"Boleyn Kızı"nı okurken tahta oturma hevesiyle yanıp tutuşan bir kadının hırslarla örülmüş yaşamını, tahta bir veliaht bırakabilmek adına yaptığı iğrençlikleri hayretler içinde izlemiştim. "Kraliçenin Soytarısı" daha bir durağan öyküyle iki kız kardeşin arasındaki taht mücadelesini ve bu mücadele sırasında yapılan rezillikleri bize göstermişti. "Bakirenin Aşığı"nda ise taht sevdasına kapılan bir adamın kraliçe uğruna neleri göze aldığını; ama Anne Boleyn'in kızı olan Kraliçe Elizabeth'in aşk diye çıktığı yoldan tahtı tercih ederek olayları noktaladığını gördük. Roman elbette bir kurgudan ibarettir; ama kendi aydınlarımız Osmanlı Hanedanı için ağza alınmayacak laflar ederken batının bizden daha berbat, daha çirkef, daha aşağılık oldunu da görmezden gelenler için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Her üç kitabın da konusu rezillik, her üç kitabın da konusu insanlık dışı muameleler. P. Gregory mükemmel bir anlatımla 16. yy. İngilteresini gözlerimizin önüne sermiş. 16. yy. Osmanlısında Kanuni Sultan Süleyman'ın Şehzade Mustafa'yı Hüreem Sultan eliyle katlettirmesi kişisel hırs değil devletin bekası içindir düşünenler için. Ama zavallı bir kadının katledilmesi İngiltere'nin bekası için değil Kraliçe Elizabeth'in tahtının bekasıdır. Bu ayrım kitabı okuyunca benim gözümde daha da netleşti. Herkese tavsiye ederim, her üç kitabı da.