Miskinler Tekkesi
Miskinler Tekkesi

Kitapyurdu Fiyatı: 252,20TL

62Yorum
Okurken çok sıkıldım. Çok fazla tasvir var. Akıcı değil. Kitap yarısından sonra biraz daha anlaşılır bir akıcılıkta ilerliyor. Konu itibariyle değişik bir roman. Okunabilir. Ancak biraz sabır.
Olaylar gerçeğe yakın, anlattığından, kitap çok akıcı ve sürükleyici bir hale gelmiştir.memnun kaldım ve tavsiye etmekteyim.
R.N.Güntekin'in şu ana kadar okuduğum kitaplarından farklıydı. Aslında bu da pekala bir çalıkuşu gibi olabilirdi ama sanırım yazar farklı yazmak istemiş bu belli oluyor. Kitaptaki olay örgüsü kesik kesik ilerliyor ve uzun gözlemler var. İnsan psikolojisine dair de - her ne kadar bazen zor okunsa da - ustaca kotarılmış bölümler var. İstanbul'da soylu denebilecek bir aileye mensupken çeşitli olaylar sonucu dilenmek zorunda kalan bir adamın ekseninde anlatılıyor olaylar. Fakat bu dilenmek sanırım bizim şimdiki zamandaki dilenmek değildir, daha ustaca ve asil (!) bir şekilde. Kitapta kimi cümlelerde mizah da var ve yüzünüzde kısa bir tebessüme yol açabiliyor. Usta'nın diğer eserlerine göre bence, biraz daha yavaş okunması gereken bir kitap. Böylece daha sağlıklı anlaşılabiliyor. Toplumsal bazda da birçok eleştirilerin mevcut olduğunu söylemeden geçmeyeyim ve kitabı yine de tavsiye edeyim. İyi okumalar..
Önemli bir dönem kitabı dilide oldukça güncel zevkle okudum...
çok güzel gerçekten. ders alınacak yerleriyle tabiki
Ben çok sıkıldım okurken. Ama okunabileceğini düşünüyorum.
20. y.y. ilk yıllarını anlatan bu kitapta yaar, insan sevgisini kendi üslubuyla anlatıyor.Güçlü bir gözlem gücü ve tasvirler yer alıyor.
dilenciliğin geçmişten günümüze pek değişmediğini farklı olaylarla anlatmış.güzel ama dili biraz ağır geldi
Birbirinden ilginç karakterlerin ibretlik hayatlarını büyük zevk alarak okuyacaksınız. Bir de bakacaksınız ki o anlatılan kişiler ya yan komşunuz, ya da akrabanızdan tanıdık bir şahıs. Reşat Nuri, sizi alıp bu kimselerin evine konuk ediyor.
dilencilik kavramına değişik bir bakışı var,onların gözüyle bu mesleğin tercih edilişini konu edinmiş,üslup zaten reşat nuri olduğu için harika demeye bile gerek yok.asıl kitabın ana düşüncesi insan yedisinde neyse yetmişindede odur.
romanda olaylar gerçeğe yakın, kişiler çok mükemmel şekilde tahlil edilmiştir. Bu yönüyle kitap çok akıcı ve sürükleyici bir hale gelmiştir. tavsiye ederim<br />
Çalıştığı işte şerefli ve dürüst davranmasından dolayı evine fazla para getiremeyen ve bunun sonucunda da ev halkının isyan ederek ailenin dağılmasını anlatıyor
Dilenciliğin bir ihtiyaç, bir zorda kalmak olmayıp alenen bir meslek olduğunu anlatan, ilginç bir hikaye... Yer yer zorlama parçalar katılmış gibi araya, bir Çalıkuşu ya da Acımak değil belki ama tipik bir Reşat Nuri eseri...
kitabın baskı tarihi, ilk basım tarihi gibi bilgileri eksik. Yayıncıya duyurulur.
bu kitap hakkında söylenmesi gereken en önemli şey, aslında Osmanlı'da burjuvazi sınıfının neden gelişmediği üzerine ilginç bir tezi de içermesidir. Elitler, zenginliklerini kendi çabalarıyla değil, salt padişahın ihsanına borçludur. Çalışmak pek de meşakkatli olduğundan, en iyi kaderin ihsan sahibi bir kapıda kul olmanın olduğuna inanır roman kahramanının ailesi. Bu nedenle Osmanlı'da birey değil, kul olmak makbuldür. Oysa burjuvazi birey ister. Tüm çabası daha yukarıya çıkmak, güç elde etmektir. Küçük burjuva ise düşmemek için uğraşır. Netice toplumsal dinamiklerin hayata geçmesidir. Bu mekanizmanın neden Osmanlı seçkinleri tarafından geliştirilmediğinin de güzel bir çözümlemesini, keyifli bir şekilde okumak mümkündür bu kitapta. Keyifli okumlar!
Dilencilik mesleğinin incelikleri anlatılırken, aynı zamanda Osmanlı Toplumunun son dönemleri ile, Cumhuriyet Döneminin ilk yılları gayet açık bir şekilde anlatılmaktadır. Kitaptan çıkan sonuç; "En büyük sadaka insan sevgisidir" düşüncesi.<br /><br />
Kitap, Türkiye’deki dilencilerin dünyasını ve cahil hocaları başarıyla tasvir eder. Yazarın en dikkate değer eserlerinden biridir. Padişah II. Mahmut dönemi ileri gelenlerinden olup padişaha yakınlığıyla tanınan Kocabaş Kazasker Şemsettin Molla’ nın torununun hayatı üzerine kurulmuş bir kitaptır. Padişahın ekmek kırıntılarının kat kat işlemeli bohça ve sedef kutularda saklandığı bir ortamda, padişah dilencisi bir dedenin torunu olan ve hem meşrutiyet hem cumhuriyet dönemlerinde yaşayan roman kahramanı, bir çeşit soya çekimle dilenciliği meslek edinir. Kitap okumaya değer bir kitap olarak Türk eserler kitaplığında yerini almıştır. Olaylar gerçeğe yakın, kişileri çok mükemmel şekilde tahlil etmiştir. Bu yönüyle kitap çok akıcı ve sürükleyici bir hale gelmiştir. Kitaptan gerçekten de memnun kaldım ve tavsiye etmekteyim.
Şerefli dürüst bir babanın fazla para kazanamaması ve parasızlığa sitem olarak bunu kabullenmeyen aile bireylerinin bir bir aile bağlarını kopararak evden ayrılmaları; bunların farkında olan babanın, oğlunun ve kızının da başlarına gelen kötü olayları evdeki uğursuzluk romanın temel düşüncesidir.

Eser gerçek hayattada olabilecek türden bir eserdir. Burada yoksulluğun kötü bir şey olmadığını herşeyin parayla olmayacağını bilmeliyiz. Aile büyüklerimizin sözünden çıkmamak herzaman hayat olumlu bakıp güler yüzlü olmak bu parçadan almamız gereken derslerdendir.
Çok akıcı bir kitap tavsiye ederim.
cumhuriyete yaklaşılan zamanlarda bir dilencinin yşadıkları başarılı bir üslupla anlatılmış.<br />toplumun bundaki işlevi ise başarıyla betimlenmiş.<br />
Gayet güzel bir olay örgüsü ve anlatıma sahip.Tek problemi zaman zaman konunun sağa sola gereksiz dağıtılıp neyse diyerek asıl konuya geçilmesi.Bir de son kısımda İstanbul'a taşındıktan sonra evin etrafındaki kişiler ve hayatlar sanki olay kurgusunu bozuyor.Yeri geldiği için değil anlatmak için anlatılmış.Teşekkürler...