48Yorum
SEDA A
Kitapkurdu
14.12.2006
Kişisel gelişim kitapları özellikle son zamanlarda cok çıkıyor piyasaya. Tamam soylenecek soz yok cünkü bazıları gerçekten profesyonelce va faydalı oluyor(Robin Sharma nın kitapları gibi). Ama bazen okuyucuları aptal yerine koymayada çalışabiliyorlar. Mütiş heycan verici bir kapak yazısı biraz reklam ve tamam. Ama Robin Sharma nın hiçbir kitabında bunu hissetmedim hepsi gayet başarılı, birikim tecrübe ve bilgi ile yazılmış kitaplar.
gottin
Kitapkurdu
17.10.2006
FERRARİSİNİ SATAN BİLGE İLE AYNI FORMATTA. BELKİ BU KİTAP BİRAZ DAHA GERÇEĞE YAKIN. VERMEK İSTENİLEN MESAJ YİNE AYNI AMA BURDA BİRAZ DAHA AYRINTILI İŞLENMİŞ<br />
yekercan
19.08.2006
bu kitap bence her yaştan insanın okuması gereken çok önemli bir kitap insanların büyük bir kısmı kilitlinmeşlikle yani çevreden yüklenmiş paradigmalarla etraflarını çeviren KOZALARLA birlikte yaşamaktalar yazarın da bellirttiği gibi bu kozaları fark edip onlardan kurtulmazsak ne yazık ki kendi hayatımızı yaşamadan yani açılmadan iade edileceğiz.
starw
26.07.2006
koza kelebeği bilmez kitabını okumadan önce ermiş, sörfçü ve patronun okunması gerek. çünkü kitapta ermiş,sörfçü ve patrona atıfta bulunuluyor. kitap kişisel gelişim için harika bir kaynak. ayrıca yazarın bizim kültürümüze ait olan Mevlana'nın MEsnevisini okumuş ve gereken yerlerde de mevlanadan alıntılar yapmış. tam bir kültür hazinesi olduğunu düşünüyorum ve kendini bir adım daha ileriye götürmek isteyenlere tavsiye ediyorum
SALTY
12.06.2006
Hadi ferrarisini satan bilge kitabını okuduk, kişisel gelişimimize iyi kötü katkı sağladık. Sonra bir baktık ki yazarımızın üçer ay arayla önce koza kelebeği bilmez, sonrada ermiş, sörfçü ve patron isimli kitabı piyasaya çıktı. Yazara çok suç atmak istemiyorum. Adam yazmıştır zamanında. Ama yayın evlerinin böyle otomatiğe baylayıp kitaplar çıkarmasını İ S T E M İ Y O R U Z. Tabi yayın evleride para kazanacak . Amenna. Ama temcit pilavı gibi aynı şeyleri okuyucuya sunmak olmaz.
s3rdar
15.04.2006
kitabın bir kişisel gelişim kitabı olduğunu anladığımda okumaktan vazgeçtim. Sonra bir kez daha başladım, sonra gene bıraktım. Vazgeçiş nedenim belliydi: Bunları zaten biliyorum ve ben de söylerdim. Kitabı okumaya gerek olmadığını düşünüyordum. Çünkü kitap klasik sözleri tekrarlıyordu : Hayatta istediğini başarırısın, yeter ki adım atma cesaretinizi kaybetmeyin, kabuğunuzu kırın, hayata adım atın, keşfedin,hayat fark etmediğiniz yerlerde saklı vs vs. İşte koskoca kitap bu ve benzeri cümlelerden kurulu.<br />
ŞENLİ
01.02.2006
Kafama değen metalin soğukluğunu hissedebiliyordum. Bu iş nasıl bu hale gelmiş olabilirdi? Bir motel odasında oturuyordum ve şakağıma bir silah dayalıydı. Alnımdan aşağı terler boşalıyor, kalbim gümbür gümbür çarpıyordu. Gözlerimi yumup yüksek sesle son duamı ederken mucizevi bir şey oldu. Başım dönmeye başladı, yere yığıldım ve silah elimden düştü. Orada hareketsiz yatarken birdenbire vücuduma kör edici bir ışık dolmaya başladı. Oysa ben her zaman ayakları yere basan, mantıklı bir insan oldum. Ne meleklerle konuşmuşluğum vardı, ne de yıldızlara göre hareket ederdim. Ama başıma gelen ortadaydı. İlahi bir tecrübe miydi? Yoksa yaşamakta olduğum aşırı stresli hayata fiziksel bir tepki mi? Doğrusu bilemiyorum. Tek bildiğim orada yaşanan şeyin hayatımın dönüm noktası olduğu.
Tam arkamı döneceğim sırada, kapı sihirliymiş gibi açıldı. Odaya adımımı attığım anda gördüğüm şey karşısında afalladım. Yerlere gül yaprakları serpilmişti. Kırmızı pelerin giymiş, uzun boylu biri duruyordu orada. Her nedense bir dostun yanında olduğumu hissediyordum.

Adam kıvrak bir hareketle bana doğru döndü, dosdoğru gözlerime baktı. Ömrüm boyunca hiç kimsede böyle bir güç hissetmedim. Genç bir adamdı ve teni güneş yanığı gibiydi. Kimdi bu adam? Bana neden böyle bakıyordu? Derken dudakları yumuşak bir gülümsemeyle kıvrıldı, gözleri çocuk gibi parladı ve konuşmaya başladı:

"Kaderini ancak sen keşfedebilirsin, senin için hazırlanmış yolu ancak sen bilebilirsin. Burası kalbinin seni davet ettiği yoldur. Nasıl ki koza kelebeği bilmez, halbuki kaderidir onun kelebek olmak. Ancak cesur olursa, cesaret ederse bir yumağın içinde sıkışmış kalmışlıktan, kabuğunu kırarak gökyüzüne, özgürlüğe kanat çırpar. İşte insanoğlunun hikayesi de budur. Asla kaderini baştan bilmez ve eğer geçilmemiş yollardan geçmez, açılmamış kapıları açmazsa, sonunda bir anlamda açılmadan iade olacaktır. Uykulardan uyanmanın, özgürlüğe kanat çırpmanın zamanı gelmedi mi?”

Sözleri beni şoka sokmuştu. Cesaretimi topladım ve sordum:

“Umarım kim olduğunuzu sormamın bir sakıncası yoktur.”
“Adım Julian Mantle ve buraya senin rehberin olarak hizmet etmeye geldim.”
“Julian Mantle mı? Ferrari'sini Satan Bilge mi? Ciddi olamazsınız!”

Tüm gazeteler bu mucize adamın ülkeye dönüşünü yazıyordu.
(Koza Kelebeği Bilmez)
Audioslave
17.01.2006
-Gözünüzü dikiz aynasından ayırmasan yani geçmişe bağımlı yaşarsan, ilerleyemezsin<br /> -Çoğu insan nasıl yaşayacağını ancak ölme vakti geldiğinde öğrenir, çok yazık... <br /><br />Bu sözler kitapdan alıntıdır. Gerçekten çok iyi bir Kişisel Gelişim/motivasyon kitabı. Okuğum en iyi kişisel gelişim kitabı. Gerçekten klasikleşmiş sözlerin dışına çıkmış yazar kitapda. çok iyi örneklemeler var. Kişisel gelişim ile ilgilenenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabın diğer gelişim kitaplarından farkı, daha motivasyon ağırlı konular oluşu...