Kitab-ül Hiyel
Kitab-ül Hiyel

Kitapyurdu Fiyatı: 209,90TL

Ürüne Git
478Yorum
Kitab-ül Hiyel, mekanik ilmi kitabı geçmişimizdeki bu alanda sarf edilen gayretleri, bürokrasinin engellemelerini ve bizimde Da vincilerimiz oluduğunu anlatan akıcı bir uslubu olan güzel bir çalışma...Okurken düşündürüyor ve yeni bilgiler öğrenmenizi sağlıyor.Oktay Anar Felsefeci bir yazar olarak kendinden çok bahsettirecek bir yazar, yeni çalışmalarını heyecanla bekliyorum...
Eğer bir kitabı okuduktan sonra onu yıllarca zihninizin koridorlarında taşıyabiliyorsanız ve her anıldığında "vay be gerçekten iyiydi" diyebiliyorsanız o kitap bir baş yapıt yazar ise bir üstaddır. Anar ve kitapları tam olarak böyle benim için, sağda solda yazdığı dilekçe filan varsa onları bile alıp büyük bir keyifle okuyabilirim. Kitabı ikiye ayıtmış yazar birinci bölümde hiyel yani mekanik bilimine meraklı bir kişinin anılarını anlatırken ihtira beratını almasındaki çaba ve boşa giden emekleri ki günümüzde bu durum pekte değişmedi. İkinci bölümde ise birinci bölümdeki kişinin çırağının nasıl hiyel ilmine merak salıp geliştiğini anlatıyor mutlaka okuyunuz.
Çocuğunuza önce bu kitabı okutup üstüne bir de "Devrim Arabaları"nı izletirseniz mühendis olmak için çabalayan biri ile karşılarsınız...
Kitabın üslubu,Oktay Anar'ın akıl kamaştırıcı tarih bilgisi,bağlantılı üç hikaye(belki tek bir hikaye hepsi) ve çağın özelliklerini insanın içine işleyerek anlatılan masalımsı bir eser.Oktay Anar bu işi çok iyi beceriyor ve kendi tarzını her zamanki gibi ihsan ediyor okurlarına.
İhsan Oktay Anar; hayal gücünün efendisi... Bu romanda ise hayal gücünü resme de geçirerek bize bir başka alanda da ne denli başarılı olduğunu göstermiştir.
direkt alın ve okuyun,hiç bir şey kaybetmezsiniz,aksine size çok şey kazandırır!
İhsan Oktay Anar'ın diğer kitapları gibi bu da olağanüstü. . .Üslübü zaten tartışılmaz olan Anar bu kitapta da beklentilerimin üstünü verdi bana. . .Herkese tavsiye ettim.Size de ediyorum.Teknik ve fantastik...İhsan Oktay Anar bu iki şeyi nasıl da güzel harmanlamış!!!
Çok iddialı olarak söyleyebilirim ki: İhsan Oktay Anar okuduğum en iyi Türk yazarlardan biri. Şimdiye kadar kitaplarını okumadığım için çok şey kaybetmişim. Kitapları sadece okunup kütüphaneye kaldırılacak eserlerden değil... Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
bir mühendislik öğrencisi olarak bu zamana kadar neden okumamışım dediğim kitap. çizimlerin hepsi yazar tarafından yapılmış. hem teknik hem fantastik öğeler mevcut. yazarın kendine özgü ifadeleri romana ayrı bir tat katmış.
Çizimler ve mantık gerçekten çok hoş. ayrıca eski İstanbul'da bir yolculuk tadında. Aynı zamanda dünyadaki gelişmelerin algılanması ve Osmanlı'ya yansımasından da satır aralarında bahsedilmiş, daha bir güzel olmuş.
İhsan oktay Anar'ın yazmış olduğu en güzel kitap kanımca. Uzun ihsan ın akıllara zarar icatları ve sonsuz yaşam makinasının keşfi için verdiği uğraş. Kesinlikle İhsan Oktay Anar severlere tavsiye ederim.
Yine enteresan bir konu, gizemli kimlikler ve hikayesi. İhsan Oktay Anar kitaplarıyla benim geç tanışmış olmaktan üzüntü duyduğum, "Amin Maalouf" tadında ve elbette kendi uslubunda yazdığına inandığım bir yazar. Onu ancak yazdıkları kadarıyla tanıyorum elbette. Ancak şöyle ki, yazdıklarında bir yerlerde kendisi var diye düşünüyorum çünkü okumanın ötesinde bir etkileşime giriyorsunuz onun kitaplarını okurken. Sanki hikaye önünüzde yaşanıyor ve siz bir yerlerden, oturmuş izliyorsunuz.
İnanılmaz bir hayalgücü ve hikaye anlatma yeteneği olan yazar bunu bu kitabıyla bir kez daha mükemmel şekilde ispat ediyor. Bir kaşif ve onun maslahatgüzar esirinin maceralarını mutlaka okuyun. Tavsiye ediyorum...
Puslu Kıtalar Atlası'ndan hemen sonra alıp okumaya başladığım bu kitap ile yazara hayranlığım bir kat daha arttı. İnanılmaz bir hayalgücü ve hikaye anlatma yeteneği olan yazar bunu bu kitabıyla mükemmel şekilde ispat ediyor. Bir kaşif ve onun maslahatgüzar esirinin macerları merakla okunuyor. Ve roman içinde roman, tarih içinde tarih yazıyor. Romanda pek çok küçük sürpriz var; bunları yakalayınca daha da keyifleniyor okur. Bir spoiler vereyim, istemeyen okumasın; kitabın sonundaki hiyel ile hayal ilişkisini kitabın adına da uyguladığımızda kitabul hayal oluyor kitabın ismi
yazarın üslubu etkileyici..roman sürprizlerle dolu ve sonunu asla tahmin edemiyorsunuz..çok zekice bağlantılar kurulmuş..
Artık modern dönem Türk edebiyatının en kaliteli yazarlarından Anar'ın ikinci kitabının diğerlerine göre ince olmasına aldanmayın. İlk kitap kadar iyi olmasa da yazar farklı birşeyler yapmak istemiş ve makineler, çizimler ve tabiki yine mitolojik göndermelerle yazını süslemiş. Çok kolay okuyacağınız ince bir kitap.
Eski istanbulda hiyel (mühendislik )ilmine gönül vermiş yada onun cazibesine bir şekilde kapılmış insanlar ,onların icatları ve bu icatlar uğruna dönen dolaplar anlatılmakta.
tabiki arada felsefe yapılmıyorda değil zira ihsan oktay anar, aslen filozof, ve her cümlesinin altında bir anlam aranmalı..
Çizimler bizzat daha önceki romanlardan tanıdığımız Uzun İhsan Efendi (tanıyanlar bilirler) yapılmış.Çizimlere dakikalarca bakıp dalmanız mümkün.
Ayrıca Kitapta müthiş isimler uydurulmuş yine, passakal (pascal), gailevi (galileo), tahtelbahir ve hatta mercan dede. Calud'un hikayesi ise evlere şenlik. kesinlikle her İhsan Oktay Anar kitabı gibi okunmaya değer.
İhsan Oktay Anar bu kitabında sonsuz iktidarın peşinde koşanların öyküsünü anlatmış..Makine doğaya hükmetmenin bir aracı olarak görülüyor kahramanlarımızca,hükmeden iktidarı ve sonsuzluğu elinde tutacak..Her kitabında peygamberler tarihine atıflar var yazarın romanlarında..Amat'ta gemiyi yapan Nuh vardı,burdada günahsız olduğu için demire hamur gibi şekil verebilen davud var..Kadın karakterlerin nerdeyse hiç görünmemesi de onun kitaplarının başka bi özelliği,başka hiç bir felsefe altyapısı olan romanı kahkahalarla okuyamazsınız herhalde..Diğer kitaplarının yanındada kitabül hiyelide es geçmeyin..
kitaptaki mekanik zımbırtıların çizimleri estetik olarak başarılı, anlatmak istediğini anlatma konusunda azıcık da olsa başarısızdır. bazıları uzun süreli uğraşlar sonucu çözülmekte, bazıları da insanı pes ettirmektedir.
Puslu Kıtalar Atlası eserinden hemen sonra okudum, gerçekten de Türk yazını için bambaşka bir ekol. İhsan Oktay Anar'a tarih iştahımızı ve hayallerimizi coşturduğu için teşekkürler...