Gerçek hayatta gördüklerimizi polisiye diliyle anlatan sürükleyici bir kitap.<br />Ama 11 Eylül saldırılarına benzer bir hikayeyi anlatan 8. Gün bence daha güzeldi.
2.dünya savaşı döneminde almanya italya mısır arsından geçen harika bir roman aynı zamanda kitapı okuyarak o dönem hakkında bir çok bilgiyede sahip oluyorsunuz. Okurken olayların içine giriyorsunuz ve sizi heyecanlandırıyor,gerçekten HARİKA bir roman herkese tavsiye ederim
Dostluk mu, görev mi, aşk mı? Hangisine öncelik verirdiniz? Sakkara’nın Kumları, üç insanın yaşadığı etkileyici, aksiyon dolu bir o kadar da duygusal bir Glenn Meade klasiği.
Kitap, 1943 Kasım’ında Mısır’da geçen gerçek bir hikayeyi temel alıyor. 2. Dünya Savaşı Almanya’nın aleyhine dönüyor. Çaresizlik içindeki Hitler ve üst düzey komutanları savaşın seyrini değiştirecek bir operasyon planlıyor. Amaç; Mısır’daki uluslararası bir konferansa katılacak olan Amerikan Başkanı Roosevelt ve İngiltere Başbakanı Churchill’i öldürmek!
Sakkara’nın Kumları, bir hedefe kilitlenmiş insanların sürükleyici, itikat ve feraset dolu öyküleri yönünden yazarın Kar Kurdu kitabıyla birçok benzerlik içeriyor. 1953 yılında geçen Kar Kurdu’nda da, Amerikan Başkanı Eisenhower, soğuk savaşın dayanılmaz baskısı sonucu Stalin’e suikast planlıyor ve bir grup ajanı Rusya’ya gönderiyordu.
Kısa özete geçmeden önce yazarın notunu belirtmek istiyorum. Bu operasyon gerçekten de planlanmış ve başarılı olmasına ramak kalmış! Son anda tutuklu durumdaki bir Alman casusunun itirafı ile suikastler engellenmiş.
Operasyonu gerçekleştirmek üzere Alman askeri birimleri Abwehr ve SD tarafından bir ekip oluşturuyor. Plana göre, arkeoloji grubu kılığında Mısır’a gidecek olan bu ekip, Roosevelt ve Churchill’in kalacağı yeri belirledikten ve suikastın ayrıntılarını kararlaştırdıktan sonra Berlin’e haber verecektir. Daha sonra Roma’dan hareket eden Alman paraşütleri Kahire’ye gelerek bu planı uygulayacaktır.
3 erkek ve 1 kadından oluşan ekip büyük zorluklardan sonra Mısır’a varır ve gerekli istihbaratı yaparlar. Johan Halder ve Rachel Stern bu ekibe istemeyerek katılmışlardır. Çünkü naziler her ikisinin de aile üyelerini zindanlarda tutmaktadır ve istekleri yapılmadığı taktirde öldürülecekleri kesindir.
Suikasti haber alan Mısır’daki müttefik kuvvetleri, gelen Alman ajanlarını yakalamak için Amerikan istihbarat subayı Harry Weaver’ı görevlendirir. Yalnız burada bir handikap vardır. Harry Weaver, gelen ekipte bulunan Johan Halder ve Rachel Stern ile savaştan çok önce tanışmışlardır ve dostlukları halen devam etmektedir. Üstelik hem Weaver hem de Halder Rachel Stern’e aşıktır!
Çizginin iki tarafındaki bu insanların yaşadığı iç çatışmalar, soluk soluğa yaşanan kovalamaca ve nihayetinde romanın özünde bulunan tarihi gerçeklik, bu kitabı gerilim / macera türünü seven okuyucular için kesinlikle okunması bir eser haline getiriyor.
ve işte yine glenn meade ve yine mükemmel kurgu mükemmel bir macera haliylede mükemmel kitap tüm glenn meade kitapları gibi okurken bitmesini hiç istemedim ama başından kalkamadığım için çabuk bitti yalnız glenn meade okumanın bir sakıncası var glenn meade okuduktan sonra başka yazarları okuyamıyorsunuz ve size diğer yazarlar çok yavaş geliyor.şimdilerde gözüm glenn meadin Devil's Disciple ismli kitabının Türkçeye çevrilmesini bekliyorum inşaalah ben askere gitmeden Ali Cevat Akkoyunlu tarafındab Türkçê'ye çevrilir
II. Dünya savaşı sırasında yaşanmış gerçek bir öykü üzerine kurgulanmış, aşk-macera-dostluk üçlüsünü çok güzel bağdaştıran, okurken diğer bölümünü merakla beklediğiniz bir belgesel film gibi hafızanızda canlı bir şekilde akıp giden bir roman. Şiddetle tavsiye ediyorum. Romandaki karakterler gerçekten çok profesyonel seçilmiş ve işlenmiş. elinizden bırakamayacaksınız
Sakkaranın Kumlarına Hitler dönemi Almanyasında başlayacak, Mussolini İtalyası üzerinden uçarak Mısır a konacak ve orada harika bir macera yaşayacaksınız. Glenn Meade'in bence en başarılı yönü, hiçbir romanının ne kurgu, ne konu olarak bir diğerini andırmaması.
II. Dünya savaşı sırasında yaşanmış gerçek bir öykü üzerine kurgulanmış, aşk-macera-dostluk üçlüsünü çok güzel bağdaştıran, okurken diğer bölümünü merakla beklediğiniz bir belgesel film gibi hafızanızda canlı bir şekilde akıp giden bir roman. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Yine piriket kalınlığında bir kitap ve yine sıkılmadan elimden bırakmadan okudum. Ama Kar Kurdu'nu da okuduktan sonra olayların gelişimi hatta karkaterler bile epey benzerlik gösteriyor. Bu sefer Almanlar, Amerikan 'President'ini öldürmek için ajan gönderiyor. Okuyun ve okumanın zevkini çıkarın. Glenn Meade'in tüm kitaplarını okumadan bana rahat yüzü yok. Sevgiler...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
SAKKARANIN KUMLARI Glenn Meade
1939 yılı,II. Büyük Savaş öncesinde Mısır Piramitlerinde arkeolojik araştırmalar yapan gurup içerisinde yer alan çocukluklarından bu yana birbirlerinden ayrılmayan Jack ve Harry’nin,ortak tutkuları Rachel’dir.İki genç Rachel’e olan aşklarını dile getiremeden savaş başlamıştır. Babası Yahudi olan Rachel,Nazilerin elinde tutsaktır.Jack,Alman kanı taşıdığını anımsamış ve Alman ordusuna katılmıştır.Harry ise Amerikan askeri istihbaratına hizmet vermektedir.Bu üçlünün yolları Nazilerin,Kahire toplantısı için Mısır’a gidecek olan Roosevelt’e düzenleyecekleri suikast nedeniyle kesişecektir.
Güneyin büyüsü <br /><br />Kitap gerçekten aranılan aşk, gerilim ve polisiye gibi öğeleri o kadar bir birine sarmaş dolaş yapılmış bir halde buldum ki okurken hem Kahire’nin kokusu ve o güzel Nil’in manzarasına kendinizi kaptırıyorsunuz... Çok iyi kurgulanmış ve hiç bir anında sıkıntıya düşmeden bir çırpıda okunabilecek çok kaliteli bir yapıt... Bu kitabı okuyup da pişman olmanız tek kelimeyle imkansız... Sizi Sakkara'nın eşsiz piramitleri ve hemen yanından geçen Nil nehrine bekliyorum <br />
Brandenburg ve Buz Kapanı'ndan sonra okuduğum Glenn Meade' e ait 3. kitap olan Sakkara'nın Kumları için şu ana kadar okuduklarım içinde en iyi roman, Glenn Meade için de okuduğum en iyi roman yazarı dersem herhalde diğerlerine haksızlık etmemiş olurum diye düşünüyorum. Müthiş temposu, akıcılığı, ustaca işlenmiş ve okuyanda iz bırakan duygusallığı yanında bu kitapta hoşuma giden bir diğer özellik de, yazarın uzun ve detaylı araştırmalar sonucu elde ettiği bir tutam tarihi gerçeği, eşsiz bir uslupla yoğurarak kurgulamış olmasıdır. Ayrıca kitapta Hitler, Canaris, Roosevelt,Churchill, Otto Skorzeny gibi tarihe mal olmuş kişiliklere de rol verilmiş. Kitap etkileyici bir sonla bitiyor ve bir okuyucu olarak romanı bitirdiğinizde hüzünlendiğinize ve kendinizi bir an boşlukta hissetiğinize şahit oluyorsunuz. Macera ve tarihe ilgi duyanlar mutlaka okumalı diyorum. Not: Kitapta sözü edilen Albay Otto Skorzeny' nin bu operasyonda gerçekten bir rolü var mı bilmiyorum ancak kendisi 2.dünya savaşında Mussolini'nin kaçırılmasıyla ünlenen ve imkansız denilen operasyonları bizzat planlayıp icra eden, gayrinizami harbin önemli bir uygulayıcısıdır. İlgi duyanlara mutlaka tavsiye ederim : Hitler'in Harika Komandoları, Charles Foley, Kastaş Yayınları
II. Dünya savaşı sırasında yaşanmış gerçek bir öykü üzerine kurgulanmış, aşk-macera-dostluk üçlüsünü çok güzel bağdaştıran, okurken diğer bölümünü merakla beklediğiniz bir belgesel film gibi hafızanızda canlı bir şekilde akıp giden bir roman. Şiddetle tavsiye ediyorum. Romandaki karakterler gerçekten çok profesyonel seçilmiş ve işlenmiş. elinizden bırakamayacaksınız. <br />kesinlikle okumanızı tavsiye ederimmm
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özellikle Dünya savaşlarının olduğu dönemlerde yaşanan hikayeler hep ilgimi çekmiştir.Bu kitapta da hem tarih. hemde macera bir arada insanı sürükleyiveriyor.Gerçekden çok iyi kaleme alınmış harika bir kitap.Yazarın diğer kitaplarınıda okunası kılmıyor değil doğrusu.
tarihini bildiğimiz bir olayın kurgusallaştırılmış hali diyebiliriz kısaca. sonunu daha en başından az çok bildiğim bir tarihsel olayı bu kadar heyecanla okuyacağımı düşünmemiştim. Aslında içindeki tarihsel olaydan çok, var olan aşk öyküsü güzelliğe güzellik katıyor. sanki bir belgesel seyreder gibi buna inanıyorsunuz da...
Bugüne kadar okuduğum en güzel ve kurgusu en mükemmel kitap. Arka arkaya dört kez okuduğum ilk ve tek kitap. 5. de sırada. Her okuyuşumda bir kez daha etkilendim.
Çok akıcı bir dille yazılmış, anlaşılması kolay bir eser. Ben çok beğendim ve herkese tavsiye ediyorum. Okuyucuyu alıp romanın geçtigi mekanlara götürüp olayları yaşatabiliyor.