Osmanlı ve İran'da Mezhep ve Devlet
Osmanlı ve İran'da Mezhep ve Devlet
51Yorum
Elif Zeybek
Kitapkurdu
30.12.2011
şii sünni ayrımı lgisini çeken, iran-türkiye rekabetine dikkat eden herkesin okuması gereken bir kitap...
ohems
Kitapkurdu
11.12.2011
Osmanlı ve İran toplumlarının hangi merhalelerden geçtiklerini ve birbiri üzerindeki etkilerini ayrıntılı bir şekilde inceleyen Taha Akyol olaylara objektif bakabilen bi bakış açısı olduğunu gösterniştir.
krsd
22.01.2011
türkiye ile iranın devlet yapısının tarihsel olarak aşama aşama incelenmiş. iki devletin yönetim tekniklerinin farklı olduğu bizde devletin iranda ise ulemanın güçlü olduğu özellikle vurgulanmış. okuyunca pişman olunmayacak bir eser.
Oğuz Ceyhan
Kitapkurdu
20.01.2011
Osmanlı'dan günümüze Alevi-Sünni ilişkileri;özellikle Osmanlı'nın kuruluşu sırasındaki işbirliği ve Y.Sultan Selim'den sonra doruğa ulaşan Alevi-Sünni ayrılığı,Anadolu topraklarındaki Alevi-Sünni ve İran'da Aleviliğin daha sert bir yorumu olan Şii'lik üzerine son yıllarda yazılan en etkili ve açıklayıcı kitap.Şah İsmail'in İran'dan Afganistan'a kurduğu büyük devletin hangi aşamalardan geçtiği,Anadolu'da Osmanlı ile anlaşmazlığa düşen beylere nasıl kucak açtığı,Anadolu'da toplum tarafından aynı kabul edilen Alevi-Bektaşi olgularının aslında farklı yorumlar olduğu ve hem Osmanlı hem de İran'da aynı dine fakat farklı mezhebe mensup olan grupların İslama bakış açıları da kitapta bulunabilecekler arasında.
aliyagmur05
30.10.2010
Bu kitabı üniversite yıllarında okumuştum. Tekrar okumak için aylardır arıyordum. Ancak Kitapyurdu'nda da tükenmişti. Yeniden listeye girmesine çok sevindim. Okuduğum yıllarda çok beğenmiştim.
simyacı1982
05.05.2009
türkiye iran karşılaştırılması genellikle laikçilik tartışması ekseninde türkiyenin iranlaşacağı kaygısı etrafında sürekli dile getirildiğinden ülkemiz aydınlarının bu olgular etrafında yeterince araştırma yapmamasının göstergesi.tarihi arkaplanı incelendiğinde durumun çok farklı olduğu ortaya çıkmaktadır.taha akyol başta tarihi olaylar olmak üzere iki toplumun siyasi yapısını ve birbirleriyle olan ilişkilerini incelerken sürekli kısırdöngü halini alan düşüncelerden kurtulmamızı sağlıyor.
nkartal
Kitapkurdu
30.11.2007
Ülkemiz gündemine ve gecirdiğimiz anofora bakınca önemini uzunca bir süre yitirmeyecek sahasında çok önemli bir boşluğu dolduran bir eser. Fikir sahibi olmak için Bilgi sahibi olmak gerektiğini kavramış olanlar için
bilgikolik
28.02.2007
Laik Türkiye Cumhuriyeti ve teokratik İran Cumhuriyeti: iki ayrı dünyanın temsilcileri. Oysa toplumsal biçimlenmelerinin temelinde aynı anlayış yatıyor. Taha Akyol’un bu kapsamlı araştırması, bilimsel yaklaşımı ve yalın anlatımıyla uzun bir süreci aydınlatıyor. Geçmişi tanımak, bugünü anlamak, yarını tasarlamak için.
aliipek
04.06.2006
Mükemmel bir sosyolojik tahlil kapasitesine sahip yazar; kuruluşunu Türklerin yaptığı iki devlet Osmanlı ve Safevi'lerin tarihsel süreç içerisinde hangi noktalarda farklılaştıklarını ve bu farklılaşmanın, İran ve Türkiye gibi iki bambaşka sonuç doğurduğunu harika bir biçimde anlatmaktadır.
Çepni55
Kitapkurdu
25.12.2005
Taha Bey bu eserinde Türk-İran devlet felsefesi farkını ortaya koyarken "Türkiye'nin asla bir İran olmayacağını" ilmi ve tarihi verilerle ortaya koyuyor. Kitaptaki önemli tespitlerden bazıları şunlar; Hanefiliğin İslam'ın tabiri caizse en demokrat mezhebi olduğu; Çaldıran'ın Türk tarihinin belki de en önemli savaşı olduğu zira savaşı kaybetseydik bugün İranlı olabileceğimizi; Türkmenlerin merkez-kenar teorisi; tarih incelenirken özellikle sosyolojik faktörlerin göz önünde tutullması gerektiğinin Celali, İsyanları misaliyle verilmesi gibi... Tarihe bakış açımızı genişleten fevkalade kıymeti haiz bir eser...Taha Bey'e şükranlarımı sunarım.
gok36
14.07.2002
Bir gazetenin pazar ekinde yayınlanan makalelerin yoğun ilgi dolayısı ile oldukça genişletilmiş bir şekilde kitaba dönüştürülmesinden oluşmuş bir eser.Bektaşiliğin Osmanlı'daki önemi ve gelişimini anlatan yazar daha sonra Türkmenlerin devlet olma sürecini özetlemekte. Şah İsmail ve Yavuz'u karşılaştıran yazar önemlidönüm noktası olarak Çaldıran Savaşını anlatıyor. İran ve Osmanlı'da devlet, bürokrasi anlayışındaki farklılıklara değinen yazar Türk modernizmini ve İran devrimini de önemli noktaları ile açıklıyor. Türkiye'nin çoğunluğu Müslüman olduğu halde neden demokratik ve laik bir devlet olabildiğinin kökenlerini görebileceğimiz önemli bir eser.