61Yorum
DUBAI
17.11.2007
isimler cok fazla..aklınızda kalan hicbişey yok....okuması sıkıcı..ne anlattığı anlaşılmıyor...cok gereksiz bir kitap.ismine aldandım reklamına aldandım..hayal kırıklıgı
Gonca Dervişoğlu
25.10.2007
Büyük bir merakla aldım ve okumaya başladım ama,hayal kırıklığı...Kitapta sanki bazı yerlerinde kopukluklar var gibi.Olaylar bazen alakasız oluyor.Ben acaba sayfa mı atladım diye düşündüm hatta.Bu roman daha güzel olabili ve anlatılabilirmiş.Ayrıca Türklerle ilgili hoş bir izlenim verilmiyor.İnsanın aklına her türlü düşünceyi getiriyor.beğenmedim.....
Basak Gul
30.08.2007
izmir buyuculeri cok merak ederek aldıgım bir kitaptı. fakat ilk olarak kitabı kimin anlattıgı belli degil.okurken bir sure onun karmasasını yasıyorsunuz daha sonra ise kitapta acıkca turk dusmanlıgı var. turklerin ğisliginden aptallıgına hatta calısmadan kolay yoldan para kazanmaya calıstıgına dair sacma sapan gorusler bulunmakta.<br /> Ama diger bir yandan katinanın cirkin olmasına ragmen brbirinden yakısıklı adamlarla onları buyuleyerek evlenmesi de ilgi cekiyor
nidos
03.08.2007
büyük bir merakla aldıgım bu kitabın pek bekledigim gibi çıkmadıgını söylemeliyim.kitabı iyice anlamak için bazı yerlerini okumak zorunda kaldım çünkü hagi karakterin hangi özelliklere sahip oldugun hatırlayamadıgım oldu.isimler açısından oldukça zengin bir kitap oldugu söylenebilir
maidream
13.03.2007
öncelikle kitab kimin tarafından anlatıldıgı anlaşılmıyor ve bir çok isim geçiyor.bir olayı anlatırken birden 5-10 yıl geriye gidiyor.kurgu olarak çok karışık bir kitap <br /><br />türkleri o zamanlar pis insanlar olarak gösteriyor.onları küçümsüyor bu yüzden taraflı bir kitap<br /><br />okurken çok sıkılacagınız yerler var.tabi bazı sürükleyici yerleri var..<br /><br />sıkılmayı göze alırsanız bu tam size göre:)))))
Berna Gürel
24.01.2007
İzmir büyücülerini bence iki açıdan ele almak lazım. Birincisi masal tadında sımsıcak bir roman. Karmaşık olay örgüsü içine ilk sayfadan itibaren sizi çekiyor. İkincisi zaman kavramı romanda belirli bir sıra doğrultusunda verilmediği ve birde gereğinden fazla isim kullanıldığı için zaman zaman okuyucu anlamakta güçlük çekebiliyor hatta geri dönüşler yaşanabiliyor. Herşeye rağmen özellikle kadınların iç dünyasına has olan hırs ve ihtirasları satırlara döken okunmaya değer bir roman bence.
keif
Kitapkurdu
07.12.2006
Hakkında dava açılma nedenini bir türlü anlayamadığım kitap. Yazarların romanlarını yazma özgürlüğü vardır. Gözlemlerini, duygularını, anılarını, ailelerinin tarihlerini yada canlarının istediğini yazarlar. Okumaya dayanamayanlar okumaz. Kitap yazarının eseridir. Beğenmeyen beğenmedim der o kadar, ancak kitap yazarın çocuğudur. Hakkımızdaki gerçekleri duymaya hiç alışık olmadığımız için aynı yerde saydığımız kimsenin aklına gelmiyor herhalde. Tüm bunlar bir yana Nikos Temelis'in "Arayış"ındakine benzer bir tadı bu kitaptan da aldım. Belki komşuya olan merakımdan, belki 21 yılımı İzmir'e verdiğimden. Belki de atalarımın temelinde Giritlilik olduğundan. Edebi yanı çok kuvvetli olmasa da konu itibariyle kitap ilgi çekici. Ayrıca bahsi geçen kent te İzmir. Bence okunmaya değer.
nietczhe_19
26.10.2006
Türkü Yahudisi, Rumu Ermenisi; zengini yoksulu; genci yaşlısıyla herkesin tek paylaşım noktası, hoşgörüsü ve sıcaklığıyla kimseyi geri çevirmeden mavi- yeşil çatısı altında toplayan şehir: İZMİR Bundan yüzyıllar önce farklı din ve kültürden insanların ortak bir yaşamı paylaştığı vakitlerdi… Ege’ nin incisi kucaklardı, güzeli çirkini, kadını erkeğiyle, kapısını tüm çalanları…
Arı Maya
01.09.2006
Kitabın genelde Türk düşmanı olduğu söyleniyor. Bunun en önemli sebebi o dönem İzmirindeki Türk mahallelerinin fakir ve pislik içerisinde olduğunu söylemesi.

Buna tepki duyabiliriz. Ama tepki duyan kişilerin bunu araştırması gerekiyor. Bu yorumlar Türk düşmanlığından mı ileri geliyor ? o dönem İzmirini kenar mahallelerini mi anlatıyor.

Kaldıki yazarımız o donemdeki Türk zenginlerden o şekilde bahsetmiyor. Ve zaten evlendiklerinden bazıları Türk.

Doğrusu bana kitap çok yakın geldi. Sıkıldım bitiremedim korkunçtu dağınıktı diyenleri anlamıyorum. Ve bazen bazı noktalar da anlaşılmamış gibi geliyor.

En basidi romanda Teyzesinin sandığını bulan kişi yazarımız. Teyzesinin adı Katina.

Ve Katina teyzesinin gerçekten "el aldığı" büyücü kadın da bir Türk.

Kitap o dönem İzmiri nin yaşantısını insanın gözünün önünde canlandırıyor.
Şimdiye kadar yorum yapan herkesin atladığı bir nokta var.

Katina belki istediklerinden bazılarını elde etti ama çok büyük bedeller de ödedi.

Hırsları açısından 17 yaşındaki halinden ileri gidemedi . Ve Atartiti ana da bunun altını çiziyor. Öğrendiklerinin getirdiği potansiyeli sadece dar alandaki çıkarları için kullandı.
Dikkat !!!
12.08.2006
Katina ve çevresindeki diğer kadınların eksikliklerini kapatmak, isteklerini elde etmek için bu kadar uğraşmaları hayranlık uyandırıyor. Fakir, eğitimsiz, çirkin ve görgüsüz kadının diğerlerinden biri olma çabası ve bu yolda erkeklerin zaaflarını kullanışı... İşler bugün de böyle yürümüyor mu? Hani Allah çirkin şansı versin derler ya tam da bunu anlatan sürükleyici bir kitap. Hatalar var, kronolojik geçişler çok da açık değil ama zamanını iyi tasvir eden, insana o günleri yaşatan bir kitap. Türklerin aşağılandığı satırları da es geçmemek lazım...
sanemcan07
14.10.2005
Kitap oldukça farklı. Zaten mistik olan konuya bir de mistik,şaşırtıcı, hadi itiraf edeyim kafa karıştırıcı bir anlatım eşlik ediyor. Zaman zaman olayları kimin anlatığını tam olarak anlayamayıp geri dönme ihtiyacı hissediyorsununz. Siz geriye dönüyorsununz dönmesine, hani belki anlatıcıyı bulabilirim diye, ama çoğu kez bulamyyorsunuz. Hikaye birkaç kişi tarafından nöbetleşe anlatılıyor gibi. Bu arada izmir ahalisi de bencil, başkalarının mutsuzluğu ile mutlu olan, acımasız insanlar olarak yansıtılıyor. Türk halkı da bundan özel olarak nasibini alıyor :)<br />Tavsiye etmiyorum zaman kaybı...
nestun
22.04.2005
İzmir BÜYÜCÜLERİ

Bu kitabı bitirdim diyebilmeyi çok isterdim çünkü çok çabaladım. En uzun sürede okuduğum kitap oldu. Son bölümü sayfa başına birer satır okuyarak ancak tamamlayabildim. Bunun nedenlerine gelince:

Her şeyden önce kitaptaki anlatım gerçekten çok karışıktı. Pek çok yerde kişilerin ve olayların birbirine karıştığı hissini aldım. Bunun sonucunda da sık sık elimden bırakmak zorunda kaldım. Dolayısıyla sürükleyici olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim..

Konu olarak aslında ilginç olacak bir konu idi. Zaten kitabı ilginç kılan da bu büyü olaylarıydı. Ama nedense büyücü olan Eftelya mı, Katina mı yoksa Attarti mi veya başkası mı oldukça karmaşık. Zaten çok da inandırıcı veya iyi kurgulanmış da değil...

Kitabı elimden defalarca bırakmama ve uzun süre devam edememe neden olan en önemli nokta ise kitaptaki İzmir'li Türklerin neredeyse oranın yerlisi değil de ikinci sınıf vatandaşı olan özellikle pis oldukları vurgulanan insanlar olarak anlatılmasıydı. Oysa Katina tüm çirkinliği ve hatta ahlaksız yaşantısına rağmen onlardan daha muhteşem tasvirlerle anlatılıyordu. Yazarın Yunan olmasının bu anlatımda rolü olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde. Sanırım bir daha yunan bir yazarın kitabını okurken bir daha düşüneceğim.

Bunlardan da ötesinde kitabın sıkıcı, iç karatıcı, zaman zaman insanı okumaktan alacak kadar tiksindirici yönleri olduğunu düşündüm. Yine de en sonunda belki bir hoşluk vardır diye düşünerek bu uzuuuun olduğu kadar ekstra kötü kitabı bitirmek için kendimi zorladım. Ama dediğim gibi son sayfalar deyim yerindeyse git-me-di.

Kitaptan benim aldığım dışında güzel olan en ufak bir his alan veya hoşlandım diyebilen varsa lütfen siz de yorumlarınızı yazınız. Gerçekten çok merak ediyorum!
Kaan SERTER
18.03.2005
Öncelikle etkileyici bir kitap...Evet kitapta Türk teması fazlaca kötüleyici kullanılsa da, konudan konuya atlasa da bence okunmaya değer.Özellikle izmir de yaşayan yada hayatının bir döneminde İzmir de olan okurlar bundan fazlası ile memnun kalacak.Kısaca teyzesinden miras kalan bir sandığın içinden çıkan günlük ve bazı eşyalar ile büyü yapmayı öğrenen Katina'nın, erkekleri nasıl büyüleyerek ona aşık etttiği ve sonunda onunla evlenmek durumunda bıraktığı ve de bu yollar ile nasıl zengin olduğunu anlatan iyi denebilecek bir roman...
canay25
15.03.2005
İlk başlarda kimin kim olduğunu hatırlayamasamda ortalarında heyecanlanan sonunun çok iyi bağlanamamış olması dışında bence güzel bir roman
KY-40655
09.03.2005
Ege;coğrafyası,kültürü,müziği,folklörü,mutfağı,otları...her zaman ,her bakımdan ilgimi çekmiş ve çekecek olan bir bölgedir.Kütühanemde de bölge ile ilgili bir çok kitabım var.Yazarın Antropolog ve Atina Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olduğunu öğrenince (kitabın ana konusu hiç ilgimi çekmesede ) daha gerçekçi bir şeyler okuyacağımı umarak ,büyük bir hevesle kitabı satın aldım.Okudum ama hayal kırıklığına uğradım.Ayrıca Müslüman Türk halkından sakınılması gereken bir hastalıkmış gibi söz edilmesi ise beni ayrıca üzen bir konu oldu.
Tavsiye edemiyorum ;ama bu gunlerde
her kes bu kitabı okuyor (en çok satılan kitaplar listesinde görüyorum).
Sohbet ederken konusmak için konu yaratmak isterseniz okuyunuz.
arzugocmez
07.02.2005
AÇIKÇASI ÇOK HEVES EDEREK ALDIĞIM BİR KİTAPTI İZMİR BÜYÜCÜLERİ.BİRİNCİSİ BÖLÜMLERDE KONUDAN KONUYA ATLIYOR HİÇ BİR ŞEY ANLAMIYORSUNUZ.İKİNCİSİ O KADAR ÇOK İSİM GEÇİYOR Kİ KARMAN ÇORMAN OLUYOR KAFANIZ.YANİ PİŞMAN OLDUM ALDIĞIMA VE OKUDUĞUMA.SADECE ZAMAN KAYBI.........
Sibel Küçükkurt
24.01.2005
Mistik bir tarafı olduğunu düşünerek satın aldığım okurkende zevkli bulduğum bir kitap..Ancak Türklerin kitapta betimlenişi hiç de gerçekçi değil; daha doğrusu biraz yüzeysel bırakılmış.Kitaptaki İzmir sadece gayri müslimlerin dünyası olarak aktarılmış ki bu insanı rahatsız ediyor. Bunun dışında yaşanılanlardaki hareketlilik iyi aktarıldığından akıcı bir kitap. İsimler sürekli geçsede okumayı yavaşlatıyor..Sonuç olarak bir not mu olmalı her yazı da.. bazen zihnin odaklanmasını zorunlu kılmayan satırlar okumalı..
Selma Karaaslan
14.01.2005
Kitabın henüz 84 üncü sayfasındayım ama şimdiden Türk düşmanlığını sezdirmiş. Kimbilir sonlara doğru neler anlatacak. Türkleri pislik içinde, aptal ve işe yaramaz, bir iş yapmadan para kazanmaya çalışanlar olarak anlatmış. Ayrıca İzmir sanki Türkler'in değil de yabancıların malı gibi. İzmir hakkında güzel şeyler okuyacağımı zannederek almıştım kitabı. Bir yabancının gözüyle İzmirin güzelliklerini duyacaktım. sadece 84 üncü sayfadayım ve de.
breuer
Kitapkurdu
31.12.2004
olabildiğince iğrenç bir kitap özellikle Türklere bakış açısı.okuduklarıma inanamadım.çok önyargılı ve edebi değerinin olmadığını düşünüyorum
Özlem PINAR SERİN
11.12.2004
hiç bir kitabı okurken bu kadar sıkılımamıştım. Olayı kimin anlattığı belli değil. Yazar mı olayı anlatıyor kitapları okuyan maria mı kitabın sonuna kadar anlayamadım. Son elli sayfada zamanımı çalıdığını düşünerek sinirlenip kitabı bıraktığım. Nasıl dokuz baskı yapmış anlamdım. Nerdeyse kendimden şüphe edecem. Bir öğretmen olarak on üzerinden sıfır verdim.