Aydınlanma Değil, Merhamet! - Gogol' un İzinde I.Kitap
Aydınlanma Değil, Merhamet! - Gogol' un İzinde I.Kitap
51Yorum
Mehmet Targün
21.08.2005
Öncelikle kitap tam olarak bir roman havasında olmadığını düşünüyorum.Kitap okuyucuya çok yoğun bir bilgi birikimi sunmakta.Kitabı okurken Alev Alatlı'nın gerçekten tam bir entellektül olduğunu hissediyorsunuz.Fakat şunu söylemeden geçemeyeceğim kitabı okurken gerek usluptan gerek kurgudan kaynaklanan bir sıkıcılığı var
KY-138843
26.04.2005
Büyük bir merakla aldığım “Aydınlanma Değil Merhamet” adlı eser ile, Alev Alatlı’nın dili hakkında yorum yapmak belki çok doğru değil benim için. Alatlı’nın bu kitabı bir roman aslında. Ancak ben okurken o bildiğimiz roman sürükleyiciliğini tatmadım. Yer yer anı, yer yer tarih, yer yer felsefe tadında bir Rusya gezisi gibi birşey bu kitap. Kitapta yer alan bölümlerin bazılarını merakla okudum. İlginç tarihi bilgiler veren Alatlı’nın bu bilgileri nereden edindiğini merak ediyorum açıkçası. Örneğin Stalin döneminde idam edilen binlerce Polonyalı subay, Rus mafyasının kendi içinde kanunları olan bir devlet modeli gibi bilgiler oldukça ilgi çekici...
Ancak yinede kitap, o sürükleyiciliği bir türlü veremedi bana. Çok karmaşık ve yer yer sıkıldığım bir kitaptı. Alev Alatlı’nın bilgi birikimine bir sözüm yok. Ancak bu eser ya çok fazla büyütüldü. Ya da ben Alev Alatlı okuyacak seviyede değilim henüz!.. Kendimi hazır hissettiğimde Gogol’ün 2. izine çıkmayı düşünebilirim. Ama şuan için burada kalma taraftarıyım...
Ali Hakan Ören
Kitapkurdu
22.02.2005
Alev Alatlı'nın beni kitabıyla bu kadar sarsacağını hiç ummuyordum. Anlatımıyla, vurgulamarıyla, diyaloglarıyla son zamanlarda okuduğum en iyi kitap. Yazar kitabında Rusya ve Türkiye arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları çok güzel bir dille anlatmış. Özellikle roman kahmaranları arasında süregelen entellektüel sohbetler, tartışmalar; özlemimizi çektiğimiz türden. Kitaptan "Güloya Sultan"ın kendini bulmak için Rusya'ya gidişini; fakat burada tanık olduğu değişimin kendisini ne denli üzdüğünü anlıyoruz. Rusların geleneksel davranışları ve yaşayışları üzerinde doğaya duydukları derin saygının izlerini bulmak; tarihten kesitler vererek çar ve çariçelerin halkları için yaptıkları ve yapamadıklarını okumak çok heyecan verici. Yazarın kitabını yarım bırakarak ikinci kitabı adres göstermesi ise çok hoş. Tüm kitapseverlere kaçırmamaları gereken bir kitap olduğunu vurgulamak isterim.
Ihsan Canpolat
04.02.2005
uzunca tasarlanmış bir dizi tarih-sistem romanı denebilir. tarihin periferisinde kalmaya yada sizi siz yapan degerlerden vazgeçmeye mecbur edilmek istenen iki Milletin (Türklerin ve Rusların) hakkında hersayfada agır bir malumat bombatdımanı. derinden gelen derin bir karşı duruşun ve dahil adılmeye çalışılan tarihin aslında bir komplo oldugunun romanı yeteri kadar sabrınız varsa devamı daha cüsseli birserinin ilk kitabına başlayabilirsiniz yoksa aklınızdan dahi geçirmeyin
Süleyman Serhat Beyru
herhese selamlar oncelikle:)<br />kitabi almadan once ki beklentilerim gercekten cok fazlaydi.kitabin kapagi ve de arkasindaki yazisi beni etkiledi diyebilirim.ama okumaya basladiktan sonra her satir beni umutsuzluga,her hikayeyle beraber de hayal kirikligina ugradim diyebilrim.eger tezatli bir kitap okumak isterseniz.alin o zaman!!!
talebe61
18.10.2004
Schrodingerin kedisi Kabustan sonra okuduğun ikinci Alatlı. Fakat itiraf edeyim kitabın başından sonuna kadar bütünlüğünü pek koruyamadım. Bir çırpıda okuyup bitirmezseniz eğer ara verdiğinizde olay yer kişiler birbirine giriyor.Fakat yine de keyifle okunan bir kitap.
Filozof-m
06.09.2004
Alev Alatlı...yani bir kasırga sonrası bile, aklın dinginliğini koruyarak yazan nadide yazar yaratıklarından. Yaprakları olmayan mersin çiçeğine benzetmem biraz garip dursa da yüzündeki yeryüzünde, onun gibi kendi gülüşünden bile aklıyla keyif almasını bilemedik hiç. Bizi affet Alatlı. Rus diye belletilen sanal belleklerimiz perçinlendi, aklın girdabına ideolojiyi kattık bir çoğumuz, sayende çok daha fazla öğrensek de öğrenmenin aslında hissetmenin arkasında kaldığını şimdi mi söyleyecektin? Aşk olsun! Tapınma edalarımızdan sıyrılıp böylesine açıklıkla yazıyorsam yorumlarımı, böylesine açıklıkla yazılmış bir kitaptan ötürüdür. Ellerine sağlık, Ellerine Alev, Ellerine Alatlı..!
Okan Yılmaz
Kitapkurdu
04.09.2004
alev alatlı tarihe , zamana ve yaşadığımız zemine ilişkin en keskin, en sert ve tereddütsüz "yargılar" "saptamalar" getiriyor.or'da kimse var mı serisi bence bir manifesto...ve alatlı okumadan yaşam eksik kalacaktır.
muratdereli
Kitapkurdu
01.09.2004
Aslında kitaptan hiçbir şey anlamadığımı itiraf etmeliyim.Alışılmışın dışında,gerçektende ilginç bir roman.Eser bir roman olmasına rağmen olay örgüsü diye bir şey yok.Mekan belli ama kimin kiminle konuştuğu,olayların tam olarak nerede geçtiği belli değil.Karakterler ise o kadar kafa karıştırıcı ki,ilerleyen sayfalarda kimin ne olduğunu iyice karıştırdım doğrusu.Alev Alatlı'nın kitaplarını anlamakta epey zorluk çekiyorum.Fakat bu yazardan kaynaklanan bir durum değil elbette...
Hakan Karadaş
15.08.2004
alet alatlı bundan elli yıl sonra Türkiye de hangi yazarlar neler yazmışlar denilip bakıldığında kitapları o günde yaşayan bir kaç yazardan biri olacaktır..Or'da Kimse Var mı? dörtlemesi ve Schrödinger'in Kedisi ikilemesini okuyanlar yazdıklarımı daha iyi anlayacaklardır diye tahmin ediyorum.Alev Alatlı okumak bir zevk değil bu ülkde yaşayan bir ''insan'' olarak bir ''zorunluluk'' bana kalırsa..<br />
kamilöz
Kitapkurdu
27.07.2004
"Aydınlanma Değil Merhamet"

Alev Alatlı'nın Türkiye'nin içinde yaşadığı zamana vermeye çalıştığı bir yanıt..
AB'ye kapağı atarak çözemediği sorunlardan kurtulmaya çalıştığını düşündüğüm TR'den çıkmasını arzuladığım ama fazla da umutlu olmadığım bir zamanda bu kitabını görünce "Alatlı yine yapacağını yaptı" diye düşündüm..
Alatlı'ya teşekkür ederim kendi adıma, Türklerin de başka milletlerle ilgilenebileceğini hem kendimize hem başkalarına "ispat etti"
Ruslarla benzeşmemiz tespiti de yine isabetli bir teşhis..
Bu devasa kültüre Türkçe olarak ulaşmamızı kolaylaştırıyor..
İyi ki yazıyorsun sarışın "güzel" kadın..
Birşeyler bir gün senin arzuladığın gibi olacak..