Neticede Jean Paul Sartre! Hiç düşünmeden, kararsızlık çekmeden eserleri okunabilecek belli yazarlardan biri. Duvar'daki beş öykü de tüm bunları doğruluyor. Özellikle Erostrates ince elenmiş ve sık dokunmuş bir psikoloji üzerine kurulmuş, çok etkileyici bir öykü. Duvar adlı öyküde ise, ölümü bekleyen üç kişinin çaresizliği son derece başarılı olarak çizilen tepkimeleri ile çok iyi kurgulanmış. Öykünün neredeyse tamamının hücrede geçiyor olması ve buna rağmen hiç sıkmaması bunu açıklıyor. Gizlilik adlı öyküsünü ise çok beğenerek okumadığımı söylemeliyim. Ayrıntılarla konuyu boğduğu için sıkılmaya başlıyor, ilgiyi kaybettirebiliyor. Bu derin ayrıntılar "Bir Yöneticinin Çoçukluğu"nda da epey belirgin olmasına rağmen, Lucien'in yaşadıklarının sıradaşılıktan absürdlüğe uzanan ilginçliği, öyküyü sürüklüyor. Bunlar Oda için de söylenebilir. Fakat tüm bunlardan ziyade, yazarın bu beş öyküde, farklı kimliklerle kurgulamalar yapıp, bunda da başarılı olması zekasına hayran bıraktırıyor. Bunu anlamak için, bu öyküleri çok sakin kafayla okumak gerekiyor. Çünkü, böyle olursa ancak, Sartre'ın öykülerinin içinde son derece ileri bir zeka ile ortaya koyduğu imgelemleri yerli yerinde görme fırsatını yakalamak mümkün oluyor. Sartre, özellikle alışılmamış ya da günlük hayatta üzerinde çok da durulmayan konuları, durumları, kahramanlarına farklı tepkimeler verdirerek ele alıyor ve mesajını gayet güzel veriyor : DÜŞÜNÜN...