Safran Sarı (Ciltsiz)
Safran Sarı (Ciltsiz)
49Yorum
inanna59
08.09.2007
daha önce key hooper i hiç okumamıştım ama güzel bir kitap
Gökhan KÖROĞLU
04.09.2007
Romanda öne çıkan 3 karakter üzerine kurgulanmış.Melike eda,Volkan ve Eylem'in hayatları "GELECEKSİZLİK" kavramı üzerine şekillenmiş. Geleceklerinin belirsizlik ve umutsuzluk üzerine inşa etmişler.Hayatları dünyevi zevkleri tatmış,doyuma ulaşmış karakterler kendilerini bir uçurumun kenarında görüyorlar.Bu 3 kişinin hayatı romanın sonunda birleşiyor.Roman bu yönüyle sürpriz sonla neticeleniyor.Romanda cinsellik oldukça arsız şekilde işlenmiş.Cinselliğin bu kadar pornografik olarak yansıtılması bazen rahatsız edici boyutlarda işlenmiş.Yazarın edebi yönünün iyi olduğunu düşünüyorum.
seashore
25.08.2007
hayretler içinde okudum gerçekte bu tarz yaşamların olabileceğine inanamak istemedim ne kadar hayal ürünü olsalarda gerçeklik payı yok değil kesinlikle bir insann kendisiyle çelişmesi iç savaşı ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi sonunda volkan ile eyemin birleşmelerini çok isterdim
tuna70
Kitapkurdu
21.06.2007
işin açığı romanı okumaya başlamadan önce sanki mor romanı gibi harika bir sonla biteceğini ummuştum ama romanın ilk yüz sayfası tamamen psikolojik öğelere , insanları tanıtmaya ve bence gereksiz sözcüklere yer verilmiş.<br />romanın çok iyi kurgulandığı söylenemez ama ortaya inci aral faktörü çıkınca genede okunuyor. hiç bilmediğiniz bir anda romanın öğeleri umulmadık bir yerde karsınıza çıkabiliyor<br /><br />ben roman hakkında 5 üzerinden 3 vereceğim.<br />roman önceki inci aral romanlarıyla kıyaslanınca biraz vasat ama gene de bence kendi kalitesini belli ediyor<br />saygılarımla.
kha6
24.04.2007
İnci Aral'ın "Ağda Zamanı" ile yola çıkmasının üzerinden tam otuz yıl geçti. Sonra "Kıran Resimleri", "Uykusuzlar", "Sevginin Eşsiz Kışı" derken seksenli yıllarda hep öyküyle var oldu, Aral. Doksanlı yıllardaysa hep romanlarla. Ödüllerinin arasına Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü de katan "Gölgede Kırk Derece"den yedi yıl sonra “Safran Sarı” ile karşımızda, yazar. Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ama roman için gösterişli bir dili var Aral'ın. Gösterişli ama akmıyor. İletişim fakültelerinde okuyan son sınıf öğrencilerinin yazdığı senaryolar gibi betimlemelere, görsel detaylara boğuluyor kimi yerlerde. Yaşar Kemal'in onsayfalarca anlattığı Çukurova'yı, sarı sıcağı okumaya doyamayız ama Aral'ın üslubu ne yazık ki anlatımıyla bazı kısımlarda okuyucunun iştahını kesiyor. “Safran Sarı”nın öykü değil de roman olduğunu öğrenince, ihanete uğramış gibi hissettim kendimi. Özenli, somut karakterler, başarılı öykü evrenleri kurduğu “Ağda Zamanı”, “Kıran Resimleri” gibi çok nitelikli öykü kitaplarından tanıdığımız İnci Aral’ın her yeni romanı çıktığında aynı hisle donanıyorum. Ama “Safran Sarı”da durum farklı! Safran Sarı, romandan ziyade; öyküler cümbüşü, öyküler kesişmesi gibi aslında. Ayrıca Aral’ın edebi kariyerinde yeni bir yol ayrımında olduğunun göstergesi: Genç yaşta yükselmiş bir yatırım uzmanı, eski eser kaçakçısı bir kadın ve üniversite mezunu bir telekızın öyküleri “Safran Sarı”da kesişiyor. Son olarak “Ruhumu Öpmeyi Unuttun” adlı öykü kitabıyla kitabevlerindeki yerini alan Aral, bu kez “Safran Sarı” ile “Türk Edebiyatında ben de varım!” diyor…

tonyadams
20.04.2007
safran sarı yazarın yeni yalan zamanlar baslıgı altında baslattıgı uclemenin sonuncusu.aral bu üç romanda son 20 yılı kesintisiz,roman kahramanlarının hayatı uzerinden aktarıyor.safran sarı 80 sonrası populist kültürü, ahlaki yozlasmayı,cinsel hoyratlıgı asksız birliktelikleri gündeme getiriyor.paranın gosteris ve sasaanın içi bos ruhsuz dünyasında yasayan ve tek derdi para kazanmak olan bir grup insanın hayatına tanık oluyoruz bu kitapta.
coelecant
18.04.2007
Inci Aral yine yapti yapacagini. İstanbul seyahatim boyunca otobüste hic elimden birakmadan bir solukta okudum. Butun kitaplarini okumaya çalışırım. Akici, bunaltmadan zevkle okuyacaginiz bir kitap. Harikasin Inci Aral ellerine saglik
GULCICEK
18.04.2007
Cok akici yazilmis. Dogrusu kitabi 3-4 gunde bitirdim ama eger daha fazla zaman ayirabilseydim, belki bir gun de bile okurdum. <br /><br />Ilk anda sanki edebi degeri yokmus hissi uyandirabiliyor. Oysa okudukca derinden derine dusunmek ve gercekten boyle miyiz diye kendime defalarca sormak zorunda kaldim. Cunku bazi anlatilanlar tuylerimi diken diken etti. Ama gercekten her gun televizyonlarda benzer hayatlari saatlerce seyretmiyor muyuz? <br /><br />Gunumuzun ozellikle 25-35 yas arasi grubunun neler yasadigina cok guzel ayna tutumus bence yazar.
SAFRANSARI
24.03.2007
tasvir içerigi zayıf, edebi yönü hafif, nedense bir solukta okunan bir kitap,inci aral ile ilk tanıştığım kitap rumuzumuda bu kitaptan aldım, umarım inci aral kızmaz! okuyun.