2004
Susanna Tamaro'nun okuduğum ilk kitabı. Herkesin de okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitap bir büyükannenin torunu yurtdışında okurken-yani yanında yokken-ona yazdığı mektuplardan oluşuyor. İçinde torununa olan özlemi ve ona verdiği hayata dair öğütler bulunan, ve bunların da son derece duygusal bir şekilde ifade edildiği mektuplar. Kitap kısa, bir kaç saatte bitirdim. Genelde çabuk bitirdiğim kitaplar diğerleri kadar iz bırakmazken bu kitap pek çok uzun ve edebi değeri yüksek kitabın etkilemediği kadar etkiledi beni. Tam dozunda bir duygusallık içeriyor olması da kitabı herkes tarafından okunabilir kılıyor.
okyanu_s
15.08.2003
Hiç Yüreğinizin Götürdüğü Yere Gittiniz Mİ?

Yüreğinin götürdüğü yer git ve muhteşemliği izle.

Kitap bir büyükannenin kızının ölümünden sonra yetiştirdiği torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kendisinin ve kızının yaşamlarında gizli kalmış noktaları anlatıyor mektuplarında.

Mektuplar

Bu mektupları okurken bir kadının yanlışları ile doğruları ile yaşamını göreceksiniz. Zincir halkaları gibi çakışan ve birbirlerinden etkilenen yaşamları… Engellenmiş bir çocukluğu… Düşünen etrafındaki her şeyi analiz ederek hayatın anlamını arayan bir kadını… Çevrenin sınırladığı bir kalıba girmek istemeyen ama bir türlü bunu başaramayan bir kişiliği... Suçluluk duygusuyla, özgüven eksikliği nedeniyle kullanılmış olduğunu düşünen sindirilmiş bir anneyi… Kırılgan, duyarlı, alçak gönüllü, bir büyük anneyi... Çocuk, genç kız, kadın, anne, büyükanne… Bu evrimi bir bütün olarak örme şansınız olacak bu kitabı okurken.

Büyükannenin bu mektupları yazmaktaki amacı; tüm yaşamı boyunca edinmiş olduğu tecrübelerini, torununa yol göstermesi için sunmak. Kendisinin toplumun belirlediği kalıba girerek nasıl mutsuz bir yaşam sürdüğünü nasıl hatalar yaptığını anlatıyor mektularında.

Mutlu olmanın iki anahtarını sunuyor: Çevrenin kendisini yönetmesine izin vermemek ve yaşamını kendini mutlu hissedecek şekilde kendi yönetiminde tutmak. Doğruyu ve yanlışı ayırt etmek için “yüreğinin sesini dinle “ diyor büyükanne.

Çevre konusunda torununu tekrar uyarıyor, bu kez kızını örnek vererek. Çevrenin sınırlarını aşmak isteyen ama temelinde yine toplumun değerlerini barındıran kızın davranışlarını anlatıyor ve torunun dikkatini bu ince çizgiye çekiyor. Kızının çevrenin değerlerinden kaçışının, onlara karşı isyanının ve onları çiğnemek için duyduğu arzunun temelindeki çevre kompleksini göstermeye çalışıyor. Kızının çevrenin değerlerinden kurtuldum zannederken aslında çevreye ne kadar bağımlı hareket ettiği gerçeğini anlamasını istiyor torununun.

Kızının ve kendi yaşamından örnekler vererek topluma bağımlılığın farklı şekillerini gösteriyor büyükanne mektuplarında ve bu tuzaklara dikkatini çekiyor torununun. İçindeki sesin bunlardan arındırılması gerekliliğinin altını çiziyor bir anlamda, yüreğinin sesini, bunlardan ayırt etmesi mesajını veriyor.

Sonuç

Yürek hep doğru söyler mi? Bu sorunun cevabı gizlenmiş bu kitapta. Büyükannenin mesajlarında gizlenmiş.

Büyükannenin sessizce fısıldadığı gibi… Eğer bizi sınırlandıran, toplumun etkisiyle oluşan içimizden yükselen seslerle, yüreğimizin ta derinliklerinden gelen sesi ayırt edebilirsek “evet” sorunun cevabı.
Rana Sağlam
02.04.2003
sevgi dolu satırlarla oluşmuş bi kitap ki gerçekten o içtenliği ve samimiyeti okuyucaya aktarabiliyor hayatınızda ertelediğiniz ya da yapmaktan vazgeçtiniz biçok şeyi gerçekleştirme gazını bulmak için kesinlikle okumalısınız..
cesur yalçın
01.10.2002
Bir ninenin torununa yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap "yüreğinin götürdüğü yere git".İçerdiği psikolojik unsurlar sayesinde insana zevkli bir okuma sağlıyor.Bence arkadaşlar kitabı acımasızca eleştirmişler.Kitap bir çok best-sellerdan özellikle de o yürekle ilgili olanından iyi.<br /> En vurucu sahne ise babanın ölürken "çocuğun elleri bizim aileye pek benzemiyor" sözleri.
muratdereli
Kitapkurdu
24.09.2002
Aslında bu kitabı alanlar okuduktan sonra hayal kırıklığına uğruyor. Çünkü kitabı satan bence adı.Öyleki bir kaç yerde rastladım bu kitabı bir aşk romanı zannederek alanlar var. Fakat okumaya başladıklarında kitabın konusunun 80 yaşındaki bir kadının torununa yazdığı mektuplar olduğunu görenlerin hayal kırıklğına uğradıklarını zannediyorum.Ama kitap kitaptır okuyun tabi!!
Gonca Alkan
27.07.2002
Bana göre anlatanın 80 yaşında olmasından mıdır bilmiyorum ama biraz bayık bir kitap.Kadın fazla duygusal bence insan biraz da negatif olabilmeli.Kitaptaki 17 yaşındaki torunun ergenliğin de etkisiyle o yoğun ilgiden sıkılması normal.Kitabı okuyun siz karar verin ama bence Yüreğinizi çok da dinlemeyin.Devir akıl devri...
sule
23.07.2002
80 yaşındaki bir büyük annenin uzakta olan torununa yazdığı mektuplardan oluşan kitapta aynı zamanda hem bir kadının yaşadığı aşkını, iç dökmelerini hem de torununa öğüt ve vasiyetlerini bulacaksınız. Mektuplar sade bir dille kaleme alınmış, her satırında sevgiyi bulmanız mümkün, fakat hiçbir zaman gönderilmemiş olmaları da ilginç.. Değişen gelenekler ve değerler karşısındaki duygularını torununa anlatıyor ve tavsiyelerde bulunuyor, bunlardan en önemlisi de “Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur” demesi..Kitabın özü de bundan ibaret zaten.Hepimiz için de bu geçerli değil mi zaten?..Bizimle konuştuğunda yüreğimizin götürdüğü yere gitmek..
Bolokur
12.06.2002
Yazar,bu kitabında oldukça ilginç bir konuya değinmesinin yanısıra;kişilik tanımını çok başarılı biçimde yapıyor...Hayattan,hayatımızdan kesitler verirken okuyucuya verdiği öğütler çok içten ve samimi geliyor...Sakin,sessiz kişilikli büyükanneyi,özgürlüğüne düşkün ve orta yaş bunalımını yaşayan anneyi,yeniyetme genç kızı bize çok güzel ifadelerle tanıtıp;her kişiliğe uygun mesajlar verebiliyor.Okuyucuyu sıkmayan,sade ve bir o kadar içten olan anlatım kitap bittiğinde kişinin beklemediği biçimde hüzünlenmesine bile yol açabiliyor...Bu kitabın okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum...
SALTY
30.05.2002
Geçmişiyle hesaplaşan yaşlı bir kadının hikayesi bana fazla ilgi çekici gelmedi açıkçası.Verilen birkaç güzel öğütten fazlasını bulmak pek mümkün değil kitapta.Evrensel bilgiler mevcut.Herkesin bildiği tenefüs ettiği.Hafızalarda uzun müddet kalacak bir kitap değil bana kalırsa.
Ruken ZİLAN
01.05.2002
Bireyin kişisel gelişimi için güzel bir eser."İnsanın kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken, bir düşünce uğruna savaşmak yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir."
M. Burak Baran
21.03.2002
Genç İtalyan yazarın 1994 yılında yayımlanan bu kitabı, yüreklerde mevcut olan çoşkuyu özgürlük hissini ve bağımsızlık hissini çok iyi işlemiş.80 yaşında bir kadının günlüğüne benzemesi birçok okur için can sıkıcı gelebilir ama unutulmamalıdır ki yaşlılar deneyimleri biz gençlerden kat kat fazla olan saygıdeğer insanlardır.Fransızların bir sözü var: 'Gençlik bilseydi, yaşlılık yapabilseydi.' işte bu felsefe tamamen doğrudur kanımca.Çünkü yazarın deneyimlerini siz de paylaştıkça ister istemez o özgürlüğün serin rüzgarlarını yüreğiniz ta derinlerinde hissediyor ve genç yazarın böylesini iyi bir kitap yazmasına hayret ediyorsunuz.80 yaşında bir kadının anıları size zor gelecekse bence okumayın daha iyi.Ama tekrar hatırlatıyorum, tecrübe konuşuyor bu kitapta; her ne kadar yazar genç olsa da...
lavinia
16.03.2002
Günlerinizin nasıl geçtiğini neler yaptığınızı Ve daha çok neler yapmadığınızı düşünün.Hayat akıp gidiyor, bizler yaşıyoruz ama!Bu kitap bana bunları düşündürdü.Hani filmlerde kızla olan birbirini sever ama buna rağmen ayrılırlar ve siz üzülürsünüz olmaz böyle şey dersiniz ya;yazar da olmasın izin vermeyin,her zaman mantıklı değil bazen duygusal davranın diyor.Yaşam karmaşasında yüreğimizin o cılız sesini dinleyeme ne dersiniz?
Mesut Karaman
Kitapkurdu
11.10.2001
Bu kitabı okurken fazlasıyla etkilendim.Mektuplar aşırı duygusaldı ve kitap çok sade yazılmış olduğu için okuması gayet kolay bir kitap.
Gökhan Bozdoğan
24.01.2001
İnanılmaz güzel bir kitap;insanı özü ile bağdaştıran, geçmişinde yaptığı ya da yapması geketiği olguları davranışları su yüzüne çıkaran kısacası bizi yüreğimizle kendi özümüzle başbaşa bırakan bir yapıt ve şöyle diyor:HERŞEY SENİN GİZEMİNDE ÖZÜNDE GİZLİ...ORAYA BİR YOLCULUK YAP VE KENDİNLE KARARLARINLA YÜZLEŞ...<br />okuyun ve yeni bir yürekle tanışın...