50Yorum
ramkur42
29.05.2006
Merhum Mevlananın güzel bir sözü var. "Sen ne kadar bilirsen bil ve ne kadar anlatırsan anlat senin biliğin karşındakinin anladığı kadardır" Onun için sen bildiklerini yazmaya devam et Sayın Kayabaşı. Yorumlardanda anlaşılıyorki seni anlayan epey insan var. Yazılarının devamını bekliyoruz. Başarılar
memet291
18.03.2006
Kafkas Ruleti isimli kitabı aldığıma pişmanım. Çünkü kitap tek kelime ile saçma. Tamamiyle hayal ürünü bir eser. Olayların hiç bir gerçeklik payı yok. Bir çok birimle ilgili yanlış bilgiler verilmiş. Örneğin ordumuzda B-2 ağır bombardıman F15 F14 tipi uçaklar mecut değil. Ordumuzun sahip olduğu en modern savaş uçağı F16 dır. Zaten yazarın dediği gibi güçlü birimlere sahip olsak Dünya ya kafa tutarız. Bu kitabı tavisye etmiyorum.
İşbaraalp
11.03.2006
Kitabı çok sürükleyici bulduğumu ifade etmek siterim. Son 50 sayfası biraz okuyucusuyu sıkıyor, özellikle Alpar'ın verdiği konferans bölümü oldukça sıkıcı. Kitap belirli bir kurguya sahip, kaldıki kitabın giriş bölümünde yazarında Kafkasya Operasyonu ve İlhan Beyden Mektuplar adlı iki kitap çalışması daha bulunduğu belirtilmiş. Yani bu kitap tam bitmesi gereken yerde bitmiş,ikinci kitabını hakikaten merak ediyorum. İlk bölümdeki olayların anlatılışı insanın etkiliyor ve okuyucuyu sürekli artan bir meraka sevk ediyor. Yinede bu tür kitapları okuyanalara tavsiyem bu türden okuduğunuz ilk kitap buysa buna bakarak perspektif oluşturmamanız olacaktır,bol okumakta fayda var. Unutmadan meşhur bir söz; okudukça ne kadar az şey bildiğimizi fark ediyoruz...
Zeliha Ataman
22.02.2006
Ben bu kitabı, bir kitapyurdu üyesinin tavsiyesi ile okudum. Baş kısımları biraz sıkıcı ilerlese de, sona doğru heyecanla ve keyifle okudum. Metal fırtına kitabındaki saçma sapan kurgu hataları yok. Daha gerçekçi ve kesinlikle metal fırtınaya göre daha güzel edebi dili var. Gerçekten de okunabilecek değerde ve bence de realitesi olan bir kitap. Bu tür okumayı sevenlere tavsiye ederim. Bu arada bana bu kitabı tavsiye edene de teşekkür ederim...
muratdereli
Kitapkurdu
14.01.2006
Romanın kurgusu gerçekten de iyi. Ayrıca bu tür romanların edebi dili pek iyi olmamasına rağmen romanda edebi dil beklediğimin de ötesinde. İngilizce kelimelerin okunduğu gibi yazılmasına dikkat eden yazar bu özelliğiyle Türkçeye verdiği önemi gözler önüne seriyor. Romandaki aşk teması ise yazarın okuyucuyu sıkmama endişesinden kaynaklanıyor. Hazan ile Efe’nin çok da romantik olmayan aşkı kitabın kurgusuna yakışır biçimde nihayete eriyor. Derin devlet ilişkilerinin vurgulandığı eser tabi ki kurgunun gerçekliği açısından sorgulanabilir. Bunun yanında günümüz meselelerine bakışınızı netleştirecek birkaç önemli nokta dikkatinizi çekebilir. Bu tür romanlar her şeyin ötesinde bir bilgi birikimi gerektirir. Yazarın yaşını da göz önüne alırsak iyi bir iş başardığını söylemek mümkün.
Muhammet Mutlu
08.12.2005
kitap uluslararası bir siyasi kitap olmasına rağmen içersine katılan kişiler arasındaki duygusal ilişiler kitapta hiç sırıtmamiş hatta güzel olmuş diyebilirim.dili oldukça anlaşılır ve akıcı bir uslupla yazılmiş.konusu oldukaça açık ve gerçekçi ama insanın kafası karişmıyor değil bazı bölümlerde...ama okunması gereken bir kitap kesinlikle tabi bu tür kitaplara ilgi duyan kişiler için söylüyorum....
divit kalem
28.11.2005
kitabı bir defa okuduktan sonra son kısmını tekrar okudum. ilk iki yüz sayfası gerçekten insanı dehşete düşürüyor. son elli sayfasını bilgisayarımdan mehter marşını açıp tekrar tekrar okudum. kafkasya operasyonu başladığı anda azeri televizyonundan haberleri izleyen eminzade ile beraber benim de gözlerim yaşardı. kitabın iki yüz sayfasında yazılanların hepsi gerçek bence. son kısmı neden yaşanmasın, neden yapamayalım diye insan veryansın ediyor. eline, beynine, yüreğine sağlık sayın Kayabaşı.
mellow84
Kitapkurdu
10.11.2005
selman kayabasi nin ne yazar ahlaki sorgulanabilir ne de entellektuel kisiligi.Kendinden menkul kimi entelektüellerin yanında, onun açık tutumu ve aynı çizgiyi her durumda koruyan toplumsal kişiliğinin yeri ki kitabini okuyunca daha da belirginlesiyor, gene de yaratıcı yazarlığından ayrı tutularak değerlendirilecektir.populer kitap kavrami cevresinde mi dusunulmustur bilinmez kitaba olmazsa olmaz dusuncesinin urunu olarak leyla ile mecnun a nazire yapilmaya calisilmis belki de inceden bir piyasa kaygisi mi dusunuldu acaba diyede dusunmemek zor.iz birakan diger bir ayrinti ise masalsi havada devam eden ask hikayesinin bu destansi dile dayanamayip hazan tarafindaman tanrim bu cumleleri ben nasil kurdum","hadi canim sende iyi edebiyat yaptin bak"seklinde cumlelerin aciga cikmasi yanliz ikili arasindaki masalsi havanin bozulmasini degil okurunda masal mi yoksa gercekmi arasi bir formda bas donmesi yasamasina neden oluyor.kanaryalar adindaki grubun ise sikintiyla okunan sayfalardan ote gecmedigi malum,bir kac kisiyi memnun etmek adina yazarin kendi birikimlerini boyle ufak gereksiz ayrintilarla tozlandirmasi yazarin ilk kitap denemesinin heyecanina yorumlanabilir.herseye ragmen kitabin artilari eksilerinin tabiki cok ustunde bunun yaninda yazarin zekasi ve okuyucuyu metine baglamadaki ustunlugunu de dusunursek basarili bir kitab ve okuyucuyu tatmin etmekle kalmiyor ayni zamanda bur cok konuda ozellikle gundem hakkinda daha dikkatli gozlem yapmaya yonlendiriyor,bu acidan bakildiginda okuyucunun ogretmeni de diyebiliriz.Diger kitaplari sabirsizlikla bekliyoruz..
mr_hebele
09.11.2005
kitabı bir hafta önce okudum.efe ile hazan arasındaki aşkın anlatılışını beğenmedim.şiirler güzel olsa da bir süre sonra sıkıyor insanı.ama derin devlet ve dünya siyaseti hakkında anlatılanlar gerçekten etkileyici.yazarın genç yaşına da bakılırsa gayet başarılı bir eser diyebilirim.bu kitaptan sonra olaylar karşısında değerlendirmelerim değişti.okuyanların zevk alacağı sürükleyici bir kitap.tavsiye ederim...
KY-267260
09.11.2005
yazar arkadaşımdır ve kitabı kendisi, çok derin bir çalışmanın neticesinde yazmışdır. Kimilerinin ortaya attığı "bu kitabı amerika yazdırmıştır" falan gibi iddaalar oldukça çok komik iddalardır. tama belki metal fırtına için böyle bir iddaa var ama bilmeden de ortaya atmamak lazım. zaten kitabı yazarken kendisi de diyordu "inanmayacak hiç kimse diye".. bi arkdaş bi kaç soru sormuş. 2. v 3. kitaplarda bir çok sorunun cevaplanacağını biliyorum ama kitaptaki kişileri geröek hayatla bağdaştırmamak lazım.. Son söz olarakççç "ŞİDDTLE TAVSİYE EDERİM!!!"