Taşların Anlattığı
Taşların Anlattığı

Kitapyurdu Fiyatı: 182,24TL

Ürüne Git
88Yorum
Kendi hafif fakat derinliği çok fazla olan bir kitap
Bu hikayeyi taşların anlatması ve hayatın süslü değil, olduğu gibi, olan haliyle aktarılması hoşuma gitti.
taşların diliyle bir aile hikayesi anlatılıyor, hikaye gayet çarpıcı ve etkileyiciydi ..beğendim tavsiye ederim..
kısacık ama çok etkileyici bir kitaptı. veli okuma grubumuz ile okuduk ve üzerine konuşulacak çok şey vardı.
Her sayfasında göz yaşımın kadığı kitap...Eksik bir çocuğun ki yazar ona, varoluşu dünyadaki düzenle örtüşmediği için uyumsuz diyor, kendinden önce ve sonraki kardeşlerini tamamlayışı....
yazarı - clara dupont-monod guzel bir kitap efenim evin avlusundaki taşların dilinden anlatılmış bir roman. fransa'da bir kasabada geçiyor. ailenin üçüncü çocuklarının engelli doğmasının diğer aile fertleri üzerindeki etkisini şiirsel ve güçlü bir dille kaleme almış yazar. çevirisi de oldukça akıcı, çiğ değil. tavsiye edilir
Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatır ama etkisinden çıkamazsınız. Bu kitap benim için tam olarak öyleydi. Düşünsenize; bir evin bahçesinde öylece duran, gelip geçerken yüzüne bile bakmadığımız o dilsiz taşlar dile gelse ve bir ailenin en saklı, en sarsıcı gerçeklerini anlatmaya başlasın... Hem de hiç acımadan, olduğu gibi, tüm çıplaklığıyla. Yazar bizi öyle bir eşiğe getirip bırakıyor ki; bir yandan o taşların bilgeliğine hayran kalıyor, diğer yandan insanın en çaresiz anlarında nasıl "uyum sağladığına" şahitlik ediyorsunuz. Kitapta ne olduğunu anlatmayacağım, çünkü bu hikaye anlatılmaz; o taşların soğukluğu ve anlatımın sıcaklığı arasında bizzat yaşanır. Sadece şunu söyleyebilirim: Bir çocuk, bir aileyi ya tamamen dağıtır ya da birbirine hiç olmadığı kadar mühürler. Peki bu ailede hangisi oluyor? İşte o sır, taşların arasında gizli.
Bu zamana kadar okuduğum en akılda kalıcı kitaplardan biriydi. Bölümler arasında değişen anlatıcı zenginliği kitaba bambaşka bir hava katmış. Ah bir de o avludaki taşlar! Resmen bir karakter gibiydiler ve hikayeye yaptıkları küçük dokunuşlar muhteşemdi.
Clara Dupont-Monod’nun Taşların Anlattığı romanını okurken, doğayla kurduğu o sessiz ve derin bağ beni çocukluğuma sürükledi; ağaçlara tırmandığım yazlara. Çocukların büyümesine tanıklık eden taşlar dile geliyor. Fısıldıyor taşlar, çünkü gerçek olan bağırmaz. Duymak için kulağınızı soğuğa, sertliğe, dayamanız gerekiyor. Taşların anlattığı, okura ulaştığında bir yankıya dönüşüyor: içerde bir yerde çınlayan, kolay kolay dinmeyen, insanın içini yerinden eden bir yankı.
Taşların eminim anlatacağı çok şey vardır. Bu kitaptaysa engelli bir çocuğun gelişiyle değişen bir ailenin hikâyesini taşların gözünden okuyoruz. Ne abi ne de abla hayatlarına dahil olan hasta kardeş hakkında pek konuşmuyor; ama taşlar onların bakışlarından, davranışlarından, söylemedikleri pek çok şeyi anlıyor. Anlamakla da kalmayıp bize anlatıyorlar. Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı Taşların Anlattığı. Başlığı bile içeriğini merak etmem için yeterli olmuştu. Sizce de çok merak uyandırıcı değil mi? “Taşların anlattığı…” Ne anlatmış olabilir taşlar? Acaba benim etrafımdaki taşlar ne anlatıyorlar? Evimdeki, okulumdaki, her gün yanından geçip gittiğim taşlar… Biliyorum ki etrafımızdaki her şey bir gün dile gelip bizi bize anlatacak. Ve işte tam da o zaman, taşların sessizliğinde kendi sesimizi duyacağız. Duyduğumuz sesin onurlu, vicdanlı, hakkıyla yaşanmış bir hayatın sesi olması duasıyla...
Taşlar ne anlatabilir? Yanıtı elbette kitabın bütününe yansımış. Aile, kardeşlik ve yaşamın getirdikleri üzerine yapay olmayan bir anlatım sunan bu kitap farklı anlatımıyla okunmaya değer. Hacmi büyük kitaplardan sıkılan ve yaşama dair hem yalın hem de akıcı bir okuma deneyimi arayanlar için doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum.
Kitabı bir arkadaşımdan alıp okudum. Şimdi de alıp kitaplığıma kazandırmak istiyorum. Çünkü özel gereksinimli bir insanın dünyasına inmeye çalışan yazarları okudum daha önce sol ayağım gibi daha doğrusu biyografik bir eserdi o, bu defa bir aileye özel gereksiz bir çocuk geldiği zaman anne baba ve çocukların neler hissedebileceğini, çocukların kız çocuğu olarak ya da erkek çocuğu olarak nasıl sorumluluklar, nasıl gözlemler yaptıklarını anlatan çok güzel bir eser. Ağır mı? Evet, ağır bir eser. Çünkü bir insanın sorumlulugu doğuştan ve gidilecek herhangi bir sorun olmadan hayatın içerisinde hissedilen bir ağırlıkla taşınması zor olan bir durumdur. Halk arasında buna insan eti ağırdır derler. Çocukla oynanan bir aile, ve bunu yaşamlarına katan çocuklar
Engelli bir çocuğun ailesi üzerindeki etkisi sarsıcı bir dille taşların ağzından anlatılmış.Farklı bir kurgu sizi içine çekiyor.İnce bir kitap olmasına rağmen duygu yoğunluğu kalbinizi yoruyor.
İlginç bir kitapla karşı karşıya kalacakmışım gibi hissediyorum..
Özel bir cocugun dünyaya gelmesiyle yaşanan duygusal zorluklar çok etkliyici bir dille anlatılmış.
Yüz yirmi sayfada, Fransa’nın bir köyündeki evin taşlarının diliyle bir ailenin yaşamını, kırılmalarını, değişimlerini ve dönüşümlerini aktarıyor. Yazarın dili sade, şiirsel ve çok dokunaklı. Taşların anlatıcı oluşu ise çok orijinal. Empatiyi adeta iliklerinize kadar hissettiriyor Taşların Anlattığı. Çünkü bazen “Bir insan ne yaşadı da böyle oldu?” diye sorarız ya, işte bu kitap tam da o sorunun cevabını veriyor.@_sayfayolcusu_
okuduğum ilk kitabıydı yazarın. kısa ama çok etkileyici bir içerik.
Bir anne, bir baba, bir erkek ve bir kız çocuğun olduğu dört kişilik bir aileye kitaptaki tabirler ‘uyumsuz’ bir bebek katılır. Bebek uyumsuzdur çünkü engellidir. Bu bebek ailedeki her bir bireyin hayatını farklı farklı şekillerde etkiler. Kitap önce ağabey, sonra kız kardeş ve son olarak da uyumsuz bebekten sonra aileye katılan ‘sonuncu’ erkek kardeşin gözünden bu engelli bireyin aileye ne kattığını ve aileden neler alıp götürdüğünü anlatıyor. Bu anlatım üçüncü tekil şahıs ağzıyla civardaki taşların gözünden anlatılıyor. Olağanüstü çarpıcı bir hikaye değildi ancak okumanızı tavsiye ederim.
O kadar güzel bir hikaye ki… Mutlaka okumalısınız. Bir yenidoğanın kardeşler üzerindeki etkisi muazzam anlatılmış. Kitabın adıyla içeriğinin bu kadar bağlantılı olacağını düşünmemiştim, cidden çok ama çok iyiydi.
Twitteerda görmüştüm çok önerildi merakla okuyorum