Kendi ürettiklerimize nekadar yabancı kaldığımızı anladım okurken. Acı bir itiraf. Akıl almaz güzelliklerle dolu bir edebi,yat geçmişimiz var fakat biz ona yabancıyız. Dilinden anlamadığımız bir dolu şiiir.Bizim ruh dünyamızdan, bizi anlatan, bizden birşeyler barındıran ama bizizm yabancı olduğumuz, kaldığımız.
Derin duyguların izleri var bu şiiirlerde. Manidar güzellikleri barındıran dizelerle çok ulvi hisler taşınıyor gönül dünyanıza. Kolay kolay yakalanamayacak, yakalandığında kopulamayacak nice duygular...
İskender pala'nın türk şiirine ve edebiyatına olan düşkünlüğü,hizmetleri karşısında kendisini kutlamamak ve teşekkür duygularını iletmemek vefasızlık olur. Yabancı kaldığımız, unuttuğumuz nice güzellikleri gün ışığına çıkartıyor. Gerçi yanıbaşımızda, belki birçoklarımızın kütüphanesinde bulunanan eserlerin farkına varmamızı istiyor yazar. Onlarla tanışmamızı. Onlara yakın olmamaızı. Koparılmış bağlarımızı yeniden kurmamızı. Yeniden o şiiirler dünyasının sahip olduğu ruh halini kazanmamızı. Yeniden şiiire aşık olmamızı. Daha doğru anlatımla yeniden aşklarımızı şiire taşımamızı...
Aşk insanı yüreğinde kor olan sevdasını şiirlere döker, sevdası müşahhas hale getirir ve bizimle paylaşırdı. Paylaşılan aşkta bizlerde kendimizden birşeyler bulur, aşkı o şairle birlşikte soluklardık( soluklarmışız)
Şimdilerde kuru laf kalabalığına dönüştü aşklar. Sevda asına yazılan şiiirler de samimiyet fukarası.Hissiszleştik mi yoksa hislerimizi terceme etmekte mi kaabiliyetsizleştik bilemiyorum.Eskilerin hünerli yüreklerinden yükselen seslere kulak vermek gerek diyorum. Aşkı tanımak, aşık olmak ve aşkın ifadesini bulduğu şiir ikliminde seyahate çıkmak için...
Bu yolculukta yerini alanlar nekadarda bahtiyar.
İskender Pala Beyefendiye şüranlarımızı sunuyor, keyifli yolculuğu için güzel kaptanlığından dolayı kendisini kutluyoruz...
Nice seyahatler umuduyla......