Biz Osmanlı'ya Neden İsyan Ettik? / Arap Gözüyle Osmanlı Hakkındaki Yorumlar

Ali_Aydın 04.03.2014
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
O dönemdeki bizim yöneticilerin yanlış uygulamaları Şerif Hüseyin ve oğulları Abdullah, Ali ve Faysalın osmanlıya isyan etmesi (Hicaz Merkezli)...Necitli suudluların da bunlara isyanı (Men dakka dukka) İngilizlerin de bunları savaş bitince yüz üstü bırakması....sonrası hatalarını anlayıp başını taşlara çalmaları v.s.....
Yanıtla
29
0
Destekliyorum 
Bildir
dark_man10 14.02.2014
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mutlaka okunması gereken kitaplardan birisi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-1074797 06.02.2014
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Otobiyografi şeklinde yazılmış...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
abkoc 18.05.2011
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Otobiyaografi olması nedeniyle okunması gereken bir kitap, çünkü kral anlattığı tarih ve olayların içinde olan biri ama taraflı yazılmış konularada hazır olun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
josefka 19.04.2011
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Arap halklarının isyan ettiği şu günlerde mutlaka okumanız gereken kitaplardan biri. Çünkü Kral Abdullah, kendisi osmanlı mebusan meclisinde görev yapmış ve zamanında Arap isyanınnın fitilini ateşleyen Hicaz Emiri Şerif Hüseyinin oğlu ve İsyanın İngiliz ayağını koordine eden kişidir. Bu kitabı okuduğunuzda İngilizlerin o günlerde yüz yılın siyasi hesabını araplar üzerinde nasıl yürürlüğe soktuğunuda göreceksiniz."
Yanıtla
12
0
Destekliyorum 
Bildir
abdlkrmsmv 19.03.2010
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir çok okuyucununda belirttiği gibi bir otobiyografi kitabı olması sebebiyle taraflı bulabilirsiniz. Lâkin günümüz Türkiye'sinde Arap'lar ile dönem dönem yaşanan bir takım fikrî ve fizikî problemlerin kökenini anlamanız açısından epey yardımcı olabilecek bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Esra Şeker 30.09.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başlığında da dediği gibi Arap gözüyle yazılmış bir kitap. okuyunca siz de göreceksiniz ki, Osmanlı'ya bütün Araplar isyan etmemiş. Kral Abdullah kimleri hangi vaatler ve tehditlerle yanına çağırdığını anlatıyor. Siyasi olarak her zaman tartışmaya açık bir kitap, ne de olsa bir otobiyografi olduğu için objektif olmadığını kesinlike söyleyebilirim, baştan aşağı ikilemlerle dolu. uzatmaya gerek yok,merak edenler okusunlar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Burak565 20.07.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
hep eleştirdik.. bizi arkamızdan vurdular dedik... bir de onların dilinden bu hikayeyi dinlemek istemez misiniz...
Yanıtla
2
4
Destekliyorum 
Bildir
Evlad-ı Osmanlı45 15.05.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arapları anlamak ve olayların nasıl geliştiğini daha iyi yorumlayabilmek için başvurulması gereken bir eser.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Toledo! 08.05.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
osmanlının son dönemlerde dostlarının bile nasıl ihanet ettiğini ve neden ihanete mecbur kaldıklarını anlatan bir eser... kitabın tek kusuru çok gereksiz isimlerin kişilerin yer alması.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
KY-5483 08.04.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakın tarihimizin en önemli sorunlarından birisi.Arap kardeşlerimizin ayrılık nedenleri sadece resmi tarihimiz cephesinden biliniyor.Bence Klasik yayınlarının Arap Gözüyle Osmanlı serisinin tüm aydınlar tarafından okunması gerekir.
Yanıtla
22
5
Destekliyorum 
Bildir
faithlight 02.04.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Herkese tavsiye ederim. İlk ağızdan osmanlı arap ilişkisi üzerine bir kitap.keyifle okudum
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Mehdi Özçağlayan 17.01.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
öncelikle tarihe ve ortadoğuya ilgi duyan herkese kitabı tavsiye ederim. kitapta o dönemde rol alan isimlere sıkça yer verilmiş. bu bize sıkıcı gelse de tarih üzerine akademik çalışma yapanlar için güzel bir kaynak olabilir.
bunların dışında, bende, araplar ve biz türkler olmak üzere o döneme ait iki farklı fikir oluştu. bizler açısından ele alacak olursak, itthatçıların o dönemlerde çok acemi oldukları ve eğitim aldıkları avrupadan çok etkilendikleri anlaşılmaktadır. aynı şekilde Abdülhamid Han arapları bize bağlı tutmak için onlara itibar ediyor, makam veriyor, kırmamaya çalışıyor. ancak tahttan iner inmez de ittihatçılar emr-i vaki yaparak araplara hor davranıyorlar. bu da kopuşun başlangıcı oluyor.
diğer yandan Araplar ise, şahsen hiç katılmadığım ve peygamber efendimizin de veda hutbesinde de belirtmiş olmasına rağmen (kimsenin kimseden üstün olmadığı, üstünlüğün takvada olduğu) kral adbullah kur'anın kendilerine indiğini, dinin kendi dinleri olduğunu aynen şu cümlelerle ifade ediyor: "Arapların amacı, Allah tarafından kendilerine verilen bir makamı geri almaktı. Allah şöyle buyurmuyor mu: Sizler, insanlara iyiliği emredip kötülüğü yasaklamak için yaratılmış en hayırlı ümmetsiniz" burda ümmet kelimesi kullanılmasına rağmen kral millet olarak algılıyor. kralın bir başka ifadesi ise, "namaz bizim namazımızdı, kitap bizim kitabımızdı.... ama başımızdakiler daha okuduklarının anlamını bile bilmiyorlardı." bu cümleden benim çıkardığım bu düşüncenin derinlerde yatıyor olmasıdır. lafın gelişi söylenmiş gibi ama çok derin bir anlam çıkıyor. İslamı, peygamberimizi, kitabımızı kendilerininmiş gibi ifade ediyor. bir nevi bizlerin onları yönetmemizi hazmedemiyor olarak algıladım.
önemli bir nokta da, kralın hatıralarını yazarken çok da dürüst olduğunu söyleyemem. şöyle ki başarılarını ve basiretli davranışlarını överek anlatmasına rağmen mağlubiyetlerini kısaca geçiyor ve sanırsınız ki bu mağlubiyetler de hep başkalarının basiretsizliğinden kaynaklanmış. ingilizlere olan hayranlığını kitabın son sayfalarında zaten açıkça dile getirmiş. ancak kendisince çook basiretli bir insan olarak ingilizlerin kendilerine ve diğer araplara neden bu kadar yardım ettiğini hiç sorgulamıyor. zannedersiniz ki ingilizler arapları o kadar seviyor, bağımsızlıklarına o kadar değer veriyor ki yardımda bulunuyor. İslam düüünyasını parçalama gayretlerini nedense göremiyor kral. nitekim parça pinçik bir arap dünyası oluşuyor nihayetinde ama kendisi hala bunu inglizlerin yaptığını anlamıyor ve kendilerine övgüler yağdırıyor.
SONUÇ:
bu kopuş bir anda gelen bir kopuş değildi. sevgiye en yakın his nefret derler. kardeşlerin birbirlerine nasıl düşman olduklarını hepimiz biliriz. bu olayda bu şekilde, ittihatçılar, biz küffarla mücadele ediyoruz bunlar da bizi desteklemek zorunda diyor, araplar ise işleri düşünce bize geliyorlar ama ademi merkeziyetçilik isteyince burun kıvırıyorlar, bize tepeden bakıyorlar diyor. şunu da belirtmek isterim ki, o dönemde bütün araplar osmanlıya karşı çıkmıyor, ittihatçıların her türlü basiretsizliğine rağmen kralın da anlattığı gibi aşiretler arasında çatışmalar da çıkıyor bu yüzden. bizler birbirimize düşman olamayacak kadar yakın milletleriz. ve hepimiz biliyoruz ki tek ses olmadığımız sürece kimseye sözümüzü dinletemeyiz. sadece bir arif ve alim bir insanın bu buzları kırması gerekiyor. aslında arapların bize düşman olmadıklarını ve ihanet demekten artık vazgeçmemizi gerektiren bizzat kitaptaki orjinal şekliyle şerif hüseyinin amman'da yaptığı şu konuşmayla bitirmek istiyorum: "Osmanoğulları sülalesinin İslam'a ve müslümanlara yaptıkları hizmetler ve kazandıkları başarılar inkar edilemez. bu sülale hakkında verilen sürgün kararı müslümanların yüreklerini dağlamış ve kalplerini kırmıştır...."
NOT:bu döneme ilişkin necip mahfuz'un -bıldırcın ve sonbahar- romanını ve han melik sasani'nin -payitahtın son yıllarında bir sefir- kitabını tavsiye ederim.
Yanıtla
12
4
Destekliyorum 
Bildir
KY-297902 04.12.2007
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap hainlerini daha yakından tanımamız açısından güzel bir kitap!
Yanıtla
9
18
Destekliyorum 
Bildir
Mevlüt DEMİRASLAN 30.05.2007
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın adı bile yüreğimizi kanatıyor. Biraz gerçekçi yaklaştığımız da Türklerin hiç bir dönemde tek bir devlet altında yaşamadığını görüyoruz. Müslümanlarda bir devlet çatısı altında yaşamak zoprunda değildi. Müslüman toplumlar uzun süre kader birliği yapmıştır. Türkler müslümanlığı kabul ettikten sonra ise İslamın koruyuculuğunu yaptılar. Bu nedenle Arapların İngiliz ve Fransızlarla işbirliği yaparak Osmanlıyı arkadan vurmaları onurumuza dokundu. Unutmayın Osmanlıyı başta Tatarlar ve bazı Türkler'de arkadan vurdu. Yıldırım Beyazıt'ta bizzat Timur'un yanına geçen Türkler tarafından sırtından vuruldu. Osmanlı ihanetlere hiç yabancı olmadı. Uzun Hasan ve Şah İsmail'i destekleyenlerin davranışları bugün neden ihanet olarak kabul edilmiyor.
Kral Abdullah bu eserinde hatıralarını yazarken birazda günah çıkarmış oluyor. Bir hatırat olduğu için lüzümsuz ayrıntılara da yer veriliyor. Önemli bir tarihi kaynak olduğunu unutmayalım. Araplar Osmanlıyı arkadan vurmanın bedelini o günden bugüne kadar halen ödemeye devam ediyorlar. Bu eser Arapların bir iç hesaplaşmasıdır.
Yanıtla
7
6
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yasin özcan 13.05.2007
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aslında böyle bir kitabın varlığından bile haberim yoktu.Kitapyurdu.com da her zamanki gibi tur atıyordum,birden karşıma bu kitap çıktı ve hemen şipariş verdim.Kitabı heyencanla beklemeye başladım ve acaba neler anlatıyor diye düşünüp durdum.Neyse kitap geldi ve okudum,şimdi bu yorumu yazıyorum.

Çocukluğumdan beri bir "Arap ihaneti" lakırdısını çokça duyardım,yaşım biraz ilerleyince bu konuda bilgiler toplamaya başladım.Acaba bu lakırdının iç yüzü ne idi ? Gerçekten Araplar yani bizim kardeşlerimiz bize ihanet etmişmiydi ? Bu nasıl olmuştu ve sebebi ne idi,evet gerçektende böyle bir olay var.Fakat ben bu konuyu değerlendirirken Milli ve hamasi duygularımı bir kenara bırakıp,olaya tamamen objektif yaklaşmak durumundayım.Bu bir münevver yani uydurma dilde "Aydın" duruşudur,sadece bu konu değil bütün konularda bunun yapılması taraftarıyım.

Kitabı okudum ve Kral Abdullah'ın bende bıraktığı intiba onun menfaatperest,şovenist,opurtünist bir insan olduğudur.İstanbuldaki Türkçülük faliyetlerinden şikayet eden kendisi değilmiş gibi Arapçılık hastalığına tutulmuş bir adam.Ben ne Türkçülük nede Arapçılık taraftarı bir insanım.Bu benim inancımla bağdaşmaz,Müslüman bir şahsiyet olarak red ederim.Merhum Mehmet Akif Safahat adlı kitabında şöyle der:

Hani,milliyetin İslam idi... Kavmiyet ne !
Sarılıp sımsıkı dursaydın ya milliyetine.
"Arnavut" ne demek?Varmı şeriatte yeri
Küfr olur,başka değil,kavmini sürmek ileri
Arap'ın Türk'e; Laz'ın,Çerkez'e yahut Kürd'e;
Acem'in Çinli'ye rüçhanı mı varmış? nerde!
Müslümanlıkta anasır mı olurmuş? Ne gezer!
Fikri kavmiyeti tel'in ediyor Peygamber
En büyük düşmanıdır Ruh-u Nebi tefrikanın;
Adı batsın onu İslam'a sokan kaltabanın!
Şu senin akıbetin bin bu kadar yıl evvel,
Sana söylenmiş iken doğru mudur şimdi cedel?
Ne Araplık ne de Türklük kalacak aç gözünü!
Dinle peygamberin ilahi sözünü.
Evet Üstadımız ve fikir önderimiz merhum doksan yıl evvelinden böyle haykırıyor işte.

Şimdi ben bunları neden yazdım ve ne anlatmaya çalışıyorum.Kısaca tarihi bir hatılayacak olursak eğer,2, Selim'i 1500 lü yılların hemen başlarında Mısır'da görürüz.Sultan Selim Mısır'a girmiş,oradaki Memlük sultanı Tumambay'ı mağlub etmiş ve şehrin kapısında sallandırmış.Hicaz yönetimi ise durumun vahametini anlayıp kendiliğinden gelip biat etmiş.Buraya kadar normal,Mısırdaki sözde Abbasi halifesini almış ve İstanbula dönmüş bu arada Halifelik sıfatınıda uhdesine almış.Aslında pek almışda sayılmaz ama yerimiz az olduğu için oraya girmeyelim.Böylelikle Hicaz yönetimi Osmanlıya bağlanmış ve 1839 tanzimat fermanına kadarda hiç bir problem olmadan Osmanlı yönetiminde kalmış-Burada bir noktayı açmak lazım o da şu ki Vehhabi adı ile bilinen hareket siyasi değil tamamen dini içerikli bir hareket idi- Tanzimat fermanından sonra ise devletin yapısı tamamen değişmiş yüzünü batıya çevirmiş-Gerçi batıya yönelme 3, Selim zamanında başlamıştı ama Tanzimat ile tam resmi bir mahiyet almış oldu-İşte bu fermandan sonra Arap yarımadasında özellikle Cidde'de bir hareketlenme görüyoruz.İşte bu hareketlenme siyasi bir mahiyete sahip çünkü Araplar bir Müslüman toplum olarak başındaki idarecilerin"Gavurların"dümen suyuna gitmesine çok karşı.Bu hareket bastırılır ve bir daha Sultan 2, Abdülhamid dönemine kadarda ses çıkmaz.1890 lı yıllarda ise Şerif Hüseyin'in İngilizlerle temas kurduğunu öğrenir ve Şerif'i derhal İstanbula celbeder.Bütün Ailesi ile beraber artık İstanbuldadır.Onu gözetim altında tutar Büyük Sultan ve ona bir konak tahsis eder.Kitapta kısmen anlatıldığı gibi,Ona Şura'yı devlette görev verir.Onun şerrinden emin olur,tabi bu Sultan'ın ne kadar büyük bir siyasi deha olduğunun da bir göstergesidir aynı zamanda.Derken İttat ve terakki cemiyeti ihtilal yapar ve Sultanı indirirler,İşte bütün kırılma noktası burasıdır.Cemiyet farklı politikalar izler bu politikalardan biride " TÜRKÇÜLÜK" Politikasıdır ve Araplar bu işten çok bozulurlar.Bu politika İslam kardeşliğine sıkılmış ilk kurşundur aslında-onun için Kral Abdullahın Arapçılık politikasına kızamıyorum etki ve tepki meselesi-Derken Cemal paşanın Suriye valiliği sırasında yapmış olduğu zülümlerde buna eklenince iş iyiden iyiye çığrından çıkar.Ayrıca Cemiyyetin en büyük hatalarından biride Sultanın zamanında gözlem altına aldığı Şerif Hüseyin belasını tekrar Hicaz valiliğine atamaları olmuştur.Zaten böyle bir fırsat bekleyen Şerif Hüseyin yapacağını yapmış ve Devletin başına bela olmuştur.Şimdi sormak lazım burada hata kimin ? ve sorarkende elimizi vicdanımıza koymamız lazım.

Buraya kadar sanırım bir şeyler anlatabilmişimdir.Şimdi bundan sonrasına gelelim,Cumhuriyetin ilanından sonra Tamamen batıya döndük.Eski mahalle dostlarımızıda kötülemek gerekiyordu.Bizde ne yaptık Araplarla işe başladık aslında onlarla başlamadık sadece onları hedef tahtasına oturttuk.Bu tamamen bilinçli yapılmış ideolojik bir uygulama idi.Büyük orandada başarı sağlamıştır.Yapılmak istenen Arap dünyası ile bütün ilişkileri kestirmekti ve bu " Arap ihaneti " safsatası da bunun için kullanıldı durdu.Mesela aşağı yukarı aynı dönemde olan ve daha fazla zayiat veren Arnavut ayaklanmasından bahsedilmemesi bir tesadüf değildir.Ayrıca düşünüyorumda mesela Celali isyanları 200 yıl boyunca Osmanlının başına büyük gaileler açmıştır.Peki neden Alevileride hainlikle ve ihanet ile suçlamıyoruz.Bir misal daha vereyim 1919 ve 1920 li yıllarda yunanlılar ankaraya doğru koşar adım gelirken,Fransızlar ve İtalyanlar güneyden işgal faaliyetleri yaparken,İngilizler İstanbulu işgal altında tutarken,Türkiyede neler oluyordu ? Sivas,Düzce,Bolu,Yozgat,konya tamamen ayaklanmış ve devlete karşı gelip askerleri öldürüyordu.Şimdi eğer suçlayacaksak hain diyeceksek bunlarada hain demeli değilmiyiz.

Şunuda unutmamamız lazımki Şerif Hüseyin ve hempaları bütün Arapları temsil etmiyorlar.Hatta bu konu yüzünden bir çok Arap kabilesi Şerif'i küfürle itham etmiştir.Araplar bizim yine kardeşimizdir. diyorum.
Yanıtla
41
10
Destekliyorum 
Bildir
KY-330260 14.10.2006
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Araplar Osmanlı'ya isyan etmediler. Dolayısıyla bu kitabın adı yanlış. Araplar Osmanlı'ya ihanet ettiler. Kitabı iyice okuyunca bir Arap Kralının küçücük menfaatler uğruna neler yaptığını görüp Türklüğünüzle gurur duyacaksınız.
Yanıtla
12
13
Destekliyorum 
Bildir
Gökhan Aydıner 22.09.2006
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap Osmanlı İmparatorlu'ğunun son döneminde türklerle araplar arasında yaşananları anlamak açısında iyi bir kitap. Bu kitapta Kral Abdullah'ın ne kadar İngiliz hayranı olduğunu açıkça görmke mümkün. Bunları okumak günümüzde Ortadoğu Devletlerinin tutumlarını anlamak açısından da faydalı. İnsan bunları okuyunca üzülmeden edemiyor. Müslüman dünyasının geleceğinde sorumluluğu nasıl İngilizlerin eline bıraktıkları açıkça görülüyor. Tabiki bizde de bu kafadaki insanların varlığını bol bol görüyoruz. İslam Dünyasının içinde bulunduğu sorunlardan kurtulabilmesi için öncelikle bu şekilde kafalarını sömürgeleştirmekten kurtarmaları gerekiyor. Bu arada yazılanları okuyup <> diyenlere de sorma lazım. O Arapları kışkırtıp isyanlarını destekleyenler ülkemizi de işgal etmemişler miydi? Peki siz hala onlarla dostluk yapmayı savunuyor sunuz? Bu tarihi olayları Arap düşmanlığı yapmak için kullananların iyi niyetli olduğunu düşünmek mümkün değil.
Yanıtla
9
11
Destekliyorum 
Bildir
Mustafa Gölcü 16.07.2006
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap aynen şöyle bitiyor:Sözlerimin sonunda Britanya'ya, Kral'a ve Lider Churchill'e saygı, hayranlık ve en iyi dileklerimi sunuyorum. Kitabı ben de beğenmedim. Çok fazla İngiliz hayranlığı var. Ayrıca bir çok Arap şeyhinden bahsedilmiş ki ben ce bunlara hiç gerek yoktu. Türkler hakkında olumsuz eleştiriler mevcut.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-314939 09.07.2006
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okudum pek beğenmedim sebebleri:
1-Çok fazla gereksiz yere yerleşim ve insan ismi geçiyor.
2-konular birbirinden kopuk
3-Yazarın anlatımı ya da çeviri iyi değil
4-Kitabın ismi kitabı kapsamıyor
"Kal Abdullah'ın anıları"olsaydı daha iyi olurdu
5-Yazar çoğu yerde kendini ön plana almış.
teşekkürler
Yanıtla
4
3
Destekliyorum 
Bildir
ismail_atan 14.06.2006
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Medine'deki son şehidimiz Milaçıklı Hasan oğlu Hüseyin...
Bilmem Medine'ye uğrayanlardan bir selam alıyor musun?
Bilmem tanış çıkanlar var mı?
Sen Hasan... Ben Hüseyin...
O mübarek dizlerde bekle beni..
Secde yerinde kana kana şefaat içeceğiz.
Gök ekin gibi biçildik,
Eski sevdalara bayrak biçeceğiz...

Nice Kerbela'dan aştık da geldik Ya Rasülallah...
Okşa bizi biraz... Sev bizi biraz... Yorgunuz diyeceğiz..."

Bizim sevgimiz bambaşka bir sevgiydi. Sultan Abdülhamid Hicaz demiryolunu yaptırırken, sırf Allah Rasülünün manevi şahsiyeti rahatsız olmasın diye raylara ses çıkarmamaları için yumuşak keçeler döşetmişti. Araplar ise bir hırsa kapılıp hepsini talan etti. İttihat ve Terakki'nin uygunsuz davranışları yüzünden isyan ettiklerini söylediler. Türkiye'nin hilafet ve Saltanatı kaldırmış olmasından dolayı isyan ettik dediler. Oysa onların isyanı buna değildi. Oysa onlar bütün bunlar yapılmadan önce isyana kalkışmışlardı. Bizim Kabe'yi topa tuttuğumuzu söylediler halka. Bakın Abdullah ne diyor:

"Namaz bizim namazımızdı, kitap bizim kitabımızdı. Şehadet kelimesi dinimizin esası, zekat vergimiz, oruç perhizimizdi ve hac bizim memlekette yapılıyordu... Bizler üstün olduğumuz halde hakir görülürken hakir görülmesi gerekenler tepemize biniyordu..."

Sanırım bu cümle her şeyi anlatmaya yeter de artar bile. Sadece asırlar içinde Osmanlı egemenliği altında bir ve bütün olarak yaşamayı hazmedemediler. İngilizlere ardından Fransızlara güvendiler. Büyük Arap direnişi dedikleri şeyden bugün ellerinde onlarca parçaya ayrılmış emirlikten başka bir şey kalmadı. Dahası Osmanlı zamanında uğramadıkları "Sömürge" denen canavara da uğramış oldular. Üstelik şimdi Suudi ailesinin elinde bulunan yönetimin tekrar Haşimi ailesine verilmesi için direniyorlar. Her sözünün ardında "Allah her şeyi görendir." diyordu Abdullah. Gerçekten doğruydu bu söz. Allah her şeyi gördü ve seni emellerine ulaştırmadı. Bağımsız bir birlik ararken Allah sana sömürülmüş küçük parçaları müstehak gördü... Allah her şeyi görendir...
Yanıtla
26
5
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
metehann 19.04.2006
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hep söyleriz, Araplar bizi arkadan vuran, hiçbir zaman güvenilmemesi gereken hain bir millettir diye.Ama hiç kimse demez ki acaba Araplar bizim hakkımızda ne düşünüyor.İşte bu düşünceleri, yetkili bir insanın Kral Abdullah'ın ağzından ortaya koyan bir eser.Tarihe ışık tutacağını inandığım bu eseri, bütün tarif tutkunlarına öneririm...
Yanıtla
14
10
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
HASAN YEŞİL
26.01.2024
Çok güzel bir kaynak kitap, iyi ki yazmış.. Kral Abdullah , Türkleri Almanlar ile mütteffik olmakla eleştirir iken kendilerinin İngiliz ve Fransızlar ile müttefik olmalarını gayet normal ve gerekli buluyor..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
İ.Kandaş
12.10.2023
Yıllar önce okumuştum, Kral Abdullah, Arapların Osmanlıya ihanetini anlatıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kral Abdullah'ın ağzından itiraflarını dinleyin bir de
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kadir_1
31.03.2020
yüzyılın başında arap şeyhlerin kendi ülkelerini (krallıklarını)kurmak için İngilizlere bağlılıklarını okuyabilirsiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
delideliolma
20.02.2018
Arapların gözünden dinlemek güzel oldu. Kitapta şunu görüyorsunuz;

Pişmanlık yok! Özellikle dönemin durumu ile ilgili de bilginiz varsa durumları daha iyi analiz edebiliyorunuz. Özellikle dipnotları okumanızı tavsiye ederim. Gücün yanında yer almak konulu bu kitap bence bir çok şeyle ilgili de bilginizin olmasını sağlar. Sıkıcı değil gayet akıcı. Farklı bir gözden de bakmak gerek.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Arapların 1. Dünya Savaşındaki tutumlarını bizzat isyana öncülük etmiş kişinin kaleminden bütün çıplaklığıyla anlatan bir kitap. Mutlaka okunması gerekir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-557546
21.04.2016
Bu hainin açıklamalarını "Araplar kendi ağızları ile itiraf etmiş!!" olarak algılayan akıl fukaraları bazı malum şahıslar Nobet alabilmek için bir Türk olarak Ermeni soykırımını kabul ettiğinde acaba bu kişinin açıklamaları da tüm Türk milletinin bir itirafı olarak kabul edilebilir mi söyleyin bana? Bu hain ve ailesi etrafına topladığı çöl bedevileri ile isyan etmiştir Hicaz dışı Araplardan da yeri yurdu belli Araplardan da destek görmemiştir hakkaniyet duygusuna sahipseniz Osmanlı saflarında savaşan Arapları da araştırın
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Muhammet Mazı
28.06.2015
tarihi sadece olayları ideolojik yargılamalar çerçevesinde değil de sebep ve sonuçlarıyla çok yönlü olarak okumak isteyen tarihçiler için çok güzel bir eser. bu kitap arap isyanlarında hem bizim hem de arapların rollerini hatalarını ve vizyonlarını inceleme fırsatı sunarak, bizi sığ yaklaşımlardan uzaklaştırıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
keremank 18.07.2013
İlk Ürdün kralı olan Abdullah Şerif Hüseyin'in oğludur. Osmanlı döneminin sonu, birinci dünya savaşı, 1916 Arap Ayaklanması ve Ürdün'ün kuruluş aşamasını anlattığı kitap. Arapların bir kısmının Osmanlı'ya ve Türklere bakışını anlatması bakımından ve yukarıdaki dönemlere ait içerdiği bilgiler dolayısıyla dikkat çekici.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
amegen 11.03.2012
birinci dünya savaşından sonra emperyal güçler tarafından <[ türk eğitim müfredatımızda ve tarihi kitaplarımızda "arapların hain ve gerici oldukları', arapların tarihi kitap ve müfredatlarında ise "türklerin sömürgeci, inançsız ve batı uşaklığı yapan millet oldukları" ]> beyinlerimize tekdüze ve yalan bilgiler doldurulmuştur.
böyle bir uygulama türkler ile diğer müslüman ülkelerin tekrar bir araya gelerek güçlü bir osmanlı ruhunu meydana getirmemeleri için yapılmıştır.
"arap isyanı" diye öğretilen bu başkaldırı, aslında tüm arapların değil sadece şerif hüseyinin isyanıdır. yazarın kitapta belirttiği gibi bilge sultan ABDULHAMİT HAN ileri görüşlülügü sayesinde şerif hüseyin ve ailesinin isyan edeceğini bildiği için şerif hüseyin ve ailesini istanbulda tutuyordu. fakat yönetime darbe ile gelen ve hicbir deneyimi olmayan ittihatcılar ülkeyi çok kısa sürede ameliyat masasına çevirdiler.


kitap kral abdullah tarafından kaleme alındığı için yanlıdır. ittihatcılar tarafından araplara yapılan bazı muamelelerin ve zamanın şartları(milliyetçilik akımı ) şerif hüseyini isyan etmeye sevk ettiğini beyan eder yazar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
_akin09 08.01.2010
kral Abdullahın kaleminden çıkan bu kitap taraflı bir bakış açısına sahip olmasına rağmen konu üzerinde çalışanların, bu konuya ilgi gösterenlerin okuması gereken kitaplardan birtanesidir. ne kadar taraflı bir bakış açısına sahip olursa olsun olayları arapların tarafından da bakmak için okunması gereken kitaplardan birisidir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Her zaman temcit pilavı gibi önümüze konan "sırtımızdan vurdular, ihanete uğradık" sözlerini duymaktan sıkılanlara ve olayın aslını öğrenmek isteyenlere mutlaka tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
derviş54 12.03.2009
Bu klişe söylemi biraz olsun aydınlatan önemli bir kaynak... İhanetmi bilemem ama Merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söylermiş bu hatıratta bazı olaylara satır aralarından yakalanacak ayrıntılarla ışık tutuyor önemli bir kitap
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Tarih boyunca gerek Arapları gerekse diğer başka milletleri hep himaye etmişiz ve bunun hep derin acılarını yaşamışız araplar bize isyan etmedi resmen bizi ingilizlerle aldattı. keşke isyan etseydi. kitabın bazı yanlış eleştirileri var ama yine de okumakta yarar var. tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
lermontov 15.07.2008
Klasik yaınları tebrikler ilginç bir dizi tarihin eksik yanı karşılaştırmalı bir analiz yapamamak biz de bu eksik bir de isyanı onların gözünden değerlendirmek lazım. Kessin kes okunması gerek hem de çok acele
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-138843 11.11.2007
1916 yılında Osmanlı’ya isyan ederek ayrılık hareketlerinin başını çeken Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in oğlu olan Kral Abdullah’ın (1882–1951) hatıralarını ve düşüncelerini yazdığı bu kitabın başlığına aldanmamak gerek. “Biz Osmanlı’ya Neden İsyan Ettik” derken, bu isyanın yanlışlığını anlayarak bir nevi pişmanlıkların kaleme alınması değil bu eser. Kral Abdullah, Arapların Osmanlı’dan ayrılma sebeplerini, İttihat ve Terakki Cemiyeti mensupları ile olan fikir ayrılıklarına, hilafet makamının Osmanlı’da önemini yitirmesiyle Arap halkları arasında ortaya çıkan hoşnutsuzluğa bağlamış. Eserde Türk askerlerine bazı bölümlerde acımasız, genel olarak da Türkler hakkında “Kendini Beğenmiş” ifadelerini kullandığı bölümler mevcut. Kral Abdullah’ın Ürdün Krallığına giden yaşamının özetini okurken, kitap boyunca İngiltere’ye ve İngiliz yöneticilere yalakalık dolu satırlarını okurken mideniz bulanabilir. Kitabın sonunda bile İngiltere’ye, Krala ve Churchill’e saygılarını sunarak eserini tamamlayan Abdullah bugün yaşasaydı, Arap ülkelerinin içler acısı halini görüp belki eserini yakabilirdi. Arap Birliği hakkında zamanında ifade ettiklerini okurken, tüm Arap alemini babası Şerif Hüseyin önderliğinde birleşmeye çağırması asıl maksadını açığa çıkaran ipuçları veriyor aslında. Kendisine yazılan; Yüce Emir, Kral Hazretleri ifadeleri ile başlayan her mektubu marifetmiş gibi kitabına alması nasıl bir zihni yapıda olduğunu da gösterir nitelikte. Kitap, Arapların Osmanlı’ya neden isyan ettiğinin cevabını arayanları tatmin etmeyecektir. Bu açıdan okumanızı tavsiye etmiyorum. Ancak bir insan nasıl İngiltere’ye kayıtsız şartsız tapar sorusuna cevap arıyorsanız, Kral Abdullah’ın satırları tam size göre. 1951 yılında bir Filistinlinin suikastı sonucu yaşamını yitirmesi hayatı boyunca kimlere hizmet ettiğinin ibret dolu bir göstergesi aslında…
Yanıtla
12
5
Destekliyorum 
Bildir
Tellus 04.11.2007
İngilizlerin emperyalist oyunlarının bölge de ne denli etkili olduğunu ve ortadoğunun bugünlerde yaşadığı sorunların kaynaklarının neler olduğu konusunda fikir edinmek isteyenlere önemle tavsiye edilecek bir kitap. Şerif Hüseyin ve oğullarının Osmanlı Devletine isyanı ve Melik Abdullah'ın kendi tabiriyle Arap uyanışının başlaması, başlıbaşına bir aydınlanma ve özgürlük hareketi değil aksine en meşhur ingiliz casusları ve devlet adamlarının etkisi ile başlamış olan bir oyunlar yumağı. Arapları toptan hain ilan etmek tabiki çokta doğru değil ancak bu kitapta yer almasına rağmen Lawrence ve diğer önemli etkenlerden söz etmeyerek arap isyanında tüm kabahati İstanbul hükumetine yüklemekte çok insaflıca olmasa gerek. Şerif Hüseyin'in çocukları arasında paylaştırılan ortadoğunun bugünkü haline bakarsak aslında kimin ihanete uğradığı, vadedilenlerin verilmediği ve eğer bir hain aranıyorsa ortalıkta birden fazla hain olduğu görülebilir... Tabi görmek isteyene....
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-317165 27.09.2007
Türk ve Arap ilişkileri için önemli bir çalışma olmuş ama nedendir bilinmez birileri hala kaşımakta ısrar ediyor boş işleri. işte size bomba gibi bir eser okumanızıtavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
mimcemil 04.02.2007
KITABIN ADININ KRAL ABDULLAH'IN HATIRATI OLMALIYDI. BAŞTAN SONA SABIRLA OKUDUM. TABİİDİRKİ YAZAR KENDİNİ HAKLI GÖSTERECEK. AMA KİMİ YERDE NASILDA KIVIRDIĞINI FARKEDİYORSUNUZ. FRANSIZLARLA ÖZELLİKLE İNGİLİZLERLE BİR OLUP NASIL OSMANLIYI ARKADAN VURDUKLARINI ÖĞRENİYORSUNUZ. BİZE YAPTIKLARININ CEZASINI İSRAİL FİLİSTİNDE, LÜBNANDA VERİYORMU? AKLINIZA GELİYOR. 93 HARBİNDEN SONRA NEDEN ıı ABDÜLHAMİT'İN HAKLI OLARAK MECLİSİ KAPATTIĞINI ANLIYORSUNUZ. O YILLARDA FRANSA MECLİSİ VE İNGİLİZ PARLEMENTOSUNDA SÖMÜRGELERİNİ TEMSİLEN ORANIN YERLİ HALKI YOKTU. HALBUKİ OSMANLI MECLİSİ ARABINI, ARNAVUTUNU, BULGARINI, RUMUNU, ERMENİSİNİ VE DE TABİİDİRKİ BU KALABALIK İÇİNDE AZINLIK DURUMUNDA KALAN TÜRKLERLE TEMSİL EDİLİYORDU. BU MECLİSLE KİMİ DURUMDA FEDERATİF, KİMİ DURUMDA KONFEDERATİF YAPIDAKİ OSMANLI DEVLETİ AYAKTA KALABİLİRMİYDİ. İTTİHAT VE TERAKKİ'NİN ACEMİLİĞİ, BENCE HIYANETİ YÜZÜNDEN KOCA DEVLETİN NASIL YOK EDİLDİĞİNİ ÖĞRENİYORSUNUZ. EDEBİ BİR ESER DEĞİL FAKAT İBRETLE OKUNMASI GEREKEN KİTAPLARDAN BİRİ.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir
alpbacan 29.12.2006
Çok fazla yer ve şahıs isimlerinde boğulmasına rağmen Arapların bakış açısını anlamak açısından mutlaka okunması gereken bir kitap. bu kitapta geçen çok önemli 3 noktaya değinmek istiyorum. 1-) syf 17 "Namaz bizim namazımızdı, Kitap bizim kitabımızdı...Hac bizim memlekette yapılıyordu..." 2-) syf 153 "Eğer ben ve beraberimdekiler, Arap devrimi ve milliyetçi ayaklanmanın bu şekilde sona ereceğini bilseydik hiç bir şekilde bu devrime kalkışmaz ve devrim taraftarları ile ilşkileri keserdik" (Büyük arap devleti hayalinin parça parça ülkelere dönüşmesiyle oluşan hayal kırıklığı) 3-)kitabın sonunda "Sözlerimin sonunda Britanya'ya , Kral'a ve lider Churchill'e saygı, hayranlık ve en iyi dileklerimi sunuyorum" (hala kör) daha bunun gibi altı çizilecek bir sürü anektod var. Son söz olarak şunu söylemek isterim Tıpkı biz Türkler gibi her milletin özgür yaşama hakkı vardır ama bu hakkı doğru yollardan almak gerekir haince ve ekmeğini yediği yıllarca korumasında yaşam olanağı bulduğu bir topluma ihanet ederek ve onu en zor anında sırtından vurarak onun dağılmasının ana sebeblerinden biri olarak değil.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ninja_Kedi 22.11.2006
Şartlar doğru analiz edilip teşhis doğru konulmalıdır.Öncelikle olayın adı "Arap İhaneti" olarak adlandırılamaz.Zira "Arap İsyanı" demek genelleyici bir sıfatlandırmadır.İsyan eden sadece Mekke emiri Şerif Hüseyin ve Hicaz araplarıdır. Bu isyana Suriye,Libya,Filistin,Irak vs arapları karşı çıkmış,husumetle karşılamışlardır.Bu nedenle local bir isyan "Arap İsyanı" denilerek genellenmemelidir. Bunun yanında Şerif Hüseyinin ingilizler tarafından nasıl kandırıldığı ve dahi ittihat ve terakki mensuplarının gayr-i islami hal ve hareketlerinide göz önünde bulundurmak gerekir.İngilizlerin müslüman sömürgelerine din konusunda sınırsız özgürlük tanımasıda ele alınırsa isyanın sebebi bir nebze anlaşılabilir. Bunun yanında Şerif Hüseyin halifeye değil ittihad ve terakki yönetimine isyan etmiştir. Enver Paşa ve Cemal Paşanın arap yarımadasında uyguladıkları yanlış politika ise ortadadır. Örnek olarak Türkçe dilinin zorunlu hale getirilmesi gibi. Bu olay islam kardeşliğini sarsmak için birileri tarafından sürekli kullanılmaktadır."Arap İhaneti" büyütülmüş bir yalandır. Müslümanları birbirine düşürmek için yazılmış bir yalandır.O zamanlarda bizim yanımızda savaşıp şehid olmuş bir çok arap vardır. İbn-i Reşid,İmam Yahya ve dahi Libyada Senusiler gibi.Bunun yanında verdiğimiz mücadelede sessiz kalan müslümanlar ise gerekli alt yapıları olmadığından sessiz kalmışlardır.Zira ayaklanacak ne silah ne teçhizat mevcud değildi.Başta da denildiği gibi şartlar doğru analiz edilip teşhis doğru konulmalıdır.

vesselam
Yanıtla
8
1
Destekliyorum 
Bildir
heredot09 10.11.2006
kitap tamamen abdullahın anılarından oluşuyor ve bire bir onun ağzından yazar tarafından aktarılımış. o yüzden sıkıcı veya akıcı gibi eleştirleri bırakıp ne anlattığına bakmamız gerekir. Ama şu bi gerçek ki araplar küçücük beyinleriyle ütopyalar hayaller peşinde koşmuşlar. Sonucu ne mi oldu?Sonuç; bu günkü ortadoğu'nun şu halidir. bunu sebebi de beyinsiz aaraplardır
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
hoooooppa 02.09.2006
İnanın bu kitaba en çok sevinenler Arap-Türk kardeşliğini hazmetmek istemeyenlerdir. Arkadaşlar yorumlara bakıyorum ve bu yorumların çoğunun bir müslümanın ağzından çıktığına inanamıyorum. Kitabın içeriği ne olursa olsun Kral Abdulah saçmalamış da olsa gerçekleri de söylemiş olsa bir millete karşı "hain" gibi sıfatlarla hitab etmemek gerekir. Bütün müslümanlar kardeştir. Müslümanların birlik olmamaları için hazırlanmış oyunlara maaşallah hepimiz kanıyoruz. Bir de Kral Abdullah'a bi sözüm var, o kral bile olmuş olsa "biz böyle düşünüyoruz" diye bütün Arap milletin namına konuşamaz ve hiç bir fikir beyan edemez. Onun gibi düşünmeyen Arapları yok saymak demektir bu. Sözün özü geçmişte ne yaşanmışsa yaşansın bütün müslümanlar kardeştir ırkçılığın ve kan davasının bir manası yoktur. Bunlar bizi hasımlarımızın istediği yollara götürür. Birlik çağrısı yapalım..Şimdi el ele vemek zamanıdır...Birlikte hareket etmek zamanıdır..Birbirimizi yeme zamanı değil..!
Yanıtla
8
16
Destekliyorum 
Bildir
cangeza 05.08.2006
toprakın kutsal olabilmesi şehit kanıyla ıslanması gerekir....

yıllarca osmanlının sırtına binmiş ( ki kendileri sömerge diyorlar bu işe ) zevk-ü sefa yaşamış bir millet.Peygamber soyundan gelindiği için her daim torpil geçilen ( araplar savaşlara çağrılmaz ve bir takım vergilerden muhaftır ) kişiler...

kudusü haçlılardan alıp ellerine tekrar teslim ettiğimiz kişiler. ve bizim verdiğimiz silahlarla gencecik vatan evlatlarını şehit eden aynı kişiler...

bizler zamanın da çok döktük o topraklara kutsal kanımızı...Şimdi belki de atalarının diyetini öder bazıları...malüm şehit kanı dökülmeden nasıl kutsal olunur ki toprak...
Yanıtla
6
3
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
carsicem 22.05.2006
Eseri oldukça beğendim ama tam olarak soru işaretlerinin aydınlatıldığını ve anlatıldığını söyleyemeyeceğim yine bir çok şey muallakta ama bu kadarını öğrenmek bile çok güzeldi gerçekten.Okunmayı fazlasıyla hak ediyor bu eser.
Yanıtla
2
6
Destekliyorum 
Bildir
memet291 08.05.2006
Kral Abdullah ın kaleme aldığı bu eser çok yakın tarihimize arapların bakış açısıyla değinen ve Osmanlı yı arap gözüyle tanıtan bir kitap. Kitapta arapların neden isyan ettiği daha doğrusu isyan ettilermi sorusuna yine arapların bakış açısıyla karşılık veriyor Kral Abdullah. Kitaptakilere inanıp inanmamak tamamen sizin elinizde sonuçta bu kitabı yazan bir arap kralı...
Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir