Gül Yetiştiren Adam Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Hüseyin Aslan 22.10.2008
gül yetitiren adam, bütün aldatılmışlığına rağmen gül yetiştiriyor, umursanmazığına rağmen gül yetiştiriyor, dikenlerin daha değerli kabulüne rağmen, ağyarın alternatif aramasına rağmen gül yetiştiriyor.
gül yetiştiren adam Nasrettin hocanın "ya tutarsa" sözünü şiar edinmiş, üstüne düşen görevi yapıyor... yabancılaşan toplumu kendine getirecek olanın gül (kendi değerleriyle var olmak) olduğunu bildiği için gül yetiştiriyor...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
mavi23 13.06.2008
müthiş bi kitap cumhuriyetin ilk zamanlarını,ve kendini savaştan sonra eve kapatan bi adamı anlatıo
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Recep Hacı 29.11.2007
Osmanlı'nın son birkaç yılı ve özellikle cumhuriyet dönemi boyunca batı kültürü etkisi altında kalmış insanımız, kendi kültürüne yabancılaşmasına rağmen batı kültürünü de benimseyememiş ve bu yabancı kültür Anadolu insanına birkaç beden dar gelmiştir.
Bugün televizyonlarda,gazetelerde ve daha yakınımızda, sokaklarda üzerinde bu emanet kültürle dolaşan garip insanların ibretlik vaziyetlerine şahit olmak mümkün.
Allah kimseyi doğru yoldan ayırmasın...
Kitapta, bahsettiğim kültürel yozlaşmayı yaşayan ve bu yozlaşmaya maruz kalmamak için evinden çıkmayan birbirinden farklı ve uzak insanların hikayeleri güzel bir finalde ustaca birleştirilmiş.
Rasim Özdenören'i hikaye veya üslup olarak tartışmak ne mümkün, o bir öykü ve deneme üstadı.Gül Yetiştiren Adam'ı ve Özdenören'in diğer tüm kitaplarını herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
fever 19.10.2007
Gül Yetiştiren Adam Rasim Özdenören eserleri arasında artık klasik sayılabilecek bir yere gelmiş yetkin bir eser. Kitapta bir Anadolu kentinde yaşayan, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanmaya başlanan yozlaşmaya tanık olup bir daha evinden hiç çıkmamaya karar veren ve çıkmayan, sadece bahçesinde gül yetiştirerek kendi nezih dünyasında yaşayan bir gönül insanının hikayesini anlatıyor. Bunu yaparken de öyle güzel bir anlatım üslubu geliştiriyor ki... Ayrıca metinde bir de gönül dünyasına tezat olarak maddi dünyayı temsilen Çarli ile Sitare isminde iki sevgili ve onların çarpık yaşamları gözler önüne seriliyor. Okuyanlar bu iki tezadı birbiriyle bağdıtıramadığından dahası bir gönül insanın hikayesinin içine böyle nefse uymuş insanların hikayesinin bulunmasından rahatsızlık duyabilir hatta böyle bir bölüme ilk bakışta ne gerek olduğunu düşünebilirler. Fakat unutulmasın ki her şey zıddı ile kaimdir, gül yetiştiren adamın nezih dünyasını anlamak için yazarın böyle bir zıddiyete başvurması elzemdir... Kısacası kitabın hiçbir bölümü fazlalık olmamakla birlikte modern anlatılara yabancılık çekmeyenlere daha fazla tavsiye edilebilir.
Yanıtla
3
2
Destekliyorum 
Bildir
efzaren 17.04.2007
eğer sıradan bir roman olduğu zannıyla alırsanız ve kafa yormadan satırları üstünkörü okursanız hiçbirşey anlamaz kitabı bir kenara fırlatır paranıza acır daha da kötüsü arkadaşlarınıza kitap hakkında olumsuz şeyler söyler,bu kitaptan faydalanma ihtimallerini sıfırlarsınız,bu nedenle kitabı ince oluşundan aldığınız gazla bi solukta bitirmek yerine sindire sindire okuyun,anlayın ve her fırsatta tavsiye edin.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
cimbombombom 27.01.2007
Marttır nisandır hulasa geçen zamandır İnsanlar neyi arar bu şehirde sokaklarda çarşı içlerinde dar gediklerde insanlar nereye gider Pınarbaşı mesiredir. Şahedil kabristan.. Bir hastanenin önü Acil servisin kapısında bir yaralı var bıçaklanmıştır kan davasına gitmiştir trafik kazasıdır zehirlenmiştir.
Her satırı ayrı bir güzellikle ayrı bir şehir manzarasıyla örülü bir kitap müthiş..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
gulziya 25.01.2006
Gül yetiştiren adam iki öykünün iç içe geçmiş bir hali. Sitare'nin modern yaşantının içinde sıkışmış belkide şehir yaşamı ve avrupa kültürü içinde süregelen gelgitleri... Aslında kitabın en can alıcı noktası kendi değerleri için savaşan, ölen insanların olduğu bir toplumda, bu değerlerin yok yere savrulması. islami değerler için canını ortaya koyan bir insanın 50 yıl sonra bu değerlerin yok olduğunu gördüğünde verdiği tepki ve son HAPİS...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Rasim Özdenören'den ilginç, ilginç olduğu kadar çekici, çekici lduğu kadar seviyeli bir roman. Bir Anadolu şehrinde zamanında savaştan kaçtığı için kendini suçlayan bir ihtiyar ve batı özentisiyle yaşayan Sitare'nin hayatını paralel olarak işliyor. Ne batılı, ne dogulu, ortasında olmamız gerektiğini işleyen gerek dili gerekse konusuyla zamanı aşacak bir roman...
Yanıtla
3
3
Destekliyorum 
Bildir
KY-4748 26.09.2001
iki farklı insan, iki farklı karakter, iki farklı mekan. rasim özdenören ustalığını konuşturuyor. modern edebiyatımızın seçkin kalemlerinde rasim özdenören'in bu kitabını okurken bayağı etkilenmiştim. tavsiye ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir