Böyle bir kitap ne daha önce yazıldı ne de bundan sonra kolay kolay yazılır. Her sayfasında beyninizin ortasında bir bomba patlatan, sizi kitabı okuduğunuz koltuğa gömen, bir labirente benzeyen sayfaları arasından kurtulmak için kendinizi zorladığınız eşsiz bir intikam, entrika ve komplolar romanı. Sakın şu anda oldukça popüler olan bu kavamlara bakıp burun kıvırmayın, John Fowles bu romana 1955 yılında başlamış ve tam on beş senede bitirmiş. Defalarca düzeltip yeni yerler eklemiş, kesip çıkartarak bugünkü halini vermiş. Zaman zaman Gülün Adı tadında bir polisiye, genelinde Monte Cristo kontu kadar sürpriz dolu, dili ve anlatımıyla bir cam kadar sade ve berrak olan bu romanı okuduktan sonra kendinizi bu kitabı okuyanlarla okumayanlar arasında bir ayrıma sokacağınıza eminim. Çok sıradan bir roman gibi ilerleyen ilk yüz sayfasını okurken "ne var bu romanda canım" deseniz de yaklaşık 600 sayfa civarındaki bu kitabı bitirdiğinizde " keşke hiç bitmeseydi" diyeceksiniz. Fiyatının bu kadar pahalı olması oldukça abartılı, hatta edebiyatseverlere bir hakaret olsa da ne yapıp edip bir yerlerden edinmenizi tavsiye ederim. Ayrıca John Fowles´un ilk romanı olan Koleksiyoncu´yu da edinirseniz bir kaç gün içinde onu da elinizden düşürmeden okuyup bitireceğinize eminim. Abanoz Kule´sini veya Fransız Teğmeni´nin Kadını´nı okuyanlar sakın
Buyucü´nün veya Koleksiyoncu´nun da onlar gibi ağır ilerleyen birer roman olduğunu düşünmesinler...