63Yorum
atasoyfatsa
Üstat
17.12.2007
Can Dündar'ın en sevdiğim kitaplarından biri.özenle yazılan hikayeler<br />okuyucuyu bambaşka dünyaya götürüyor.
amigo21
15.12.2007
Can Dündar çocukluk yıllarını ve aile yaşamını çok samimi bir dille anlatıyor.Okuyan herkes kendi aile yaşamı ve çocukluğundan benzer izler bulacaktır.Can Dündar'ı köşe yazılarından takip edenler bu kitabı mutlaka okumalı.
sdogulu
23.11.2007
Can Dündar kitaplarını her zaman için hiç çekinmeden alırım elime. Kırmızı Bisiklet'i de bir uçak seyahati öncesinde aynıma aldım, ve bir solukta okudum. Hem de kimi kısımlarında gözyaşlarımı gizleme endişesi bile duymadan. Tavsiye ederim
_nur_
Kitapkurdu
18.11.2007
yazılarını ve kitaplarını takip ettiğim çok usta bir kalem.. şiir tarzında yazılmış harika hikayeler.. can dündar'ın birçok yazısından etkilendiğimi söyleyebilirim.. en azından bir kitap bile olsa alıp okumalısınız.. =)
Yılmaz87
07.11.2007
Bu kitap oğulken baba olmayı anlatan güzel bir kitap.Ama Can Dündar'ın bir çok kitabı gibi sayfa sayısı az.Keşke daha uzun soluklu kitaplar yazsa...!Yine de tavsiye ederim.
filizden
Kitapkurdu
07.11.2007
Can Dündar'ın ışıl ışıl parlayan, sıcak bir dili var. Bunu zaman zaman okuduğum köşe yazılarından biliyorum.
Kırmızı Bisiklet okuduğum ilk kitabı ve aynı tadı aldığımı söyleyebilirim. Kitapta güzel olan pek çok unsur var. Bunlardan bir taneside, çoğunlukla kuşak çatışması olarak adlandırdığımız ve çocuklarla ebeveynler arasına, kalın köprüler kuran o sorunlar yumağı...
Can Dündar ve babasının arasında böyle bir sorun, 'sorun' babında yok. Oğluyla da olmayacaktır sanırım. Doğru iletişim ve tabulardan arındırılımış bir yaşam, insanlar için ideal olan.
Bu kitaptan alınacak pek çok ders var. Okunmasını tavsiye ederim.
Mehmet Muştalı
Kitapkurdu
08.10.2007
can dündara köşe yazarlığı yaptığı gazatedeki sütunundan olan yakınlığım bu kitapla zirveye ulaştı...kendisi gerçek bir aydın.yazı diline gelince bazen insan elindekinin şiir mi yoksa düz yazı mı olduğunu unutabiliyor...gerçekten de anlatımdaki akıcılık ve gerek betimlemelerdeki becerisi gerekse kullandığı duru dil onun yazdığı satırlara mısra niteliği kazandırıyor...bir insan okuduğu kitaptan sonra ilk gördüğü kızla evlenip baba olmayı düşünür mü?Kırmızı bisiklet bu duyguyu yaşattı bana...ben evlenmem neme lazım diyen herkesi sözünden caydırabilecek bir kitap...herkese kesinlikle tavsiye ederim...
havacı
Kitapkurdu
13.07.2007
her babanın mutlaka okuması gereken bir kitap. Can Dündar sıcak anlatımıyla baba-oğul ilişkisini çok farklı ve ilginç açılardan ele alıyor. kitabı okuduktan sonra babanız veya oğlunuzla yaşadığınız bazı problemlere bakış açınız değişiyor.
Şener K.
Kitapkurdu
23.04.2007
müthiş duygulu; insanı okuduktan sonra düşünmeye sevkeden bir kitap...can dündar'ın babasıyla ve kendi oğlu ile ilgili yaşadıklarını zamanına göre karşılaştırıp değerlendirerek yaptığı saptamalar okumaya değer... Ayrıca bu kitap bir çok şeyide öğretiyor. Örneğin ilkokullarda okutulan "Türküm doğruyum..." diye başlayan andımızın; 1933 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Dr.Reşit Galip tarafından yazıldığını öğrendiğimiz gibi....
Peemee
19.03.2007
can dündar'ın denemelerinden oluşan bu kitap gerçekten çok akıcı ve değindiği konular insanı çok düşündürüyor. denemelerinde kendi duygularını yansıtmış ama hepimize hitap eden noktaları rahatlıkla görebildim. etkileyici değil ama rahatlatıcı bir kitaptı.
AbidinDinoo
Kitapkurdu
01.03.2007
Can dündar bu kitabında çocukluk dönemlerine inilmiş... Çocuklukta yaşadığımız o muhteşem sahneleri Can Dündar'ın kaleminden okurken kendimizden bazı sahneler hatırlayıp kah gülüp kah hüzünlenebiliyoruz. Kırmızı Bisiklet bizi anlattığı için keyifle okunabilecek bir kitap.<br />SAYGILARIMLA
gulinnozz
07.02.2007
can dündar'ı tanıyor yazdıklarını çok begeniyordum fakat çeşitli nedenlerden dolayı kitabını alıpda okuyamamıstım,dolayısıyla okudugum ilk kitabı bu,kendi cocuklugu,oğluyla olan diyalogları ve şimdiki zaman çocukları üzerine yazdıkları bir ayna görevi üstlenmiş adeta,yazılanlar hiç yabancı değil,vede tespitler çok basarılı..eger anne babaysanız mutlaka okuyun gözden kacırdıgınız cok sey oldugunu göreceksiniz,eger yarının anne baba adayıysanızda okuyun,daha farklı bakacaksınız kendinizede etrafınızdaki çocuklarada..ve belki onlara cocuk olma sansını yeniden vermek gerektigini düşüneceksiniz..can dündar'ın kitapları artık ilk okunacak kitaplar listemden hiç çıkmayacak :)
Ktpkrdu_019
05.09.2006
Kırmızı bisiklet, yazarın çocukken aldığı bir armağan, çocukluğun belleğinde kaldığı simgelerden birisi...çok uzun gelir çocukluğumuz, babamız kahramanımızdır, hayat devam eder, bakarsınız yeni birilerinin kahramanı olmuşsunuz. Bu hayat akışını bir kitapta anlatmış bize, güzel ve duygulu anlatmış, Can Dündar üslubuyla...
hkaban_hk
05.09.2006
Can Dündar nesiller arası ilişkileri çok iyi çözümlüyor, çok güzel yerlerden yakalıyor. "Babam ve Oğlum" izleyip gözyaşına boğulan herkes tahmin ediyorum ki, Kırmızı Bisikleti okurken de benzer şeyleri yaşamıştır. Şahsen filmi izlerken hep sanki Kırmızı Bisiklet'in senaryolaştırılmış halini izleri gibi hissettim kendimi. Çağan Irmak ve Can Dündar bir projede yer alsalar sanki güzel işler çıkar gibime geliyor.
İşbaraalp
09.08.2006
Babaların fedakarlığının ne kadar büyük olduğunu ve nedense fark edilmediğini kitaptan sonra daha iyi idrak ettim. Özellikle ilk bölümlerde bu daha çok ön plana çıkıyor. Kitabın ilerleyen kısımlarında toplumsal duyarlılık ile ilgilil olarak yaşamın içinden çok güzel kesitler bulunuyor.<br /><br />Açıkcası beni en etkileyen bölümü bisiklet selenizin ardından tutarak peşiniz sıra koşan babanız ve kan ter içindeki hali geldi. Bir çoğunuzun bisiklet ile tanışması böyle olmuştur zannediyorum. Tespit gerçekten çok güzeldi :)
goksan
19.06.2006
cocukluğumu hatırlattı bu kitap bana.ne kadar şanslıyım ki ben de can dündar gibi sokakları gördüm.<br /><br />her yaş güzeldir ama hepsi de bir kez yaşanır.kitapta beni en cok etkileyen yer de bu bölümle ilgili yazıydı.cocuğuyla,yoğun işleri yüzünden vakit geçiremeyen babanın,fayda etmeyen son pişmanlığının sonundaki İNTİHARI...
nestun
23.05.2006
Kitaptaki tek cümle bile üzerinde günlerce düşünülebilecek kadar güzel: "Babamın oğluydum, oğlumun babası oldum..." Bu kitap üzerine yazılabilecek tek şey var, Teşekkürler Can Dündar. Tekrar tekrar teşekkürler....<br />
KY-168589
21.03.2006
Yakın tarihimizde köşe yazarları edebiyat meselelerinde etkin roller üstlenirlerdi,değişen zamana riayet edip bu güzelleğinde çürümeye yüz tuttuğuna şahit oluyoruz.Artık köşe erbabları 'veled-i zina' ve yoğun 'feminizm' kargaşasından başını kaldırıp dilimize/edebiyatımıza yakın olmaya zaman bulamıyorlar.Tabi ki bu parantezin dışında kalan ve dile gereken alakayı gösteren gazeteci-yazarlar da var.Onlardan kanımca en kıymetlisidir Can Dündar.Güncel meselelere ;tarih bilgisi ve yazarlık üslubuyla yaklaşabilen kaç gazetecimiz var!Bu kitabı da diğerleri gibi okunmayı hak ediyor.
ŞENLİ
25.02.2006
''Ve ben , aslında harfiyen hatırlayarak dünün bol vakitlerini, doyumsuz sohbetlerini,telaşsız saatlerini,saadeti hüzünle yoğurarak geçtim ihtiyaradamın süzgecinden...
Ben onu gemleyemedim odemledi beni...
Olgunlaştım; basarak üzerine birikmiş bütün yırtık takvim yapraklarının yıllaryılı çemberde dolanmaktan başı dönmüş akrep ve yelkovanların, o incecik o incecik delikten biteviye süzülmüş kumların,evine gire çıka ötmekten sesi kısılmış yorgun guguk kuşlarının, batmış onca güneşin, parıldamış bunca ay ışığının, hilalin ve fecrin, uğruna savaşılmış, yokluğuna alışılmış dostların,birbirine karısarak yanıp sönen kahkalarla gözyaşlarının,yazılmış yazılmamış bunca satırın,tutulmuş tutulmamış onca sözün, dediklerimin,diyemediklerimin,bir an önce bitmesini istediğim veya hiç bitmesin diye dualar ettiğim anların,koşuda çabuk yorulanların yada koşmaya hiç niyeti olmayanların,sevaplarımın günahlarımın,hatalarımın...
...süzüldüm imbiğinden....
Piştim, o ihtiyarın dergahında...
Babamın oğluydum eskiden;
Oğlumun babası oluverdim birden...''
CAN DÜNDAR-KIRMIZI BİSİKLET
KY-138843
23.01.2006
Can Dündar’ın dizleri yaralı çocuk dönemlerini görmüş biri olarak keyifle okuduğum bir eser Kırmızı Bisiklet. Gerçi keyifli diyoruz ama çoğu zaman çocuk dünyasındaki acıları, onlara karşı duyarsızlığı yüzünüze vurduğunda kederle okuyorsunuz çoğu satırları. Oyuncaklarla avuttuğumuzu sandığımız, evlere hapsettiğimiz, kendi egomuz için onları gurur kaynağı yapma çalışmalarımız… Çocuğum yok ama, baba olduğumda bu kitabı bir kere daha okumalıyım…