Sinekli Bakkal
Sinekli Bakkal

Kitapyurdu Fiyatı: 322,19TL

Ürüne Git
612Yorum
olguhoca
15.12.2007
Sinekli Bakkal romanında, Meşrutiyet dönemi Osmanlısı anlatılıyor.Tiyatro ile uğraşan ve Sinekli Bakkal mahallesi imamının kızı Emine ile büyük tartışmalar yapan Tevfik, oyunlarında kadın tiplemesini canlandırdığı için Kız Tevfik olarak bilinir.Ancak bir oyunda kadınları küçük düşürdüğü gerekçesiyle şehirden sürdürülür.Yıllar sonra geriye döndüğünde kızı Rabia'yı büyümüş ve küçük yaşına rağmen dönemin önemli hatiplerinden biri olarak görecektir.Vehbi Dede'den alaturka dersleri de alan Rabia, daha sonra, saraya gelen Peregrini adlı İtalyan piyano hocasından dersler almaya başlar.Bu derslerde daha önce başlanıp yarım kalmış olan ve Doğu müziğini yansıtan bir parça, Peregrini tarafından tamamlanır.Bu parçanın adı TILSIMLI KUYU'dur.Yazar böylelikle DOĞU-BATI SENTEZİ'nin mümkün olabileceğini anlatamaya çalışmıştır.Bu yüzden bu roman edebiyatımızın tezli romanlarından biridir.En sonunda Peregrini, hayranlık duyduğu Rabia ile evlenir.Bütün bu olaylar yaşanırken Osmanlı'nın yaşadıkları da romana ustalıkla yerleştirilmiştir.Özellikle GENÇ TÜRKLER hareketinin amacı ve verdiği mücadele başarıyla anlatılmıştır.Zaman zaman anlamını bilmekte zorlanacağımız kelimeler kullanılmış olsa da romanın anlaşılır bir dili olduğunu söylemeliyim.Başarılı bir Türkçe örneği sayılabilir bu roman.Ancak dikkatimi çeken şey şu oldu. Bildiğimiz gibi o yıllarda kadın yazarlarımızın sayısı hayli azdı VE İLK ROMANLARIMIZDA DA KADINLAR HEP KÖTÜ KARAKTERLER OLARAK ÇİZİLMİŞTİ.Örneğin, İntibah romanında Mahpeyker, Araba Sevdası romanında da Periveş böyle karakterlerdir.Her ikisi de hayat kadınıdır.Sinekli Bakkal'da ise neredeyse Vehbi Dede dışındaki tüm erkek karakterlerde bir kusur ve eleştirilen nokta bulmak mümkündür.Kadın karakterler ise mükemmel yakın birer portredir.Aslında Halide Edip Adıvar'ın, BÜYÜK BİR USTALIKLA ERKEK YAZARLARDAN İNTİKAM ALDIĞINI rahatlıkla söyleyebiliriz.
ayseteyze
10.12.2007
anlattığı hikaye son derece okunabilir ve eğlenceli olduğu kadar hüzünlü de bir kitap. ilk başta yayınevinin kelimelerin orijinal halini koruyup tercümelerini dipnot olarak düşmesi sebebiyle okurken biraz zorlanılabiliyor. Fakat biraz ilerledikten sonra aksine bundan daha çok zevk alıyor ve birçok osmanlıca kelime öğrenebiliyorsunuz.
f.u.n.d.a
Kitapkurdu
04.12.2007
kitap hafız kızı olan rabia nı hayatını anlatıyor halide edip anlatmış onun gözüyle herşey nasılsa bu kitaptada öyle mutlaka okuyun tavsiye ediyorum
elifgokceilhan
01.12.2007
çok güzel,biraz da romantik...herkeze tavsiye ederim.
KY-491553
27.11.2007
Eski İstanbul'un yerli bir semtini,insanlarını ve olaylarını güçlü bir gözlemle inceleyen tipik bir töre romanı olan Sinekli Bakkal'ı okuyunca büyük bir mutluluk duyacaksınız. Bu kitabı beş on yılda bir okuyacaksınız.
Şenay Gemeç
Kitapkurdu
21.11.2007
Sinekli Bakkalın konusu kısaca,İstanbul’un Sinekli Bakkal mahallesinin Sinekli Bakkal sokağında doğup büyüyüp evlenen Rabia adlı bir hafız kızının ve çevresindekilerin hayatıdır.
Halide Edip‘in gözünde ideal Türk kadının doğu kültürünün aynı zamanda Batı ile tanışmış ılımlı kişiliğini; akla dayanan Batı felsefesinin birer temsilcisiolduğunu topluma göstermek istemiştir.Bence Sinekli Bakkal bugün dahi türk kadınına örnek teşkil edebilecek bir şaheserdir. Bu kitap sadece Türk kadını için değil erkeği içinde bir rehberdir, bunun için herkesin bu kitabı okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.
alperenkartal
19.11.2007
Bir sanatçı ancak bu kadar eseriyle bağdaşabilir. Kahvehaneler, çeşme başları, yaz akşamları, arka bahçede yapılan sohbetler, bunların yanında gelişen siyasi olaylar, isyanlar, sürgünler, esere ayrı bir güzellik katmış.<br /> Tavsiye ederim.
cuferiye
17.11.2007
Halide Edip Adıvar ilk kadın romancılarımızdandır. O sıradanlıktan yana degıldır, öncülük farklılık onun kendı hayatında olsugu gibi romanlarında da vardır. Sinekli Bakkal da bunlardan biridir ve Rabianın hayatı farklılıklara, zıt kutupların birleşmesine, öncülüklere çok iyibir örnektir. Gerek Sinekli Bkkaldakı Rabiada, Gerek Tatarcıktakı Lale de gerekse handan da hep bu farklı kadın ön plandadır.
MÜFETTİŞ
15.11.2007
Sinekli Bakkal, bir töre romanıdır.<br /><br />"Abdülhamit döneminde, İstanbul'un arka semtlerinden birinde, Sinekli Bakkal mahallesinin ünlü imamı ile kızı Emine arasında bir anlaşmazlık çıkar. Emine kiz, Tevfik adındaki genci sevmektiedir. Babasının direnmesine karşın evlenirler..."<br /><br />Olaylar bu çerçevede gelişir.<br /><br />
Suat Sungur
Kitapkurdu
13.09.2007
Sinekli bakkal bulunduğu semtin adını almış olan dar bir sokaktır. Bir geçitten çok bir toplantı yeri gibidir. Bu sokakta oturanlardan biri mahalle imamıdır. Onun kızı, Emine ise babasının istemesine rağmen “Kız Tevfik” denilen bir halk sanatçısı ile evlenir. Tevfik; orta oyunu, karagöz gibi şeylerle vakit geçirir. Ayrıca Emine ve Tevfik’le birlikte, sokaktaki İstanbul bakkalını işletmektedir. Bir süre sonra Tevfik ile Emine anlaşamazlar ve ayrılırlar. Tevfik yaptığı şaklabanlıklar yüzünden sürülür. Ancak Emine hamiledir, ve İnadını ve iradesini annesinden, yeteneklerini ise babasından olan bir Rabia isimli bir kızları dünyaya gelir . Emine’nin Babası Rabia’nın dedesi olan imam ise Rabia’yı biraz büyüyünce hafız yapar. Mahallenin bir de konağı vardır: “Selim Paşa Konağı”. Selim Paşanın Hanımı dünyanın tadına varmış, yaşlandıkça ölüm korkularına kapılmıştır. Ve teselliyi nerede bulacağını şaşırmış bir kadındır. Selim Paşa ise Padişahın dostlarından idi. Oğlu Hilmi ise babasının aksine Jön Türklerle ilgisi olan bir ihtilalcidir. Büyüklük peşinde bir hayal adamıdır. Konağa giren - çıkan pek çoktur. Peregrini adında bir İtalyan piyanist ve Vehbi Dede adında bir Mevlevî bunların başlıcaları arasındadır.
Rabia mevlit ve kuran okumaktaki şöhreti ile Selim Paşa konağına davet edilir. Peregrini’yi orada tanır. Vehbi dededen musiki dersleri, alır. Rabia biraz büyüdüğünde Hiç görmediği babası Tevfik sürgünden dönmüştür. Rabia annesi ile babası arasında tercih yapmak zorunda kalmış ve Babası Tevfik’i seçmiştir. Bunun üzerine Emine Rabia’ya çok kızmış her namazdan sonra beddua etmeye başlamıştır. Rabia Babasına bakkalda ve karagöz oyunlarında yardım etmekte Mahallenin cücesi olan Rakım Amcası ile beraber hep beraber güzel vakit geçirmektedir. Lakin Tevfik’in kadın kılığına girip Selim Paşanın oğlu Hilmi için Fransa’dan gelen yabancı evrakları feslilerin giremeyeceği Fransız Postanesine gidip alması esnasında yakalanması ile, Tevfik, zaptiye dairesinde “göz patlatan Hakkı” adında ki zorbanın sıkı işkenceleri ile sorguya çekilmiştir. Gene de Hilmi’nin adını vermez sürgüne yollanır. İş anlaşıldığı için Paşanın oğlu Hilmi de Selim Paşanın emri ile sürgüne Şama sürülecektir.
Tevfik yokken Rabia Rakım Amcanın yardımı ile dükkanı idare eder. Vehbi Dede ve Peregrini de kendisine arkadaşlık ederler. Ama babası sürgüne yollandığından sonra bir daha Selim paşa konağına ayak basmaz. Konakta pek sevdiği bir Cariye vardır: Kanarya Hanım. Çerkez asıllı olan Kanarya Hanım da aslında evlenip çırak çıkmıştır.
Rabia, Ramazanlarda camileri gezer mukabele okur ara sıra mevlitlere çağrılır. Şehzade Nihat Efendisinin yalısında da Mevlit okumaya davet edilir. Rabia yalıya gittiğinde iç salonun kapıları açılarak sinekli bakkal mescidinin büyük bir toplantı yeri haline getirildiğini görür. Yüzlerce başörtülü kadın dinleyicisi vardır. Bu duygulu kalabalığa yanık ve dokunaklı sesi ile mevlit okuduktan sonra salonun sonunda çok güzel bir mermer heykele benzeyen sarışın bir kadın görür . Bu Kanarya Hanımdır. İki eski dost birbirlilerinin boynuna atılırlar.
Peregrini Rabia’nın okuduğu mevlide hayrandır. Karakterine, olgunluğuna hayrandır. Sonunda , tasarısını Vehbi dedeye açar. Onunda uygun bulması üzerine Rabia ile evlenmek için dinini değiştirir. Osman adını alır. Vehbi dede de, onu kızı gibi sevmektedir. Yani Rabia da güzelliği bulan Tanrı sevgisi...
İmam da Emine de öldüğünden Osman’la Rabia Evi onarırlar. Dükkanın üstüne yerleşirler. Rabia’nın gebeliği çok sıkıntılı geçer. Sonunda İstanbul’da ilk defa yapılan bir sezeryan ameliyatı ile kurtulur. Bir oğlu olur. Bu mutlu olayı izleyen yıllarda 1908 meşrutiyeti gelir. Sürgünler yerlerine dönerler. Geri dönenler arasında Tevfik de vardır. Rabia, Osman Rakım Amca , Mahallenin Kibar tulumbacısı, Sabit Beyağabey , Bütün sinekli bakkal onu karşılamaya giderler. Vakti ileamanında Padişah haini diye İstanbul’dan sürülenlerin hepsi, şimdi birer Hürriyet kahramanı olarak dönmektedir.
Tevfik’in bu siyasi görüşlerle ilişiği yoktur. Vapur rıhtımına yanaşıpta sürgünler çıkınca karşılama törenleri başlar. Sabit Beyağabey bir emir verince sinekli bakkal takımı Tevfik’in bile ürkütüp saklanacak yer aratan bir coşku ile gösterilerine başlar. Sinekli bakkal delikanlıları Şişmanca bir adamı omuzlarına alırlar. Tevfik’in mahalleye dönüşü dolası ile ateşli bir hürriyet nutku çeken bu adamı Tevfik hemen tanır. Bu kendine işkence eden göz patlatan Muzafferdir. Vehbi Dede ile Osman Tevfik’in Koluna girer ve ona bir torunu olduğunu haber verirler.
meyt
14.08.2007
çok güzel bir roman...çok güzel bir kurgu...akıcı bir anlatım...sinekli bakkal devrinin özelliğini çok iyi anlatan bir kitap olmasının yanı sıra muhteşem de bir hikayeye sahip.müslüman,mutuaasıp bir ailenin kızı rabia ve italyan piyano,müzik dahisi,rabianın müzik hocası preagrini rasındaki aşk.aşkın nelere kadir oldugunu anlayacaksınız kitabı okurken.herkese tavsiye ediyorum
btasdemir
Kitapkurdu
11.07.2007
Cumhuriyet Romancılarımızdan Halide Edip Adıvar'ın Türk filmi tadındaki eseri. Sinekli bakkal semtindeki küçük bir sokak ve aynı muhitteki Selim Paşa Konağında yaşanmış hayatları konu alır. Hafız Rabia nın (ideal Türk kızı) italyan misafirle tanışması, Peregrini nin Rabia'ya olan aşkı ve sonucunda din değiştirmesi ve evlenmeleri. Aynı zamanda da jön Türkler ve padişah yanlıları arasındaki çekişmelerin de yer aldığı Yerli Dizi tadındaki eserdir.