Abdülhamid hakkında kafi denecek kadar bilgi sahibiydim.Ne kadar vatansever,zeki,ilahi aşk ile donanmış bir padişah olduğunu bilirdim.Ama bilgilerim ağırlıklı olarak 'madde' anlamındaydı.Yani Abdülhamid'in zekasıyla,nasıl çökmesi an meselesi olan bir devletin çöküş tarihini 30 küsür yıl ileri taşıdığını,nasıl yahudilere,ermenilere rest çekip vatan toprağını peşkeş çekmediğini ama tüm bunlara rağmen neden 'Kızıl Sultan' gibi gerçekle alakasız bir lakap takıldığını bilirdim.Ama ilk defa Ulu Hakan Abdülhamid'i 'mana' boyutunda görmüş oldum.Necip Fazıl öyle bir Abdülhamid portresi çizmiş ki insan duygulanıyor,hüzünleniyor,tüyleriniz kabarıyor bazen birkaç damla yaş dökülüyor gözünüzden..Ve sonra düşünüyor insan;neden bu kadar vatansever,imanı veli derecesinde kuvvetli,devrinde devlete büyük terakki kazandırmış ve kendi hatası sonucunda tek karış toprak kaybetmeyip,geçmişten gelen 300 milyon altın borcu 20-30 milyona kadar kendi kesesinden ödeyerek eritmiş bir Padişah'a;Kızıl Sultan,Pinti Hamid,Dinsiz Hamid,Vatan haini Hamid gibi mesnedsiz lakaplar takılmış ve nasıl vicdanlarına sığdırmışlar bunu?Bu kitabı okuyunca onun ne kadar merhametli bir insan olduğunu görüp şaşıracaksınız ve diyeceksiniz ki yahu bir insan nasıl bu kadar merhametli olabilir?Evet onun üstada ve tabi bana da göre en büyük hatası aşırı merhametiydi.Bunu da suçtan kabul ederseniz tabi...Son olarak 'ileri görüşlülük' mevzuunda ikinci bir rakibi yoktur herhalde Ulu Hakan Abdülhamid'in okuyun anlayacaksınız.Mekanı cennet olsun...