Doğunun Limanlarını bana tek kelime ile anlat deseniz, Bir insanı kaç yıl bekleyebilirsiniz? sorusunu sorarım. Eğer seviyorsa ve umudunu yitirmezse 22 yıl.
Roman Osmanlı prensliğine dayanan bir babanın ve Yahudi bir kadının oğlu olan Kitabdar adlı hayali kişinin hayat hikâyesini anlatmaktadır. Yazar bu kitabı 1960’lı yılların sonuna doğru tanıştığı bir kişinin hayatından esinlenerek yazmıştır.
İsyan, annesi Ermeni olan Lübnan’da doğmuş bir Osmanlı prensidir. Roman, aidiyetlere, insan ayrımına dair ne varsa hepsine bir isyan içerir. Bu kişi Paris’e giderek direniş hareketine katılmış tekrar Lübnan’a döndüğünde ise bir kahraman gibi karşılanmıştır. İsyan. Osmanlı Prensidir ama bir Yahudi ile evlenir ve en yakın arkadaşı da bir Ermenidir.
Kitabı okurken kurgusuna hayran kaldım. Kitapta insanın şaşkınlıkla karşılaştığı durumlar çok fazla olması kitaba ayrı bir çekicilik katmaktadır. Kitapdar’ın mesajları hayat felsefemizi değiştirmesi açısından önem arz etmektedir.
"Ölüme son çare olarak bakmalısın. Hiç kimsenin seni alıkoyamayacağını bil. Ama ölüme gidebileceğin için onu yedekte tut sonuna kadar.” Yazarın temel mesajı, bu Dünya’da insanın başına her gün değişik olaylar gelebilir. Bunlara hazırlıklı olmak ve gerekirse savaşmak kendimize yapacağımız en büyük iyilik olur.
” Aylarca sessiz kalırım, neredeyse konuşmayı unutacak kadar, sonra birden baraj yıkılır ve ne varsa; neyi tutmuşsam herşeyi koyuveririm. Bitmez tükenmez bir gevezelik başlar ve daha susmadan pişman olurum.”
“Tünelin ucunda ışık görünmese bile ışık varmış gibi yürümek ve ışığın görüneceğine inanmak gerekir.”