çok çok beğenerek okuduğum bir kitap değildi malesef. vakit kaybı olduğunu düşünmüyorum tabiki, ama üstün dökmenden daha iyisini bekliyordum. biraz hayal kırıklığı yaşadım diyebilirim. yine de okunabilir..
"Sevince ladessiz sevmeli... " diyor Üstün Dökmen bu kitabında. Hayatımızın aslında büyük bir lades olduğunu herkesin birbirine lades yapmaya çalıştığını anlatan çok güzel, okunası bir eser.
ben bu kitabı arkadaşımın başkasına tavsiye etmesiyle duydum ve ilgimi çeken ismi ile okumaya başladım. iyi ki duymuşum inanın bu kadar mı güzel olur bu kitap.<br />eğer hala hayatınızda sevmediğiniz şeylerle uğraşmak istemiyorsanız okuyun çünkü bu kitap neyi yapmanızı söyleyecek kadar GÜZEL!!!!
hayatla bir lades oynamak...<br />9.90 nın da üstüne hayata bırakmak..<br />üstün dökmen yine başarılı bir çalışmayla aslında psikolojinin öyle kuru kuru okunup geçilecek kitaplardan ibaret olmadığını göstererek yaşamanın ta kendisi olduğunu ifade çabası ortaya çıkmıştır.
Bu kitap aslında bir roman olarak bakıldığında çok zayıf ve hayal kırıklığı yaratıyor ama bir psikoloji kitabı olarak bakıldığında gayet başarılı ve eğitici, yol gösterici mesajlar veren ve toplumdaki ladesçilerin yani dürüstüm deyip dürüst davranmayan insanların hikayelerini anlatan bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
psikoloji kitaplarını sevmem ama daha önce empati ve küçük şeyleri okumuştum. ikiside bana ilginç gelmedi. çokda zevk aldığımı söyleyemem. Bu Roman olduğu için dikkatimi çekti. bu anlattıklarını başka türden yazsaydı bu kadar hızlı okumazdım .Romancı da değil. bu yüzden çok fazla beklentim yoktu hayalkırıklığı yaşamadım. dili çok sade ama anlatılanlar bir o kadar düşündürücü .Kurgusu güzeldi .yazar arada kendi düşüncelerini de parantez içine almış . kitabın sonunda da öğreten edası ile karakterleri ile konuşuyor. o kısmı yazmasaydı daha güzel olurdu .özetle hoşuma gitti vaktimi de israf etmediğimi düşünüyorum . Özellikle lise çağındaki arkadaşlara çok şey katacağı kanaatindeyim .
Üstün hocanın tarzı da söyledikleri de belli.<br />Kendisinden edebi bir eser beklentim olmadığından, ders kitabı formatından uzak anlatımını sevdim.<br />Sanki yine bir etkinliğe katılmış ta bende gidip onu dinlemişim, izlemişim gibi keyif aldım okurken<br />Toplumu gayet güzel resmetmiş bence.
ELE ALINIP OKUNDUĞUNDA İNSANA HİÇBİR ŞEY KAYBETTİRMEZ (İYİ BİR KİTAP OLARAK GÖRÜYORUM BEN) ...YAZARIN ELE ALDIĞI KONULAR ÇOK HAKLI ....TOPLUMCA DÜRÜST DEĞİLİZ.....KİTAPTA VERİLENLERDEN YAŞANTIMIZA PAY BİÇMELİYİZ...
Balık hafızalıyımdır ben. çok hatırlamam ya da hatırlayamam mutlu ve mutsuz anlarımı. yaşamıma karşı bir tavır alıştır belki de bu. çok duygular yaşadım yaşarken bu sızı da geçer mi dediğim. acılarımı uyuyarak atlattım çoğu kez. ilacım uykumdu benim. buna rağmen unutamadığım aklımdan çıkaramadığım o kadar çok şey varki... üniversiteyi kazandığımı öğrendiğim ilk anı unutamam örneğin. delice zıplaya zıplaya mutfakta yemek yapan anneme koşup kazandım kazandım diyerek çığlıklar atmıştım... sorguya çekilmiştim gece yarıları yatağımdan kaldırılarak...kaldığım öğrenci yurdunda yurda sokulması yasaklanan cumhuriyet ve radikal gazetesini yurda sokarak okuduğum için..neden bu gazeteleri okuduğumu sorduklarında verdiğim cevabı kafalarındaki yanıtlarla uyuşmadığı için kabul etmemişlerdi bile..ne mi söylemiştim? kitap eklerine ve köşe yazarlarına bayılıyorum demiştim.. ne acıdır ki geç tanıştım okumakla. çok başarılı bir öğrenciydim ama sadece derslerimde. hayata karşı yenikmişim meğer.. lisedeydim. adını unuttum ama bana kazandırdıklarını asla unutmadım edebiyat öğretmenimin.her hafta okuduğu bir kitaptan bahseder, beğendiği bölümleri de bize okurdu ara sırada.çok merek ederdim gerisini anlatılanların. bir bir kayıt ettim kitapları hafızama bir gün param olursa hepsini alıp okuyacaktım. okuduğum üniversitenin kütüphanesinde buldum bir çoğunu..okudum.okudum..okudukça da kahroldum. neden bu kadar geç kalmıştım. neden okullarımızın kütüphanerinde yoktu bu kitaplar. daha mı az önemliydi şimdi ne olduğunu bile hatırlamadığım türevden,trigonometriden, mayoz, mitoz bölünmeden... şimdi çok büyüdüm ben. çok zaman geçti o günlerin üzerinden. büyük bir şehirde büsbüyük bir okulda sınıf öğretmeniyim. kütüphanemiz var kocaman ama yüz öğrenciye bir kitap bile düşmeyen....çok zaman geçmiş ama çok şey değişmemiş... hakkarinin bir köyünde, küçük, tek odalı ama beş sınıfın bir arada okutulduğu bir okulda başladım göreve aradan altı yıl geçmiş ama dün gibi hatırlıyorum hepsini, 3 birinci sınıf, 1 ikinci sınıf, 5 üçüncü sınıf, 8 dördüncü sınıf, 8, 8 beşinci sınıf.sınıfın yarsından fazlasıyla bırakın okuma yazmayı öğrenmeyi tercüman aracılığıyla anlaşıyoruz... elektrik yok.su yok ama kutu kutu mumlarımız var. haftada bir şehre inebiliyoruz. ne yazıkki şehirde peynirci var ekmekçi var ssilahçımız var ama aradığınızı bulacağınız bir kitapçı bile yok. gazete bile öğleden sonra 3-4 gibi gelirdi şehre. arkadaşlarımıza burada kitap yok kitap alıp gönderin bize diye haber saldığımızda online satış yapan sitelerle tanıştık. maden bulmuşa dönmüştük. istediğimiz kitbı alıyorduk 1 haftada elimizdeydi en geç.. işte böyle bir zamanda almıştım ladesçiyi..başlayamadım bir türlü okumaya aradan yıllar geçince okudum. keşke orada okusaymışım neler değişirdi neler. her satırında hayatımız gizli. örneğin hortumcu değil ama pipetçi olduğumu öğrendim. iyi bir öğretmen, iyi bir eş ve aynı zamanda sahtekarlıklarımı kendime söylediğim kimseye açıklayamadığım yalanlarımın farkına vardım. dürüst olmaya çalışıyordum ama kitabı okuduktan sonra dürüst olmaya karar verdim.beyaz yalanlarımı bile çıkaracağım hayatımdan. kitap okuma alışkanlığı kazandırma projesi başlattım sınıfımda. kütüphane kurdum sınıfıma bir öğrenciye on kitap düşen. daha yapılacak okadar çok şey varki.hayatımızı görerek yaşamak gerektiğini anladım.hayatın dümdüz bir yol ama insanların onu virajlı hale getirdiğini anladım. lütfen sizde okuyun. kendinizle yüzleşin. göreceksiniz çok şey kazanacaksınız..
Romandan ziyade deneme tadındaydı bence. Gerçi deneme olarak yazmış olsaydı, bu güzel gözlemleri, bu güzel düşüncelerini bu kadar geniş bir kitleye ulaştırabilir miydi o da tartışılır. Öyle güzel gözlemleri var ki sayın Dökmen’in, bir kısmı sizin de fark ettiğiniz fakat bir türlü kelimelerle ifade edemediğiniz şeyler ama bir kısmı da “vaayy böylesi de mi oluyor” dedirtiyor. Çevresinde olup bitenlere daha bir alıcı gözle bakma alışkanlığı kazanmak ve kendine bir şeyler katmak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ederim.
Merakla aldığım bir kitaptı. Ama maalesef Üstün Dökmen'in diğer kitaplarından aldığım lezzeti bu kitapta bulamadım. Fazla basit bir kurgu olmuş. Başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim.
bu kitap aslında çok felsefik düşünülmesi gereken bir kitap bence... ben üniversite öğrencisiyim (bir öğretmen adayıyım) bu kitap bize derslerimizde tavsiye edilen kitaplardan biri... bu kitaptan herkesin zevk almaması mümkün çünkü diğer romanlara benzemiyor... kitap adının hakkını veriyor... lades sadece bir oyun değil artık herkes birer ladesçi karşıdakini kandıracağını zannederek aslında kendini kandıran ve kazandığını zanneden ladesçilerle dolu değilmi zaten çevremiz... dökmen hocanın örneğine göre mağazalar bunu çok kullanıyor fiyatı 29,99 olmayan düz hesap 30,00 yazılmş kaç ürün gördünüz??? ... üstün hoca kitabın her bölümü sadece rakamla yazmamış yanına harfle de yazmış çeklere dokundurma yaparak :) ben kitabı okuduğumuda çok hoşuma gitti ama sınıf arkadaşlarımın hepsinin aynı fikre sahip olduklarını söyleyemeyeceğim.. buarada kitabın sonu da hiçbir romanda görmedeğiniz ve belki de görmeyeceğiniz bir sonla bitirilmiş yazarın kendisiyle karakterlerin tartışmalarını içermiş... ladesçi gerçekten de yaşamın kerteriz defteri...
bu yazarın okuduğum ilk romanıydı ama başlangıç için kötü bir seçim oldu sanırım pek hoşuma gittiğini dikkatimi çektiğini söyleyemem. Bir roman için çok basit geldi. Bittiğinde ise eee ne oldu şimdi dedim tavsiye etmiyorum
aramızda cemilden daha cok ladesçi var. hayatımız lades üzerine kurulmuş hepimiz biraz ladesçi olmuşuz. yazar bu konudaki hakkaniyetini örnekleyerk sunuyor buda hayatımızın kumar oldugunu gösteriyor
Ladesçi bir hayat nasıl olur, böyle bir yaşam tarzı nasıl sonuçlar doğurabilir bu kitapta anlatılıyor. Sevgili Üstin Hocam'ın her zamanki akıcı ve sade anlatımı bu kitapta da değişmemiş. Ortaokuldan itibaren herkesin okuyabileceği eseri herkese tavsiye ederim.
guzel, dusunduren ilginc bir kitap. durustluk uzerine cok ince noktalara deginiyor ustun hoca. kitabin sonunda yazar ve karakterlerin agzindan kitabin degerledirilmesi veya yorumu tarzi bolum olmasada olurmus bence.
SAHTE VE GERÇEK ZENGİNLİK KONULARININ İŞLENDİĞİ LADESÇİ DE DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEY YAZARIMIZ DİĞER KİTAPLARINDAN BİRAZ FARKLI DÜŞÜNCELERDE OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜRDÜ..