Yazar için sonu cidden basit olmuş.O zekadan daha fazla şey bekliyordum.Kitap genel olarak,diğerleri gibi sürüklemiyor.Bi nevi kendini tekrarlama haline girmiş.Ama plastik cerrahi ve Türkler hakkında çok bilgi topladığı belli.Gerçi bi önyargı da yok değildi kitapta.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben GRANGE'yi ilk defa okumama rağmen çok beğendim.Bizi çok iyi etüt etmiş bir yazar.Ama bende birçok okuyucu gibi yazarın sona kadar taşıdığı performansı sonuç kısmına yansıtamadığı görüşündeyim.Ama bütün olarak incelersek roman gerçekten çok iyi...
Bence Grange bu romanında malzemeden çalmış.Diğer romanlarına göre gerilim,korku,tasvir,sürükleyicilik,bana eksik geldi.Zorlama veyahut ticari kaygılardan dolayı yazılmış bir kitap geldi bana.Sanırım yazar bu aralar biraz formsuz.
Grange'in 4 kitabını da (kızıl nehirler,taş meclisi,leyleklerin uçuşu,kurtlar imparatorluğu) okudum.Bir polisiye okuru,<br />olarak O'nun kadar iyi bir yazar görmedim.Grange gerçekten mükemmel bir kişilik
Yazarın kalitesinin yanınında değerlendirilmedi gereken önemli birnoktada çevirmenin başarısıdır kuşkusuz.yabancı dilden çeviri olarak en rahat okunacak kitapların başında gösterebilirim.
Paris'ten Nemrut Dağı'na kadar uzanan oldukça heyecanlı ve gizemli bir macera. Bir bilmece çözülürken yeni bir bilmece ortaya çıkıyor.<br />Yazarın Türkler'e fantastik bakmasını bekliyordum ama beklediğimden daha gerçekçi bir bakış açısıyla karşılaştım ve sevindim. Yalnız romanın sonu havada kalmış bence. Yine de oldukça iyi bir roman.
Bize bizimle ilgili olayları bu denli güzel anlatması, okuyucuları etrafına nasıl kenetlediğini az çok anlatıyor! <br />Çok başarılı bir yorumcu... Romanın sonu beklenmedik bir şekilde bitmiş ama güzel de olmuş. <br />Bu romanla hala tanışmadıysanız bence kitaplığınızda bir eksiklik var... <br />
kitap grange nin tek başına yiyeceği halt değil özellikle içerden ciddi ideolojik yardım aldığı berli.literetür hakkında arkadaşa yardımcı olunduğu gibi ülkücülere yönelik öfkelerini bu şekilde tatmin edilmeye çalışılmış.şimdi bu kitabtaki olayların kişilerin ne kadar gayrı ciddi ve yalan olduğu gerçeği bir yabancı yazar eliyle piyasaya sürülmesi gayri ahlaki durumu değiştirir mi.
Jean-Christophe GRANGE in okuduğunuz ilk kitabiysa size cok ilginc ve guzel gelecektir. Ama daha onceki uc kitabi okuduysaniz artık bazi seyleri tahmin edebiliyorsunuz. Yine de Turkiyeyle ilgili olmasi ilginizi surekli acik tutuyor.
ALEYHTE YAPILAN YORUMLARA RAĞMEN ALIP OKUDUM.<br />BANA GÖRE GÜZEL BİR KİTAP.<br />ROMANLARDA ANLATILAN HERŞEYİN GÜNLÜK HAYATTA BİREBİR KARŞILIĞI OLMASI BEKLENEMEZ.<br />BUNUN İÇİN BAZI ARKADAŞLARIN RAHATSIZ OLMALARINA GEREK YOK.<br />SÜRÜKLEYİCİ BİR MACERA.. İNSANLARIN HAYATLARININ BASİT BİR ARACA NASIL DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜNÜ GÖRÜYORSUNUZ.<br />OKUNMAYI HAKEDEN BİR KİTAP
Grange gerçekten de en sevdiğim yazarlardan birisi. Genelde fransız yazarlarını sıkıcı bulurum ama grange'ın hem uslubu hem de tarzı gerçekten çok aykırı. Bütün kitaplarını gerçekten büyük bir zevkle okudum fakat bu kitabında bana göre taş meclisinin de sonunda yaptığı hatayı yapmış. Kitap sonuna kadar çok iyiydi ama sonu bence saçma bitmiş. Sonunu daha güzel bağlayabilse eminim çok daha güzel bir kitap olabilirdi. Gene de okunması gereken bir eser bence. Yeni kitaplarını sabırsızlıkla bekleyeceğim..
Jean Cristophe Grange Bence kitap okumayi seven özellile sürekliyici ve etkileyici kitaplari seven bir kisinin unutmamasi gereken bir isim.Okurken bastan sonuna kadar mükemmel bir zevk aldigimi söylemek istiyorum."Kurtlar imparatorlugunu" o kadar kisa surede bitirdimki artik bir goz problemimin bile oldugunu soyleyebilirim.Etkileyici Vahsi ve türk oldugum kadar kendi ülkemde bilmedigim ne kadar gizli konu oldugunu kavradagim bir roman SIDDETLE Tavsiye ediyorumm
Kitap oldukça sürükleyici ancak olayların nasıl gelişeceğini en başından beri anlaybiliyorsun .Ve akılda soru işaretleri kalıyor kahramanlarla ilgili.. Genelde konu iyi işlenmiş dediğim gibi biraz kopukluklar var yazar belki de bilerek böyle bırakmış olabilir.Ama baştan beri katilin kim olduğunu tahmin edebiliyor okuyucu şaşırtıcı sonuçlar çok rastlanmıyor kitapta
son zamanlarda okuduğum en sürükleyici kitap.gerçekten çok beğenerek ve bir solukta okudum.kitap okumayı çok seviyorum ama doğal olarak aldığım her kitapta tam bir memnuniyet duygusu hissedemiyorum.çoğu zaman hayal kırıklığına uğradığım durumlar çok oluyor.bu sefer yanılmadığımı bilmek güzel."kızıl nehirler"i de çok beğenerek okumuştum.zaten bu kitabı almama beni iten sebeplerden en önemlisi yazarın daha önceki kitabını beğenmemdi.çok güzel ve akıcı bir anlatım.yazar,okuyucunun merakını en üst düzeyde tutmayı çok iyi başarmış.herkese tavsiye ediyorum.
Best-seller listelerine uzaktan bakan biri olarak, ilk kitabı popüler olunca piyasa arka arkaya diğer kitaplarının basımları sürülen ve kitaplarının aşırı abartıldığı önyargısı edindiğim yazarlardan uzak durma alışkanlığım var. Bu kitabın yazarı hakkında da aynısını düşünmekteydim, ta ki kitabı okuyana dek. İlk sayfalarda birbirinden bu kadar farklı karakteri bir arada kullanan bir yazarın, bir şekilde karakter ve olayları bu kadar ilginç ve sağlam bir şekilde bağlantılandırması gerçekten de çok şaşırtıcı. 'Katil uşak' rutininin dışına böyle başarılı şekilde çıkan yazar, takdiri hak ediyor, zira Amerikan filmlerinin sonu belli senaryolarına alışık ve bundan sıkılmış bir kuşak için, son 100-150 sayfa oldukça heyecan verici. Siyasetin polisiye gerilimle güzel bir ortaklığı var bu kitapta. Kitap okurken çok nadir olarak başıma gelen bir şeyi yaşadım kitabı bitirdiğimde: Üzüldüm.
<br />Çok sürükleyici olduğuna ben de katılıyorum ancak işkence sahnelerini bu kadar açık yazan başka bir kitap okumamıştım. Zaten çoğu işkence sahnesinin tamamını okuyamadım. Ayrıca Türkleri ve Türkiye'yi gerçekten bilen biri gibi yazmış.Enteresan.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Epey önce almıştım, daha yeni okumak kısmet oldu.. KURTLAR İMPARATORLUĞU.. Elime aldığımda içinde ne tür bir hikâyenin anlatılmış olduğunu, bana neler söyleyeceğini bildiğimi, en azından tahmin ettiğimi sandığım konusunda, size yanıldığımı söyleyebilirim. Aslında bu kitabı önceden kestiremiyorsunuz. Şahsen kestiremedim. Kitabın arka tarafındaki tanıtım yazısında yer alanlar, kitabın içindeki konulardan sadece bir iki kelime alınarak derlenmiş kelime topluluğu. Amaç size bilgi vermekten çok, merak duygunuzu pekiştirmek. Zaten tüm kitaplarda yapılan da bu değil midir?. Arka kapağa ve eleştirilere daima önem verin, fakat içini kendiniz görün, olayları kendiniz seyredin..
Jean-Cristophe Grangé, bize kitabı sunduğunda, belirgin, bir takım edebiyat kurallarını hatta kalıplaşmış kuralların bir kısmını hiçe saydığını rahatlıkla söyleyebilirim. -Bana kalırsa- kitabın “en” bariz özelliği üç temel kural zincirine uymaması. Giriş-Gelişme-Sonuç kavramları sanki bu kitapla birlikte tarihe karışmış. Direk “balıklama” bir dalış var olaylara. Yazar, işte bu ilk noktadan itibaren, sizi hazırlıksız yakalamak için çaba hiçbir sarf etmiyor, siz (vurgu “siz”de) gerçekten de hazırlıksız yakalanıyorsunuz. Kitabı elinize alıp, rahat koltuğunuzda yada rahat edeceğiniz herhangi bir yerde ilk sayfayı açtığınızda… Gördüğünüz ilk kelime ile zaten olayın ortasında olduğunuzu kavramanız pek de zor olmuyor. Ne bir tanıtım, ne de yer kavramı ilk kelimeyi oluşturuyor. İlk şok dalgasını atlattığınızı düşünürken, dalga tsinamu gibi tepenize inmeye başlıyor. --- Jean-Cristophe Grangé, yazar, bize, aslında bildiğimiz fakat “sadece”, “kendimize bile” fısıldamaktan çekindiğimiz, -hayır korktuğumuz değil, çekindiğimiz, milletçe vurdumduymazlığımıza neden olan- olayları bir bir sıralıyor. Yaşamımız boyunca sürekli etrafımızda olan, fakat bizim gözlerimizi kapatıp, başımızı diğer yöne çevirdiğimiz olayları karşımıza çıkarıyor, önümüze seriyor. Yalnız, ince ince, bıkmadan, usanmadan, beynimize yerleştirmek için zaman harcamıyor. Eline geçirdiği ve milletçe bizim avcılıkta kullanmaya çok meraklı olduğumuz çifteli ile, fişekleri ardı ardına acımadan sıralıyor. Fişekler yüzümüze, göğsümüze, elimize, kolumuza, tüm vücudumuza saplandığında bile durmuyor. Atışa devam ediyor. Bilinmedik hiçbir şey yok kitabın içinde, yahut da duymadığımız (fazlası var hatta). Kulaklarımızı tıkadığımız bir çok olay var. Gerçek olan, gerçeğe çok yakın olan. Kendi açımdan söyleyeyim, kitapta hangisinin hayali, hangisinin gerçek olduğunu kestirmek güçleşti bazen. Özellikle son bölümlere yakın, Yeniköy’de bahsedilen ev için sırf Yeniköy’deki evi aradığımı söylersem gülersiniz herhalde Demek istediğim bazı parçaları birleştirip, bazılarını çıkarıp, diğerlerini eleyip örgüyü tamamlayabiliyorsunuz. Yerler veya isimler değiştirilmiş olsa dahi bazı bazı çatışan pek de bir şey yok. Tabi gerginlik yaratacak durumlar da yok değil..
Aslında tüm bu yazılanlar, bizim bildiklerimizden birkaç kelime fazla. (parantezi açalım) Türkiye’de yaşayıp da bu ülkenin iç durumuna dışarıdan bakabilecek kadar yiğitler varsa –ki var, vefakat onlara yiğit demek ne derece doğru olur acaba!- bir şey diyemem. Yaşadığımız “acı tatlı her ne varsa”, geriye attığımız, ülkemizin adalet anlayışını simgeleyen bir takım gerçekler, yazarın kaleminden, gözlerimize, göz bebeklerimizden beynimizin uyumakta olan noktalarına akıyor. Manavgat çayından Niagara’ya geçiş... Olaylar, -önce- tamamen farklı yönlerden fakat aynı ray üzerinden yola çıkan iki tren gibi, makaslara yaklaştıklarında bile saniyelik geçişlerle kendi yönlerine doğru ilerliyorlar. Her nasılsa buluşma noktaları aynı olacak.. ((Olayları, biri buharlı tren ve diğeri de mavi ekspres tren olarak tanımlayabilir miyim? Tanımlayabilirim..)) Özellikle gün ve geçmiş tarihler iç içe orantılı kotarılmış. Hem merakımızı ilerletirken, hem de kurguyu anlamamızı sağlamış böyle bir yazım şekli. Karakterlerin etrafları ve kendi içlerindeki çekişmeleri abartısız tasvirlerle süslenerek çok iyi aktarılmış bana göre. Sade ve anlaşılır. yorumu ikiye bölmek zorunda kaldım, kelime alanı yeterli gelmedi..)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
<br />Çok sürükleyici, kimi zaman dehşet verici, kimi zaman meraktan çıldırtacak bir kitap.<br />Ama merak edilen konulara fazlasıyla önce yanıt buluyor okuyucu... Gizemler, cevaplar biraz da kitabın sonuna saklansa daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Bu kitabın oldukça iyi ve uzun bir araştırma sürecinden sonra yazıldığnı düşünüyorum, ama zahmetlere değmiş, okunacaklar listesine mutlaka alınmalı
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Evet..Jean Christophe Grange in en etkileyici kitabı diyebilirim. Bir gecede en az 150 sayfa okuyacağınızdan eminim. Müthiş sürükleyiciliği ve okuyucuyu sanki olayın bir kahramanı haline getiren duygu içinizi ürpertiyor. Sakın kaçırmayın derim...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her zamanki gibi çok methedilen bir eseri okuduktan sonra hayal kırıklığına uğradım. (Sinemada da başıma gelir bu.) Begenmedim değil ama daha realist bir kurgu bekliyordum.<br />Roman kahramaninin mezun olduğu liseden olaydan 8 sene önce mezun olduğum için bunu daha rahat söyleyebiliyorum. Hayal gücünün muhteşemliğini kıskandığım için yazıyorum belki de bunları. Sonuçta kendini 36 saatte okuttu. Hep daha iyi birşeyler bekleyerek. Daha doğrusu daha gerçekçi. Kesinlikle tavsiye edilir.