Kitab-ül Hiyel
Kitab-ül Hiyel

Kitapyurdu Fiyatı: 209,90TL

Ürüne Git
478Yorum
tarihi eğlenceli bir şekilde okumak isteyen kurlar için kaçırılamayacak bir yazar. Osmanlı Devleti nin so dönemlerinde geçen olaylardan bahsediyor. kitabın asıl konusu mekanik. zaten hiyel de mekanik manasına geliyor. ilk deniz altının traji komik hikayesini anlatıyor kitabül hiyel. yazarın üslübu çok hoş. okumaya geğer bir yapıt.
Osmanlı'da Leonardo da Vinci gibi devamlı olarak çok değişik mekanik tasarımlar yapıp bunları iman eden bir mucitten ve sonrasında gelenlerin yaşamlarından bahsediyor kitap. Mucitler çok faydalı icatlar yapıyorlar ama bunlardan faydalanılamıyor. Belki biraz da bunun etkisiyle bazı mucitler devri daim çalışan makina yapmaya kalkışıyorlar. Bu uğurda heba olup gidiyor emek ve zamanları. Kitabın bazı kısımları eğlenceli, bazı kısımları mekanik tasarımların tarifleri ile geçiyor. Biraz da masalsı bir hava var kitapta.
Puslu Kıtalar Atlası'ndan sonra popülerlik sebebiyle hemen bir kitap yayınlama arzusuyla yazılmış zorlama bir eser gibi geldi. Eski zamanların mucitlerini İhsan Anar anlatımıyla içermektedir.
Hiyel, yani mekanik bilimi... Osmanlının 18–19. yüzyıllarına damga vuran 3 hiyelcinin, Yasef Çelebi-Kara Calud-Üzeyir Efendi, hayatı gerçekten de çok ilginç. Biraz ağır bir anlatımı var ancak yine de çok etkileyici bir kitap. Bu kadar mekanik araştırması bizde varken acaba matbaaya "şeytan icadı" diyenlerin yüzünden mi yine başaramadık? Aynı zamanda şunu da görüyoruz: Devlet hantallığı ne kadar da bu zamanı hatırlatıyor.<br />Okumanızı tavsiye ederim.
Daima İhsan Oktay Anar'ın kitaplarıunı okurken bu adam bu kadar çok şeyi nereden biliyor sorusunu kendime sormadan edemem. Okuyun hak vereceksiniz.
hiyel ilmiyle uğraşanlar için eşşiz bir esin kaynağı... icatlar çok yaratıcı ve ilgi çekici, ihsan oktay anarın kitaplarında rastlanan ölümsüzlük anafikri burdada işlenmiş ve icatlar o yönde şekillenmiş...
mekanik,osmanlı dönemi gibi konularla ilgili bir kitap okuyabileceğimi düşünemezken,bu kitabı büyük bir keyifle okudum.Çünkü İhsan Oktay Anar tüm konuları öyle bir işleyerek insan hayatının tam da içinden geçiriyor ki ilginizi çekmeyecek konu yok.O mühendislik çizimleri adeta karakterlerin duygularının dışavurumu...
yazarın mühendislik bilgisine ve çizim yeteneğine hayran bıraktıran bir kitap. yazar felsefeci olsa da kullandığı mühendislik bilgileri bir makine mühendisine bile parmak ısırtacak nitelikte. bu kitap bence mühendislik fakültelerinde tavsiye edilmeli. elbette kitabın konusu ve üslubu yani alacağınız edebiyat hazzı da üst seviyede. bu ikisini birlikte böyle güzel harmanlanmış bir şekilde bulabileceğiniz kitap sayısı çok azdır. o yüzden vakit kaybetmeyin ve okuyun derim.
Kitaplarını okuyup Anar'ın bilgisine hayran kalmayan var mı merak ediyorum. Hiyel ile hayalin aynı olduğunu, mekanikçilerin ve hayalperestlerin hayal kurmakta birleştiklerini görmek, hayata farklı bir açıdan bakmak isteyenlere....
Öncelikle İhsan Oktay Anar olağanüstü bir anlatım yeteneğine sahip.Geleneksel edebiyatı teknik bilgilerle harmanlayıp son derece yaratıcı bir çizgiye konumlandırmış.Her açıdan güzel bir eser.
Gerçekten güzel bir kitap. ilk başta yabancı kelimeler biraz sizi yavaşlatsada sonlara döğru gerçekten çok hoş. Mekanikciler için okunması gereken güzel hikayeler var. O zamanlarda bu tasarımlar cidden çok etkileyici.
'Puslu Kıtalar Atlası'ndan sonra düşen bir grafik olduğunu söylemeliyim. Bu yüzden İlk romanı okuyan okuyucu bu kitaba başlarken şunu bilmeli; ilk kitapta bulduğunu bu kitapta beklememeli. Kitap eski zamandaki mucitlerin hiyel(mekanik) ilmiyle ilgili icatlarını ve çalışmalarını bu çalışmalar sırasında karşılaştıkları zorlukları ve başarıya ulaşma hırslarını anlatıyor. Kısa olması bir çırpıda bitirmenizi sağlıyor. Fazlasıyla tavsiye etmiyorum ama yazarın sevenleri içiğn okumaya değer bir kitap.
"Puslu Kıtalar Atlası"nı çok beğendikten sonra İhsan Oktay Anar'ın "Kitab-ül Hiyel" kitabını da okudum, ama "Puslu Kıtalar Atlası"nın tadı bu kitapta yok. Yine insanın ufkunu açan, eleştirileri ve ironileri ile ilginç bir kitap; yalnız "Puslu Kıtalar Atlası"ndaki akıcılık ne yazık ki bu kitapda yok.
ESKİ TÜRK MUCİTLERİNİN YAŞAM ÖYKÜLERİNDEN OLUŞUYOR BU KİTAP. YAZAR KENDİ YARATTIĞI KARAKTERLERİN İCATLARINI O KADAR MÜKEMMEL VE AYRINTILI İŞLEMİŞ Kİ “BU ADAM BU KADAR ŞEYİ NEREDEN BİLİYOR?” DİYORSUNUZ VE ÇOK ŞAŞIRIYORSUNUZ.
Bir düş göreceksiniz.Uyandığınızda kitap da bitmiş olacak.Bu gün piyasada kitabı satılan yazarcıkların aksine 144 sayfaya o kadar çok şey sığdırmış ki Anar'a hayran kalmamak mümkün değil...Dönüp dönüp tekrar okuyacağınız yerler var ben burasını nasıl atlamışım diye.Çizimlerin hikayeyle nasıl örtüştürüldüğünü eski zaman İstanbulundan çıkıp gelmiş o muzzam karakterleri gülümseyerek içinize sindireceksiniz.sadece okumakla kalmayın gerçek kitap okuyucularına edebiyat zevki olan arkadaşlarınıza yakınlarınıza hediye edin bu kitabı...
Kitab-ül hiyel, oktay anarın kendine has diliyle yazılmış ve okurun hayalgücünü zorlayan romanlarından biri. kitaba üslup yönüyle bakarsanız günümüz türkçesine göre biraz ağır bir dille yazılmış. ama konusu bambaşka. yazar kitapta, osmanlı devrindeki insanların çok değişik icatlarını, bu icatları yaparken nelerden ilham alındığını, icatlarının nasıl yapıldığını,insanların hırslarını, amaçlarına ulaşmak için katlandığı zorlukları yine muhteşem bir kurguyla anlatıyor. yani kitapta geçen mekan, zaman ve olgular sizi başlı başına bir hayal dünyasına sürüklüyor. tabi kitaptan olumsuz sonuçlar da çıkarılabilir. ben herkese okumasını tavsiye ediyorum.
Kitap ağır bir dille kaleme alınmış. Anlatım tarzı çok farklı. Kitabı arkadaşımın tavsiyesi ile aldım. Arkadaş tavsiyesi de bazen sizin sevdiğiniz bir tür kitap olmayabiliyor. Bitirene kadar zorluk çektim. Ama sonuna doğru ilginçleşiyor.
birçok amerikan filminin konusunu oluşturan dünyaya hakim olma düşüncesinin günümüzde ülkelerin de politikası haline gelmiş olduğunu görebiliyoruz. sanırım insanoğlunun içinde biryerlerde bu hırs, bu düşünce daima bulunmakta ve bir kısım insan bu düşüncelerinin esiri olup kitapta da oldukça güzel bir şekilde anlatıldığı gibi günyüzüne çıkarmakta. ancak bu dünyanın kimseye kalmayacağı gibi aşikardır. eninde sonunda öleceğiz. yazar bu konuyu yine hayran kaldığım üslubu ile anlatmış. her nekadar kitapta amaca ulaşılamasa da günümüzde birçok insanın hayatına son verecek güçte silahların yapılmış olması korkutucu. umarım dünyadaki doğal düzeni bozacak çalışmalar yapanlar da başarılı olamazlar.