Küçük kız edebiyatını bir kenara bırakırsak, bu eserde Halide Edib Adıvar'ın çocukluğunu, ilk gençlik yıllarını ve sonrasını buluyoruz. Özellikle kitabın sonlarına bırakılmış olan Beyrut, Şam ve o bölgelerde yaptığı hizmetler bana yazarın bugüne değin hiç bilmediğim yanlarını gösterdi. Eh okumanın anlamı da bu olsa gerek. Okumadan öğrenemiyorsunuz.
Bir iki yerde gereksiz tekrarlar var gibi, ancak bütününde bu tarz eserlerden çok hoşlanmayan benim gibi bir okura bile hitap edebildiğine göre, ve yazarın mücadelesi güncelliğini asla yitirmeyecek bir mücadele olduğuna göre okurlara tavsiye ederim.
Günümüzde ömrünü boşa harcayan, harcamak zorunda imiş gibi hissettirilen o kadar çok kadın var ki...Halide Edib Adıvar'ın mücadelesi, zamanını düşünürsek daha değerli hale geliyor. İstanbul'da oturabilirsiniz. Keyif çatabilir, çay partilerine gidebilirsiniz. Namazınızda niyazınızda olabilirsiniz. Bit ayıklamak zorunda değilsiniz ki..Günümüz dünyasında da yardıma muhtaç bir yığın insan ve özellikle çocuk var. Ama bizler genellikle yerlerimizden hoşnut, aman başkaları uğraşsın diyerek yaşamaya devam etmiyor muyuz? Hem de hiç rahatımızı bozmadan hemen hepimiz bunu yapıyoruz. Ancak Türkiye gibi, kadının yeterince kendini ev dışında kanıtlayamadığı bir ülkede boşa giden enerjiyi düşününce insan hayıflanıyor.
Keşke tüm kadınlar, kadınları geçtim insanlar duyarlı olsa. Yazarın yaptığı her şey doğrudur demiyorum. O günün şartlarında, o günün pratikliği içerisinde, aldığı eğitim çerçevesinde yapabildikleri bunlardı. O bunları yapmasaydı yapan var mıydı? Hayır. O halde bu yazara karşı olan tüm önyargıların bir kenara bırakılması gerektiği düşüncesindeyim. Eserlerini de herkese tavsiye ediyorum.
Bir başka eserini Kitapyurdunda bulamadığımdan yorum yazamadım ancak belirtmeliyim ki, şu anda yaşı 60'ın altında bir sürü yazarımız var ki cinselliğe Halide Edib kadar modern bir açı ile yaklaşamamış. Bunu da belirtmekte yarar var.