46Yorum
onur31897
28.08.2007
Bu kitabı birçok ara vererek okudum.Neden biliyor msunuz?Kitap öylesine etkileyiciki artık tok karnına olduğumda kitaptan tat alamıyordum kitabı okuduğumda mutlaka aç olmalıydım.Sanırım kaliteli bir kitap olduğunu belirtecek başka cümlelere gerek kalmadı
otistikdr
05.07.2007
Kitabı okurken aklımdan hep 'Acaba filme aktarılsaydı bu kadar lezzet alırmıydık bu romandan?' diye geçirip durdum.

Bu kitap 1000 kez bile filme çekilse bu kadar güzel anlatılamaz açlık ve sefalet olgusu.

Romanımızın kahramanı günübirlik yaşayan,yazdıklarından çok para kazanamayan bir yazardır.En çok aç kalmaktan korkmuştur ama açlık onun kaderidir.Zaman zaman kendine uzatılan tüm fırsatları da nazikçe reddedecek kadar gururludur.Gelgelelim ilginç bir kişiliktir kahramanımız.
Açlığı bu kadar güzel tasvir eden Knut Hamsun'u yürekten kutlamak gerekir.Bize, ' Yazar olunmaz,yazar doğulur ' dedirten yazarın bu kitabını okumanızı tavsiye ederim.Saygılarımla.
quetzelcoatl
Kitapkurdu
05.07.2007
Knut Hamsun'u "k" dergisi sayesinde tanıdım.Nobel ödüllü bir yazar nasıl vatan haini ilan edilmeye çalışılmış, neler yaşanmış ve yazarın günahı neymiş... gibi sorular aklıma takılmıştı.Aslında bizdeki sürecin aynısı işlemiş Norveç'te de.Biz Orhan Pamuk'a ne kadar yükleniyorsak, onlarda Hamsun'a yüklenmişler.Tabi bunda Hamsun'un da payı yok değil.Faşist Hitleri görebilmek için Almanya'ya gidebilmiş örneğin.

"Açlık", fakirliğin, yalnızlığın, çaresizliğin buna rağmen yenilemeyen gururun romanı.Karakter açken bile doğruluktan vazgeçmiyor.Kendini küçük görenlerin karşısında yalanlar söylerek saygı kazanmak istiyor.Ama bundan kastı sadece gururunu ayaklar altına aldırmamak.Aklıma gelmişken kitapla ilgili bir sıkıntımı da dile getirmeliyim.Ben "Açlık" ı ÜBL yayınlarından okudum ve yanlış hatırlamıyorsam 212 sayfaydı.Ama varlık vb yayınlar kitapta hoyrat bir kısaltma yapmışlar sanki.Varlık yayınlarının kitabı 160 sayfa çıkarması biraz acımasızca geldi bana.

Bir insan aç olabilir, bir insan karnını doyuramayacak kadar parasız olabilir ama kimse "Açlık" taki karakter kadar açlığıyla uzlaşamaz, kimse onun kadar yarını düşünmeden mutlu yaşayamaz.Romanı okuyanlar bilirler bulduğu parayla gittiği bir lokantadaki garsona nerdeyse tüm parasını verebilecek kadar tok gözlü bir açtır o.

Son olarak bu romanı Jack London'un "Martin Eden" adlı eserini beğenenlere tavsiye edebilirim.Ben ikisinin karşılaştırmasını yaptım ve inanın çok benzerlikleri var.En başta iki eserinde otobiyografik özellikler taşıması enteresan.

Lütfen klasik eserleri yayımlayan yayınevleri dile, çeviriye ve yazıma daha dikkatli yaklaşsınlar.

Birde Knut Hamsun okuyucularına uyarım var; "Dünya Nimeti"ile "Toprak Yeşerince" aynı kitaptır.Sadece çeviri adları farklı.Teşekkürler
Peemee
15.03.2007
bir insanın aç kalması ve bunun psikolojik yansımları...<br /><br />gerçekten kitabın başında açlığın vermiş olduğu psikolojik durum ve bunun topluma yansımasını çok iyi takip ediyordum ancak sonlara doğru pek zevk aldığımı söyleyemem. onun için romanı vasat buldum. büyük bir merakla başladım ve ilk başlarda istediğimi buldum ancak betimlemelerin azalmasıyla hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. özellikle sonu hiç beklemediğim gibi bitmiş.
Ercan Sengel
Kitapkurdu
08.09.2006
knut hamsundan mükemmel birkitap.ben bir türkçe öğretmeniyim ve çok kitap okurum.bu kitap okuduğum kitaplar içinde her zaman ilk 10 arasında yer alacak.kahramanımızın roman boyunca yaşadığı imkansızlıklar mükemmel anlatılmış.kitabı elinize aldığınızda kesinlikle bitirmeden kalkmayacaksınız.tavsiye ederim ve fişyatıda çok uygun.
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
Kahramanımız Kristiania’da yaşayan çoğu zaman aç gezen ve tek geçim kaynağı makaleler olan bir kişidir.Kahramanımız romanın büyük bir bölümünde aç ve yorgun gezer.Genellikle bu açlığının nedeni gururu ve ahlakıdır.Bazen bu açlık öyle düzeylere ulaşmaktadır ki kahramanımız Allah’a isyan eder.Bazı zamanlarda da açlığını gidermek için yol kenarlarında bulduğu taş ve ağaçları kemirir,bazen de kasaplara yalan söyleyerek bir parça kemik alır fakat kahramanımız bu kemiği yerken küçük et parçalarını pişmanlığıyla geri kusar.Parasızlık nedeniyle oturduğu harabe evden de atılır ve bir süre dışarılarda yatar.Banklarda uyur.Kahramanımız bazen yazdığı makalelerinden para kazanır fakat bu para kahramanımıza çok kısa bir süre yeter.Parası bittikten sonra kahramanımız yeniden aç dolaşmaya başlar.Kahramanımız öyle uzun süreler aç kalmaktadır ki yemek bulduğu zaman bile yiyemez.Çünkü midesi artık yemekleri kabul edemez.Yediği şeyleri kusar.Kısacası kahramanımız hayatı pembe bir toz bulutu şeklinde değil de daha çok bir hayal dünyası içinde geçirir.Bazı zamanlarda kahramanımız öyle zor durumlara düşer ki gururundan taviz verip sahtekarlık yapar fakat bunu hazmedemez ve hemen yaptığı sahtekarlık yüzünden ağlamaya başlar.İlerdeki günlerde bir gemide ne iş olursa yapacağını söyler ve Kristiani’dan ayrılır.Son günlerde iyi bir kitap okumak isteyipte ne okluyabilirim diyenlere rahatlıkla tavdiye edebilirim...