Başarılı romanlarıyla büyük bir okur kitlesi edinen Amin Maalouf'un kimlikler üzerine bir denemesi. Göçmen olmak, Doğulu - Batılı kimlikleri gibi konuları işliyor. Keyifle okunacak güzel bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romanlarını çok severek okuduğum fakat İslam'a ve Osmanlı'ya önyargılı olduğunu düşündüğüm Amin Maalouf'a ne kadar insafsızlık ettiğimi gösteren çok güzel bir kitap. Çağımızın problemlerini ortaya koyarken aslında bizi çözümlere götüren çok güzel bir deneme. Herkese ama herkese şiddetle okumalarını önerdiğim bu kitabı okuduktan sonra dünyada olup biten bu kargaşaya çok farklı bir gözle bakar bulacaksınız kendinizi.
Sosyal bilimlerin özellikle son yıllarda çok tartışılan kimlik konusu, akademik ortamlardan gerçekte yaşanan günlük formasyonuna ancak bu kadar yalın ve anlaşılır bir dille taşınabilirdi. Maaluf'un bütün yapıtları gibi akıcı bir şaheser...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanların farklı zamanlarda çok farklı kimliklere bürünerek birbirlerini nasıl dışladıklarını oysa ki esasında tüm insanların ortak değerlere sahip olduğunu ve önemli olanın da bu ortak değerleri öne çıkararak barış içinde yaşamamız gerektiğini,tarihten de örnekler vererek okuyucuya aktarmış bu kitabı okumanızı ve aidiyetlerinizi bir kez daha düşünmenizi tavsiye ediyorum.
Kimlik karmaşası ,zaman zaman içimizde yaşadığımız zaman zaman da içinde bulınduğumuz toplumda ne kadar önemli veya nekadar önemsiz olduğuna dair çatışmalar yaşadığımız, aiddiyet duygusunun farklı bir değerlendirmesi.
Amin Maalouf'un romanlarından sonra denemesiyle buluştum.BUkitap bana şunları düşündürttü:bunca savaş olmuşken ve halada olurken sebepler içerisinde kimlik faktörü ne kadar etkin,zira çok etkin.Yazar kimliğimiz her seferinde bize hatırlatılmadan dünyayı rahat dolaşabilirmiyiz?güzel ve kimlik üzerine gerçekten düşündürttürücü bir kitap.oku,manızı tavsiye ediyorum.
Çok güncel bir konu. Takibi biraz zor bir kitap, ama konuya bakışındaki değişik açılar için okumanızı tavsiye ederim. Yazarı tavsiye üzerine okumuştum. Ama anladığım kadarı ile Romanları ile denemeleri farklı bir havada.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kimlik bir insanın karakteri olamaz;sadece ismi olabilir-kişiliğini karşılayamayacak olan bir isim-Amin Maalof bunu anlamış olmaki bu eseri meydana getirmiş.yazar da anlamış adamı adam edenin kimliği değil içinin olduğunu...
Daima ayakta alkışladığım yegane yazarlardan biridir."Ölümcül kimlikler"denemesi ile bir kez daha kanıtlamıştır bendeki yerini.Günümüzde kimliğin insan yaşamı üzerinde ne kadar birleştirici ve bir o kadar da yıkıcı parçalayıcı etkisi üzerindeki düşünceleri bence çok objektif.Dinin,dilin aynı olması bile kimi insanları bir arada yaşamak için tutamasa da Maalouf sonlara doğru"...harita üzerinde ne kadar ararsam arayayım,bütün adayların dinsel ua da etnik aidiyetlerinin seçmenlerce önemsendiği tek bir yer bile bulamadım"cümlesi günümüz dünyasını onun gözünden yalın ve geçekçi olarak görmemizi sağlıyor
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
lübnanlı hristiyan ailenin çocuğu olan amin maalouf kültürümüzü arap olması hasebiyle iyi bilmektedir.kimlik konusundaki tespitleri de genel olarak hristiyan bir bakış açısıyla olduğu için bizi anlatmamaktadır.ancak dışardan birinin kendi dininin dünyası hakkında yaptığı tespitler ve islamiyete karşı hoşgörülü tutumu yazarı başarılı kılmakta ve entellektüel bir profil çizmektedir.bundan dolayı amin maaloufun romanlarından daha çok bu kitabını okuyuculara tavsiy ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Lübnanda Hristiyan dinine mensup bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelip,27 yaşından günümüze Fransada yaşayan eserlerini Fransızca olarak yayınlayan Amin Maalouf'un günümüzde özellikle ülkemizde tartışma konusu haline gelmiş,alt kimlik ve üst kimlik gibi kavramları detaylı olarak ele aldığı güzel bir eser.Yazarın özellikle Yugoslavyada yaşanan dağılma süreci sonrasındaki bir zamanlar kendilerini Yugoslav olarak gören ve bununla övünen insanların, dağılma sonrası dini,etnikve kültürel kimliklerindeki değişimleri üzerine tespitleri inanılmaz. Kitabın özellikle kimlik çatışmalarına karşı günümüz aydın insanının yapabilecekleri konusunda bizleri aydınlatan ''Panteri Evcilleştirmek'' adlı bölümü takdire şayan.
amin maalouf romanlarında ne kadar başarılıysa da , bence kendi fikirlerini ortaya koyduğu bu denemesi o kadar başarısız. Bilmem ,belkide bu kitabı okurken Türk kimliğim ile okudum ve bu yüzden yazarı beğenmedim ve başarısız buldum. Tamam , biz kültür zenginliğini tabii ki istiyoruz ama , eleştirirken de yiğidin hakkını vermek bence en doğrusu olmalıydı. Tanios kayası, afriaklı leo ve son okuduğum Yüzüncü Ad'da da Türklüğe Osmanlıya iğnelemeler var gibi geliyor. ve bu kitapta bence biraz daha fazla.Her ne kadar bu kitabı başarısız bulsamda AİDİYET kavramını bu kitapta öğrendim desem yanlış olmaz. zevkli okumalar
Amin Maalouf'un deneme türünde yazdığı bir kitap olan Ölümcül Kimlikler, günümüzün temel sorunu olan iletişim çağında yaşanan iletişimsizliğin kaynağını derinlemesine incelemektedir.Küreslleşmenin bize kazandıracakları ve kaybettirecekleri, alt kimlik ve üst kimlik kavramların kullanılarak okuyucuya aktarılmıştır.Maalouf'un Lübnanlı olması aidiyet kavramını daha net değerlendirmesini sağlamıştır
çağımızın deneme yazarı.deneme yazılarında olaylar olmaz kişiler konuşturulmaz belki ama bu yazar olaylarla ve kişileri konuşturarak yazıyor denemeyi.ve bu durumda okuyucuda yeni ve değişik bir tat bırakıyor.Ölümcül kimliklerde de böyle bir durum söz konusu ve yazar bir kaç başlık altında aidiyet konusunu işliyor.ancak konu çok zengin olmasına rağmen yazar bunu ustaca işliyor ve aidiyetlik kavramanı bütün yönleriyle ve detayıyla ince bir kitaba sığdırıyor.
Lübnanlı olan savaş çıkınca Fransa’ya kaçan bir adamın kimlik arayışı diyebiliriz. Bir deneme türünde olan bu kitap. Yazar çoğunlukla kendi kimliğini aramak istemiştir. Kitapta yansız gözükmek istemiştir. Ama yapamamıştır. Sonunda da bir ütopya ile sonlandırmıştır. Ne etliye karışayım ne sütlüye der gibi yazmıştır. Kütüphanenizde gereksiz kitaplar köşesinde bir yer açın. Ve bu kitapla bu yazarı takip etmeyi bırakmış bulunmaktayım.
maalofun bu kitabı son zamanlarda türkiyede de hortlayan milliyetcilik akımını iyi anlmak ve analiz etmek isteyenler için bulunmaz bir kitap.kitapta tabiidir ki türkiyedeki güncel milliyetcilik olgusu yok lakin milliyetcilik kavramına bakış açılarıı itibari ile dikkate değer bir kitap kendinizi milliyetci olarak tanımlıyorsanız birde bu kitabı okuduktan sonra düşünün...<br /><br />
Lübnan'da doğan ve 20'li yaşlarda Fransa'ya taşınan ve eserlerini Fransızca yazan bir aydının; kimlik, kimlik seçimi ve bu arada yaşanılan çelişkiler üzerine kaleme aldığı düşünceleri.
Deneme niteliğindeki bu kitap, bence gayet önemli. Tarihi kitapları kadar okunmayı hakediyor. Zira, biz Türkler için de altı çizilecek ve üzerinde düşünülecek bir çok satır var. Örneğin ilk olarak şu satırlar verilebilir. (sayfa 69): " Çeşitli halklar karşı karşıya kaldıkları felaketlerin sorumluluklarını birbirlerinin üzerlerine atmaya başladılar. Araplar ilerleyememişse, bu elbette ki onları hareketsizliğe mahkum eden Türk hakimiyeti yüzündendi; Türkler'in ilerleyememesinin nedeniyse, yüzyıllardır Arap sultası altında kalmalarıydı. Milliyetçiliğin birinci erdemi her sorun için bir çözümden çok bir sorumlu bulmak değil midir? Böylece Araplar yeniden doğuşlarının nihayet başlayacağı inancıyla Türk boyunduruğunu silkeleyip attılar; bu arada Türkler de Avrupa'ya daha az ayakbağıyla daha kolay katılabilmek için kültürlerini, dillerini, alfabelerini, giyim kuşamlarını Arap etkisinden kurtarma işine giriştiler."
Diğer bir örnek te şu satırlar olabilir. ( sayfa 46): " XX.yüzyıl bize hiçbir doktrinin mutlaka kendiliğinden özgürlükçü olamayacağını, hepsinin, komünizmin, liberalizmin, milliyetçiliğin, büyük dinlerden herbirinin, hatta laikliğin kontrolden çıkabileceğini, hepsinin yozlaşabileceğini, hepsinin elinin kana bulaştığını öğretmiş olacak. Hiç kimse fanatizmin tekeline sahip değil ve tam tersine hiç kimse de insanlığın tekeline sahip olamaz."
Bunun yanında yazar, kimlik arayışı olgusunu yalnızca biz Ortadoğulular için kullanmıyor tabii.Gerektiğinde Avrupalılar da Amerikalılar da kendilerini bu çağda bir azınlık veya sürgün olarak görebiliyorlar (sayfa 102): "........çağımızda herkesin kendini biraz azınlık, biraz sürgün gibi hissettiğini söylemiştim. Çünkü bütün topluluklar, bütün kültürler kendilerinden daha kuvvetliyle boy ölçüştükleri ve miraslarını bozulmadan koruyamadıkları izlenimindeler. Güney'den ve Doğu'dan bakıldığında, egemen olan Batı'dır; Paris'ten bakıldığında egemen olan Amerika olur; oysa ABD'ye doğru yol alırsanız, ne görürsünüz? Dünyanın bütün çeşitliliğini yansıtan ve hepsi de kökenlerindeki aidiyetlerini vurgulama ihtiyacı duyan azınlıklar. Siz bu azınlıkların arasında dolaşırken, iktidarın beyaz adamın elinde olduğunu, Protestan Anglo-saksonlar'ın elinde olduğunu binlerce kez işitirken,birden Oklahama City'de korkunç bir patlama olur. Sorumlular kimlerdir? Tam da, kendilerinin azınlıklar arasında en ihmal edilen ve aşağılanan gruba dahil olduklarına ve dünyalılaşmanın 'onların' Amerikası'nın çanına ot tıkadığına inanan Anglo-sakson ve Protestan beyaz adamlar............"
Sonuç olarak; Amin Maalouf sadece tarihi romanlarıyla değil bu denemesiyle de ünlü olmayı hakkediyor. Hem bunun için mensubu olduğu Arap ırkına, Arap düşünce tarzına ve Ortadoğu'luluğuna kahretmeden.....
Kimlik kavramını ve onu oluşturan öğeleri ilk başta kişiyi örnek alrak açıklamış. Sonra da topluluk olarak kimliğin nasıl oluştuğunu objektif bir gözle açıklamaya çalışmış. Küreselleşmenin derin etkilerinden bahsetmiş. Kimi zaman Avrupalı kimi zamanda asyalı gözüyle bakmış dünyaya ve olaylara . Ortaya harika bir kitap çıkmış...