orhan pamuk'u beğenenlerdenim özelliklede nobel aldığı işte hayatı.farklı bir tarzı var ve günümüzün modernist yazarlarından biri.masumiyet müzesinde de harikalar yaratmış. (kitap kapağı çok güzel..)
Basit dilbilgisi hatalarıyla uğraşmaktan vazgeçip adil bir şekilde yargılamak lazım Orhan Pamuk'u.Her şeyden önce kitabı bu kadar çok ülkede satılan,gerek yurt içinde gerekse yurt dışında bir sürü ödül alan ve en önemlisi bize Nobel alma onurunu yaşatan bir yazardan söz ediyoruz.Tüm bunlar bir yana hakikaten Türk Edebiyatı'nın yetiştirdiği en iyi kalemlerden biri.Üstelik eserleri sadece edebi nitelik de taşımakla kalmıyor,siyasi,tarihi açılardan da eşsiz eserler yazıyor.Bugün bahsettiğiniz basit hatalrı yazmadan cümle kurabilen yüzlerce insan var ama hani biri bir Cevdet Bey ve Oğulları gibi bir dönem romanı,bir Kara Kitap ya da bir Kar yazabilir?Bu bağlamda sadece dilbilgisi hatalarının üzerinde dönüp dolaşmak bize ne kazandırır?İnsanların eleştiri yaparken biraz mantıklı olmaları gerektiğini düşünüyorum. Masumiyet Müzesi şaşırtıcı bir tarz Pamuk'un diğer kitaplarını okuyanlar için ama yine çok başarılı.
Sayın Pamuk yine farkını fark ettirmiş.Romanın üslubu hemen dikkat çekiyor ama ben kitabın ikinci el ya da birisinden ödünç alınarak okunması taraftarıyım-Pamuğun siyasi görüşlerinden dolayı-okunmasında fayda var.
İyi ve başarılı romanlar vardır okurken ruhunuza işlediğini sandığınız ama bittikten kısa süre sonra unuttuğunuz.Nadir olarak yazılabilen büyük romanlar vardır ve onlar gerçekten ruhunuzun en derin yerinden yakalar sizi ve hayata dair,insana dair tüm düşüncelerinizi etkiler,değiştirir.Ruhunuzu terbiye eder.Pamuk yazmış olduğu en güzel roman olan masumiyet müzesinde bunu hipnoz ediyormuşcasına siz farkına varmadan yapıyor.Büyük bir romanın neyi barındırması gerekiyorsa hepsi var masumiyet müzesinde..ben hiç aşık olmadım diyenler uzak dursunlar.Onlara ruh hastası bir adamın maceraları gibi gelir bütün hikaye fakat aşka değer veren her okurun mutlaka ama mutlaka okuması gerekiyor bu romanı.Aşka karşı kalp yetmezliği olmayan herkesi darmadağın edecek bir kara sevda öyküsü.Tesirinden yıllarca kurtulamazsınız desem haksızlık etmiş olurum romana..belki ömrünüzce hatırlayacağınız bir leyla ile mecnun gibi bir efsane olacak hayatınızda kemal ile füsun ve kime aşka dair birşeyler fısıldamak,öğretmek ya da hatırlatmak isteseniz bu romanı okumasını isteyecek yahut hediye edeceksiniz.. lütfen ama lütfen bu şaheserden mahrum bırakmayın kendinizi..hemen alın..hemen okuyun..yaşayın..
Daha kitabı bitirmedim.Bitirebilir miyim bilemiyorum.Aşağıda romanın 1. sayfasının 1. satırından itibaren Nobel(!) ödüllü yazarın göze çarpan birkaç Türkçe hatasını veriyorum: Bilseydim,bu mutluluğu koruyabilir,her şey de bambaşka gelişebilir miydi? (s.11 (yani 1)) (Yüklem farkı hatası) 26 Mayıs 1975 Pazartesi günü,saat üçe çeyrek kala civarında bir an,sanki bizim suçtan, günahtan,cezadan ve pişmanlıktan kurtulduğumuz gibi,dünya da yerçekimi ve zamanın kurallarından kurtulmuş gibiydi.(s.11) (Saat açık açık verildikten sonra civarı yazılmaz,dolayısıyla bir an sözü de fazlalık oluyor, sanki kelimesi de fazlalık,ikinci kere kurtulmuş gibiydi demesi cümlenin yapısını ve anlamını bozmuş.Çünkü birinci gibi ikinci cümledeki dünya… zaten vurguluyor bunun yerine dünya da… kurtulmuştu dese daha uygun olurdu.) O kadar mutluyduk ki, o gün şekline hiç dikkat etmediğim bu küpeyi sanki hiç fark etmedik ve öpüşmeye devam ettik.(s.11)( Görmediğiniz, dikkat etmediğiniz bir şeyi zaten fark etmezsiniz değil mi?) Daha böyle çok cümle var.Sabırlıyım,konsantrem de bozulmaz diyorsanız okuyun. Anlayamadığım İletişim Yay. böyle bir romanı nasıl basmış, düzeltmen ,hataları basımdan önce görmemiş mi? Ayrıca romanın bazı cümleleri de İngilizcenin mantığıyla yazılmış gibi.
Orhan Pamuk'un aşk üzerine yazdığı ilk roman..Bu anlamda bu kitabı diğer eserlerinden ayırıyorum..Dil her zamanki gibi güzel.. Konusu gerçekten güzel.. Okunması gereken bir eser
Kemal'in Fisun'a duyduğum "masum" bir aşkın eşyalarla oluşturduğu "müze"sini okuyacağız. İhtilal dönemi Türkiyesinde geçen aşk öyküsü Kemal'in Fisun'a duyduğu aşkın yelpazesinden tüm eşyalara, olaylara özetle dünyaya bakışını anlatıyor Orhan Pamuk. Tıpkı Mecnun'un Leyla vasıtasıyla Allah'a ulaşması gibi. 8 yıl beklemeye değecek bir eser.<br /><br />Ayrıca Orhan Pamuk romanda geçen eşyaları gerçke hayatta romana oturttuğu için bir iki yıl içinde Çukurcumada bir müze açacakmış. Ve romanda bahsedildiği üzere İstanbulda öpüşmek için yer arayan sevgililere kapısı sonsuza kadar açık olacakmış.
ne olursa olsun bızım edebıyatcımız.ona sahıp cıkmak lazım.edebıyatla ılgılenen herkesın okuması lazım.yenı ufuklar acıyor ınsana.ya da bugun saklanmaya calısılan flort gıbı bır konuya el atıyor. yenı turk edebıyatına farklı bır yaklasımla gırıyor.okuyalım.
Bu ürünü alın derim. Bundan önceki nobel alınabilmek için fazla emek sarfetmediğinden o tarihlerde o rakamalara bile ulaşamamış Kürt ve ermeni öldürtmüştü bize. Artık nobeli aldığına göre belki ciddi bir şey yazmıştır