Okuduğum kitap20. basım.Kendi kendime dedimki bu kitap bu kadar basıldı ise benım bu kitaptan bişeyler almam lazım diye okumaya başladım.İlk iki bölümü çok sıkılarak okudum'sonrakilerde az sıkıldım ama yinede inat etim bitirdim.Sonuç iyiydi ama beklediğim kadar değil. yazarın bütü kitaplarını aldım diğerleri inşaallah böyle sıkıcı değildir
hayatın bizi ne yönde etkilediğini ve artık kendimiz için değil çevremiz için yaşanan bir dünyada yaşadığımız vurgulanmakta bunun farkına varıp yahut farkında olup da bunlara karşı duran kişiler ise şavaşçı olarak vurgulanmakta
bu kitabı okumak bana çok şey kattı.insanların birbirinden farklı olduğunu ve kendi kişiliğini bulması gerektiğini çok güzel bir şekilde hatırlatıyor bize."KOYUN OLMAK" istemiyorsanız,""FARKLI OLMAK"istiyorsanız mutlaka okuyun derim. tek eleştirim kitapta "başörtülüler" hakkında önyargılı davranıp, onların fikirlerine karşı hoşgörüsüzce davranması,yazarın .bu konuda onu hoşgörüye davet ediyorum.her insan "ÖZGÜRDÜR"onunda bunu anlamasını bekliyorum.şaşkınlığım şuki böyle harika bir kitap yazan bir insanın,bir psikoloğun, bizi nasıl anlamadığı!!!!!!!!!!!!!!!!
Bu kitabında Doğan Cüceloğlu, her şeyin hızla değişmekte olduğu bir dünyada bireyin kendisi olarak kalabilme olgusundan yani savaşçı özelliğinden söz ediyor. Kitabın kurgusu, meslek hayatına yeni atılan bir sınıf öğretmeni olan Arif Bey'le yazarın kendisi arasında geçen söyleşilere dayanıyor. Kitap kimin için yazılmış sorusunun cevabı şu şekilde ifade ediliyor: "Anlamlı ve coşkulu bir yaşam sözü size bir şey ifade ediyorsa, o yönde öğrenmek, o yönde değişmek, eylem içinde olmak istiyorsanız, bu kitap sizin için yazıldı".
Kitap, bireyin hayata bakışını etkileyecek şekilde bir değişimi hedefleyen dokuz ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde henüz anlamı oturmamış bir hayatın temel sorunundan, "mış gibi" yaşamaktan kurtulmak için bir arayıştan bahsedilmektedir. İkinci bölümde böyle bir arayışın başlayabilmesi için gerekli olan bir uyanış süreci irdeleniyor. Kişi ancak uyandıktan sonra daha önce yaşadıklarının gerçek olmadığının farkına varıyor. Bundan sonraki aşamada anlamlı ve coşkulu bir yaşam için niyet etmek geliyor. Böyle bir yaşamı yaratmak için kişisel bütünlük içinde gerçeğe sürekli saygılı kalarak, neyi bilip neyi bilmediğinin farkında olarak mücadele etmek geliyor. Anlamlı bir yarın yaratmak için güçlü olmak gerekiyor. Bu gücün kaynağının yine bireyin kendisi olduğu beşinci bölümde inceleniyor. Yarın kavramı içinde önemli bir bileşen olarak sorumluluk kavramını görüyoruz. Yaşamakta olduğumuz anın güzelliklerinin nasıl farkına varılabileceği ve ölüm bilinci yedinci bölümde incelenmektedir. Kimlerin savaşçı olabileceği ve savaşçı olabilmek için gerekli olan değişimler sekizinci bölümün konusunu oluşturuyor. Yaşandıkça ağırlaşan, yükü her geçen gün artan bir yaşam içinde bitmeyen işlerin nasıl bitirilebileceği ve değişime nasıl cesaret edileceği anlatılmaktadır.
"Savaşcı" dünyaya gerçek bir anlam yüklemek ve algılayıp mutluluğa ulaşmaya çalışan insan tipi üzerine kurulu bir yapıt.Herkesin içinde olan anlam yükleme ve mutlu olma yetisini irdeliyor.Okunması gerekli bir yapıt.
Kitapta ''SAVAŞÇI'' adı altında ''kendi olarak kalabilme ve kendi özünü yaşama mücadelesi veren'' bir kişilikten söz ediliyor.Kendi fikrimce;gerçek hayatta böyle kişilere rastlamak bir hayli zor görünüyor.Çünkü hayatın koşulları gittikçe değişmekte ve bu koşullar insanın ''kendi özünü yaşaması,kendi değerlerini savunması ve bilinçli bir şekilde ortamı algılaması''gibi nitelikleri yaşamasını da kısıtlar.Yapılanların çoğu zorunlu şeyler olmaktadır ve kişiliksizlik insanlar arasında yayılmaktadır.Ama kitap bundan tamamen uzaklaşmıştır.Okuyucuya çok güzel mesajlar vermesine rağmen hayatta uygulanması zor olmaktadır.Kitapta sözü edilen ''SAVAŞÇI'' normal bir insandan çok farklı özelliklere sahip olduğu için toplumdan uzaklaşması söz konusu olabilir.Çünkü yaşam tarzı çok farklı olacağından herkes gibi olamayacaktır.Yazar,kitabında bu farkı açık bir şekilde belirtmiştir.Okuyucu da bu kitabı okuduktan sonra gayet net bir biçimde bu yargıya varacaktır.Doğan Cüceloğlu,''SAVAŞÇI'' kitabında felsefi kavramlara yer vermiştir.Genellikle felsefi terimler zor anlaşılmasına rağmen yazar verdiği örneklerle anlatmak istediğini okuyucuya kolayca iletmektedir.Felsefe ve psikoloji karışımı bir kitap olduğu için çoğu kişi tarafından sıkıcı bulunabilir.Kitapta heyecan veren,hareketli olaylar yok.Sürekli aynı tempoda devam eden konuşmalar olduğu için sıkılma ihtimali fazla olabilir.Ama kitabı okurken ''sıkılma'' kavramı aklımın ucundan bile geçmedi.Bana göre;merak ettiğim çoğu soruların cevabını veren ve yaşama gerçekten anlam katan fakat hayata geçirilmesi zor bir kitap.Ama herkese birşeyler vereceğine inanıyorum.
Ruh sağlığınızı korumak yada yeniden kazanmak için işe yarar ip uçları var bu kitapta.Kitabın içindeki basit gibi görünen bir çok ifadeyi, cümleyi prensip edinebilir yada kendinize fayda sağlamak için kulağınıza küpe yapabilirsiniz. Hayatınızı daha anlamlı kılmak ve bir savaşçı gibi hayatla bu dünya ile mücadele etmek için atmanız gereken adımların izlerini görebilirsiniz.
Evet savaşmalıyız anlamlı ve coşkulu bir yaşam için. Önce aramalıyız Neyi mi yaşamımızın varoluşumuzun nedenini...<br />Amaçsız olan herşey boşdur zevk vermez. Hayatımıza anlam katmak acımızı bilmekle ona ulaşmaya çalışmakla olur. Bu da savaşı ve savaşcı olmayı gerektirir. Umutsuzluklarla şu anı yaşama tembelliği ile savaşarak uykudan uyanmalı ve coşkuyla yaşamak için savaşalım
Savaşçı okumaktan keyif aldığım kitaplardan biri oldu.İnsanın içinde bulunan cevherin farkında olmadan yaşadığını ve hatta bunun ölene kadar da farkına varamayabileceğini bu kitap vesilesiyle bir kez daha hatırlamış oluyoruz.Kendim de öğretmen olduğum için bana ışık tutan mesajlarla dolu bir kitap oldu.Öğretmenlik mesleğine daha bir bağlanmamı sağladı...
çevremize baktığımıda her insnın bir şeylerle uğraştığını görürüz.ancak yaptığı işin değerini fark ederek işini seven çok az insan vardır .. bu kitaptada insanlarınbir çok engelle karşılacağının normal olduğu söylenip , önemli olan bunu aşmak olduğunu okuyucuya aşılamaktadır
-Anlamlı ve Coşkulu Bir Yaşam İçin Savaşçı-<br /><br /> Kitap arif bey'in bir seminer sonrasında doğan bey'den yardımını istemesiyle başlamaktadır.Arif bey öğretmenliğin kendisi için bir heyecanı ve hazzı kalmadığından şikayet ediyor.Kitabın sonu ilginç Arif bey'in Adapazarı'nda bulunduğu bir sırada gölcük depremi meydana geliyor.Sonrasını merak ediyorsanız kitabı okumalısınız.Kitapta olaylar biraz felsefi bir boyutta ele alımış.Hoşlanalara tavsiye ederim.
ne oldum veya ne olacağım deyil de ne olmalıyım sorusunu kendisine sorup cevap arayanların okuması gereken bir kitap. özellikle sınıf öğretmeni adaylarının mesleklerinden haz alabilmeleri ve öğrencilere daha verimli olabilmeleri için mutlaka okumaları gerekiyor. bu kitabı okuyup ta ilköğretimdeki öğretmenlerimizin bizlere karşı yaptıkları hataları göz önüne alacak olursanız kendi kendinize - eğer öğretmenim bu kitabı okuyup özümsemiş olsaydı bu hatayı bizlere karşı yapmamış olurdu- diyebileceğiniz bir kitap. günümüzde bir çok öğrenci daha ilkokulda bir takım yanlış davranışlara maruz kalıp okula devam etmek istemiyor. eğer geleceğimizi tehlikeye atmak istemiyorsak bu kitaba kulak verip davranışlarımıza dikkat etmeliyiz. sınıf öğretmenliği gibi çok büyük sorumluluk gerektiren bir mesleğe başlamadan önce mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. hararetle tavsiye ederim. ( korsanlarına dikkat edelim, onlardan alışveriş yaparak ekmeklerine yağ sürmeyelim :) )
hayatıma yön veren hatta seyrini tamamen değiştiren bir kitaptı.hem kendi kararlarımı vermekten ve bu verdiğim kararların sorumluluğunu almaktan vazgeçmeyip aynı zamanda insanlarla olan ilişkilerimizde daha olumlu ve sorun yaratmaktan çok çözüm yaratmayı öğreten bir başucu kitabı.kesinlikle okumalısınız.
kendini yenilemek isteyenlere başvuru kaynağı. özellikle Carlos Castenada ve Don Juan öğretileri aslında bu yaşamda hepimizin birer potansiyel savaşçı olduğunu gösteriyor. cummings'in dediği gibi bu savaş bir başladı mı, Artık hiç bitmez.
insan olma ayrımının farkına varıp bu farkındalığa ulaşma çabasında başucu bir eser olduğunu düşünüyorum . Eser hem bir yol gösterici hemde karşılaşılan bunalımları doğru yolda olmanın bilincini anımsatarak tedavi eden bir psikolog.Kesinlikle okunması gereken bir eser ve takip edilmesi gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum.
öğretmenlik mesleğini seçen insanlara 'aptal' gözüyle bakılması konusunda rahatsılık duyan Arif Bey sayesinde "hayatımıza nasıl yön verebiliriz" sorusunun cevap buldum bu kitapta.Kitabın içindeki kavramlardan 'ait olma' ve 'birey olma'nın ortasını tutturduğumuz zaman hayatımızın kontrolünü kendi elimize almış olacağız."mutlaka" diye tavsiye ediyorum...<br /><br />
Cüceloğlu Bu kitapta yurtdışında yaşadığı tecrübelerini büyük bir istekle bizlere ulaştırmaya çalışmış.Kitap bence biraz sıkıcı.Arif Bey ile yaptığı konuşmalarda da daldan dala atlamış.Ama yine de insanın içinde var olan gizli gücünü dışarı çıkarıp kendisini yönlendirmeye çalışan devasa kalabalığa karşı koyması için bir kuvvet veriyor.
Felsefi bir kitap. Felsefi terimlerden fazla haberiniz yoksa okumayın derim. Bana sıkıcı geldi ama zorla da olsa bitirdim. İnsanın çeşitli durumlardayken yapması gereken davranışlardan, olaylara çok yönlü bakabilmeden bahsedilmiş. Verilen örneklerle kitap sürükleyici hale getirilmiş ama yine başarılı olamamış Doğan Cüceloğlu. Yabancı filozofların sözlerine çok çok yer verilmiş.
“Savaşçı” neden kitabın ismi savaşçı seçilmiş.E.E.Cumming şu sözleri bunun nedenini mükemmel özetlemiş.
Seni diğerlerinden farksız yapamaya çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en büyük savaşını vermektir. Bu savaş bir başladı mı bir daha hiç bitmez.
Arif Bey öğretmenlik mesleğine büyük ideallerle başlamıştı ancak şimdi kendisini bu mesleği seçtiği için “aptal” gibi hissediyordu. Bu durumdan huzursuzdu.
Doğan Cüceloğlu’nun seminerine katılan Arif Bey, Doğan Bey’in kendisine yardımcı olabileceğini düşünerek seminer sonrası Doğan Bey’e durumu anlatmaya karar verdi
Doğan Bey, Arif Bey’in yardım talebini kabul etmişti.Artık Arif Bey ve Doğan Bey sık sık görüşüp Arif Bey için her şeyin neden bu kadar değiştiğini sorgulamaya başladılar. Nedenler belirlendikten sonra neler yapılabileceği belirlendi.
Arif Bey çevresindeki diğer öğretmenler ve öğretmenlik mesleğinin önemini anlamayan kişilerin etkisinde kalmıştı. Hepsi hayatın gerçekleri ile yüz yüze gelince ideallerin söneceğini söylemişlerdi. Farkında olmadan kendilerini sınırlamışlardı ve Arif Bey’ide kendi kalıplarına sokmaya çalışıyorlardı. Arif Bey’in hatası onların doğrularının kendi gerçekleri olarak kabul etmesiydi.
Anlam arayışı içinde olana Arif Bey ilk olarak “ben kimim sorusunun cevabını bulmaya çalışıyor.Arif bey, Doğan Bey’in yardımıyla kendini sorumluklarının ve bunların sınırlarını tanımlıyor.Kişinim hayatta kendisi olarak kalabilmesi için ne yapması gerektiğini belirliyorlar.
Arif Bey kendisini tanımlamış ve hayatını anlamlandırmıştı, öğrencilerinin karşısına eskisinden daha güçlü ve sağlam ideallerle çıkmaya hazırdı.
Kitabın sonu ilginç Arif Bey’in Adapazarı’nda bulunduğu sıralarda hepimizi derinden etkileyen 1999 Gölcük Depremi yaşanıyor. Arif Beye ne olduğunu merak ediyorsanız.......Bu kitabı her yerde bulabilirsiniz.
Okunmalı mı?
Konu felsefi boyutta ele alınmış.Diyaloglardan oluşan bir kitap olması diğer kişisel gelişim kitaplarından ayırıyor Savaşçı’yı
Felsefeden hoşlanıyorsanız ve kişisel gelişim ile ilgileniyorsanız bu kitabı büyük zevkle okuyacağınızdan emin olabilirsiniz.
Eğitici bir kitap olmasına rağmen bana sıkıcı bir kitap gibi geldi. Bitirebilmek için çok sıktım kendimi. Bence çok fazla abartılacak bir kitap değil. Klasik bir cüceloğlu kitabı..