batılılaşmayı eleştirmiş orhan pamuk romanlarında pozitivist tipler sık sık görülür burada refik mesela tam bir kasıntıdır yayınevi falan kurmalar. Ömerde hırslı cumhuriyet gencini gösteriyor. Orhan Pamuğun başlangıç romanı öneririm bu adam romanı yalayıp yutmuş biridir. Thomas Mann'nın bir aile romanı vardı onu esas almış ilginç bu roman anlatımda reaslit ama içerikte postmoderndir
Orhan Pamuk'un seveninin de sevmeyenin de en beğendiği romanı olan Cevdet Bey ve Oğulları Orhan Pamuk okumak isteyenlerin ilk okuması gereken eseri. Herkese tavsiye ederim. Orhan Pamuk'un, kanımca, en iyi eseri.
Daha ilk romanından kendini kanıtlamayı başarmış olan Orhan Pamuk, Cevdet Bey'in dünyasını oğulları ile harmanlayıp, karanlık ve ışık arasındaki ince çizgide biz okuyucularıyla buluşturmuştur. Batılılaşma sürecindeki ülkemizin okuyucularına yeni bir bakış açısı kazandıracak niteliktedir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Pamuk okumaya başlamak için en ideal kitabı bence bu kitap sade yalın bir dilin yanı sıra akıcı bir roman.Meşrutiyetin son yıllarında müslüman bir tüccarın taşra kökenli aile geçmişini unutup yerine batılı bir aile kurma isteğiyle başlıyor roman.Orhan Pamuk herzaman bir şansı hakeden bir yazar ne düşündüğü önemli değil bu romanları yazmak yetenek ister türk okuyucusu olarak sahip çıkalım.Kİtap 3 kuşak aileyi anlatıyor nişantaşı ,zengin tüccarlar çerçevesinden bize ogünlerin aile hayatını anlatıyor ben beğendim tavsiyede ederim
orhan pamuk okumaya bu kitabıyla başlamıştım. ama kötü bir başlangıç oldu malesef, ben sıkıldım okurken. sayfa sayısı epey fazla olmasına rağmen belki ilerideki sayfalarda açılır diye sabırla okudum. sonuç hüsran oldu benim için.
Osmanlının son dönemlerinden 1970'lere kadarki süreci, üç kuşakla birlikte toplum hayatındaki ve devlet yönetimindeki değişim, gelişim ve çatışmaları çok usta bir dille o dönemin tüm kesinlerine de biraz dokundurarak anlatmış Orhan Pamuk. Yoğun iş temposu içerisinde bir haftada okuyup bitirdiğim bu kitabı Orhan Pamuk okumayı düşünen herkese tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğrusunu söylemek gerekirse, kesinlikle bir "Benim Adım Kırmızı", "Beyaz Kale" veya "Kara Kitap" değil, bu kitapları okumuş olanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır, ama yine de 100 yıllık bir süreç içerisinde arayış içinde bulunan bir Coğrafya'da yaşayan insanların arayışlarını ustaca işlemiş, sıkılmadan okuyabileceğiniz bir yapıt.
Orhan Pamuk'un diğer kitaplarını okuduktan sonra bu kitabını okuduğum için çok da etkilendiğimi söyleyemeyeceğim. kitabın dili diğer romanları gibi güzel ama, diğer romanlardaki derinliği bu kitapta bulamadım açıkçası. roman; cevdet beyi, oğullarını, oğlunun arkadaşlarını, torununu vs. anlatmış ama belirli bir konusu yok ve belirli bir sonuca da ulaşmamış. Ayrıca kitabın çok uzun olması da bir dezavantajı. Diğer kitaplarını okumadıysanız önce onları okumanızı öneririm. Özellikle Kara Kitap ve Benim Adım Kırmızı çok daha başarılı romanlardır.
okuduğum en uzun ve en etkileyici kitaplardan biri..evet çok uzundur,ama o kadar tutkulu bir şekilde okursunuz ki o sayfaların nasıl geçtiğini bilmezsiniz...hayatımda ilk defa bir kitap okurken ağladım,o da budur..bölümü bitirirsiniz,yeni bölüme başlarsınız ve bakarsınız ki aradan yıllar geçmiş ve sizin fikirlerini desteklediğiniz kişi fikirlerine sahip çıkmadan ölmüş gitmiş..<br />kısaca güzeldir ve okunması gereken bir kitaptır..
Orhan Pamuk'un ilk romanı. 1905'de başlayan ve 1970'de son bulan içinde bir ailenin üç kuşağını da barındıran uzun bir aile hikayesi. Herkesin hem fikir olduğu şey, romanda kuşak geçişlerinin çok başarılı olduğu. Gerçekten de öyle. Bir ailenin nasıl oluştuğu, aile büyüdükçe birbirlerine ne kadar yabancılaştıkları, zamanla aile birliğinin nasıl bireyselliğe dönüştüğü anlatılmış romanda. Meşrutiyet dönemiyle filizlenen ve Cumhuriyet sonrası ayyuka çıkan burjuva özentisi yaşamlar ve insanlar... Özellikle Refik, Muhittin ve Ömer karakterleri ekseninde anlatılan iç çatışmalar, içsel monologlar ve hayatın anlamı üzerine tiratlar Dostoyevski romanlarını ve karakterlerini aratmıyor. Kitabın ikinci yarıdaki Ankara bölümü gerçekten eserin temposunu fazlasıyla düşürüyor. Ancak bunun dışında son derece akıcı, etkileyici ve iç burkan bir roman olmayı başarıyor. Romanı bitirdiğimde geride kalan hayatlar, amaçlar ve rayından çıkan yaşamlar üzerine düşünmekten kendimi alamadım. Çünkü eserde geçen karakterlerin içine düştüğü düşünce çukurlarına, yanlışlara insan olarak hepimiz zaman zaman düşüyoruz. Eserin ektinliğini artıran biraz da bu zaten...
Tereddütsüz Orhan Pamuk'un EN İYİ KİTABI diyebileceğim bir eser. <br /><br />Varoluşun gayet anlamlı bir şekilde sorgulandığı kitapta,<br /><br />insanın yarım kalmışlığı üzerine yazılmış lezzetli bir roman. Okuyan asla<br /><br />pişman olmayacaktır
Oldum olası yaşanmış hayatların yazıldığı romanlara ilgi duyarım.Çok sıradan gibi görünen bir ismi var romanın. İçinde sihirli bir dünyayala karşılaşıyor insan.Yakın geçmişin değişimine tanık olurken kendimden birşeyler yakalamak ta hoşuma gidiyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilmem size hiç olmuş mudur? Bir kitaba başlarsınız,başladığınız kitabın kalburüstü bir kitap olduğunu bilseniz bile ilk sayfalarda onun esareti altına girmeyi beklemezsiniz.Ama bazen,girivermiş halde bulursunuz kendinizi...İşte,bu o kitaplardan biri! Okuduğum ilk Orhan Pamuk kitabıydı,ayrıca yazarın da ilk kitabı.Belki saçma gelecek size,okumaya kıyamadığımı söylemeye bile getirebilirim.Kitabın kapağını her kaldırışımda,toprak ayağımın altından kayıyor ve geriye gidiyorum sanki;hem de hiç yaşamamış olduğum günlere!İstiklal Caddesi`nde,Devlet-i Aliye`nin son günlerinde,Dersaadet`i soluyorum adeta.Nasıl betimlemeli ki bu kitabı?Evet evet,buldum:Edebi bir zaman makinesi! Konu,üslup ve eseri değerlendirirken kriter kabul edebileceğimiz her şey olabilecek en üst seviyede.Her kelimesi,Nobel`ì hak edip etmediğini savunanların yüzüne bir tokat gibi çarpıyor.Bu büyük yazarla aynı ülkede doğmaktan dolayı gururluyum.Yabancı dostlarıma onun kitaplarını vermekten ve onlardan gelen olumlu tepkileri dinlemekten de;bir de,yazarla aynı kurumda yeniyetmelik dönemimi harcamaktan tabi!Mezuniyette,sonunda mezunlarımız arasında bir Nobel ödüllü var diye konuşulmuştu.Sonuna kadar hak ediyor bu ödülü,onu politik olarak yıpratmaya çalışanlara inat! Onu dünyanın dört bir yanındaki kitapçılarda,farklı dillerde,ama hep kendisine ayrılmış standlarda görmekten dolay çok gururluyum. Çok dağıldı konu,mutlaka okuyun deyip bağlayalım en iyisi!
Kitapta sadece bir ailenin üç kuşağı değil aynı zamanda Osmanlı'nın nasıl Türkiye olduğu da anlatılıyor;nasıl gitgide daha da batılılaştığımız,batıya ne kadar özendiğimiz...<br />Bence en güzel Türk romanlarından biri,herkes okusun,herkesin kitaplığında bulunsun.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konusu ilgimi çekti ve satın aldım.Aldığıma pişman olmadım arkadaşlar.Sayfa sayısının çok olmasına bakmayın.Kitabı okuduğunuz da keşke bir bu kadar sayfa sayısı daha olsa diyeceksiniz.Ayrıca bu benim okuduğum ilk Orhan PAMUK kitabıydı.Diğer kitaplarını da okumaya karar verdim.
Orhan Pamuğun ilk kitabı. Özenle yazıldığı aşikar. İlk göz ağrısı ilk heyecanı. Gayet güzel ve akıcı bir hikaye ve üslüp. 3 nesil Nişantaşılı bir ailenin hayatını anlatmış. Ben beğendim. Tavsiye ederim.
kitabı yeni bitirdim.aslında tam bir postmodernist roman diyebilirim. çünkü her kahraman kendi iç dünyasında yaşamakta. ve her kahramanın hayallerini siz de onlarla yaşıyorsunuz. içlerinde bulundukları kalabalıklarda kendisini hep yabancı hisseden ve bir türlü duruma uyum sağlayamayanların romanı. hep bir arayış ve bir kaçışın romanı. Ömerin küçümsemeleri, Muhittin'in arayışları ve Refik'in Batı ve Doğuyu sentezleme çabaları,yazmaya çalıştığı kitaplar hep bu arayışın ve kaçışın sonucu. hayata değişik bir bakış açısı getirmiş.şu da bir gerçek yaşıyorum diye sevinsem de sonum belli... okuması zor bir kitap olsa da insanda güzel hisler bırakıyor.tavsiye ederim...