Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap; okurları tarihin acılarla dolu bir sayfasına, 90 yıl önce bütün olanaksızlıklara ve karakışa rağmen Osmanlı askerinin vatanını korumak adına inançla ve azimle verdiği mücadeleye tanıklığa davet eden bir hüznün hikâyesidir. Sarıkamış'la ilgili birçok bilinmeyen olay günışığına çıkarıyor... Harekât öncesi göz ardı edilen raporlar… 31. ve 32. Tümen’in birbirleriyle çarpışması... Rus Çarı II. Nikolas'ın hatalı emir üzerine tutuklanmaması... Osmanlı askerinin ve halkın tek vücut olarak açlığa, karakışa yani tüm imkânsızlıklara karşı gösterdiği insanüstü mücadele…
Milletlerin hafızalarında bazı yer adları âdeta mermere kazınmış gibidir. O yer adları, yıllar geçip gitse de milletlerin hafızasından silinmez. Her an hatırlanarak, nesilden nesile aktarılır. Bu yerlerden bazıları Galiçya, Yemen, Sarıkamış, Çanakkale, Dumlupınar ve Sakarya’dır… Bu adlardan birini veya birkaçını duyduğumuzda gönül telimiz hep titrer, bir garip oluruz. Tarihimiz nice zaferlerle doludur. Zaferlerimizin yanında yenilgilerimiz de vardır. Bir millet, zaferleriyle övünürken, yenilgilerden de gerekli dersleri çıkarmaya çalışır…
Sarıkamış Harekâtı, her türlü imkânsızlıklar içinde, kırık bir ümidi gerçekleştirmeye yönelik, sonu hazinle biten bir harekâttır... Bu harekâtta askerimiz Rus’tan çok tabiat ile mücadele etmiştir. Bu topraklarda yaşayan herkesin ya bir akrabası ya da bir yakını bu harekâttan etkilenmiştir. Binlerce şehit kâh Ruslarla çarpışarak kâh iklimle, karakışla, imkânsızlıklarla mücadele ederek vatanı savunmuştur…
Bu kitap; okurları tarihin acılarla dolu bir sayfasına, bütün olanaksızlıklara ve karakışa rağmen Osmanlı askerinin vatanını korumak için inançla ve azimle savaşmasına tanıklığa davet eden bir hüznün hikâyesidir. Sarıkamış/Beyaz Hüzün'de bir hüznün hikâyesini, 90 yıldır unutulanları okurken kâh gururlanacak, kâh ağlayacaksınız...
vatan uğruna verilen can; namus için,hürriyet için ve toprak için verilen candır.Toprak eğer uğruna ölmeyi göze alan varsa vatandır. hiç bir vatan evladı da boşuna canını vermemiştir onun uğruna...'Düşse başım gövdemle beraber toprağa geldiğim yeri bulsa alnım,ruhum ve bedenim.Yüzyılı devirmiş bir doğuşun eremediğim fecrine bir nebze benliğimin özünü koysam,biraz haketmek için,biraz aynı şevkle yanmak ve inci narinliğindeki tahtların sahiplerinin yüzlerini rüzgar misali esipte okşayabilmek için şimdi ben yüreğimi toprakla tazeliyorum....'Minnetle anıyorum onları..<br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarımızı tüm içtenliğim ile kutluyorum. Kitabın her Türk insanı tarafından okunmasını arzu ediyorum. Ben hala etkisinden kurtulamadım. Bu vatan topraklarının ne zor koşullar altında, ne büyük fedakarlıklarla kazanıldığının tekrar hatırlanmasını istiyorum. Şehidlerimizin ruhları şad olsun, bizler şu anda onların sayesinde bu cennet vatanda rahat yaşıyoruz. Teşekkürler Sn. İsmail Bilgin
bu kitabı okuduğunuzda Türk olmaktan ve atalarımızla guru duyacaksınız. yollara düşen türk askerinin ne zorluklar altında neler başardığını bu kitap sayesinde öğreneceksiniz. Şimdiye kadar okullarımızda hep TARİH dersi okuduk ama ayrıntıya inilmediği için belki pek çoğumuzun dikkati çekmedi bu olaylar. ama Yazar kitapta en ince ayrıntılarına kadar veriyor. bence okumalısınız geçmişimizi şanlı geçmişimizi öğrenmelisiniz.
Yazar İsmail Bilgin'i yürekten kutluyorum. Sarıkamış harekatı ile ilgili bir çok bilinmeyeni gün yüzüne çıkarmış. Kitabı göğsüm kabararak, gözlerim dolu dolu okudum. Evet insan okurken gururlanıyor ama hüzünlenmemek de elde değil yapılan fedakarlıkları okuyunca. Hem askerimiz hem de halkmız ne derece özverili ne derece vatanına bağlı bu kitapta göreceksiniz. Kitabı bir solukta okudum. Günlerce etkisinden kurtulamadım. Kitapta geçen o fedakarlıklardan hangisini buraya yazayım.... Okuyun ve görün. Şiddetle tavsiye ediyorum
Bir kırık ümitle yollara düşen binlerce vatan evladının, sonu bembeyaz ve acı bir hüzünle biten kahramanlık hikayesi. Her türlü olumsuzluğa karşı, vatanlarını düşmana çiğnetmemek için ölümü göze alanların hüzünlü sonu. Evet, tıpkı Çanakkale gibi, Sakarya gibi Sarıkamış da hafızalardan silinmeyecektir. Bu romanda, Ruslara değil de doğa şartlarına yenilen binlerce askerin varolma mücadelesini bulacaksınız. Bu yolculuk İstanbul Haydarpaşa'dan başlayıp, Trabzon, Gümüşhane, Erzincan, Erzurum ve Sarıkamış'a kadar uzanıyor. Kitapta bütün harekatın yanısıra ağırlıklı olarak Faik Çavuş ve takımının yaşadıklarını hüzünlü bir şekilde okuyacaksınız. Vatan için toprağa düşen tüm şehitlerimizin ruhları şadolsun. Şükran ve minnetle anıyoruz. Hüzünlü bile olsa böyle bir romanı yazan sayın İsmail Bilgine de ayrıca teşekkürler.
bu vatanın gerçekten nasıl bir aşkla nasıl bir imanla kurtulduğunu gözler önüne seriyor.açlığa yokluğa rağmen önlerinde ümitleri,açılan yeni yollar ve yine karlarla yürünen onca kilometreler hemde ayaklarında yırtık çarıklarla...bu görev ancak bir türk askerine yakışırdı..Allah hepsinden razı olsun....elinize sağlık ismail bilgin...
bu kitap beni geçekten çok etkiledi okurken gözlerimden yaşlar akdığı bile oldu faik çavuşun mezarımız olsada olmasada bizi unutmayacaklar demesi beni çok etkiledi ve cidden bu şehitleri unutmak için bu vatanın evladı olmamak lazım. çanakkale ne kadar değerliyse bu millet için sarıkamış ta o kadar değerlidir çünkü bingür sönmezin dediği gibi sarıkamış olmasaydı çanakkale olmazdı. ondan dolayı sarıkamış şehitlerini de unutmamak gerekiyor ne fedakarlıklar gösterilmiş ne şartlarda savaşılmış bilmek gerkiyor işte bu sölediklerimi bu kitapta bulmak mümkün gerçekten insanın manevi duygularını kabartan bir kitap tüm okuyuculara tavsiye ederim
Tarihin yüzümüze tokat gibi vurdugu bir tabloyu akıcı üslubuyla okuyucusuyla buluşturmuş "Beyaz Hüzün". Tarihde idare edilen halklar ilşe edenler arasındaki uçurumlar arttığında hep milletler için hüsran olmuş, çok eziyetler çekilmiş, ocaklar sönmüştür.
Hele sabır ve metanetinden bir şey kaybetmeyen Türk halkı. Acaba bunları hak etmiş midir?
Civciv olup çıktığı kabuğu beğenmeyen idareciler ne uğruna ne serüvenlere sevk etmişler insanlarını? Övünülmesi gereken bir durum var ise oda Sarıkamış Destanı; koca koca Mehmetlere "cik" ekleyip peygamber ocağına yollayan ve " Ölürsen Şehit kalırsan Gazi" lafıyla kınalar sürerek uğurlayan mukaddes Türk anaların yetiştirdiği düşmana göz açtırmayan, vatanı, şerefi, namusu ve bayrağı için gözünü kırpmadan ölüme koşana yiğitlerden başkası gerçekleştiremezdi.
Hülasa; ikiside beyaz diye şap ile şeker'in aynı kaba konduğu günümüzde "Şu Çılgın Türkler"in doğru idare edildiğinde dünyaya nasıl parmak ısırtacağının, kısıtlı imkanlar ile imkansızı nasıl başaracağının en büyük göstergesidir "Beyaz Hüzün"....
Maceraperest idareciler ile Türk Milletinin nasıl yok olma aşamasına geldiğinin en büyük göstergesidir "Beyaz Hüzün"....
"Tarih tekererüzden ibarettir ders almasını bilmeyene" gerçeğinin geçmişten günümüze en büyük projeksiyonlarındandır "Beyaz Hüzün"
Bu kitap gerçek kahraman ve kahramanlıkların kitabı. Tarihimizde büyük bir yeri olan Sarıkamış O zamanki askerlerimiz tarafından ölüm göze alınarak korunmuş ve orada binlerce askerimiz ölmüştür. Bunun kötü yanı ise orada savaşarak değil soğuktan donarak ölmeleridir. insan bunu duyunca biraz olsun içinde bir üzüntü duyuyo. Bu kitabı okuduğunda ne olur artık orasını siz düşünün.
Ben bu kitapta kafamda canlandırdıklarımla bir nebze olsun o olayın gelişimi ve bu olayın halk üzerindeki asker üzerindeki belirtilerini biraz daha somutlaştırabilmemiz için iyi bir kaynak.. yani eskiden bu olayların nasil gelişmiş nasil bitmiş, bize ne gibi sonuçlar doğurmuş olduğunu çok fazla bilmezdim.. bu kitapta bir tarih kitabı havasıyla anlatsa heralde okuyamazdım çünkü bundan önceki denemelerimden biliyorum.. bu kitap çokdaha farklı bir anlatımla ve farklı kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmış duygu bütünü oluşturan bir savaş anısını anlatıyor.. kitabın Sonunda FAİK ÇAVUŞ VE ZEHRA KIZIN olayıda heralde SEVMENİN AŞIK OLMANIN ama bir yandanda VATAN SEVGİSİNİN ARASINDA KARAR VERMENİN NE KADAR ZOR BİR DURUM DOĞURDUĞUNU AMA BUNU BİR TÜRK ASKERİ KİMLİĞİYLE DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE VATANIMIZIN DAHADA AĞIR BASTIĞI KONUSUNUN İŞLENMESİDE GÜZEL BİR O KADARDA HÜZÜNLÜ. BU KİTAP KAÇMAZ..
İsmail Bilgin'in kaleminden değerli bir kitap, ayrıntılara fazlaca yer verilmiş... Sarıkamış harekatıyla ilk olarak Enver Paşa akla geliyor ve şu hakikatleri yinelemek istiyorum: 1)Enver Paşa bir Türk değildir. Babası Polonya asıllı Osmanlı hayranıdır. 2)Enver Paşa'nın harbiye nazırlığı döneminde çanakkale muharebelerinden ve güney cephesinden tasarruf ettiği üç kolorduluk(100 bin kişi) askeri kuvveti boş hayaller ve Alman sevdasıyla Avrupa'ya sevk etmesiyle Musul-Kerkük elimizden çıktığı gibi kahpe düşman Anadolu'ya ayak basmış ve halkımıza zulüm etmiştir. 3)Enver Paşa Türk İstiklal harbinde, Ruslarla anlaşarak yüce TÜRK milletini ve aziz önderimiz M.Kemal Atatürk'ü sırf şahsi marjı için sırtından vuracak kadar hainleşmiştir. 4)Enver Paşa sadece Sarıkamış harekatının değil Avrupa'da verilen 30 bin zaiyatın ve Musul-Kerkük sorunununda asıl sorumlusudur.
Ey şanlı Türk Milleti bu kitap ne şekilde oyunlarla ölüme itildiğimizin bir örneğini oluşturmakta.Vatanları uğruna bir çok riski en önemlisi ölümü göze almış kahraman askerimizin bir başka kahramanlığı belki amaca ulaşılamamış belki çok hatalar olmuş orası ayrı bir konu ama şurası bir gerçek ki Türk Askerinin vatanı uğruna birçok şeye katlandığı...Bu kitapta anlatılanlar bunlara bir örnek teşkil ediyor...
Bu kitapta asıl savaşın kar olduğuna dair çok fazla bir bilgim yoktu kitabı okumamdaki enbüyük etkende bu idi. Kitaba başlamadan önce savaşlarada çok yer veriliyor sanmıştım ama gördümki asıl savaşı şanlı ordumuz sert geçen Erzurum kışına vermiş ben daha önce üzüntden bir kitabı elimden attığımı bilmezdim ama gitgide kendimizi bile tanıyamayarak vurmamız o kitabı bir anda fırlatmama sebep oldu ve tüylerim diken diken oldu tarihten her zaman için etkilenirim birçok savaşta binlerce askerimiz şehit olmuş fakat Sarıkamış ın en acı yanıda askerimizin içindeki savaş arzusuna rağmen savaşmayarak ölmesiydi...
kitabı merakla okumaya başladım,okurken merak hüzne dönüştü.Şeker kamışlarının allahüekber dağlarında sararması,birer kardan adama dönüşmesi sanki oyundu.Niçin ve neden oynandığı belli olmayan bir oyun;geçilen her cümle az sonra donarak yıkılacağım bir uçurum,uzakta dumanı tüten etin ördüğü dam.Kitabı bitirip dükkana ekmek almaya gittiğmde artık üşümüyordum.
yazarı kutluyorum.gerçekten çok güzel bir kitap.galiçya yemen balkanlar trablus çanakkale sarıkamış sakarya dumlupınar kafkas cephesi medine nerdeyse dünyanın yarısndan fazlasında 3 kıtada savaşıp cepheden cepheye koşan öleceklerini bile bile vatan için savaşanların öyküsü.nasıl bir vatan sevgisidir ki -30 derecede arap yarımadasından yazlık kıyafetle gelip vatan ve milleti için gözünü dahi kırpmamak.ruhları şad olsun.kötü idareler son 200 yıda adeta kaderimiz olmuş.bence tüm siyasetçiler bu kitabı şu çılgın türkleri zeytindağını son kahramanları okusunlar ve millet için karar verirken 3 kıtada vatan ve millet için can veren milyonları düşünüp öyle kararlar alsınlar.saygılar
Bu kitabı okurken daha çok Sarıkamış olayları üzerine değil de bir askeri birlik üzerine yazılmış gibi bi kanı oluştu bende. Kitapta Rus ve Türk birlikleri karşı karşıya geliyor. Ama oman sadece Türk tarafıyla anlatılıyor. Eğer ki Rus ordusu yönyle de anlatılmış olsa, Sarıkamış trajedesi üzerine geçenleri Rus asker,yönetici ve komutanları ağzıyla da kitaba işlemiş olsa daha etkili ve güzel olurdu.
Ama kitap genel hatlarıyla güzel. Sarıkamış dramı hakkında bilgisi olmayan okuyucuların bu kitapta bulacağı çok şey var. Savaşın hangi ihtiraslar peşinde gidilerek yüzbinlerce askein o koşullara sürüklendiğine pek değinilmemiş.
Tarihte bizi hep bir millete özenmek veya yaranmak isteği mahvetmiştir. Orta Asyada Çinlilere, İslamiyetin kabülüyle Araplara, 1900 yıllarında Almanlara... Ve şimdi de başka milletlere... Ne zaman kendi özümüze dönmüşsek gerçeği bulmuş ve kutuluşa ermişiz. İşte Sarıkamış olayları da Almanya heveslisi ve yanlısı birkaç subay ve devlet adamının savaş şartlarını düşünmeden savaş çığırtkanlığı yapmasıyla 62 donuk ve 12 bin şehit ve nice gaziyle tarihteki kara yerini almıştır bu beyaz dram.
Okuyan arkadaşlarımın görüşlerini de takip edeceğim.