Bütün Peyami Safa romanları gibi kesinlikle okunmalı.Okurken hem öykünün içine dalıyorsunuz hem de ruhen ve fikren terakki ediyorsunuz. Hem Medeniyetler çatışmasını hem de içimizdeki fikri catışmaları harikulade ele alıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özellikle Samim Beyin yaptığı yalan söyleyen kişinin analizine hayran olmamak elde değil. Şüphenin tat verdiği müthiş zeka parıltısına imrenmek olası. Fakat bütün bu tatlar yalnızlığıma şeker olamadı. Belki de büyük beklentiyle okumaya başlamamdan kaynaklandı bu sonuç.
Muhteşem bir eserdi. Ruh tahlilleri vs. çok iyiydi. Fakat soyut kavramları çok ve ayrıca uzun işlediği için bazı yerlerde sıkabiliyor insanı. Lise 4 ve sonrası için ideal.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Peyami Safa'nın pekçok eseri yanında bir şaheser... Kütüphane rafında önemli yeri olan bir eser... eserdeki iç tahliller ara sıra okunması gereken ibretlik cümlelerden oluşuyo...
Özellikle kitabın sonundaki şu pasaj Peyami Safa'nın ruhçu dünya görüşünü -ki romanda bunu Samim temsil ediyor- maddiyat ile maneviyat, doğu ile batı arasına sıkışmış insanı çok iyi yansıtıyor ve yazar kendi yarattığı dünyasına,ütopyasına -Simeranya- davet ediyor, 20.yüzyıl ve günümüz yüzyıl insanına bir kurtuluş reçetesi sunuyor:"Ey İnsan! Bu kitabı sana ithaf ediyorum.Başının üstünden büyük bir rüzgar geçiyor.Yalancı bir fecirle başlayan asır kararıyor ve sana tek ümit ışığı olarak en kudretli kaynağı uranyumda değil, senin ruhunda sıkışmış maddeden kopararark çıkardığın korkunç tahrip aletinin patlayışından yükselecek alevi bekletiyor.Ey bahtsız! Tarihin hiçbir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve düşman olmadın.Laboratuvarında aradığın, incelediğin, oyduğun, dibine indiğin, sırrını deştiğin herşey arasında yalnız ruhun yok.Onu beyin hücrelerinin bir üfürüğü sanmakla başlayan müthiş gafletin, otuz yıl içinde gördüğün iki muazzam dünya harbinin kan ve gözyaşı çağlayanlarında en büyük dersi arayan gözlerine bir körlük perdesi indirdi.Bırak bu maddeyi, boğ şu ölçü dehanı, doy şu fizik ve matematik tecessüsüne, kov şu kemmiyet fikrini, dal kendi içine, koş kendi kendinin peşinden, bul onu, bul kendini, bul ruhunu, bul, sev, bil, an, gör, kendi içinde gör Allah'ını.Kendine dön, kendine bak, kendini gel.Aptalca bir konfor aşkından doğduğu halde her biri daha korkunç bir dünya harbi hazırlayan teknik mucizelerin yanında, senin iç zıtlıklarını elemeye yarayacak ve seni kendi kendinle boğuşmaktan kurtaracak ruh mucizelerini ara.İnan manevilere ve mukaddeslere, inan! Onlar hakkında bu kadar küçükçe düşünmekten utan! Her sezilen derinliğin ifşa ettiklerini düşünmekten bile seni alıkoyan tabiatçı metodlarını fırlat ve bitlenmiş elbiseler gibi at.Ortaçağ papazından haklı olarak ayıpladığın dar kafalılığın anlayış sınırlarını daha fazla darlaştıran beş duyu idrakininin kapalı dünyası içinde kalma:Arşı geç, ferşi atla, sidreyi aş, Gör ne var maverada ibretiz." Gerçekte harika bir roman.Diyebilirim ki Peyami Safa'nın en olgun romanlarında başında geliyor hatta birincisi...Tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar.
bazı olaylar içinnasıl ki anlatılmaz yaşanır deniyorsa bu kitap için de ne söylense eksik kalır. kitabı normal bir roman gibi okumayın, sindirip okunacak, altı çizilecek çok cümle var. "kendi kendimden nefretimin çirkinleştirip çerçevelediği bir dünyada yalnızım" gibi üzerine kitap yazılacak bir cümle içerir ki bu sadece bir tanesi. özetle okuyun okutun kitaplığınızın baş köseindeki eserlerden biri olsun
Yazarın en etkilendiğim eseri. Romanın kahramanı kimsenin başaramayacağı bir sanal dünya kurmuş kendine, adı Simeranya.Üstelik bu dünyada yaşarken kendi yaşam felsefesini de oluşturmuş. Kardeşi ile olan fikir alışverişleri ise takdire şayan.Eserin bir kısmında farelerin gece evlerde çıkardığı tıkırtıların insanlardan aldığı intikamın bir sonucu olduğunu anlatıyordu, bugüne kadar kobay olarak acı çeken hayvanların adına. İlginç bir ayrıntıydı. Felsefe, metafizik ve sosyoloji alanına ilgi duyanlar için ilginç bir düşünce sistemi.Anlatım biraz ağır ama yine de okunmalı.
çok akıcı bir kitap, okurken kaç sayfa okumuşum, kitabın bitmesine kaç sayfa kalmış gibi soruları kendinize sormayacaksınız...okumanızı tavsiye ederim...
Çok güzel, bir o kadar da akıcı. Peyami Safa'nın cümle kurmadaki dehası sizi kitaba başlar başlamaz çekiyor zaten. Kitabı masaya koyup ayrıldığınızda aklınız kitapta kalıyor, acaba devamında ne olacak diye. Bir başladınız mı hemen bitireceğiniz bir kitap.
peyami safanın insanın derinliklerine doğru yol alan eseri.üniversitede okurken edebiyat hocasının biraz zorlamasıyla almıştım ama okudukça kitabın ne kadar kaliteli olduğunu gördüm ve bir türlü elimden bırakamadım.beni gerçek anlamda peyami safayla tanıştıran ilk eser.ilk başlarda biraz sıkılabilirsiniz ama okudukça ne kadar kaliteli bir eser olduğunu göreceksiniz.herkese öneririm.....
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir ülke düşler Peyami,adını Simeranya koyar...Mutlu insanların yaşadığı,bedenlerin ve zihinlerin köleleştirilemediği bir ülkedir bu.Yaşadığı dönemin karmaşaları,çarpıklığı ve yalanlarından kaçmak için bir sığınaktır aslında Simeranya.Ütopik dünyadan uzaklaştığımızda romanda kişi analizleri ve psikolojik tahlillerin yoğunluğu göze çarpmaktadır.Toplumun ahlak kurallarının kabullenemeyeceği bir şüphe ile okuyucusunu soru işaretleriyle serüvene başlatan Safa, roman kahramanı Samim in aşkı Meral in Paris sevdası,yalanları ve zaafları ve bunların derinlemesine irdelenmesi ile devam ediyor. Anlatımın ve duygu aktarımının çok güçlü olduğu kitapta yapılan aşk tanımı ne asildir.. "Aşk bize, benliğimizi aşmayı ve sevgilimizin şahsiyetine dalarak, başka bir insanda sosyal ve universal bir iştirakin ilk merhalesini yaşamayı gösteren bir yükseliştir."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Peyami Safa'nın en büyük eseri. Kurduğu ütopyada bireysel ve toplumsal sorunlara getirdiği çözümler; eğitimde, ekonomide getirdiği yeni fikirler bir aydın olduğunu ispatliyor Peyami Safa'nın. Roman okumak, bedava deneyim elde etmektir. Bu romanda da Samim karakterinin gözünden insanları tanıma sanatını öğreniyoruz. Yalan söylemenin toplumda zincirleme ne gibi çarpıklıklara sebep olduğunu, insanın sonunu nasıl hazırladığını görüyoruz. Bazen faşist olmakla yaftalanan Peyami Safa'nın faşismi reddettiği gibi dönemin Liberal ve Sosyalist ekonomisine teslim olmayarak toplumun yararını gözeten bir üçüncü yol bulmasıyla karşılaşıyoruz. Lise son sınıflarından başlayarak öğrencilere okutulması gereken bir eser. Ancak eserin doğru anlaşılması için özellikle gençlere bir rehber eşliğinde okutmak önemli. Çünkü kitaptan çıkarılacak derslerden önce bahsedilen yanlışlara düşülme tehlikesi vardır. Bundan dolayı önce yazarın amacı ne, o anlaşılmalı daha sonra da bir başkasına önerilmeli.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tek kelımeyle harika! <br />Kitabı 2 değerli şahsın tavsiyesi üzerine okudum. Romanın 1951'de yazıldığını düşündüğümde; o zamanlarda bile ahlaksal değerlerimizden uzaklaşmanın ailelere ve ferdlere verdiği yalnızlığı ve zararlarınnı betimlemiş bir eser.